@FT Imo, when all institutions nourished by capitalism obsessively push this narrative, choosing not to reproduce becomes the most radical act of civil disobedience humanity has ever seen.
In more than two-thirds of the world’s 195 countries, the average number of children born to each woman has fallen below the 'replacement rate' of 2.1 that keeps populations stable without immigration. ft.trib.al/Rn4qC6l
yüzden kilo almak… çok canımı sıkıyor… artı iki kiloyu artı yirmi kilo gösteriyor… götüme göbeğime gitsin sorun yok… vücudumla barışığım ama gıdımla değil…
@maykinsaat İnşaat sektöründe hep yurtdışında çalışmış bir mühendisim. Savaşlar bitip sektör hareketlense iyi olacak. pakistanlı Bangladeşli mühendislerin maaşı beğenmeyip bıraktığı işleri artık biz yapıyoruz. 10 yıl önce 3 te 1 maaşımıza çalışırlardı. Hey gidi…
Peki sandalyenin ayaklarından birine yandan şöyle sıkı bir tekme atsam ne olur?
İşte binalar da düşey hareketsiz ilave yüklere belki dayanabilir ama deprem gibi yanal yükleri hesaba katmazsan, o ilave yükler deprem kesme kuvvetini arttıracağı için yıkımın şiddeti de artacaktır.
Şu an türkiye’de mühendis mimar sayısı AB ortalamasının 3 katı. 2000’li yıllarda genç nüfus çok fazlaydı. Hükümet Anadolu’da üniversiteler açıp bu gençleri okutarak hem işsizlik oranını düşük gösterdi, hem de “çok mühendis/mimar olursa rekabet artar, yaratıcılık yükselir” diye düşündü. Ama genç nüfus sayısı o kadar yüksekti ki hepsine iş bulmak için gerekli ekonomik büyüme sağlanamadı. Şimdi tam tersi bir durum ortaya çıktı. Nüfus yaşlanıyor. Çünkü gençler kendileryle aynı kaderi paylaşacak bir çocuk dünyaya getirmek istemiyor.
Uzun zamandır iş bulamadığını anlatan genç bir kadın, “kardeşim bilgisayar mühendisi o da bulamıyor, Allah’tan babamızdan kalma bir evimiz var da kira ödemiyoruz.”
@TuncSatiroglu Valla abi İstanbul’da çalıştığım lüks konut projesinde. (Daire fiyatları 100’den 120 milyona çıktı.) Kalan son 30 daire 3 hafta içinde satıldı. Öğrendiğimiz kadarıyla Dubai kökenli yabancılar.
Dubai'den sermaye çıkıp Türkiye'ye gelirmiş. Yani Singapur veya Riyad'a gelmez, hatta Mısır yerine Türkiye'yi tercih edermiş. Azıcık düzenleme, birazcık reformla neden olmasınmış.
Münferit bir olay olsa bu kadar cehalet tahsille mümkündür der geçeriz ama saçmalayanların sayıları artıyor. O zaman birisi bunlara yazdırıyor diye düşünüyorum.
Neyse, şu enflasyonu Angola'nın altına düşürün sonra diğer düzenlemelere de bakarsınız.
Ayrıca bunu yapmak mümkündür. IMF'nin dediği gibi erken faiz indirimlerini hepsini geri alıp faizi %48 yapıp enflasyon hedeflerine yaklaşıncaya kadar değiştirmezseniz yapabilirsiniz.
Yok enflasyonda Angola'yı yakalamak bizim için çok zor, bu iş bizi aşar, biz istek de yapamayız diyorsanız boş yere hayal kurmayın derim.
Gelmez.
@joeroganhq Oh c’mon. I am not a drinker but my uncle is drinking 70cl rakı (%45 alcohol) every evening. And he is eating carb and red meat a lot. He is 66 and still doesn’t have any blood sugar, or pressure.
(Tam versiyon Türkçe çeviri yaptım. Kusurlar varsa affola)
İsterim bu gece gözyaşımdan kan dökeyim,
Peygamberin torunu Hüseyin’le birlikte ağlayayım.
İsmet Ehli’nin çadırlarının yanında,
Kalemle, defterle ve mürekkeple yas tutayım.
Kerbelâ toprağıyla, taşla ve çölle,
Durmadan gam toprağını başıma saçayım.
Fırat’la, suyla, dağla ve pınarlarla,
Engin çöller gibi feryat edeyim.
Âşûrâ gecesi midir, yoksa uykusuzların gecesi mi,
Ateşle dolu bir kalple ağıt yakayım.
Hüseyin’in dostlarıyla, susuz kalanlarla,
Gece yarısı Kevser’in sâkisiyle buluşayım.
Tüm Hüseynî âşıklarla ve dostlarla,
O yüce efendinin fedakârlarıyla birlikte olayım.
Tüm zerrelerle ve varlık âlemiyle,
Denizin ve karanın tüm sakinleriyle birlikte ağlayayım.
Berîr ile, Habîb ibn Mazâhir ile,
Avn’un ve Ca‘fer’in sesiyle yas tutayım.
Yürek yakan iniltilerle birlikte,
Süt ememeyen Ali Asgar’ın acısını paylaşayım.
Zehra’nın oğlunun gece münâcâtıyla,
Seher vaktine dek Kâsım ve Ekber ile olayım.
Sönmüş çadırların kandiliyle birlikte,
Mola Abbas ile birlikte yürüyeyim.
Eğer Zeyneb’in feryadı kulağıma ulaşmazsa,
Gece yarısı ayla ve yıldızlarla birlikte ağlayayım.
Büyük iffet sahibinin gizli feryadıyla,
Pak Sıddîka gibi hüzünle inleyeyim.
*******************
Khāham emshab khun ze cheshm-e tar begīram
Bā Hossein farzand-e peyghambar begīram
Dar kenār-e kheymegāh-e Āl-e ‘Esmet
Bā qalam, bā daftar o johar begīram
Bā zamīn-e Karbalā, bā sang o ṣaḥrā
Hey berīzam khāk-e gham bar sar begīram
Bā Forāt o āb o kūh o cheshmeh-sārān
Chun biyābānhā-ye pahnāvar begīram
Shām-e ‘Āshūrāst yā shab-zende-dārān
Bā delī ākandeh az āzar begīram
Bā ‘azīzān-e Hossein o tashne-kāmān
Nīmeh shab bā sāqī-ye Kawthar begīram
Bā hameh ‘osshāq o yārān-e Ḥoseinī
Bā fadākārān-e ān sarvar begīram
Bā hameh zarrāt o mavjūdāt-e ‘ālam
Bā hameh sokkān-e baḥr o barr begīram
Bā Barīr o bā Ḥabīb ibn Maẓāher
Bā navā-ye ‘Awn o bā Ja‘far begīram
Hamnavā bā nālehā-ye jān-gozārān
Kūdak-e bī-shīr-e ‘Alī Aṣghar begīram
Bā monājāt-e shab-e farzand-e Zahrā
Tā sahar bā Qāsem o Akbar begīram
Bā cherāgh-e kheymeye-ye khāmūsh-e
Mowlā Seyr bā ‘Abbās nāmāvar begīram
Gar ke nāyad nāleh-ye Zeynab be gūsham
Nīmeh shab bā māh o bā akhtar begīram
Bā navā-ye makhfī-ye nāmūs-e
Kobrā Zār chun Ṣeddīqeh-ye Aṭhar begīram
Bā monājāt-e shab-e farzand-e Zahrā
Tā sahar bā Qāsem o Akbar begīram
Bā cherāgh-e kheymeye-ye khāmūsh-e
Mowlā Seyr bā ‘Abbās nāmāvar begīram
Gar ke nāyad nāleh-ye Zeynab be gūsham
Nīmeh shab bā māh o bā akhtar begīram
Bā navā-ye makhfī-ye nāmūs-e
Kobrā Zār chun Ṣeddīqeh-ye Aṭhar begīram
Kesin bilgi:
Hangi cenahtan olursa olsun, ister sağcı ister solcu olsun, ister rejim yanlısı ister rejim karşıtı olsun, farketmez; televizyon yayınlarında veya herhangi bir mecrada sözlerine “İran halkı” diye başlayan ve genelleme yapan kim olursa olsun yaptığı analiz yalandan ibarettir ve sadece kendi bakış açısının ve çeşitli sebeplerden dolayı durduğu noktanın tüm bir halkın bakış açısı ve durduğu noktaymış gibi yansıtmaya çalışıyordur.
92 milyonluk İran halkını hiçbir konuda genelleyemezsiniz çünkü pek çok etnik, mezhebi, sosyoekonomik ve sosyokültürel katmanı olan İran halkının şu an yürümekte olan savaşa karşı bakışları ve İran’ın geleceğine dair perspektifleri birbirinden farklı. Yani ne rejim yanlısı kesim tüm ülkeyi temsil ediyor ne de rejim muhalifi kesim…