✓ İran’ın dörde bölünmesi gibi hadsiz projeler, İslam ümmetinin gözü önünde cereyan ediyor. İran’ın komşularına bu konuda görüş beyan etme hakkı verilmediği gibi, bu komşular işgalci projelerin altına imza atmaya zorlanıyorlar. Böylesi bir bölünmenin gerçekleşmesine asla izin verilmemelidir.
✓ Bu süreç, açık bir şekilde Amerikan desteğiyle ve ümmete meydan okurcasına yürütülmektedir.
✓ Farklı gerekçelerle, Amerikan bölücülük siyasetinin şeytanları bu fikirleri toplumun marjinal kesimlerinin zihinlerine yerleştirmekte ve ardından bu fikirler, aklı kıt insanlar tarafından benimsenerek bir gerçeğe dönüştürülmektedir.
✓Sudan’da yakın zamanda yaşananlar, Müslümanların bu konuda dikkatli olması gerektiğini göstermektedir.
✓ Çünkü bölünmeyi engellemek, bölündükten sonra tekrar birleşmek için savaşmaktan çok daha kolaydır. Zira zihinsel ve toplumsal ayrışma gerçekleştiğinde, birlik sağlamak son derece zorlaşır; ne kadar çaba sarf edilirse edilsin…
✓ İran için isteğimiz, Ortadoğu’yu zulüm kazanına döndüren rejimin ortadan kalkması ve yerine tertemiz bir İslam yönetiminin kurulmasıdır. Bunu yapacak güç ise İran halkının kendisidir. Amerikan ordusu v siyonist işgalci değil…
✓ İran’ı bölmeye dair meseleler din veya ırk farklılığıyla ilgili değildir; aksine stratejik, güvenlik ve ekonomik boyutları olan bir meseledir. Amerikan sütunları üzerinde yükselecek 4 parçalı bir İran projesi, İslam davetinin yayılması ve İslam’ın hâkimiyetinin genişletilmesi ilkesiyle de çelişmektedir. Bu projeler, bölgemize daha fazla masum kanı, yıkılmış şehirler ve terk edilmişmiş mahallelerden başka bir şey getirmeyecektir.
✓ Son olarak, İsrail’in genişleme projesine bağlı projeler sadece Filistin, İran ve Kuneytra’da değil, coğrafyamızın dört bir yanında devam etmektedir. Bu tür kötü niyetli planlar, ne yazık ki bugün gerçekleşmelerine imkân sağlayacak şartları bulmaktadır ve Müslümanlar bunun farkında değildir.
Ahmet Şara'nın tehdit edilmesi büyük bir hadsizlik ve acizliğin dışa vurumudur.
7 Ekim 2023'den beri koca dağları Gazze'nin başına yağdırdınız, bu mübarek halkın direnişini hala kıramadınız.
ilk gün 2000 stratejik noktasını vurduğunuz İran, demir kubbenizi kevgir kubbeye döndürdü.
Körfezin girişine öve öve bitiremediğiniz sayısız donanmayı yığdınız. Ama bir Hürmüz'ü bile açmayı başaramadınız.
Lübnan halkının tepesine atmadığınız bomba kalmadı, hiç bir netice elde edemediniz. Şimdi imajınızı kurtarmak için işi Ahmet Şara'yı tehdit etmeye vardırdınız.
Müslümanlar bu ucuzca, despotça ve acizce yapılan tehditlere mahal vermemelidir. Müslümanlar birbirine sahip çıkmalıdırlar. Bugün bu durumda bizler Müslümanlara destek olmazsak, gelecekte bu siyonist işgalci kapımıza dayandığında bize kim destek çıkacak?
Pakistan'ın öne çıktığı aracılık faaliyetlerinde, talimatların Amerika ve İsrail cephesinden geldiğine zerre şüphe edilmemelidir. Her köşeye sıkıştıklarında ateşkes bayrağı ile ortaya fırlayanlar bugün de aynısını yapıyorlar.
Bu ilkeler, insanların maslahatını gözeten ve Allah’ın hikmetiyle belirlenmiş çerçevelerdir. Bu nedenle siyasi, ekonomik ve eğitimle ilgili uygulamalar bu ilkelere aykırı olmamalıdır.
Şeriat sadece cezaların uygulanmasından ibaret değildir; bu onun bir yönüdür. Şeriat, zulmü ve kayırmacılığı engeller, zayıfın hakkını güçlüden adaletle almasını sağlar.
Bu sivil ihlallerinin arkasında başka bir teşvik edici akıl var ise, hiç şüphesiz bu çok yakında kendi kendine ortaya çıkacak ve gerçek sorumlular Ümmetin karşısında zahir olacaktır.
Bu insanlar, bu yozlaşmış uygarlığı çökertmek, yıkmak ve insanlık liderliğindeki koltuğunu elinden almak için ayağa kalktılar. Allah onların kalplerini hidayetle aydınlattı, imanla doldurdu ve hak yola yönlendirdi.
Suçlu Amerikalılar, karmaşa içinde kirli bir savaş yürütüyorlar.
Bu durum onlardan beklenmedik bir şey değil. Bizim için de bir sürpriz olduğu söylenemez. Kökü bozuk olandan şaşıracak bir davranış beklenmez.