Mahmut Kavru

6.8K posts

Mahmut Kavru

Mahmut Kavru

@MKavru

Katılım Temmuz 2018
3.4K Takip Edilen197 Takipçiler
Mahmut Kavru
Mahmut Kavru@MKavru·
@RTHaktan Güzel, hakaret davasında manevi tazminat kaybettin. Ayrıca hakaretten ceza almadan ön ödeme yapacaksın. Geçmiş olsun akpli.
Türkçe
1
0
0
14
Rıza Tevfik Haktan
Rıza Tevfik Haktan@RTHaktan·
@MKavru Yok değilim , nefret ettiklerim Siyonist piçler Rafızi Soysuzlar Vatan düşmanları Mesela sen en az ikisine giriyorsun yukarıdakilerin.
Türkçe
1
0
0
39
Rıza Tevfik Haktan
Rıza Tevfik Haktan@RTHaktan·
Mollaların günlük rejimi Sabah muta kıyar Öğlen Sahabeye küfürle birlikte, hangi Müslümanı öldürsem diye düşünür. İkindi Takiyye yapar Islam birliği der Akşam kendilerini öldürdüğü için (iranlılar bile değil) İsraile füze atar (Sadece son 1 yıldır) Muta ve kapanış
Türkçe
3
0
0
238
Mahmut Kavru
Mahmut Kavru@MKavru·
@akifhut Bu alanda hukuken tüzel kişiliği olan öngörülebilir ve sürdürülebilir ortaklıklara ihtiyaç var. Bir manifesto ile başlayıp amacı ortaya koyarsak elimden geleni yaparım. Bir avukat olarak buna hazırım.
Türkçe
0
0
0
28
Süleyman Soylu
Süleyman Soylu@suleymansoylu·
Çavuşbaşı Merkez Camii’nde cuma namazının ardından, AK Parti Beykoz İlçe Başkanımız Sn. Özkan Aydoğan ile birlikte merhume Müşerref Uzlaş’ın cenaze namazına katıldık. Cenaze namazının ardından açılışı gerçekleştirilen “Deniz kelkitlioğlu - Mobilya, Halı, Dekorasyon” iş yerini ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerimizi ilettik.
Süleyman Soylu tweet mediaSüleyman Soylu tweet mediaSüleyman Soylu tweet mediaSüleyman Soylu tweet media
Türkçe
86
165
1K
31.4K
Rıza Tevfik Haktan
Rıza Tevfik Haktan@RTHaktan·
@ErkaniHarbiyye Herifin paylaştığı bir Türkiye lehine yada güzel olabilecek bir şey yok. Bunlar buralarda yaşadı işte. Neyse zararın neresinden dönülse kardır. Norveç düşünsün artık 😁
Türkçe
8
0
42
12K
⚜️Jxlhš
⚜️Jxlhš@ErkaniHarbiyye·
💢İsrail ordusunda görev yaptığı gerekçesiyle Türkiye'de gözaltına alınan İsrail-Türkiye çifte vatandaşı kadın, ABD'nin müdahalesiyle salıverildi. 💢28 yaşındaki Jessica Becher, Türkiye'de gözaltına alınmıştı. ABD'nin devreye girmesinin ardından serbest bırakılan Becher, İsrail koruması altında ülkesine bussiness class uçuşla geri gönderildi. Ama kendisi Türk vatandaşı. (Jerusalem post) Sofi ver mehteri sofi!
⚜️Jxlhš tweet media
Türkçe
134
705
2.4K
154.6K
Süleyman Soylu
Süleyman Soylu@suleymansoylu·
“İşçinin çalıştığının karşılığını alın teri kurumadan veriniz” tembihiyle; sınırlarımızı ve sorumluluğumuzu tek cümlede özetleyen bir inancın mensuplarıyız. Biz bu alın terine minnettarız. Milletin kursağından haram lokma geçirmeyen; yalnızca kendi milletine değil, dünyanın dört bir yanındaki mazlumlara da helal lokma olan bu emeğe minnettarız. Bu vesileyle; emekleriyle ülkemize değer katan tüm emekçilerimizin #1Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyor, emeği ve alın teri için çalışırken hayatını kaybetmiş tüm vatandaşlarımıza Cenâb-ı Hak’tan rahmet diliyorum.
Türkçe
500
245
1.2K
72.4K
Mahmut Kavru retweetledi
Mustafa Kurdaş
Mustafa Kurdaş@MustafaKurdas·
Çok saygıdeğer; çok muhterem, çok ulu ve çok çok sayın Soylu… “Milli Gazeteciler! Yıllardır, Allahtan korkmadan, şahsıma yönelik iftira kampanyalarınızı devam ettiriyorsunuz. Bunu yaparken Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz” buyurmuşsunuz. Belli ki; gündem olmak istemişsiniz… Çok zaman geçti tabii; miting meydanlarındaki iftiralarınıza yüreklice cevap verenleri içeri aldırmanızın üzerinden…. İftiralarınızı Miting meydanlarına taşıyalı, Milli Görüşçüleri “terörist” diye yaftalamaya kalkışmanızın üzerinden de bayağı zaman geçti… Belli ki; Milli Görüşçülere ileri-geri saydırmayı da özlemişsiniz… Şaşkınız; bu kez “Milli Gazeteciler” demişsiniz… Lütfetmişsiniz efendim… Zat-ı aliniz her ne kadar “-ci” ekiyle küçümseme maksadı gütmüş olsa da, “Milli Gazeteciler”den olmak hepimiz için bir ayrıcalıktır… Bilmeniz gerekir ki, “Milli Gazeteciler” den olmak bu gazetede bulunmuş olan, bulunmakta olan herkes için bir şereftir aynı zamanda… Fakat biz Milli Gazetecileri - üstelik patenti sizde olan - “iftira” kelimesiyle suçlamaya, yaftalamaya yeltenmeseydiniz iyi olacaktı. Haklı eleştiriye cevap üretmek yerine en iyi bildiğiniz şeyi yapmışsınız yine. Saldırmışsınız… Yaftalamışsınız… Bu, bir zihniyet dışavurumudur. Çünkü saldırı ve yaftalama cevap veremeyenin; hakikatle yüzleşmekten kaçanın sığınağıdır. Saldırı ve yaftalama metodolojisi devletin en güçlü makamlarından birinde bulunmuş bir ismin azametli yüceliğine, çok çok büyük devlet adamlığına da pek uymuyor. *** “Biz yapalım hukuk arkamızdan gelsin" diyecek kadar kendini "düşmez kalkmaz" gören siyasetçiler de bilmeli ki, insan düşer de kalkar da… Güç geçen yıllardan, geçen ömürden ve geçmekte olan mevsimlerden daha geçici bir şeydir. Güç kimsede baki değil… Gücü kendinden menkul kabul edenler için “baskı” her tarihte bir hak olarak görülmüştür. Milli Gazete’mize baskı yapmak da bir alışkanlığınız. Medya alemi; “alem” desek de küçüktür… İktidarıyla muhalefetiyle medya dünyası da, kıymetli Milli Gazete okuyucuları da çok iyi bilir. Ve tabi en iyi Basın İlan camiası bilir: Milli Gazete, basın ilan hakkını her zaman helalinden hak eden gazetelerin başında gelmiştir. Geçmiş dönemdeki basın-ilan oyunlarının içerisinde de hiç olmamıştır. Öyle ki 28 şubat sürecinin o kaos günlerinde bile Milli Gazete’mizin basın ilan hakkına dokunulamamıştır. Peki siz ne yaptınız!?… Milli Gazete'nin Basın İlan hakkını gasba yeltendiniz... Başardınız da! Gazetemiz emekçileri üç beş ay sizin yüzünüzden maaşlarını zamanında alamadı. Milli Gazete çalışanları maaşını alamayınca daha mı büyük olacaktınız yoksa basın ilan alamazsa Milli Gazete susacak mı sanıyordunuz…Bilmiyorum!... Ama bildiğimiz bir şey var: Basın ilan hakkı üzerinden baskı kurmak… Milli Gazete’yi ekonomik kıskaca alarak susturmaya çalışmak… Bunlar güçlülerin değil, zaafiyetin yöntemidir. Ve bunu Milli Gazete’ye karşı bir baskı aracı olarak kullandınız. Fakat bilinmelidir ki: Hakikat, ilan kesilince susmaz. Hakikat, maaşlar gecikince yok olmaz. Hakikat, baskıyla geri adım atmaz. Bu ülke şunu çok iyi bilir: Milli Gazete, dün de bugün de baskıya boyun eğmemiş bir yayın çizgisinin adıdır. Milli Gazete’nin tarihi ahlaklı yayıncılık tarihidir… *** “Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz” da buyurmuşsunuz… Esteğfurullah efendim… Sahiplik kim, biz kim; o nasıl kelam!? Biz Müslümanlığı konuşanlardan değil, yaşayanlardan olmaya niyet etmişleriz…. Sahiplik mi!? Sümme haşa!... Sahiplik bizim işimiz değil, siz uluların, yücelerindir sahiplik…. Biz Allah (c.c)’tan korkarız sahiplenmek için… Dünden bugüne… Bütün “Milli Gazeteci”lere selam olsun… Zat-ı a'li-nize en derin ve en yüce hürmetler...
Süleyman Soylu@suleymansoylu

Milli Gazeteciler! Yıllardır, Allahtan korkmadan, şahsıma yönelik iftira kampanyalarınızı devam ettiriyorsunuz. Bunu yaparken Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz. İnancımızda iftira ve zan, kendi kardeşinin etini yemek kadar tiksindirici kabul edilir. Bir milletvekilinin, bakanlık dönemimizde olayla ilgili sorduğu sorulara; yürüyen bir soruşturma çerçevesinde, yalnızca o somut sorularla sınırlı kalınarak ve Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma da gözetilerek cevap verilmiştir. O sorulara verilen cevaplar ile yaptığınız haberlerin konusu tamamen çarpıtmadır yalandır; iftiradır. Tüm bunları çarpıtıp, masum bir kızımızın acısı üzerinden, şahsımla alakalı neredeyse muhalif tüm yayın organlarının aynı cümlelerle tek bir merkezden koordine ettikleri belli olan "sipariş haberlerle" kin ve öfke kusanlara cevabım nettir: Devletin dini adalettir. Bir masumun canı; hepimizden, makamlardan ve mevkilerden daha azizdir. Bu soruşturma; sadece kastedenler ve örtbas edenler açısından değil, varsa ihmal edilmiş her bir nokta bakımından da, ucu nereye kadar giderse gitsin kararlılıkla yürütülmelidir. Bilesiniz… Öteki dünyada hesabınız ağır olacaktır. Allah doğruların yanındadır. Aşağıda; milletvekilinin sorduğu sorular, Emniyet Genel Müdürlüğü üzerinden verilen cevaplar, iftira ve çarpıtma içeren haberleriniz ile birlikte hareket ettiğiniz diğer yayın organlarının aynı cümlelerle yayımladığı haberler…

Türkçe
168
189
673
160.4K
Süleyman Soylu
Süleyman Soylu@suleymansoylu·
Büyüğümüz Sayın Devlet Bahçeli’nin bugün yaptığı muhteşem konuşmanın metnini sevgili gençlerimize tavsiye ediyorum. Ayrıca bu konuşmadan ilhamla; tarihimizin önemli mütefekkirlerinden merhum Erol Güngör’ün, yeniden altını çizerek defalarca okuduğum “Dünden Bugünden Tarih, Kültür ve Milliyetçilik” ile “İslam’ın Bugünkü Meseleleri” isimli eserlerini de genç kardeşlerimize tavsiye ediyorum.
Süleyman Soylu tweet mediaSüleyman Soylu tweet mediaSüleyman Soylu tweet media
Türkçe
535
699
2.9K
137.1K
Mustafa ÇİFTÇİ
Mustafa ÇİFTÇİ@mustafaciftcitr·
Yerin metrelerce altında rızkını arayan maden işçilerimizle Ankara’daki eylemlerini sonlandırmalarının ardından Bakanlığımızda buluştuk. AK Parti iktidarımız her daim üretenin ve emekçinin yanındadır. Alın teriyle memlekete değer katan kardeşlerimize hayırlı yolculuklar, kazasız ve bereketli bir çalışma hayatı diliyorum.
Türkçe
1.1K
1.1K
8.6K
1.9M
Mustafa ÇİFTÇİ
Mustafa ÇİFTÇİ@mustafaciftcitr·
Ankara’da günlerdir devam eden madenci eyleminin sağduyu ve nezaket içinde sona ermesi, hepimiz adına anlamlı bir tablo ortaya koymuştur. Emekçilerimizin eylemi polislere çiçek vererek sonlandırması; milletimizin özünde taşıdığı saygı, vakar ve birlik ruhunun en güzel tezahürlerinden biri olmuştur. “İşçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz.” anlayışıyla; emeğin hakkını korumak, sosyal adaleti güçlendirmek ve her vatandaşımızın onurlu bir yaşam sürmesini teminat altına almak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Sağduyunun hâkim olduğu bu sürece katkı sunan tüm taraflara teşekkür ediyorum.
Mustafa ÇİFTÇİ tweet mediaMustafa ÇİFTÇİ tweet media
Türkçe
480
784
5.1K
323.1K
Emre Cemil Ayvalı
Emre Cemil Ayvalı@emrecemil35·
Süleyman Soylu’ya dönük iftiraların altı boş çıkınca “Milli Gazete’yi ekonomik kıskaca aldınız, emekçilerin maaşlarını ödeyemedik” mağduriyeti üretilmiş. Halbuki Ekrem İmamoğlu size yeterli kaynağı sağlamıştı. Oradan ödeseydiniz.
Emre Cemil Ayvalı tweet mediaEmre Cemil Ayvalı tweet media
Mustafa Kurdaş@MustafaKurdas

Çok saygıdeğer; çok muhterem, çok ulu ve çok çok sayın Soylu… “Milli Gazeteciler! Yıllardır, Allahtan korkmadan, şahsıma yönelik iftira kampanyalarınızı devam ettiriyorsunuz. Bunu yaparken Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz” buyurmuşsunuz. Belli ki; gündem olmak istemişsiniz… Çok zaman geçti tabii; miting meydanlarındaki iftiralarınıza yüreklice cevap verenleri içeri aldırmanızın üzerinden…. İftiralarınızı Miting meydanlarına taşıyalı, Milli Görüşçüleri “terörist” diye yaftalamaya kalkışmanızın üzerinden de bayağı zaman geçti… Belli ki; Milli Görüşçülere ileri-geri saydırmayı da özlemişsiniz… Şaşkınız; bu kez “Milli Gazeteciler” demişsiniz… Lütfetmişsiniz efendim… Zat-ı aliniz her ne kadar “-ci” ekiyle küçümseme maksadı gütmüş olsa da, “Milli Gazeteciler”den olmak hepimiz için bir ayrıcalıktır… Bilmeniz gerekir ki, “Milli Gazeteciler” den olmak bu gazetede bulunmuş olan, bulunmakta olan herkes için bir şereftir aynı zamanda… Fakat biz Milli Gazetecileri - üstelik patenti sizde olan - “iftira” kelimesiyle suçlamaya, yaftalamaya yeltenmeseydiniz iyi olacaktı. Haklı eleştiriye cevap üretmek yerine en iyi bildiğiniz şeyi yapmışsınız yine. Saldırmışsınız… Yaftalamışsınız… Bu, bir zihniyet dışavurumudur. Çünkü saldırı ve yaftalama cevap veremeyenin; hakikatle yüzleşmekten kaçanın sığınağıdır. Saldırı ve yaftalama metodolojisi devletin en güçlü makamlarından birinde bulunmuş bir ismin azametli yüceliğine, çok çok büyük devlet adamlığına da pek uymuyor. *** “Biz yapalım hukuk arkamızdan gelsin" diyecek kadar kendini "düşmez kalkmaz" gören siyasetçiler de bilmeli ki, insan düşer de kalkar da… Güç geçen yıllardan, geçen ömürden ve geçmekte olan mevsimlerden daha geçici bir şeydir. Güç kimsede baki değil… Gücü kendinden menkul kabul edenler için “baskı” her tarihte bir hak olarak görülmüştür. Milli Gazete’mize baskı yapmak da bir alışkanlığınız. Medya alemi; “alem” desek de küçüktür… İktidarıyla muhalefetiyle medya dünyası da, kıymetli Milli Gazete okuyucuları da çok iyi bilir. Ve tabi en iyi Basın İlan camiası bilir: Milli Gazete, basın ilan hakkını her zaman helalinden hak eden gazetelerin başında gelmiştir. Geçmiş dönemdeki basın-ilan oyunlarının içerisinde de hiç olmamıştır. Öyle ki 28 şubat sürecinin o kaos günlerinde bile Milli Gazete’mizin basın ilan hakkına dokunulamamıştır. Peki siz ne yaptınız!?… Milli Gazete'nin Basın İlan hakkını gasba yeltendiniz... Başardınız da! Gazetemiz emekçileri üç beş ay sizin yüzünüzden maaşlarını zamanında alamadı. Milli Gazete çalışanları maaşını alamayınca daha mı büyük olacaktınız yoksa basın ilan alamazsa Milli Gazete susacak mı sanıyordunuz…Bilmiyorum!... Ama bildiğimiz bir şey var: Basın ilan hakkı üzerinden baskı kurmak… Milli Gazete’yi ekonomik kıskaca alarak susturmaya çalışmak… Bunlar güçlülerin değil, zaafiyetin yöntemidir. Ve bunu Milli Gazete’ye karşı bir baskı aracı olarak kullandınız. Fakat bilinmelidir ki: Hakikat, ilan kesilince susmaz. Hakikat, maaşlar gecikince yok olmaz. Hakikat, baskıyla geri adım atmaz. Bu ülke şunu çok iyi bilir: Milli Gazete, dün de bugün de baskıya boyun eğmemiş bir yayın çizgisinin adıdır. Milli Gazete’nin tarihi ahlaklı yayıncılık tarihidir… *** “Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz” da buyurmuşsunuz… Esteğfurullah efendim… Sahiplik kim, biz kim; o nasıl kelam!? Biz Müslümanlığı konuşanlardan değil, yaşayanlardan olmaya niyet etmişleriz…. Sahiplik mi!? Sümme haşa!... Sahiplik bizim işimiz değil, siz uluların, yücelerindir sahiplik…. Biz Allah (c.c)’tan korkarız sahiplenmek için… Dünden bugüne… Bütün “Milli Gazeteci”lere selam olsun… Zat-ı a'li-nize en derin ve en yüce hürmetler...

Türkçe
99
218
667
61.9K
Mahmut Kavru
Mahmut Kavru@MKavru·
@selmanogut Selman sen beşikte yokken MİLLİ GAZETE vardı, dava gazetesidir. Soylu aşığı.
Türkçe
0
0
5
108
Selman ÖĞÜT
Selman ÖĞÜT@selmanogut·
Laf salatasına gerek yok. Millî Gazete Cumhuriyet Gazetesi'nin sakallı versiyonudur. CHP'nin stepnesi olan bu zavallıların mamaları Ekrem İmamoğlu'ndan gelir. Gerisi boş laftır.
Selman ÖĞÜT tweet mediaSelman ÖĞÜT tweet media
Mustafa Kurdaş@MustafaKurdas

Çok saygıdeğer; çok muhterem, çok ulu ve çok çok sayın Soylu… “Milli Gazeteciler! Yıllardır, Allahtan korkmadan, şahsıma yönelik iftira kampanyalarınızı devam ettiriyorsunuz. Bunu yaparken Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz” buyurmuşsunuz. Belli ki; gündem olmak istemişsiniz… Çok zaman geçti tabii; miting meydanlarındaki iftiralarınıza yüreklice cevap verenleri içeri aldırmanızın üzerinden…. İftiralarınızı Miting meydanlarına taşıyalı, Milli Görüşçüleri “terörist” diye yaftalamaya kalkışmanızın üzerinden de bayağı zaman geçti… Belli ki; Milli Görüşçülere ileri-geri saydırmayı da özlemişsiniz… Şaşkınız; bu kez “Milli Gazeteciler” demişsiniz… Lütfetmişsiniz efendim… Zat-ı aliniz her ne kadar “-ci” ekiyle küçümseme maksadı gütmüş olsa da, “Milli Gazeteciler”den olmak hepimiz için bir ayrıcalıktır… Bilmeniz gerekir ki, “Milli Gazeteciler” den olmak bu gazetede bulunmuş olan, bulunmakta olan herkes için bir şereftir aynı zamanda… Fakat biz Milli Gazetecileri - üstelik patenti sizde olan - “iftira” kelimesiyle suçlamaya, yaftalamaya yeltenmeseydiniz iyi olacaktı. Haklı eleştiriye cevap üretmek yerine en iyi bildiğiniz şeyi yapmışsınız yine. Saldırmışsınız… Yaftalamışsınız… Bu, bir zihniyet dışavurumudur. Çünkü saldırı ve yaftalama cevap veremeyenin; hakikatle yüzleşmekten kaçanın sığınağıdır. Saldırı ve yaftalama metodolojisi devletin en güçlü makamlarından birinde bulunmuş bir ismin azametli yüceliğine, çok çok büyük devlet adamlığına da pek uymuyor. *** “Biz yapalım hukuk arkamızdan gelsin" diyecek kadar kendini "düşmez kalkmaz" gören siyasetçiler de bilmeli ki, insan düşer de kalkar da… Güç geçen yıllardan, geçen ömürden ve geçmekte olan mevsimlerden daha geçici bir şeydir. Güç kimsede baki değil… Gücü kendinden menkul kabul edenler için “baskı” her tarihte bir hak olarak görülmüştür. Milli Gazete’mize baskı yapmak da bir alışkanlığınız. Medya alemi; “alem” desek de küçüktür… İktidarıyla muhalefetiyle medya dünyası da, kıymetli Milli Gazete okuyucuları da çok iyi bilir. Ve tabi en iyi Basın İlan camiası bilir: Milli Gazete, basın ilan hakkını her zaman helalinden hak eden gazetelerin başında gelmiştir. Geçmiş dönemdeki basın-ilan oyunlarının içerisinde de hiç olmamıştır. Öyle ki 28 şubat sürecinin o kaos günlerinde bile Milli Gazete’mizin basın ilan hakkına dokunulamamıştır. Peki siz ne yaptınız!?… Milli Gazete'nin Basın İlan hakkını gasba yeltendiniz... Başardınız da! Gazetemiz emekçileri üç beş ay sizin yüzünüzden maaşlarını zamanında alamadı. Milli Gazete çalışanları maaşını alamayınca daha mı büyük olacaktınız yoksa basın ilan alamazsa Milli Gazete susacak mı sanıyordunuz…Bilmiyorum!... Ama bildiğimiz bir şey var: Basın ilan hakkı üzerinden baskı kurmak… Milli Gazete’yi ekonomik kıskaca alarak susturmaya çalışmak… Bunlar güçlülerin değil, zaafiyetin yöntemidir. Ve bunu Milli Gazete’ye karşı bir baskı aracı olarak kullandınız. Fakat bilinmelidir ki: Hakikat, ilan kesilince susmaz. Hakikat, maaşlar gecikince yok olmaz. Hakikat, baskıyla geri adım atmaz. Bu ülke şunu çok iyi bilir: Milli Gazete, dün de bugün de baskıya boyun eğmemiş bir yayın çizgisinin adıdır. Milli Gazete’nin tarihi ahlaklı yayıncılık tarihidir… *** “Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz” da buyurmuşsunuz… Esteğfurullah efendim… Sahiplik kim, biz kim; o nasıl kelam!? Biz Müslümanlığı konuşanlardan değil, yaşayanlardan olmaya niyet etmişleriz…. Sahiplik mi!? Sümme haşa!... Sahiplik bizim işimiz değil, siz uluların, yücelerindir sahiplik…. Biz Allah (c.c)’tan korkarız sahiplenmek için… Dünden bugüne… Bütün “Milli Gazeteci”lere selam olsun… Zat-ı a'li-nize en derin ve en yüce hürmetler...

Türkçe
213
286
841
31.6K
Süleyman Soylu
Süleyman Soylu@suleymansoylu·
Milli Gazeteciler! Yıllardır, Allahtan korkmadan, şahsıma yönelik iftira kampanyalarınızı devam ettiriyorsunuz. Bunu yaparken Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz. İnancımızda iftira ve zan, kendi kardeşinin etini yemek kadar tiksindirici kabul edilir. Bir milletvekilinin, bakanlık dönemimizde olayla ilgili sorduğu sorulara; yürüyen bir soruşturma çerçevesinde, yalnızca o somut sorularla sınırlı kalınarak ve Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma da gözetilerek cevap verilmiştir. O sorulara verilen cevaplar ile yaptığınız haberlerin konusu tamamen çarpıtmadır yalandır; iftiradır. Tüm bunları çarpıtıp, masum bir kızımızın acısı üzerinden, şahsımla alakalı neredeyse muhalif tüm yayın organlarının aynı cümlelerle tek bir merkezden koordine ettikleri belli olan "sipariş haberlerle" kin ve öfke kusanlara cevabım nettir: Devletin dini adalettir. Bir masumun canı; hepimizden, makamlardan ve mevkilerden daha azizdir. Bu soruşturma; sadece kastedenler ve örtbas edenler açısından değil, varsa ihmal edilmiş her bir nokta bakımından da, ucu nereye kadar giderse gitsin kararlılıkla yürütülmelidir. Bilesiniz… Öteki dünyada hesabınız ağır olacaktır. Allah doğruların yanındadır. Aşağıda; milletvekilinin sorduğu sorular, Emniyet Genel Müdürlüğü üzerinden verilen cevaplar, iftira ve çarpıtma içeren haberleriniz ile birlikte hareket ettiğiniz diğer yayın organlarının aynı cümlelerle yayımladığı haberler…
Süleyman Soylu tweet mediaSüleyman Soylu tweet mediaSüleyman Soylu tweet media
Türkçe
1.3K
1.2K
4K
598.2K
Ezgi Akgun
Ezgi Akgun@ezgiiakgnn·
@yenisafakyazari Bu bir çelenk töreni. Sizi rahatsız eden ise “Çağdaş Türk Kadını Görüntüsü” beni rahatsız eden ise sizin zihniyetiniz. Tozlu görüyorsanız gözlüklerinizin camını silin. Kadınlarla ve nasıl göründükleriyle ilgili meselenizi artık çözün!
Türkçe
109
1
169
70K
yusuf kaplan
yusuf kaplan@yenisafakyazari·
Bu kadını devlet başkanı gibi karşılamışlar! Hangi özelliğinden ötürü ve kimin marifetiyle bu kişiye böyle törenli karşılama yapılmış acaba? Memleket birilerinin babalarının çiftliği mi?
Türkçe
766
1.2K
5.4K
1M
Mahmut Kavru
Mahmut Kavru@MKavru·
Tebrik ediyorum. Saadet Partili olarak duruşunuz, tavrınız takdire şayan.
Türkçe
0
0
0
8
Levent Gültekin
Levent Gültekin@acikcenk·
Dünkü yayınımda Maraş’taki bir KHK’lı babanın çocuğuna uygulanan ayrımcılığı çok sert eleştirmiştim, hem AK Parti milletvekili İrfan Karatutlu hem de Maraş valisi Mükerrem bey arayıp olayın öyle olmadığını her ikisinin de cenazeye katıldıklarını ve katılımın dar bir çerçevede kalması isteğinin aileden geldiğini söylediler. Bu açıklamayı paylaşmış olayım.
Türkçe
481
86
1.1K
441.1K