Mahbube Tanyeri retweetledi

Sokaklarımızda cıvıl cıvıl çocuk seslerinin yerini çoktan havlama sesleri aldı. Evlerde beslenen köpek sayısı artarken, kundaktaki bebeklerin sayısı giderek azaldı.
"Merhamet" kisvesi altında sokaklara bırakılan su kapları ve yemek artıkları, maalesef sivrisineklerin, farelerin, bakterilerin beslenme ve üreme alanlarına dönüştü.
Geldiğimiz noktada başıboş köpek meselesi, basit bir çevre veya halk sağlığı problemi olmanın çok ötesine geçmiş; çocuklarımızı katleden bir cinayet şebekesine dönüşmüştür.
Sürü hiyerarşisi içerisinde hareket eden köpekler, grup içinde yükselmek için en uysal görüneninden bile beklenmeyecek bir saldırganlık sergiler, beslendikleri alanı koruma içgüdüsü ile tehdit olarak algıladıkları her canlıya karınları tok olsa bile saldırırlar. Dişlerini canlının etine batırıp kafalarını sağa sola hızla sallayarak etleri kopartırlar. Bu durumun ne kadar acı verici olduğunu tahmin edebilirsiniz.
Üstelik tehlike sadece doğrudan saldırılarla sınırlı değildir: Sırf yol kenarlarında yapılan bilinçsiz beslemeler yüzünden meydana gelen trafik kazalarında kaybettiğimiz canların sayısı, Türkiye'de faaliyet gösteren tüm terör örgütlerinin katlettiği insan sayısından daha fazladır.
Halk sağlığı tablosu kelimenin tam anlamıyla bir felakettir. 2025 yılı verilerine göre yarım 570 binden fazla insanımız kuduz aşısı olmak zorunda kalmıştır.
Kist hidatik, kalp kurtları ve enfeksiyon riskleri ise cabasıdır. Kaldırımlar köpek dışkıları yüzünden mayın tarlasından farksızdır. Batı standartlarını örnek gösterenler bilmelidir ki; Batı'da çipsiz, karnesiz, aşısız, vergisiz ve kimliksiz tek bir köpek dahi sokakta barınamaz. Olası bir saldırıda ise ağır tazminat bedelleri ödersiniz.
Bu başıboşluk, aynı zamanda ekolojik dengeyi de altüst etmektedir. Köpek sürüleri çiftçilerin küçükbaş hayvanlarına ve kümeslerine saldırmakta; yaban hayatındaki keçileri, geyikleri ve tavşanları tehlikeye atarak doğanın dengesini acımasızca bozmaktadır.
Diğer canlıların etleriyle beslenen bu yırtıcıları barınaklara tıkmak hem hayvana hem de insana zulümdür. "Ne kadar besin, o kadar popülasyon" denklemi apaçık ortadayken ve senede 3 batında 8 civarı yavru veren bir canlı türü söz konusuyken, meseleyi "kısırlaştırma" ile çözeceğini iddia etmek aklın inkarıdır.
Kolay kazancın yolunu bulup İBAN'ları şenlensin diye "köpek dilendiren" psikopatların gönlü hoş olsun diye veya popülizm uğruna günü kurtarmak için siyaset yapılmaz.
Siyaset, çözüm makamıdır. Siyaset; risk almaktır, gerektiğinde bedel ödemektir ve tavizsiz bir kararlılık göstermektir.
Tüm bu gerçekler ışığında, sokakları yeniden güvenli hale getirmenin ve bu sorunu kökünden çözmenin tek akılcı, insani ve İslami yolu itlaftır.
Türkçe























