Yaralarımız, bizi iyileşmeye götürecek olan şifalarımız demiştik. Sadece bizi mi? İyileşirken, evreninhudutsuzluğuna değecek sağlıklı her soluk, insanlığa atılan bir doğru çentiktir de. “Benim soluğumdan ne olur ki?” diyenlerin toplamı, elimizden kayan gelecekti aslında.
Israrla toplumsal yaralara dokunma sancısı, ısrarla kısık seslerin kıyısına yaslanma çabası, belki de bu yüzdendi. İnce yerlerin, kırık dalların ve duvar dibine sinen mahcup bekleyişlerin ceplerindeki yol haritasında saklıydı; bir türlü ulaşamadığımız o yer…
O yerdekiler, sesimiz geliyor mu?!.
#mehtapaltan
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin (TDED) aylık dergisi Dil ve Edebiyat’ın 209. sayısı (Mayıs 2026) çıktı.
Biz de “Sobe!” adlı öykümüzle katkı sağladık. Emeği geçen herkese teşekkürlerimle…
#tded#dilveedebiyatdergisi
“alnımın çatına
en görkemli hüznümü de işleyip
eyvallah desem rezil dünyaya eyvallah!.. “
Tam da bu günlere düşen dizelerimiz…
#iskenderun#arsuz#konacıkaihl
Artık üzgünüz demek yetmiyor!..
Çocukların çocukları öldürdüğü bu devrin şahidi olmak da utandırıyor. Söylenecek çok şey var ama şimdi biraz sessizlik…
Siverek’te ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı hepimizin yüreğini yaktı. Hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlerimize rahmet, yakınlarına sabır diliyorum.
Başımız Sağ Olsun
Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarından dolayı derin bir üzüntü içindeyiz.
Hayatını kaybeden öğrencilerimize ve öğretmenimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyor, bu elim olayı şiddetle kınıyoruz.
Kederli ailelerimizin, eğitim camiamızın ve milletimizin başı sağ olsun 🤲🏻
“Yılda bir kere çıldırır ağaçlar sevincinden
Rabbim ne güzel çıldırır.
Yılda bir kere uzatır avuçlarını yaprak;
Sevincinden titreyerek.
Yılda bir kere kendini verir toprak
Yılda bir kere yarılır bahçeler hazdan
Rabbim ne güzel yarılır.
Biz de bir kere sevinebilseydik.
Çiçek açmış ağaçlar gibi çıldırasıya.
Kim bilir belki bir gün sulh olunca”
Bedri Rahmi Eyüboğlu
Açamayan çiçeklerin çığlığını bağrında saklayan hayat, acının ağulu göğsünde uyuturken insanı, bir şiir çıkar, bir şair çıkar, uyandırır insanlığı. Umudun ve inancın sözlüğünü koyar avuçlarında yorgunluğu emzirenlere. Şairin dizelerinde çıldırttığı ağaçlarda açan çiçeklerin kokusunu alabiliyor musunuz şimdi? Eğer kokusunu alabildiğiniz duygunun tarifini de yapabiliyorsanız, sendelediğimiz yerden kalkabilmenin düsturunu da biliyorsunuz demektir. Unutmadığımız her güzel ayrıntı bizi hem kendimize, hem insanlığa dair hazırlayan iyi bir okuldur. Mezuniyetimiz hakikate olsun hep…
Bahar mı geldi yoksa?
@dursun_cicek_dc Bana o dağı hep özlemek kaldı! Sizin karelerinizse; hasrete pencere açan bozkır rüzgarını kuşanmış elçi hep… Selâmlar, dağların eteklerinden düşse/düşürülse de açmaya devam eden gülkıran şifalı hikâyelere…
Balkanlar…
“Bosnalı Çocuk” şiirimle başlamıştı o topraklara kalbini veren yanım -yıl bilmem kaç- Sırp kurşunlarının hedefi olan çocuk ve babasının duvar dibindeki hüzünlü duruşu, o toprakların kokusunu getirmişti hüzünbaz yüreğime.
Sonrasında ilk öykü kitabım “İmgenâr Sokağı” Profil Yayınları aracılığıyla “Rruga
Imagjınare” adıyla Arnavutçaya çevrildi. Benden önce kitabım gitmişti. Evet, bir adım kaldı demişti içimdeki cesur ve kambur karınca. Sonra yazarlık atölyesi için adımlar atılmış ve sonunda hayalim gerçekleşecekti. Priştine’de ya da Kosova’da ayda iki defa duvar dibine sığınmış o çocuğum hüznünü taşıyan toprakların çocuklarına dokunacaktım. Covid-19 salgını çıktı ortaya ve hayaller, “hayalde” kaldı.
Ben o güzel ve hüzünlü topraklara mürekkebim ve kalbimi alıp götüremesem de kitaplarım benden önce gitmeye devam ediyor!
Kalemimi seven değer veren ve edebi yolculuğuma inanan bir dostokurumun “Saruhanlı Balkanlar’da” sürprizi...
Kim bilir az kalmıştır. Belki de…
#balkanlar#saruhanlınıngizemliöyküsü #rrugaımagjınare #mostar#profilkitap
Kendine ait bir oda! Kendine ait bir ömür… Hatta kendine mâl ettiğin o anahtarlığın sesindeki hâldaş mırıldanma. Hayır, hayır hiç heveslenme… Aidiyetin delikanlısı bekliyor bizi orada. Dinle kendim! Bize ait olmayanlar ile tutulduğumuz sınavın şifresi “biz makamı”… Sahi! Ben bana ait miyim? Âhh kalbimin duvarlarındaki “insana kırık pencere!” Elma dersem çık diyen o kandırıkçı ân’a bakma sen. Bakma sakın haa… Kırıl kırılabildiğin kadar. Parçalarını yine bana batır! Her bir parçana bir ad koyalım. En çok kanatacak olan parçana “acının garipler bahçesi” diyelim? O bahçenin çitlerine kor danteller örelim. Örelim de ‘odası olmayan yazar zenginliği’ni kuşanalım ruhumuza. Haydi acıt acıtabildiğin kadar. Ki teslimiyetimizin adresi silinmesin fukara ruhumuzdan. O’na... Hep O’na vira bismillah...
Mehtap Altan / Kor Danteller
#yakubuntünelleri #kördüğümünkanatları #imgenarsokaği
“Edebiyat Dünyası” programının “Şairin Sesinden” bölümünde “Yakub’un Tünelleri” adlı şiirimizi okuduk… TRT 2’deyiz. Emeği geçen herkese teşekkürlerimizle.
#trt2#edebiyatdünyası
İstanbul Çekmeköy’de bir lisemizde yaşanan menfur bir saldırı sonucu #FatmaNurÇelik Öğretmenimizi kaybettik.
Fatma Nur öğretmenimize Yüce Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve eğitim camiasına sabır diliyorum.
Eğitim ailemizin ve aziz milletimizin başı sağ olsun.
“Kırmızı çizgimizdir bayrak” dediğimiz günlerde sıcacık bir kare gönlümüze bağdaş kuruvermişti. Tunceli Ovacık Anaokulu öğrencilerinin belki gözlerinden öpemedik ama herbirine kitaplarımızı imzalayıp büyüdüklerinde okumaları için emânet ettik. Onların gözlerine yansıyan kitap ve bayrak sevgisinin temellerini atan aileleri ve öğretmenlerine sevgiyle…
#tunceli#vatan#bayrak. #çocuk