Mahir Güzelsözlü

5.9K posts

Mahir Güzelsözlü

Mahir Güzelsözlü

@MGuzelsozlu

Bilir, bilmez. Susar söyler, konuşur söylemez. Biter.. Fakat bitmez.

Katılım Şubat 2021
6 Takip Edilen74 Takipçiler
Zeynel 🦁MI9🦁
Zeynel 🦁MI9🦁@zeyna911·
@ozcetinburak Abi ben kullanılmış, kendi üstümü başımı gönderdim türkiyeye valizde uük olmasın diye. Gümrüğe takıldı müşavir hizmeti için 20.000 Tl istediler vs vs. En sonunda dedim geri gönderin :(
Türkçe
1
0
2
672
Burak Özçetin
Burak Özçetin@ozcetinburak·
Bir arkadaşım ABD'den bana kitabını FedEx ile gönderdi. Kitap gümrükte kaldı İstanbul'da. Meğer bir gümrük müşavirlik firmasıyla anlaşıp kitabı gümrükten çekmek için hizmet almam gerekiyormuş. Yani bana, arkadaşımın yolladığı bir kitabı gümrükten almam için bir aracı kuruluşla anlaşmam ve ödeme yapmam gerekiyormuş. Kendim gidip yapamazmışım. Sinirlerim bozuldu. Gerçekten de sinirlerim bozuldu. İki sorum var. Bu ne saçmalık Allah aşkına! İkincisi, bunu daha evvel yapan ve yol gösterebilecek biri var mı?
Türkçe
83
47
868
81.9K
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
Bireysel ithalat yasak. Aylarca konuşuldu sosyal medyada. Şöyle söyleyeyim; Diyelim ki yurt dışındasınız, seyahatinizin son 2-3 gününde içinde günlük kıyafetleriniz olan bavulu taşımaya gerek görmediniz ve eve kargoyla yollamaya karar verdiniz. Göndericizi sizsiniz, içinde günlük hatta kimisi kirli kıyafetiniz var. Eve döndüğünüzde gümrük mevzuu ile karşılaşırsız. Bavulunuz açılıp kurcalanmıştır ve müşavir tutup ithalat vergisi ödemeniz istenir. (Yaşandı.) Yurt dışından bir tane kürdan bile kargo ile gelse, 2-3 bin TL müşavir ücreti, KDV, varsa gümrük vergisi, varsa ÖTV, kültür payı, TRT vergisi, gümrük vergisi, ilave gümrük vergisi vs. ödersiniz, eğer PTT dışında bir kargoyla geldiyse büyük olasılık 5-6 bin lira ardiye ücreti ödersiniz. (Sizin için o öadar depoda beklettiler sonuçta, depo kirası ödemeniz lazım.) Sonuçta bir kürdan tanesi gelse, 10 bin liranın üzerinde maliyetimiz olur. Artık hiçbir şeyi kargoyla kendinize gönderttirmeyin, her şey ticari olarak işleme alınacak. Kitapta hala bir istisna var. 1500 Euro bedele kadar olan kitaplar 5 adeti geçmemek koşuluyla ticari olmadığı beyan edilerek basitleştirilmiş gümrük beyannamesi ile (BGB) gümrüksüz alınabilir. Konuyla ilgili olarak BGB düzenlenmesi konusunda FedEx ile görüşün.
Türkçe
0
0
0
15
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
@Labanzal Her ne kadar serzeniş ve eleştiri doğruysa da, temellendirme yanlış. Ben de Anadolu Üni. mezunuyum (diğer iki üniyi bıraktıktan sonra), üni. sınavında matematik 1 yanlış yaptım, KPSS'de 0 yanlış. Yani eleştirinin haklılığını haksız bir gerekçeye dayandırmaya gerek yok.
Türkçe
1
0
1
459
Kupür
Kupür@HaberKupur·
Çanakkale’de ay ve yıldız görüntüsü oluştu. 🇹🇷
Türkçe
58
65
805
110K
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
Her konu kendi özelinde değerlendirilir ben bunu daha önce görmemiştim o yüzden salt bu konu özelinde söylemiyorum; fakat bu "analizlerin" çoğu boş. Daha doğrusu esası gözden kaçırıyor, o yüzden analizin doğru kısımları da yanlış sonuçlar üretiyor. Çok yanlış bir manipülasyona kurban olmanın neticesi bu yorumlar. Çocuklar üniversite tercihlerini 16-17 yaşlarında yapıyor. Bunlara sürekli "çocuk" diyorsunuz, fakat "tüm hayatını etkileyecek kararı" kendisinin tek başına verebileceğine dair kesin bir inancınız var. Bu bir çelişki yumağıdır. İkincisi, herkesin (iyi anlamda) manipülasyona ihtiyacı var. Hayatı böyle öğrendiğinizin farkında değilsiniz. Siz çocuklarınıza hiçbir şey öğretmeyi düşünmüyor musunuz? Öğrettiğiniz en küçük şey bile bir manipülasyondur. Örneğin çevreye çöp atan bir maganda gördüğünüzde "ailesi iyi eğitmemiş" diyorsunuz, aslında "ailesi bunu manipüle edememiş" demiş oluyorsunuz. Ya da örneğin psikolojinizi yönetemediğiniz zaman sizi iyi yönde manipüle etmesi için psikologa gidiyorsunuz. Haliyle, konu özelinde, aileler tabii ki çocuklarının geleceğini düşünecek, fikir verecek, yönlendirecek.. Sizin çocuğunuz örneğin çok yanlış olduğunu bildiğiniz bir karar vermek üzereyken hiç fikir bile vermeyecek misiniz?
Türkçe
0
0
9
1.8K
𝕤𝕨𝕚𝕥𝕣𝕒𝕓𝕖𝕝
Kızımız kendini bir kurban olarak görüyor. Onun kafasındaki plan net: Ben diş hekimi olacaktım, havalı bir önlük giyecektim, insanların ağzına bakıp para basacaktım. Ama sistem ona "010101" kodları arasında çürüyeceği bir gelecek sunmuş. Kızın isyanı sadece bölüme değil; hayatının en önemli kararında direksiyonu anne babasına kaptırmış olmanın verdiği o çaresizlik krizine. ​Arka planda bekleyen anne ve baba, Türk aile tarihindeki en tehlikeli ve en rafine manipülasyon taktiğini uyguluyorlar: Pasif-Agresif Şefkat. ​Anne o kadar sakin ki, sanırsınız kız mühendislik kazanmamış da bakkaldan yanlış ekmek alıp gelmiş. Biz seni zorlamadık, sen de yazdın diyerek topu taca atıyor. Bu taktik muazzamdır; tercih listesini onaylatırken kıza bak son kararı sen veriyorsun di mi kızım diye sormuşlardır ama o listeye gelene kadar kızın beynini üç ay boyunca yıkayıp robotlaştırdıklarını asla kabul etmezler. ​Baba ise tam bir garantici esnaf mantığıyla devrede. Onun lügatında ideal, arzu, mutluluk gibi kelimeler yok. Onun tek bir tanrısı var: Taban Puanı. Kızım 450 puan almış, bunu 420 puanlık yere yazarsak aradaki 30 puanı devlete hibe etmiş oluruz, zarar ederiz mantığı. Puanı adeta bir borsa hissesi gibi görüyor ve en yüksek değerden bozdurmak istiyor.
Memejan@MemejanOfficial

Ailesi yüzünden yanlış YKS tercihi yapan genç

Türkçe
70
120
3.7K
871.5K
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
@songurulus Yurdum insanı Tai ne bilsin GV, İGV, ÖTV, Tareks, gümrükte gözetim filan. Firmalar oradan marketten alır gibi o fiyattan alıp direkt ülkeye sokuyor sanıyor.
Türkçe
1
0
13
2.2K
Songür Ulus
Songür Ulus@songurulus·
TEMU içi getirilen yasak yeni sektör doğurmuş. Çinde organize olan firmalar bireysel müşterilerden sipariş toplayıp TR de resmi ithalat yapıp kapıdan kapıya servisle teslimat yapıyorlar. Adet veya GTIP önemli değil. Tek dertleri 20 lik yada 40 lık konteyneri bir an önce doldurup ( belki 10 belki 100 belki 1000 müşteri ile) tek fatura ile TR ye sokup teslimat yapıyorlar. Böylelikle bireysel gümrükleme masrafı olmuyor sadece G.vergisi ve KDV ile işi bitiriyorlar.
Türkçe
93
101
2.8K
326.2K
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
@Talhaugurluel Ya da yeteri kadar güçlenip tahtta hak iddia edemesinler diye.. Süt emen kundaktaki kardeşini bile "neme lazım belki bir gün tahtıma göz koyar" diyerek anasının memesinden alıp boğduran adamın yeğenlerine/torunlarına rütbeli iş vermemesini liyakate bağlamak da ne bileyim..
Türkçe
0
0
6
648
Talha Uğurluel
Talha Uğurluel@Talhaugurluel·
Şaşıracaksınız.. Osmanlı’da Padişah kızlarının çocukları ve devlet adamlarının çocuklarının idari kadrolarda yükselmesi yasak. Son Kitabımız Fatih’in Evi’nde bunu dipnotları ile açıklıyorum. Dönemin Vakanüvisti olayı aktarırken, Padişah kızlarının çocukları ve devlet adamlarının çocukları için “En fazla Kadırga Reisi olabilirlerdi” diyor. Yani sadece tek bir geminin kaptanı.. Neden ? Çünkü liyakâtsız insanlar, sırf babaları anneleri üst rütbede diye haketmedikleri yerlere gelmesinler isteniyordu. Bu nedenle Mihrimah Sultan’ın çocuklarını tanımıyoruz👏😳🤔
🇹🇷 Mert #THULE 🪓@alikpana

@etnikce Makbulün malları Maktul olunca müsadere edildi. Kehle-i İkbalin malları ne oldu bilmiyorum? @Talhaugurluel

Türkçe
16
9
140
20.1K
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
İşte sem düşün Hacsız Yakışıksız, sana talimat verenler o kadar güvensiz, o kadar güvensiz ki, senet ve çekten hüküm giyen biri bile sizin yanınızda aşırı güvenilir oluyor. Ve sen de bunu itiraf ediyorsun. Zira aldığınız talimatla hep bir ağızdan kopyala yapıştır paylaştığınız şu cümlelerde nasıl bir yenilgiyi kabul ettiğiniz görünüyor. Çünkü insanların ona teveccüh ettiğini bildiğiniz için size bunu paylaşma talimatı verenler cümleye "şahsıyla ilgili sorunum yok.." diye başlamanızı istemişler ki size gösterilen tepki büyük olmasın.
Türkçe
0
0
0
104
hacı yakışıklı
Haluk Levent'in şahsıyla ilgili hiç problemim olmadı. Kendisini deprem dönemi Ahbap Derneği üzerinden eleştirme sebeplerimizden biri buydu. Sahte ÇEK! -Haluk Levent hakkında İstanbul Anadolu 24. İcra Ceza Mahkemesi iki ayrı çek nedeniyle toplam 70 milyon TL adli para cezası verdi. -Levent’in yeni çek düzenlemesini ve çek hesabı açmasını yasakladı. "25 yıl sonra çekle gündeme geldim" diyor, ama 2018'de yani 8 sene evvel "sahte senetle" gündeme gelmişti. Kime, neyi emanet edeceğinize dikkat ediniz!
hacı yakışıklı tweet mediahacı yakışıklı tweet media
Türkçe
177
246
1.2K
196K
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
@mermeloz Hakim ve savcıya hangi saikle diğer insanlardan ekstra ihtiram gerekiyor ki onu bir de avukatlara ısmarlayalım? Şu talep, "hakim ve savcıların önünde esas duruşa geçin" beklentisi zaten başlı başına adalet yok, olmasını da istemeyiz demektir. Bu "makama saygı" değil.
Türkçe
0
0
0
106
Merve
Merve@mermeloz·
arada bi hatırlamakta ve hatırlatmakta fayda var ; hakim ya da savcı avukatın üstü değildir. bu üçlü arasında ast- üst ilişkisi yoktur; herkesin görevi farklıdır. hakime ya da savcıya gösterdiğiniz saygıyı avukata da göstermek zorundasınız. her anlamda.
Türkçe
35
22
422
29.8K
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
@c_ahmethoca Özeti: - Ben dua ettim de çıktı. - Birilerinin kulağına bir şeyler söyledik, bazı yerlerde tanıdıklar rica etti o şekilde çıkardık. Türkiye hukuk devleti sonuçta.
Türkçe
0
0
1
22
Cübbeli Ahmet Hoca
Cübbeli Ahmet Hoca@c_ahmethoca·
BÜYÜK MÜJDE! Yusuf Ziya Gümüşel Hocaefendi kardeşimizin hapisten halâsı ve tahliye kararı aldığını şu an itibarıyla büyük bir sevinç içerisinde öğrenmiş bulunuyorum. Yıllardır duâlar edip hâcet namazları kıldık. Daha bir önceki gece, Hicri yılbaşında 444 hatm-i şerîf ve milyonlarca salevât-ı şerîfenin duâsında onun da kurtuluşuna niyet ettik. Geçen haftalarda yaptığım iki mühim görüşmenin de inşâellâh bunda olumlu bir tesîri olmuştur diye düşünüyorum. Allah-u Teâlâ, kendisine bir daha hapis yüzü göstermesin. Ailesiyle huzur üzere, Mahmûd Efendi Hazretleri’mizin tecdîd buyurduğu Ehl-i Sünnet yoluna hizmetini dâim eylesin. Âmîn! Tahliyesinde emeği geçen yetkili, yetkisiz herkese, bazı konularda mühim görüş ayrılığımız olsa da bu konuda özel emeği geçtiğini bildiğim Yeni Şafak câmiasına ve en büyük yardım olarak duâlarıyla destekte bulunan bütün Müslümanlara bu vesîleyle teşekkürü bir borç bilirim.
Cübbeli Ahmet Hoca tweet media
Türkçe
423
650
3.3K
128.7K
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
Bekir onlara dokunamaz elini kırarlar. Bekir sadece sosyal medyanın gazını almak için ve sadece normal halktan olan esnafa çökebilir. Bekir'in gerçek mesleği sosyal medya gazı alma hükümet PR sorumlusudur. O yüzden kendisine gazcı Bekir diyorum. Hem vatandaşı birbirine düşman eder, hem bunu iyiliğiniz için yapıyormuş gibi yutturur, hem sosyal medyada gündem olan olayları takip edip gazınızı alarak büyük balıkların, gerçek olayların gizli kalmasını sağlar. O bakımdan Bekir telefon operatörlerinin kapısından bile geçemez, zaten görev tanımı dışındadır. Bir gün olur da bu tiyatro onun da vicdanına ağır gelir ve talimatların dışına çıkıp dokunmaması gereken bir yere dokunursa, gazcı Bekir'in bu sosyal medya hesabı kapanır, adı hafızalardan bir gün içinde silinir. Bunu Bakanlara bile yaptılar, Bakanın altındaki dandik memura her türlü yaparlar. Mesela eski Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar vardı bildiniz mi? Eminim çoğunuz hatırlamaz. Kendisi bakan olarak yolsuzluk soruşturmaları başlayınca korkudan hemen açıklama yapmış ben tüm imzaları talimatla attım, Erdoğan imzala dedi imzaladım, başkan Erdoğan da benim kadar sorumludur benimle birlikte o da istifa etmelidir.. demişti. Sahi ne oldu sonra o adama? Gördüğünüz gibi anlık da olsa vicdana gelip tiyatronun ve ihanet yumağının azıcık dışına çıkarak söylememesi gereken bir şeyi açık edenler piyasadan öyle bir siliniyor ki, bakan bile olsa bir iki günde tamamen unutturuluyor. Gazcı Bekir gibiler sağ olsun, bu konuda gündemi manipüle etmek, bakanları bile unutturmak için güzel bir maşa olarak çalışıyorlar.
Türkçe
0
0
0
24
A. SOLAK
A. SOLAK@Solak70Krmn·
@bekir_kaplan Bekir Bey, Telefon operatörlerini de incelemeyi düşünürmüsünüz, çeşitli paket adı altında ve enflasyon oranı üstünde zam yapıyorlar da. Bu konuda sanki 3'lü işbirliği yapılmış gibi. Yeni aboneler ile mevcut abonelere farklı fiyatlar veriliyor.
Türkçe
1
0
4
665
Bekir Kaplan 🇹🇷
Bekir Kaplan 🇹🇷@bekir_kaplan·
Bir vatandaşımız tarafından CİMER üzerinden 2602727839 takip numarası ile iletilmiş olan, ocakbaşı olarak faaliyet gösteren bir işletmede hafta sonları kişi başı asgari harcama tutarı ve zorunlu menü uygulandığı yönündeki şikâyet üzerine Ankara Ticaret İl Müdürlüğümüz ekiplerince 16.06.2026 tarihinde denetim gerçekleştirilmiştir. Yapılan denetimde işletme yetkilileri tarafından kişi başı harcama limiti veya zorunlu tüketim uygulamasının bulunmadığı beyan edilmiş; işletmede masa üzerlerinde ve giriş bölümünde tarife ve fiyat listelerinin tüketicilerin görebileceği şekilde bulundurulduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Ankara Ticaret İl Müdürlüğümüz kayıtlarında yapılan incelemede, söz konusu işletmeye 12.06.2026 tarihinde Fiyat Etiketi Yönetmeliği hükümlerine aykırılıklar nedeniyle 51.649 TL tutarında idari para cezası uygulanmıştır. @ticaret Bakanlığı olarak vatandaşlarımızdan gelen her türlü ihbar ve şikâyeti titizlikle değerlendirmeye, mevzuata aykırı uygulamalara karşı gerekli idari işlemleri tesis etmeye ve vatandaşlarımızın haklarını korumaya kararlılıkla devam ediyoruz.
Türkçe
58
35
381
57.3K
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
@ismailari_ Nesini anlamadın? Gazetecilik kartı gazetecilik gibi çirkin bir iş yapanlara yakışmaz. İktidar gazetecisi olsaydın o zaman sicilin önemsiz olurdu.
Türkçe
0
0
0
59
İsmail Arı
İsmail Arı@ismailari_·
Sadece gazetecilik yaptığım için 75 gün cezaevinde tutuldum. Ben cezaevindeyken İletişim Başkanlığı basın kartımı iptal etmiş. Gerekçe ise “adli sicilimin” uygun olmamasıymış❗️ Benim hüküm giydiğim tek bir davam dahi yok. Sadece mesleki faaliyeti nedeniyle cezaevine atılan bir gazetecinin basın kartını iptal edenleri tebrik ediyorum
BirGün Gazetesi@BirGun_Gazetesi

İletişim Başkanlığı, İsmail Arı'nın basın kartını iptal etti birgun.net/haber/iletisim…

Türkçe
300
3.8K
16.3K
670.3K
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
@UMTKarlikli @xstalcor @witchorexia "Ben çocuğu değil seni eleştiriyorum" diyorum, "çocukları eleştirecek kadar kendinizi küçültmeyin" diye karşılık veriyor. Umut kardeşim üstüne bir de "zeka gibi anlamadığınız meseleler" diye cümleler kuruyor..
Türkçe
1
0
0
29
Umut Karlıklı
Umut Karlıklı@UMTKarlikli·
@MGuzelsozlu @xstalcor @witchorexia Zekâ gibi anlamadığınız meseleleri işin uzmanına bıraksanız keşke. Küçücük çocukların yaptıklarını eleştirecek kadar kendinizi ufaltmayı bırakmanız gibi.
Türkçe
1
0
1
17
Witchorexia Nervosa 🧙🏻‍♀️🟣🇺🇳
Yorumlara bakınca koca koca üniversite mezunu yazılımcı abiler çocukla yarışa girmiş. Çocuk lan bu, baya çocuk. Kendi kendine bir şeyler öğrenmiş, modern dünyada yeri olan basit bir yazılımı geliştirmiş. Siz daha iyilerini yapıyorsunuz, aferin, yapın lan zaten. Veledin yaşı kadar iş tecrüben varsa yapmayan eşşektir. Mal mısınız la siz?
Telgraft@telqraft

Öğrenci Yusuf Demirşah Kolat, geliştirdiği RFID sistemiyle kartlara bakiye yükleyerek yetersiz limit sorununu çözdüğünü iddia etti.

Türkçe
4
9
277
24.2K
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
Abicim düşünerek ateist olanla aynı yoldayım diyorsun hala ateistim demeye utanıyorsun. "O kadar Kur'an okudum, o kadar kitap çalıştım bunlar boşa gitmesin diye müslümanlığı bırakamıyorum" diyen birinin maalesef ciddiye alınacak hiçbir tarafı yoktur. Nitekim "düşünerek" zaten ateist olunmaz, inkarcı olunur. Mesela düşünen insanın tanrı var mı yok mu sorusuna başlamadan önce varlık nedir diye sorması gerekirdi. Varlık ve (buna bağlı olarak) tanrı nedir ki sen elinde sopayla beklediğini zannetmişsin? Elinde sopayla göklerde bekleyen bir adam tanrı değil senin benzerlerin tarafından uydurulmuş bir Zeus'tur, bir Odin'dir. Yani sen müslüman da olmamışsın ki onu terk edip ateist olasın? Azıcık düşünebilen insan, zaten "sopayla gökte bekleyen adam" figürünün varlık kavramı ile bağdaşmadığı için aptalca olduğunu bilirdi. Tanrıyı kendisi gibi bir şahıs zanneden adam, düşünebilen bir adam değildir, üzgünüm Sinan kardeşim, sen daha yola hiç çıkmamışsın. O yüzden o kadar okuduk boşa gitmesin dediğin şeyleri silmekten çekinme, onlar zaten boşa gitmiş; sen rahat rahat ateist olduğunu söyle, çekinecek bir şey yok.
Türkçe
0
0
0
25
TekYolBilim
TekYolBilim@Tekyolbilim·
"Bütün ateistlere diyorum ki: Gerçekten düşünüp taşınarak ateist olduysanız aynı yoldayız. Hiç farkımız yok. Yukarıda sopayla bekleyen biri olduğunu hiç sanmıyorum. Bu inancı bırakalı on yıllar oldu. Senden benden bağımsız, dur bakalım n'apcaklar diyen bir tanrı düşünemiyorum." Sinan Canan
Türkçe
54
23
302
42.3K
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
@xstalcor @witchorexia Burada gerçekten öyle bir şey mi olmuş? "Çocuk sistem geliştirdi" diye ciddi bir şeyler anlatılıyor ve sen bunu "çocuk eğlenmiş ebeveyni de kırmamış çekmiş" gibi mi alıyorsun? Buradaki ilk postu bile okumadın mı? Benim çocuğu değil tam olarak SENİ eleştirdiğimi hala anlamadın mı?
Türkçe
1
0
0
13
xstalcor
xstalcor@xstalcor·
@MGuzelsozlu @witchorexia Belli ki çocuk "böyle bir şey yaptım video çekelim mi?" dedi ve ebeveyn de kırmayarak bunu paylaşmış ne var bunda? Gelecek günler için, özgüven aşılaması için gayet mantıklı bir hamle.
Türkçe
2
0
0
26
Umut Karlıklı
Umut Karlıklı@UMTKarlikli·
@MGuzelsozlu @xstalcor @witchorexia Zekâ düzeyi dediğiniz kişi bir çocuk. İdraktan bahsettiğiniz için tekrar ediyorum; zekâ düzeyi dediğiniz kişi bir çocuk. Siz Ronaldo gibiyim diyen çocuklara da hayır, onun gibi oynamıyorsun diyor musunuz?
Türkçe
1
0
2
50
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
@emreuygun24 @xstalcor @witchorexia Gerçekten şu ahmaklık çok can sıkıyor.. Aynen, kağıda 100 TL yazıp para yaptım artık limit sorunu yok diyen çocuğu çok kıskandım. Çocuğa bir şey dediğim yok Emre kardeşim, bu eleştirim tam olarak sana hala çocuğun bir sistem geliştirdiğini zanneden ahmaklara. Mesela sen.
Türkçe
1
0
0
32
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
Kendisini karşılamaya gelen çocukların kafasına mikrofonla vuran bir başkanınız olmasa, madende eşini, oğlunu babasını kaybetmiş insanları korumalarına dövdüren başkanınız olmasa, "sizin neyinize iyi arabalara binmek, siz kötüsüne binin" diyen başkanınız olmasa, kendisini karşılarken "geldiğinize sevindik bakanım" diyen vatandaşa "çok mu sevindin bi göbek at da görelim" diyen bakanınız olmasa, "bakanım bizim farkımıza varın" diyen kanser hastası kızın eline para sıkıştırmaya çalışan bakanınız olmasa, bütün halkı fakir görüp aşağılayıp milyonlarca memur için "fakiri sevindirelim dedik" diyen bakanınız olmasa, "köprü ücretini geçmeyen de ödeyecek", "kazları yolacağız" diyen bakanınız olmasa belki inanırdık. Ben sayarken yoruldum, siz bu yalanları söylerken yorulmadınız. Allah seni kahretsin Zeynep Sude Yüksel, senin için özel olarak dua edeceğim.
Türkçe
0
0
0
26
Zeynep Sude YÜKSEL
Zeynep Sude YÜKSEL@_sudeyuksel16·
Bugün Bursa’da programdayken bir anıyı sizlerle paylaşmak istedim. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğrencilerle bir aradayken bir çocuğun çözülmüş ayakkabı bağını fark etti, eğilip bağladı. İşte makam sahibi olmak başka, çocuklara bir baba şefkatiyle yaklaşabilmek başka.
Türkçe
1K
158
813
240.9K
Mahir Güzelsözlü
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu·
Tartışmayı kendi ortamından çıkarıp sürekli yeni alıntı yaparak bağlamından koparan adam metodolojiden bahsediyor. Kendin söyleyip kendin anlamadığını söylemiştim; bu da güzel bir göstergesi oldu. İddialarına yine cevap vereceğim, ancak önce kendi söylediğini kendin bilmediğini konuşmamız lazım. Bir şey yazıyorsun, ona bir eleştiri geliyor; o eleştiriye kapsamı içinde cevap vermeyip başka bir alıntı yapıp başka şeyler söyleyip yeni bir tartışma başlatarak bağlamı koparıyor ve referansı sıfırlıyorsun. İşte bu yaptığın, "metodoloji"nin tam tersi. Sonra yine, "hicri takvimin halife Ömer zamanında başladığını en basit kitaplar yazıyor" derken, zaten fikir birliğinde olunan bir konuyu bile tekrar ihtilafa çekerek aslında tartışmadan beslendiğini gösteriyor ve metodolojinin içinden geçiyorsun. Hayret, ya en temel kavram ve cümleleri anlama kabiliyetinden yoksunsun, ki "hicri referans belirlemesinin Ömer zamanında yapıldığını" söylediğim halde "bunu en temel kitaplar yazıyor okumadıysan ben ne yapayım" diye alakasızca ihtilaf zemini yaratmaya çalışıyorsun ya da tartışmaya ve kafandan uydurduğun mantığı hevesle anlatmaya o kadar odaklanmış ki zihnin artık temel mantık işlevlerini yürütemiyor; zira ben senin kavramları karıştırdığın iddiana ayetle cevap vermiştim; fakat sen onu bırakıp zaten fikir birliğinde olduğumuz hicret referansının ne zaman kabul edildiğine geri dönmüşsün. Lügat konularına gelince; Kur'an, bizzat kendi iddiasıyla "dil devrimi" yapmış bir kitaptır. Arapça dilini birçok anlamda kurumsallaştıran bizzat Kur'an'ın kendisidir. Zaten Kur'an'ın "dişi çok iyi kullandığıyla iftihar eden" bir toplumun diliyle böyle bir iddiada bulunması (ve bunu gerçekleştirmesi) başlı başına büyük bir olaydır. Metodolojik çalışma/düşünme hakkında en küçük bir fikrin olsaydı, "tüm varlığı yarattığını iddia eden biri tarafından gönderilmiş bir kitap"ı, herhangi bir yazarın yazdığı kitap gibi sözlüklerin dar çerçevesinde tutmaya çalışmazdın. Elbette Allah'ın varlığına, Kur'an'ın da ondan geldiğine inanmaman mesele değil; burada tam olarak metodolojik çalışmanın zerresini bilmediğin/uygulayamadığın eleştirisi yapılıyor. Tekrar söylüyorum, dil devrimi yaptığını iddia eden ve bununla ilgili de "getirebiliyorsanız, doğru söylüyorsanız benzerini getirin" gibi bir iddia sahibi olan kitabı "o dönem o kelime şu anlama geliyordu" gibi sığ sınırlarda bırakmak, senin metodolojiden zerre anlamadığını gösterir. Eğer biraz metodoloji bilseydin, o kelimeleri, hakkında uydurduğun ve lügatle sınırlı tutmaya kalkıştığın kitabın kendi içinde ne anlamda kullanıyormuş ona bakardın hiç değilse. Mesela bakalım: "nas üç beş kişiye denirdi, tüm insanlığı kastetme mecburiyetinde değildi". Birincisi, lügat "bu kesin böyledir" bile demiyor; her iki şey de kastedilebilir diyor; sen sadece dar görüşüne o uyduğu için ilkini tekil olarak almak istiyorsun. Ama kitabın kendisi öyle diyor mu? "Ve ben, cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım" (Zariyat 56). Diğer bütün toplumlara ben peygamber gönderdim, her millete kendi içinden peygamber gönderdim, sizden önceki kavimleri ben yarattım, onlara da kurallar koydum, bazılarını helak ettim, yer yüzünde dolaşıp onları görün, sizi tanışıp kaynaşın diye farklı ırklar olarak yarattım diye bir iddiada bulunan ve buna örnekler veren tanrı "İNSANLARI VE CİNLERİ YARATTIM" derken "üç beş kişiyi, bir şehrin insanlarını kastediyor öyle mi?🙂 Ya da "sizi bir dişi ve bir erkekten yarattım ve farklı kavimlere ayırdım" (Hucurat 13) derken bir şehri mi kastediyormuş? Yoksa gördüğün gibi tam tersine tüm insanlığın biyolojik referansından bahsedip şehirleri geçtik farklı ırkların tamamından ve bunların ortak bir atadan geldiğinden mi bahsediyormuş? Üstelik "yaratmak" ifadesini kullanıyor. Yoktan var etmek. Yani insan ve cinlerin külliyatının varlık referansından bahsediyor; herhangi bir şehirden, belli bir zaman diliminde belli bir memlekette yaşamış üç beş kişilik bir cemaatten bahsetmiyor ve farklı farklı toplumlar ifadesini de direkt kullanıyor. Metodoloji bilen insan, "başka ilahlar olsaydı onların da eserlerini görürdünüz" diyen ve tüm insanları ben yarattım diyen bir tanrının "tüm insanlar" derken üç kişiyi kastettiğini iddia edecek kadar saçmalamaz. Esasen metodoloji bilmene bile gerek yok, biraz akıl sahibi hiç kimse böyle saçmalamaz. Aynı şekilde "ey insanlar, sizi tek bir nefisten yaratan.." (Nisa 1), ayetine bakıp tüm insanlığın referans alındığını da görebilirdin eğer metodoloji bilseydin. Yine metodoloji bilseydin, Kur'an'da kelime seçimine önem verildiğini, "belli bir grup" kastediliyorsa o gruba göre hitap olduğunu görürdün. Örneğin "ey iman edenler", "ey kafirler" vb. Yani "tüm insanlar"ı kastetmediği zaman başka ifadeler kullandığını fark ederdin, metodolojiden biraz anlasaydın. "Alemler"e gelince; yine metodoloji bilseydin, "alem dediğin bir şehirdir" diye uydurmadan önce, aynı şekilde kitabın kendisi bu kelimeyi hangi bağlamda kullanıyor diye bakardın ve üç saniye içinde saçmalamaktan vazgeçerdin. Allah kendinden "alemlerin rabbi" diye bahsediyor bu kitapta. Tüm insanlığı yaratmış, farklı kavimlere bölmüş, her birine kendi ırkından peygamber göndermiş ifadelerini kullanan kitabın "alemlerin rabbi" derken "bir şehrin rabbi olduğunu iddia ettiğini" söylemek, sadece metodoloji bilmemek değil; büyük de bir akılsızlıktır. Sonra bu kitap "bir şair veya kahin sözü değildir" diyor (Hakka 41 ve 42). Şu an Kur'an'ın bir mucizesine şahitlik ediyoruz. Kenan'ı yaratan diyor ki bir gün bir Kenan çıkacak, bunu şairlerin lügatine göre yorumlamaya kalkışacak, ama bilin, bu kitap bir şairin sözü değildir "ALEMLERİN RABBİNDEN indirilmiştir" (Hakka 43). Peygamberin "evrenselliği"ne dair Kur'an'daki neredeyse bütün ayetler delil olabilecekken, senin tabirinle, en amiyane olanlarına bile bakmamışsın ki ben ne yapayım? Örneğin: "Ne olacak halleri her ümmetten bir tanık getirdiğimiz, seni de hepsine tanık tuttuğumuz gün?" (Nisa 41) Bak ne diyor. Her ümmetten bir şahit çağıracağız. Metodoloji bilseydin, "ümmet derken üç beş kişiyi kastediyor" diye saçmalamadan önce "ümmet ve şahit derken ne demek istiyor, kitapta buy bağlam var mı" diye sorar ve kitabın farklı yerlerinde "peygamberleri kendi kavimlerine şahit olarak gönderdik" dediğini görürdün. Dolayısıyla burada ümmet dediğinin her biri bir kavim ve şahit dediği de o kavme gönderilmiş peygamber. Yani diyor ki "(belli bir şehirden üç beş kişiyi DEĞİL), TÜM kavimlere kendilerine gönderdiğimiz peygamberi şahit olarak çağıracağız ve HEPSİNİN ÜSTÜNE DE SENİ (Muhammed) şahit olarak çağıracağız. Neymiş? Muhammed diğer tüm nebilere ve kavimlerine de şahit olarak çağrılacakmış. Daha nasıl desin sana bunun risaletinin evrenselliğini? Herkesten ve tüm diğer peygamberlerden daha evrensel; sadece kavimlere değil peygamberlerin kendilerine de şahit olacak diyor. Muhammed'in getirdiği Kur'an diyor ki Muhammed tüm kavimlere ve onlara gönderilmiş peygamberlere şahit olarak çağrılacak; Kenan diyor ki Muhammed üç beş kişiye geldi hiç evrensellik iddiası yok. Sonra metodoloji filan bir şeyler zırvalıyor. Yaptığın iletişim gerçekten de itiraf ettiğin gibi tek kanallı Kenan; çünkü idrak kabiliyetin yok, uydurduklarını sıralama hevesin var sadece.
Türkçe
0
0
0
54
Kenan Çamurcu 🌐💙
Kenan Çamurcu 🌐💙@Kenancamurcu·
Hep aynı hatayı yapıyorum. Bir itiraz geldiğinde itiraz edenin sosyal bilimler formasyonlu, metodoloji falan bildiğini zannederek cevap yazıyorum. İkinci adımda anlıyorum ki sıfır eğitimli. Hicri takvimin Halife Ömer zamanında başladığını temel seviyedeki kitaplar yazıyor. Bunu bile okumadıysa ne yapayım. Peygamber'in Çin'e elçi gönderdiğini sanıyor, nasıl halledeyim bunu. İslam'a davet mektupları öyküsünün bile çürük ve asılsız olduğu hadis tenkitlerinde varken. Ben şimdi ayette geçen "nas"ın 7. yüzyıl Arapçasında bugünkü anlamda insanlık anlamına gelmediğini nasıl anlatayım? Klasik lugatlara baksa görecek bunu. 3 kişiden fazlasına "nas" diyordu Araplar, "insan grubu" yani. "Alemin" kelimesi gibi. "Alemler" diye çeviriyorlar ama o dönemde insan grupları kastediliyordu. Klasik tefsirlerde o "nas"ın Mekkeliler veya Medineliler olduğu söyleniyor zaten, ama bakmamış. Lineer takvim falan hiç girmeyeyim.🙂 Demek ki itirazlara cevap yazmamalıyım. Ciddi ve eğitimli insanlar olduğunu nasıl anlayacağımı bilmiyorum. Sanırım onlara da cevap yazamayacağım. Üzgünüm. Tek yanlı bir iletişim olmasını istemem ama yapacak bir şey yok.
Mahir Güzelsözlü@MGuzelsozlu

"Ayrı kavramlar olduğundan bahsetmiş" olman, onları anladığını göstermiyor. Özellikle şu sitede kendi söyleyip kendi anlamayan çok insan görüyorum; şu an liste başı bile olabilirsin. İkincisi, tüm yazı boyunca ortaya kendi görüşünden başka, delil adına hiçbir şey koyduğun da görülmüyor. Kendi yazdığını tekrar okumanı tavsiye ederim. Üçüncüsü, delil konuşmadan önce mantık bilmen gerekir. Senin iki tane çok büyük mantık hatanı orada ortaya koymuştum burada da yazayım: 1- Takvimin lineerliği / hesabı hakkında Arapların bilgi ve uygulama sahibi olmadığını ve bunları Ömer'in icat ettiğini iddia ettin (söylediğinin aksine, delillendirmedin; sadece iddia ettin) ve bu iddianın saçma sapan bir mantık hatasına dayandığını doğrudan ayetle ispatladım. Sen ortaya kendi görüşünü koydun, ben o görüşü çürüten ayet koydum. Ve sen delil getirmiş oldun, ben ise getirmemiş oldum, öyle mi? 2- Peygamberin evrensellik iddiasında bulunmadığını da yine herhangi bir delil getirmeden iddia ettin ve bunu korkunç bir mantık hatası yaparak iddia ettin; ki onu da zaten gösterdim: "Ömer fetihler düzenlenmiş ve evrensellik iddiasında bulunmuş. Öyleyse peygamber bir yerlere saldırıp fetih yapmadıysa demek ki evrensel iddiasında değildir" gibi saçma sapan bir mantık kurgulamışsın, herhangi bir ispatı olmayan. Evrensellik iddiasına zaten Kur'an'dan birçok ayet tek başına zaten yeter. Delil sormadan önce uydurup iddialarını ileri sürdüğün konu hakkında biraz bilgi sahibi olman gerekiyordu. "İslam, din, Kur'an" gibi kavramlar adına azıcık bilgisi olan bile zaten böyle saçma sapan bir iddiada bulunmaz. En basit örnekleri: "Ve biz, seni bütün insanlara/insanlığa, ancak müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik" (Sebe 28). Sen Araplardan başkasını mesela kendini insan saymıyorsan başka? "Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik" (Enbiya 107). Yani tüm insanlar için olmasını geçtim, "alemler"den daha evrensel bir şey var mı? Daha bunun gibi birçok ayet mevcut. Kur'an'ı gönderen direkt ben alemlere, tüm insanlığa gönderdim diyor; sen kalkmış kafandan uydurduğun kendi kurguladığın bir mantıkla peygamber böyle bir iddiada bulunmadı diyorsun ve bir de bunu "delillendirdiğini" iddia ediyorsun. Gördüğün gibi kendi yazdığını kendin o kadar anlamıyorsun ki zihninde kurguladığın çarpık mantığı "delil" zannetmeye başlamışsın.

Türkçe
1
0
1
266