Mahmut MUSLİHAN

5.1K posts

Mahmut MUSLİHAN banner
Mahmut MUSLİHAN

Mahmut MUSLİHAN

@MahmutMuslihan_

* Gazeteci/Journalist /صحافي /روزنامه نگار/ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı | İstihbarat Çalışmaları | Dış Politika

İstanbul Katılım Ekim 2019
2.1K Takip Edilen3.8K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Mahmut MUSLİHAN
Mahmut MUSLİHAN@MahmutMuslihan_·
ÇAPA'DAKİ İHMAL MUSTAFA ZEYDİ ÖLDÜRDÜ! Geçtiğimiz hafta vefat eden evladımız Mustafa Zeyd'in ihmal sonucu nasıl hayatını kaybettiğini anlatacağız. Uzun uzun olay örgüsünü yazdık fakat kısa ve öz şekliyle kamuoyuna duyurmanın daha yararlı olduğuna karar verdik. Mustafa Zeyd, 02.05.2022 tarihinde 28 haftalık olarak İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi’nde (Çapa) dünyaya geldi. Doğum sürecinde geçirdiği beyin kanaması sonucu hidrosefali, Serebral Palsi ve Epilepsi hastalıklarıyla hayatına devam etmek zorunda kaldı. Bu sebeple 2022 yılı içinde kendisine şant takıldı ve tıbbi durumu aynı hastane tarafından takip edildi. 12 Kasım 2024 tarihinde ise kusma şikâyeti ve huzursuzluk nedeniyle hastaneye başvurduk. Beyin Cerrahi Servisi beyin omurilik sıvısında bir miktar azalma olduğunu söyleyip şant ayarını değiştirdi. 17.11.2024 Pazar günü saat 19:30 sıralarında şiddetli bir istifra ve huzursuzluk şikayetiyle tekrar Çapa'ya geldik. Çocuk acilden giriş yaptık, muayene edildi. Bilgisayarlı Tomografı, Ultrason, Grafi, kan ve idrar tahlili yapıldı. Beyin Cerrahi'ye istek açıldı, bir doktor gelip gördü ancak elle muayene yapmadan “bizlik bir durum yok” diyerek ayrıldı. Çocuk acil servisi, belirtilerin şant enfeksiyonu/problemi olabileceğini ifade ediyor, Beyin Cerrahi'ye 3 kere istekte bulunuyor fakat Beyin Cerrahi bir türlü problemin kendileriyle ilgili olduğunu kabul etmiyordu. Bizi çocuk cerrahisine sevk ettiler, lavman yapıldı. Cerrahi bir müdahaleyi gerektirecek durumun olmadığı söylendi. Tekrar çocuk acil servisine gitmek zorunda kaldık. Beyin Cerrahi kendisine ait bir sorun olmadığını belirttiği için çocuk acil servisi de akla uygun olmayan ihtimaller üzerinde durdu. Bir yandan da şant enfeksiyonu ihtimaline karşı yüksek dozda antibiyotik verildiği bizlere iletildi. O gece konuşmasından Türk kökenli olmadığını anladığımız bir doktor; "Nöbet ilaçlarını veriyor musunuz, vermediğiniz taktirde nöbetleri başlar" dedi. Nedenini sorduk; "Biz şanttan şüpheleniyoruz" dedi. Dakikalar ilerledikçe Mustafa Zeyd’in durumu kötüleşiyor, 30-40 saniyede bir ellerini ve ayaklarını var gücüyle ittiriyordu. İş kısa süre aralıklarıyla doktorun odasına gitmemize döndü. Hekimlere bir kere daha; şant enfeksiyonu belirtileri mevcut dememize rağmen kulağından olabileceğini söylediler. Kulağını incelemeye başladılar. Kulağındaki kızarıklık nedeniyle bu şekilde çırpındığını iddia ettiler. Mustafa Zeyd bu sırada kana benzer şekilde kırmızı renkli sıvı kusuyordu. Kan benzeri parçacıkları hekime gösterdiğimizde, "Bu sorun oluşturacak düzeyde değil" denildi. Tekrar çocuk cerrahisi geldi, BT çekildi. Bu sefer de “gaz var” dediler. Karın masajı yapmamızı istediler. Defalarca bu şant enfeksiyonu/sorunu olabilir dememize ve onlar da bu kanaatte olmalarına rağmen sözlerini Beyin Cerrahi Servisi doktorlarına geçiremediler. 18 Kasım sabahına doğru Mustafa Zeyd’in durumu dayanılmaz bir hal aldı. Tekrar radyolojik çekimler yapıldı ve nefes almasını sağlamak için daha fazla destek sağlayan solunum cihazına bağlandı. Sabah olmuştu, vizit başlamış ve Mustafa Zeyd çırpınmaya devam ediyordu. Dekan Prof. Dr. Tufan Tüfek'i arayıp kendimi tanıttım. "Hocam çocuğun durumu kötü müdahale edilmiyor, size videosunu atayım" dedim. 30 dakika sonra Tufan hoca şu mesajı attı; "Bu hastaya beyin cerrahi tarafından dün gece itibariyle birkaç kez bakılmış şuan vaka toplantısında çocuğun durumunu konuşuyorlarmış." Kendisine teşekkür ettik. Mustafa Zeyd'in saatler süren çırpınışlarına rağmen Beyin Cerrahisi tarafından yanına gelerek 1 ya da 2 kez kontrol edildi. Beyin Cerrahi hastayı kabul etmiyordu. 18 Kasım 2024 Saat 11.00 11.30 civarıydı. İstenilen müdahale hala yapılamamış, Mustafa Zeyd inlemekteydi. 15-16 saat civarında aralıksız ağlaması sürmekteydi. Yüzü gözü şişmiş, dudakları çatlamıştı. Verilen ağrı kesici ve antibiyotiklerin işe yaramadığı görülüyordu zira Mustafa Zeyd'in ağlaması daha da şiddetleniyor, nefesi kesiliyordu. Son çare olarak çocuğu başka hastaneye sevk edin buradan çıkaracağız diye belirttik. Çocuğu sevke yanaşmadılar ve ilerleyen zaman diliminde Beyin Cerrahisi Servisinden bir personel geldi ve şunları aktardı; "Bizlik bir durum yok ama daha iyi gözlemek amacıyla Prof. Dr. Pulat Akın Sabancı hoca sizi misafir edelim dedi, buranın (çocuk müşahade binası eski) şartları da kötü" açıklamasında buldu. Ambulans geldi, nabız ve solunum desteği ile Beyin Cerrahi yeni binaya sevk edildi. Yatağa geçtik, personel ciddi vaka olarak görülen Mustafa Zeyd'e solunum cihazını ve kalp ritmini ölçen cihazı takmıyordu. Solunum maskesi ve ritim cihazı için defalarca gidip konuştuk, ancak bu ısrarımız neticesinde zorlamayla taktılar. Akabinde Beyin Cerrahisi Servisinde görevli Araştırma Görevlisi Dr. Cafer İkbal Gülsever adlı personel geldi. Çocuğun durumu kötü müdahale edin dememize rağmen rahat tavırlarıyla, "böyle yapacaksanız dışarı çıkın aksi halde çıkarttırırız" dedi. Bu esnada Mustafa Zeyd sessizliğe büründü. Biz uykuya daldığını sandık ve rahatladığını düşündük ancak aniden ağzından köpükler geldi, vücudu soğudu ve artık hiçbir tepki vermez oldu. Bu sırada başında bulunan Dr. Cafer İkbal Gülsever bizi dışarı çıkardı. Çocuk acile bir türlü gelmeyen Beyin Cerrahi ekibi odaya doldu. Acil müdahale ediliyordu. Biz ise kapıdaydık. Entübe edip, tekrar BT çekimine götürdüklerini söylediler. Sonrasında kendimizi ameliyathane kapısında bulduk. Personel BT'de sıvı birikmesi olduğunu söylüyor ve bizden form imzalamamızı istiyordu. Ne olduğunu bilmediğimiz evrakları okumadan alelacele imzaladık zira tedavinin buna bağlı olduğu söyleniyordu. "Defalarca BT çekildi, bu kadar kısa sürede nasıl olur da böylesine bir gelişme yaşanır" diye sorduk. Bunun hukuki boyutları olacak dedik. Bu ifadelerimiz, ameliyathanede Pulat Akın Sabancı'ya iletilmiş olmalı ki, ameliyathane kapısına gelip; "Çocuğun durumu kritik, isterseniz BT'leri inceleyelim, size gösterelim" diye konuştu. "Çocuğu bu halde bırakmayız, ameliyat sonlansın daha sonra konuşacağız" dedik. O ana kadar yapılmayan müdahale, Mustafa Zeyd'in ağzından köpükler çıktıktan sonra yapıldı. Ameliyat süreci başlamıştı, saat 13’ten sonra kafasının arka bölümündeki şantın bozulduğunu ve müdahale edildiğini aktardılar. Beyin Cerrahi Servisi doktorları ve ekibi, Mustafa Zeyd'in hastane sürecinde kafasının arkasındaki şantı hiç elle muayene etmemişti. Radyolojik verilerde problem oluşturmayan (!) sıvı, neşteri vurunca fışkırmıştı. “Fışkırdı” ifadesi Beyin Cerrahi Servisi personeline ait. Mustafa Zeyd'in kalp ritminin düştüğü kalp masajı başlandığı açıklandı. Daha sonra ise anestezi hekimi geldi ve durumu kritik yoğun bakıma aldık, dedi. Biraz geçtikten sonra yine kalbinin durduğu, tekrar kalp masajına başlandığı ve adrenalin verildiği söylendi. Kısa bir süre sonra ise Prof. Dr. Pulat Akın Sabancı, "Yapılan müdahalelere rağmen Mustafa Zeyd'in kurtarılamadığını" söyleyerek ayrıldı. Çocuğun ölüm raporunda "doğal ölüm " yazıyordu. Mustafa Zeyd’in tıbbi geçmişini ve bu geçmişte 22 Ağustos 2022’de benzer şikayetlerle gelinen aynı serviste şant enfeksiyonuna bağlı ameliyat geçirip 3 ay kadar hastanede yattığını bilmelerine rağmen tüm bunları göz ardı eden Beyin Cerrahi Servisi doktorlarının tutumunu “kasten öldürmenin ihmali davranışla gerçekleştirilmesi” veya “bilinçli taksir” yahut en hafif ifadeyle “ağır kusur” olarak nitelendirebiliriz. Mustafa Zeyd'i 19 Kasım Salı günü defnettik, gerekli görüşmeleri yapıp hukuki süreci başlatmış bulunuyoruz. Mustafa Zeyd'in ölümünde en ufak ihmali olanların dahi mahkeme önünde yargılanmaları için elimizden geleni yapacağız. Süreçte bizimle birlikte yer alan ve yardımlarını esirgemeyen, acımızı paylaşan herkese teşekkür ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. MUSLİHAN AİLESİ
Türkçe
15
36
96
40.4K
Mahmut MUSLİHAN
Mahmut MUSLİHAN@MahmutMuslihan_·
Türkiye siyasi kültürü iktidarların hapishanesi olmuştur. Son günlerde yaşananlar tek kelimeyle: 'habitus' olarak ifade edilebilir.
Türkçe
0
0
1
94
Mahmut MUSLİHAN
Mahmut MUSLİHAN@MahmutMuslihan_·
Diplomasi denilen bir gerçek var. Diplomasi tam da kapı seçeneklerinin çokluğunu temsil eder. Bir yandan İsrail kınanırken diğer yandan mesajlar iletilir. Ciddi devlet ise vatandaşına olası saldırıda hesap sorma becerisini ortaya koyar. Büyükelçilerin dışişlerine çagrılmasıyla bu konu çözülemez. Filistin'e akın eden milyonlara tanık olmadan zulüm bitmeyecektir. Anlaşılan o ki devletler bir şekilde İsrail ile çatışmayı göze alamıyor. Bunun birçok nedeni var. Trump'ın başkanlığı başta sayılabilir. Dolayısıyla ülkelerin tüzel kınamaların ötesine geçmesi beklenmektedir. Yumurta küfesi dağılmadan bu iş olmayacak gibi...
איתמר בן גביר@itamarbengvir

ככה אנחנו מקבלים את תומכי הטרור Welcome to Israel 🇮🇱

Türkçe
0
0
0
141
Mahmut MUSLİHAN
Mahmut MUSLİHAN@MahmutMuslihan_·
MİT personellerinin ağır şartlar altında çalıştığı bilinmektedir. Ciddi fedakarlık yaparak ortaya koydukları ürün kimi zaman ülkenin geleceğine etki eder. MİT başkanı olmak da beraberinde ağır bir sorumluluk getirir. Benim gözlemim Sayın Kalın'ın fiziksel bir değişime uğradığı... Ve bu yeni değil. Siz ne dersiniz?
Mahmut MUSLİHAN tweet media
Türkçe
1
0
2
434
Hakkı Uygur
Hakkı Uygur@hakkiuygur1·
Son derece nazik ev sahipliği için Kazak kardeşlerimize teşekkür ediyoruz. 🙏🏻 Yalnızca kurumlarımız arası işbirliğini hayata geçirmekle kalmadık, ata yurdumuzun eşsiz güzelliklerini yakından görme fırsatı da elde ettik.
Hakkı Uygur tweet mediaHakkı Uygur tweet mediaHakkı Uygur tweet mediaHakkı Uygur tweet media
Türkçe
1
6
80
6.7K
Mahmut MUSLİHAN
Mahmut MUSLİHAN@MahmutMuslihan_·
Kemalizin kalıntıları devletin kademelerinde hissediliyor. Öğrenciler itiraz edemeyecek noktaya getiriliyor. Mustafa Kemal tartışmaya açılmıyor. Hakaret ile ifade özgürlüğü birbirinden ayrılmalı. Herkes eleştirilebilir olmalı. Tanrı her çağda sorgulanabilir ve reddedilebilirken Mustafa Kemal çok boyutlu tartışmaya açılmalıdır. Aksi halde muhafazakar kesimin 'çağdaş' çocukları, Kemalizmi savunma iradesine sahip olacak.
Türkçe
0
0
1
59
Mahmut MUSLİHAN
Mahmut MUSLİHAN@MahmutMuslihan_·
İstihbarat dünyası klasik fiziğin yanında kuantum fiziğine dayalı olasılıkları değerlendiriyor. Kuantum fiziği, yeni dünya düzeninde metafizik alanıyla örtüşebilir. İslam medeniyeti kuantum fiziğiyle uzun süre önce ilgilenmiştir. Benim de bir müddettir ilgilenmeye çalıştığım bu alan yakın dönemde modern çağın en gözde alanlarından biri olacak. Yüksek teknoloji aygıtlarının üretiminde kuantum fiziğin kullanılması Türkiye'yi yeniden güç dengesinin içine sokabilir. Böylece felsefe, matematiği alt edebilir. Önce düş, ardından işlem başlayabilir. Bir şahsın aynı anda iki yerde canlı olarak bulunması mümkün kılınabilir. Burada ruha temas etmek önemli. Atomun canlı olduğu kabulüyle, bizim 'cansız' varlıklarla temas kurmamızın önü açılabilir. Hatta kendi halleriyle onlar konuşturulabilir. İsrâ Suresi'nin 44. ayetindeki tesbih ifadesi de burada kritik bir hal almaktadır. Ayette 'Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar O’nu tesbih eder; O’nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tesbihini anlayamazsınız. O halîmdir, bağışlayıcıdır." denir. 'Anlayamazsınız' kavramı benim anladığım henüz şekliyle açıklanabilir. Bir anlaşılma olacak ve bilim bunu ortaya koyunca, tekrar komplike bir hal alacak. Yani biz 'anladık' derken, O, 'anlayamazsınız' diyor... 'Anlamazsınız' denilseydi, bu tüm zaman dilimleri için geçerli olacaktı. Cem Sultan’ın tılsımlı gömleği de örnek olarak verilebilir. Doğru anlamda irfana ulaşılırsa, dün yarının kopyası olabilir. Bugün ise rötuşlar yapılabilir. Peki sizin diyalektiğe eklemek istedikleriniz var mı?
Türkçe
0
1
5
214
Mahmut MUSLİHAN
Mahmut MUSLİHAN@MahmutMuslihan_·
🔴ÖNEMLİ CIA eski analisti Larry C. Johnson ile bir röportaj gerçekleştirdim. ABD ile İran arasındaki savaşı kendisine sordum. Savaşın sonunda "zafer" kelimesi kullanılacaksa bu kime ait olacak diye sordum. Verdiği cevap; "İran" şeklindeydi. "İsrail, ABD desteği olmadan kendi başına ayakta duramaz. ABD devlet aygıtı bu konuya nasıl yaklaşıyor?" sorusunu da yanıtladı. "İsrail, ABD'yi kontrol ediyor" dedi. Kendisine; "İran'ın Arap ülkelerindeki ABD üslerine yönelik saldırıları nasıl değerlendirilmelidir? Bu operasyonların meşru olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusunu da yöneltim. Johnson, "evet, bu ülkeler İran'a yönelik saldırılar için fırlatma platformu olarak kullanılıyor. Misilleme için meşru hedeflerdirler" diye konuştu.
Mahmut MUSLİHAN tweet mediaMahmut MUSLİHAN tweet media
Türkçe
0
3
4
299
Mahmut MUSLİHAN
Mahmut MUSLİHAN@MahmutMuslihan_·
Türkiye'nin güçlü bir istihbarat kültürü var. MİT'in yıllar içerisinde kendini modern dünyaya entegre etmesi, geleneksel faaliyetlerin dışında ciddi bir potansiyeli açığa çıkardı. Kurumsal yapının halk ile bütünleşme yetisi burada oldukça anlamlıdır. Türkiye bir muhbir devletine dönüşmemiştir. Gözlemlediğim kadarıyla Milli İstihbarat Teşkilatı halk tarafından benimsendi. Bunda PR çalışması yapılan MİT başkanlarının katkısı oldukça yüksek. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın MİT'i hususi sahiplenmesi, kuruma hem Türkiye güç odakları tarafından hem de millet tarafından bir sempati oluşturdu. Dolayısıyla MİT gençlerin tercihlerinde ilk sıralarda yer almaktadır. Burada asıl mesele entelektüel muhatabın ortaya çıkarılmasıdır. MİT artık sahada gözetleme yapan, profil belirleyen bir kurumun ötesine geçmiştir. Bilimin ışığında, teknolojiyi en etkin şekilde kullanarak, akademik bir sahaya dönüşmüştür. Son olarak gençlere şu çağrıyı yapmayı uygun görüyorum; üniversitelerde farkınızı ortaya koyarak MİT'in radarına girmeyi başarabilirsiniz.
Mahmut MUSLİHAN tweet media
Türkçe
2
4
8
2.2K
Mahmut MUSLİHAN
Mahmut MUSLİHAN@MahmutMuslihan_·
İran'da, politika üreticileri arasında çatlak var mı? Bu soruyu güvendiğim kaynaklara sordum. Verilen cevabı paylaşıyorum: "Bazı söylemler ortaya atıldı hatta yeni lider cumhurbaşkanını kabul etmiyor ve huzura almıyor gibi dedikodular çıktı ama hepsi boştu. Çünkü birkaç gün önce Pezeşkiyan Mücteba Hameney ile görüştü. Aralarında hele bu zamanda çelişki olması inandırıcı değil. Milletvekilleri aralarında bazı farklı görüşler var ama devlet erkleri ile Devrim muhafızları arasında asla..."
Türkçe
1
0
1
103
Mahmut MUSLİHAN
Mahmut MUSLİHAN@MahmutMuslihan_·
Ehsan Afrashteh, nam-ı diğer 'James'. İran, MOSSAD adına casusluk yaptığı gerekçesiyle Ehsan Afrashteh'i idam etti. İsrail ajanı, Türkiye'de MOSSAD ile irtibat kurduğunu aktarıyor. MOSSAD tarafından kendisine birkaç ay boyunca sanal eğitim veriliyor. Bu eğitimlerin arasında; -kişisel güvenliğin sağlanması -raporlama -bilgi analizi -gizli fotoğrafçılık gibi noktalar yer alıyor. MOSSAD kendisine İran'da önemli pozisyonlarda işe girmesi için teklifte bulunuyor. Sonunda askeri alana yakın bir şirkette siber uzmanı olarak göreve başlıyor. Ehsan Afrashteh, profillere dair bilgileri MOSSAD'a göndermeye başlıyor. MOSSAD ajanı Farsça, İngilizce, Fransızca ve İbranice dillerini biliyordu. MOSSAD'ın yönlendirmesiyle Nepal'e gitti. Nepal'da MOSSAD yetkilileriyle görüştü. Yeni eğitimler ve görevler aldı. Bu hareketlilik İran istihbaratının denetiminden kaçmadı. İran'a geri dönüşte mahkeme kararıyla tutuklandı. Yargılamanın ardından idam edildi. *İsrail ve İran arasındaki çekişmede Türkiye aktif olarak kullanılmak isteniyor. Türkiye yılladır özellikle MOSSAD operasyonlarından sonra İsrail'i defalarca uyardı. Türkiye'nin operasyon sahası olmayacağı belirtildi. Bunda da şu ana kadar başarılı olundu.
Mahmut MUSLİHAN tweet mediaMahmut MUSLİHAN tweet media
Türkçe
0
0
2
611
Mahmut MUSLİHAN
Mahmut MUSLİHAN@MahmutMuslihan_·
Us, cenin ruhuna değince; çocuk istediği yerde doğabilecek... Bu benim öngörüm. Türkiye'nin metafizik ile bilimi harmanlaması gerekiyor. Çalışmaları var ama yeterli değil. Ruha ceninden önce temas edilirse yani Levh-i Mahfuz'a ulaşılırsa birey anne-babasını seçebilir mi? Bunlar tartışılacak. Anne-baba Ümmü'l-Kitap'ta bulunacaksa, ki 'bulunuyor'. Beden bir araç olacak. Sanırım yüksek teknoloji böyle alanlarda şekillenecek.
Türkçe
0
0
1
122
Mahmut MUSLİHAN retweetledi
AKİT TV
AKİT TV@akittv·
MİA Lisansüstü başvuruları başlıyor #Haber #Gündem
Türkçe
0
3
0
248
Mahmut MUSLİHAN
Mahmut MUSLİHAN@MahmutMuslihan_·
MOSSAD'da başkanlık krizi sürüyor. Barnea, halefinin yeterli beceriye sahip olmadığını ifade ediyor. İsrail istihbarat kültürünün yakın dönemdeki sorunu, kurumların siyasallaşmasıdır. Sadakat ve liyakat ayrımını Ortadoğu'da bir kez daha görüyoruz.
Barak Ravid@BarakRavid

🚨ראש המוסד דוד ברנע התריע במכתב ששלח לבג"ץ על מינוי רומן גופמן לראש המוסד כי גופמן עלול "לעשות נזק בתוך ארגון הפועל ללא חוק וללא בקרה חיצונית מספקת" 🚨לדברי ברנע, אם גופמן ידע על הפעלתו או מעצרו של הנער אורי אלמקייס, "יש כאן בעיית מוסר קשה שאיננה מאפשרת למנותו לתפקיד 🚨במכתב שפורסם לראשונה ב-@i24NEWS_HE כתב ברנע כי "במציאות הקיימת היום שבה המוסד עובד ללא פיקוח או בקרה, הסיכון הוא גדול מאוד" 🚨לדבריו, פעילות מנוגדת לנהלים עלולה "לסכן את עובדי המוסד עצמם, את הארגון ואף לגרום לנזק עצום למדינת ישראל" haaretz.co.il/news/law/2026-…

Türkçe
0
0
1
159
Mahmut MUSLİHAN
Mahmut MUSLİHAN@MahmutMuslihan_·
Güzelim ülkemde her gün yeni bir gündemle karşı karşıyayız. Düşünce özgürlüğünün, git gide gerek mahalle baskısı, gerek PEÇETECİ gazeteciler tarafından yok edilmeye çalışıldığı bir ortamda ses yükseltmenin kıymetli olacağını düşünüyorum. Şuradan başlamak gerekirse, hayvanların insana zarar vermesini kabul etmeyeceğimi ilk andan itibaren belirtmek isterim. Bunun çözümü oldukça basittir. Gerekli önemler alınır, sokak hayvanlarının da acı çekmesinin önüne geçilir. Düzenleme yapılır ve uygulanır. Burada sorunun çözülmek istenmediği aşikardır. Bir insan ile bir hayvanı kıyas etmekten utanırız lakin, yöneticilerin de seslerini çıkarmamasına rıza gösteremeyiz. Sokak hayvanları, gündemi değiştirmek için güzel bir araç olarak bu ülkede işleniyor. TRT spikerinin de düşüncelerini ifade ettiği nokta bence yadırganmamalı. Anadolu'da hayvanlar sevgi gösterisini belirtmek amacıyla 'oğlum' ya da 'kızım' olarak çağırılır. Bunun ardındaki art niyetleri bir kenara koyuyorum. Hayvan anne ilişkisinin boyutunu tartışmıyorum. Bir bireyin kendini tanımlamasının ya da sahiplendiği hayvanın kendisine yakınlık derecesini deklare etmesi kendi bileceği iştir. Bunu üzerinden büyük resim okumaları yapmanın akla uygun olmadığını düşünüyorum. Öncelikle insanları hedef göstermekten vazgeçin. Diğer bir gündem maddesi ise PEÇETECİ gazetecilerin insanların özel hayatlarına dair paylaşım yapmalarıdır. Entelektüel zeminden o kadar yoksunlar ki kendilerine bu özel görüntülerin neden gönderildiğini dahi sorgulamıyorlar. Gayeleri takipçi toplayıp, hedef göstermek. İşin tuhaf yanı görüntülerin servis edilmesi organize bir şekilde yapılmaktadır. Yani birileri yine güç odaklarının mahrem kullanım aparatları olmuş. Yazık adalet herkese lazım olacak.
Türkçe
0
12
34
2.6K
Mahmut MUSLİHAN retweetledi
Milli İstihbarat Akademisi
📣Milli İstihbarat Akademisi başvuruları için geri sayım başladı❗️ Başvuru tarihleri👇 18 Mayıs-08 Haziran 2026 Detaylı bilgi için ➡️ basvuru.mia.edu.tr
Milli İstihbarat Akademisi tweet media
Türkçe
0
66
218
123.7K
Mahmut MUSLİHAN
Mahmut MUSLİHAN@MahmutMuslihan_·
Aylardan Mayıs mıydı😉
Mahmut MUSLİHAN tweet media
Türkçe
0
0
1
82