AfagMir

12.3K posts

AfagMir banner
AfagMir

AfagMir

@MirAfag

"...Müslümanlardan olmakla emredildim. Ve Kuran'ı okumakla..."

Katılım Mart 2021
570 Takip Edilen1.4K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
AfagMir
AfagMir@MirAfag·
"GÜNÜMÜZ AYDINI, ESASTA ALLAH'IN VARLIĞINI KABUL ETMEYE HAZIR. AMA İBLİS'İN VARLIĞINI VE ONUN DÜNYA TARİHİNDEKİ ROLÜNÜ KABUL ETMEYE KATİYEN HAZIR DEĞİL." Lev GUMİLYOV, Rus bilim adamı, yazar (1912-1992)
Türkçe
10
35
148
0
AfagMir
AfagMir@MirAfag·
Teşekkür ederim Gamzecim ☺️🌺🩷 Aynen dediğin gibi püskürtmeler hiç durmadı, geceler bile fark edilir izleri ben de görüyorum. Son bir yıldır kuraklıktan dolayı hep uçak spreylemelerini sorumlu tutuyorlar. Ama önceki senelerde ve Şubat ayı boyunca (savaştan önce) İstanbul'da spreylemeler ve yağmurlar eşzamanlı görülüyordu. Bunu anlatmadıkları gibi, uçaklardan yapılan bu püskürtmelerin içeriği ve doğa, insan sağlığı vs üzerinde etkilerini de konu etmiyorlar. Nanoparçacıkların püskürtülme sebebi kimyasalların kullanımıyla aynı: insanlar ve doğa üzerinde olumsuz etkisi, diye düşünüyorum. Kimyasallarla 150 yıldır bebeklikten itibaren insanoğluna sürekli saldırıyorlar ama (bizler de bayağı dayanıklıymışız) bitiremiyorlar bir türlü, nanoparmateryallerin daha başarılı olacağını düşünüyorlar herhalde.
Türkçe
1
0
2
46
Gamze Cengiz Atıcı
Gamze Cengiz Atıcı@gamzecengiz076·
Aklına sağlık canım. Ve de şu "savaş nedeniyle kimyasal püskürtmeler durdu" iddiası da doğru değil, ne yazık ki. Uçaklar çalışmaya devam etti hatta ben de fotoğrafladım ,açık havada da , hava kararınca da ,yağmur bulutlarının üzerinden de devam ettiler .(Uçakla seyahat edenler görebildiler.) Mesela yağmur öncesi yapılanın yağmur sularıyla aşağı inmesi istenen bir şeyler olup olmadığını bilmiyoruz..Bu püskürtmeler sadece hava modifikasyonu için mi yapılıyor,bilmiyoruz.İlk defa resmi olarak İspanya meclisinde tutanaklara giren bu kimyasal püskürtmeler içinde lityum ve alüminyum gibi nanopartikuller bulunduğu iddialari var Bunlar toplumları daha sakin ya da unutkan yapabilir mi ya da yağmurla inen suyun içindeki partiküller bitkilere de etki etmez mi ! Hedef ne, amaç ne, sadece yapanlar biliyor!
Türkçe
2
0
12
380
AfagMir
AfagMir@MirAfag·
Tesadüf değil tabii ki... Uydurma kehanetlere uydurmaya çalıştıkları su savaşları planı suya düştü. İran vurmuşmuş... Hangi İran? Plandemiden bir yıl önce uzaktan eğitime geçen İran mı? Hee ama o hava kirliliği yüzündendi, değil mi? Yapay zekayı eğitmekle, çocukların zihinsel gelişimini iki boyuta hapsetmekle, seneye ilan edilecek "salgının" tatbikatıyla ilgisi yoktu. (Ne var canım, ilkokula başlayan çocuğun bilgisayar başında Fars alfabesi, el yazısı öğrenmesinde? Gayet de kolay!) Aynı İran, halkını "korkunç virüs"ten korumak için de eve tıkmış, maske, aşı, DSÖ ne dediyse, hepsini aşırı azimle uyguladı. Yine geçen sene elektrik ve su kıtlığı yüzünden insanların hayatını yapboz tahtasına dönüştürdü. ...Ama sonra bir radarı vurdu ve Rusya'nın güneyinden, Etiyopya'ya kadar her yeri sel götürdü 😂 Ben saf olduğum için Allah'ın koyduğu yasalara (Sünnetüllah'a) bağladım bu yağmur ve sel olaylarını. Birileri sahneye çakma Deccal çıkaracak diye dünyanın tamamında su kıtlığı "organize" etmeye kalkışırsa, o su yolunu bulup ortaya çıkar, diye düşündüm. Ayrıca hala uyumakta olan kavimlere de soğuk duş ayarında sel felaketi de iyi bir uyarı oldu bence... Ama biliyorum, İran'ın kahraman olduğunu düşünmek isteyen, bu yazdıklarımı dikkate almıyor.
Prof. Dr. B. Gültekin Çetiner@drcetiner

İngiliz politikacı George Galloway de benzer söylemlerde bulunuyor ve “ABD'nin BAE'deki radar tesisleri imha edildi. İran, Suudi Arabistan, Türkiye ve Irak'ta şiddetli yağmur yağıyor, nehirler akıyor. Yüzyıllardır akmayan nehirler doldu. İran'da uzun yıllardan sonra kar yağıyor.” diyor. Ne dersiniz? Sizce tesadüf mü yoksa?

Türkçe
1
0
20
2.7K
AfagMir
AfagMir@MirAfag·
Lanet ne demek, biliyor musunuz? Allah'ın rahmetinden dışlanmak, demektir. Allah yavaş yavaş rahmetini kesiyor sanki. Umarım yanılıyorum ama insanlar gerçeğe sırtını dönüyor, artık açık açık "bilmek istemiyorum" diyorlar ve bunun sonu iyi olmayacak, dediğiniz gibi, sonu helak. Aldırmıyorum artık, desem?
Türkçe
0
0
1
28
drmsbal
drmsbal@Exist454·
bu ülkede kimse çalışarak emeğiyle zengin olmadı rant rüşvet devleti talan etmek ve çoğu kötülüğün merkezinde hep devlet var mesela birine 50 bin dönüm arazi vermek birine hiç vermemek adaletsizliği gibi bu ülke zulüm üzerine kurulu ve sonu helak
Türkçe
2
0
3
64
drmsbal
drmsbal@Exist454·
biz lanetlenmisiz, gerçekten bu ülkede dert anlatılabilecek dertten anlayan kimse yok, tam bir kasap ve koyun ülkesi olmusuz ve hiç kimse koyunun tarafında değil öyle bir acımasızlik. Devlet çoban olmuş halkı güdüyor halk devlete tapıyor ama mezbahanin kapısını çoban örter derler
Türkçe
3
0
5
79
AfagMir
AfagMir@MirAfag·
Onların amacı para kazanmak değil, insanları fakir tutmaktır. Daha uygun fiyata satsalar tabi ki daha fazla araç satılacak. Ama o zaman sadece araçlar ucuzlamaz, genel bir fiyat düşüşü yaşanabilir. Şu an istedikleri ise bunun tam tersi. Sanılanın aksine ekonomi kötü yönetilmiyor; ekonomi, sistemin hedeflerine hizmet eden politikalarla yönetiliyor. Biz sistemin hedeflerini bilmezsek olup bitene anlam veremeyiz, ne yapmamız gerektiğini de bilemeyiz vs. Artık şunu anlamamız lazım: herkes para kazanma peşinde değil. Mesela sizin Rusya kadar bir "çiftliğiniz" olsa, siz daha fazla para kazanmakla mı ilgilenirsiniz, yoksa o çiftlikte işlerin yolunda yürümesi için insanları kolay yönetecek politikalarla mı? Çocuklarınız için birikim mi yapmaya çalışırsınız, yoksa çocuklarınızın o çiftliği yönetecek eğitim ve donanıma sahip olmasına mı? (Bu arada, Putin'den bahsetmiyorum, o olsa olsa bir validir.) Velhasıl, bir milyon aracın çürümesi çok da büyük bir kayıp değil bu çapta hareket edenler için. Kaldı ki, o çürüyen araçların maliyeti muhtemelen araç alanlara yüklenmiştir peşinen.
Türkçe
0
0
1
14
Prof. Dr. B. Gültekin Çetiner
Tarlada marul, şehirde araba… Üretiliyor ama satılamıyor. BİLİYOR MUYDUNUZ? Binlerce yeni sıfır kilometre araç yeni araba mezarlıklarında çürümeye terk ediliyor. Sizce neden?
Türkçe
25
34
124
16.3K
AfagMir retweetledi
Sümeyye
Sümeyye@1smyy_·
konu: zengin yahudi bankacı bi aile, bohr-giller, rockefeller-lar, fen bilimleri, kuantum fiziği, atom ve dna... tür: bilim kurgu, fantastik, psikolojik gerilim, korku, suç, propaganda, gizem yapımda&yayında emeği geçenlere hipotezlerle çorba yapan bi christian da eklemişler :)
David_BB@DAVID__BB

A thread on the Bohrs: Christian, the father, hypothesised the function of "oxygen" during breathing although there is no way to purify "oxygen" until present day. 1/ x.com/DAVID__BB/stat…

Türkçe
0
5
18
1.4K
AfagMir
AfagMir@MirAfag·
@nermin_tunc 😂😂😂 Çok şey yazılır bunun üzerine de...Bir başka zaman ;))
Türkçe
0
0
1
7
AfagMir
AfagMir@MirAfag·
EZOTERİ(ZM) NEDİR, NE DEĞİLDİR Aramızda bu sözcüğün yanlış kullanılmasından rahatsız olanlar, eminim vardır. Çünkü yine büyük bir manipülasyon söz konusu. Sözlük anlamlarına baktığımızda “ezoterik” kısaca “saklı”, “çok özel kişiler tarafından bilinen” demektir: - genel halk tarafından bilinmeyen veya bilinmesi amaçlanmayan; - sadece özel olarak yetiştirilmiş, sınırlı bir gruba ait kimseler için düzenlenmiş, veya sadece onlar tarafından anlaşılır; - sıradan bir bilgi veya zeka sahibinin anlaması zor; - küçük bir grubun ulaşabildiği bilgiyi gerektiren veya sunan. Daha iyi anlaşılması için bir de zıt anlamlı “egzoterik” sözcüğüne bakalım: - halka aktarılmaya uygun, - dıştakilere (seçilmişler dışındakilere) veya gizli bilgilere daha az hakim olanlara ait. Burada Sovyet ve Rus bilim adamı V.A.Atsyukovsky’nin bir kitabından, hem örnek kullanım hem açıklama içeren, bir alıntıyı eklemek isterim: “…Demokritos, atomculuğun kurucusu olmadığını, bu bilgileri Mısır rahiplerinden ve beş yıl süreyle staj yaptığı Medyalı büyücülerden (bilginlerden) aldığını defalarca vurgulamıştır. Bilimin kökleri, hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediğimiz en derin antik çağlara dayanmaktadır. Bununla birlikte, bildiğimiz insanlık tarihinin tamamında, bilime alışılmadık gizli bilgiler eşlik etti, hatta bu bilgiler “ezoterik” adıyla bağımsız bir isim bile edindi.”* İsim halinde kullanılan “ezoteri(zm)”** belli ki halktan saklanan, halka bildirilmeyen, öğretilmeyen bilgilerdir. Kim saklıyor bu bilgileri? İnisiyeler***, yani gizli bilgilere sahip olanlar. Nedir bu gizli bilgiler? İnsan, doğa ve toplum bilimleri, elbette. Ama gerçek bilim. Görünen, görünmeyen her tür maddeyi ve o maddeyle ilgili (tüm) yasaları insanların anlayabileceği şekilde açıklayabilen bilim. Katkısız gerçek. Bir başka deyişle, halka aktarılmaya uygun hale getirilmiş, yalan yanlış, saptırılmış bilgi yığını (egzoteri) olmayan bilim! Örnek vermemiz gerekirse insandan bahsediyorsak eğer, en basitinden evrim teorisi egzoterik bir bilgi türüdür. Aslında teorilerin hepsi egzoterik bilgidir, bilim değildir; adı üstünde “teori”. “Ezoteri” dendiğinde, bu terimin kafalarda, birbirinin aynısı veya boş, anlamsız kavramlarla aynı kümede bulunduğunu görüyoruz. Oysa etimolojisi ve edebiyatta karşımıza çıktığı örneklerden de gördüğümüz kadarıyla ezoteri farklıdır; mistisizmle veya spiritüalizmle veya gnostizmle karıştırılmamalıdır; ezoteri, satanizm de değil, metafizik hiç değil! Bu kavramların, bırakın ezoteriyle ilgili olduğunu, her biri insanların kafasını karıştırmak, gerçeği arayanları yanıltmak amacıyla literatüre sokulmuştur. “İkame mallar” Evet! Bu "izm"li kavramlar ve arkasındaki öğretiler birer ikamedir: her insanın içinde bulunan inanca ve bilgiye duyduğu ihtiyacı “kandırmak”, bu ihtiyacı layığınca gidermesine engel olmak için uydurulmuş öğretilerdir. Yani sizin beslenmeye ihtiyacınız var, karnınız aç ama size et, sebze filan değil, market salamı, cips vs. iteliyorlar. Diğer taraftan da bu “ikame mallar”, insanlar tarafından dinin irrasyonel, mitolojik bilgi gibi algılanmasına sebep oldu, oluyor. Bu yazıyı okuyanların kendileri karar verebilsin diye kısaca üzerinden geçmekte fayda var.
AfagMir tweet mediaAfagMir tweet mediaAfagMir tweet media
Türkçe
1
8
21
1.1K
AfagMir
AfagMir@MirAfag·
@nermin_tunc Bu da çok güzel bir örnek oldu. Katkınız için teşekkür ederim ☺️
Türkçe
1
0
1
8
AfagMir
AfagMir@MirAfag·
@ufukcoskunn Kuran'da "firavunun orduları". Yani sistemin askerleri. Evet, memur zihniyetli, sıradan insanlara göre hayatın anlamını Frederic Gros güzel ifade etmiş.
Türkçe
0
0
1
66
Ufuk Coskun
Ufuk Coskun@ufukcoskunn·
Frederic Gros, “İtaat Etmemek” adlı kitabında şöyle bir cümle kuruyor; “Hayat, banka borçları ödendikten sonra geriye kalan çok az bir miktar anlamına geliyor.” Öyle bir ekonomik düzen inşa edilmiş ki matematiksel olarak ömrünüzü nasıl ve ne şekilde geçireceğiniz hemen hemen hesaplanmış durumda. Düşünün, henüz 6-7 yaşlarında zorla devlet okullarına alınan bireyler, yaşamları boyunca hayatta kalacak şekilde belirlenmiş bir miktar parayla ve elbette borçla yaşamaya mahkûm ediliyor. Dolayısıyla bir tarafta yüzde 99’u borç ve sefalet içerisinde sürünen yoksullar diğer yanda servetlerinin ağırlığı altında ölümüne semirmiş elit para babaları… Kurulan düzen böyle bir şey. Hal böyle olunca bu adaletsiz ve zorba yaşamın bir teselli ikramiyesi olan “fakirlik gururu” artık “agresif bir utanca” bıraktı. Orta sınıfın da yok olduğu böyle bir zamanda nefessiz kalan toplum, arada kısa devre yaparak öfkesini küçük suçlar işleyerek pay etmeye başlıyor. Medya patronları, siyasetçiler, holding sahipleri, markalar, büyük para babaları ve dünyaya nizam vermeye kalkan kurum ve kuruluşlar vs. Ya geriye kalanlar? İşçiler, emekliler, memurlar, çiftçiler, küçük esnaf, gençler yani sıradan halk kitleleri… İşte ne plan kuruluyorsa bu geriye kalanlar üzerine kuruluyor! Mesele zenginlerin çoğalması değil asıl mesele; yüz yıldır aynı kesimin zengin kalması geriye kalanların fakir bir şekilde hayatta kalma mücadelesi vermesidir. Borçlu yaşamların dünyasında düşünce üretimi mi olur? Özgürlük mü olur? Karnını doyurmak için yaşam mücadelesi veren bir insanın en büyük emeli, kredi kartsız alış veriş yapmaktır. Sonra bu insanlar popüler kültürün beğeni imparatorluğunda yaşam koçların mutluluk aşılayan(!) kitlesel hipnoz ritüellerinde uyuşturulmaya çalışılıyor. Ve sonra demokrasi hipnozuna maruz bırakılarak, insan-özgür denklemini bozan ve bizlerde bir zihin çarpılmasına yol açan, sözüm ona eşitlikçi bir anlayışın kurbanların haline getiriliyoruz. İnsanın, insan olabilmesinin, adil bir dünyada insana yaraşır bir şekilde yaşamak gibi en temel hakkına kavuşabilmesinin tüm yolları tıkanıyor. Sanırım bizim asıl sorunumuz, tepkisizlik ve rıza gösterme. Bunca saçma ve adaletsiz bir dünyada kollarımız bağlı, gözlerimiz kapalı, hissiz, uyuşuk ve zayıf kalmayı tercih edişimizin bir nedeni olmalı! Kavramları birer hap gibi yutuyoruz, eğitim sistemlerine gönülden bağlıyız ve bize ayrılan bir miktar yaşamdan son derece mutluyuz ya da öyle olmaya çalışıyoruz. Son sözü Primo Levi’ye bırakacağım; ”Evet, canavar diye bir şey var. Ama sayıları gerçekten tehlike arz etmek için oldukça az. Esas tehlikeli olanlar sıradan insanlar. Hiç tartışmadan itaat etmeye ve inanmaya hazır memur zihniyetli insanlar…
Türkçe
9
23
51
1.8K
AfagMir
AfagMir@MirAfag·
*** İnisiyelere örnek verecek olursam ilk “Katolik tarikatlarının üyeleridir”, derim. Ben burada saklı tutulan bilgilere örnek vereceğim. İnisiyelerin çoğunun kimliği saklıdır, asla tanımayız, bazılarını ancak tahmin edebiliriz, bazılarını ise yazar, istihbaratçı, filozof vs gibi tanıtırlar. Vatikan’ın gerçek bilgiyi sakladığını ve halka aktarılmaya uygun (egzoterik) bilgiler üretip yaydığını daha önce de yazmıştım. "Hepimiz biliyoruz ki, Vatikan, sadece istihbarat verilerinin toplandığı bir yer değil, aynı zamanda dini bilgilerin inançlı insanlara saptırılmış, yozlaştırılmış şekilde ulaşmasını gerçekleştiren bir kurumdur. "(Burada ve birkaç yerde eski istihbaratçı A.Artamonov'u alıntıladım). Ama birçok insan Vatikan'ın bilimle olan bağını bilmez. Belki de, bilimin Vatikan'la olan bağı desek daha doğru olur. Bu bağın ne kadar eski olduğunu da çok az insan bilir. Vatikan arşivlerindeki/kütüphanesindeki ilk belge resmi kronolojiye göre 1600 yıl öncesine, 4. yüzyıla aittir. Sadece harita sayısı 80 bindir. Kitaplar dahil, neredeyse tümü gizli tutulur. Kitaplıkların bulunduğu koridorların uzunluğu 85 km'dir (resmi veri). Vatikan'a bağlı, örneğin Fransa Katolik Üniversitesi gibi, eğitim kurumlarında ilahiyatla hiçbir ilgisi olmayan kimya, botanik, moleküler biyoloji, genetik, biyokimya, cerrahi, nöroloji, fizik, astronomi gibi - sözel, sayısal - bölümlerin olması gerçeği, Vatikan’ın dini konuların çok ötesinde, bir bilim merkezi olduğunu gösterir. Burada hiçbir tezat yok. Bilgi en büyük güçtür. İnsanları yönetmek isteyenler, daha bilgili olmak, hatta mümkünse bilgiyi tekelinde tutmak zorundalar. Devlet olarak Vatikan çok daha yakın zamanda, 1929’da ilan edildiği için önceki dönemlere ait faaliyetleri hakkında bahsedenler 'Katolik Kilisesi' ifadesini daha çok kullanırlar. Katolik Kilisesi, dünya genelinde din alanında yeterince tahribat yapmış ama bununla yetinmemiş. Kuran’ın indirilmesi ve yayılması sonrasında da Kilise, insanlığın ulaştığı bilim ve toplumsal gelişimi bertaraf etmek ve gelecek nesillerden saklamak için resmi tarihi kronolojiye göre 16. yüzyıldan itibaren kendi bilimini üretmeye yoğunlaşır. Kendi kadrolarını yetiştirmek, egzoterik bilimi ve eğitim sistemini şekillendirmek için 16-17. yy.'da birkaç kolegyum (lonca) oluşturur: Roma Loncası – gelecekte Grigoryan Üniversitesi German Loncası İngiliz Loncası Grek Loncası İrlanda Helvetik (İsviçre’ye ait olan demek) Macaristan Loncası vb. Küçük bir istatistik bilgi: Münster şehri loncasında 1618 yılında 1300 öğrenci eğitim görmekteydi. Eğitimin lüks olduğu bir dönemden bahsediyoruz… Bu bilgilerden bile anlaşılan o ki, ‘Vatikan yapımı’ veya ‘Papa onaylı’ bilimin, dinin, genel olarak bilgilerin farklı bölgelerde ve dillerde yaygınlaştırılması çalışmalarının kapsamı bayağı genişmiş... Nasıl ki, Katolik Kilisesine bağlı tarikatların organizasyon yapısı çok sonradan istihbarat kurumlarının oluşumu için model alındıysa, bu kolegyumlar da zamanla birçok başka bölgede eğitim sistemi modeline dönüştü. (Akademiya?). Günümüzde “modern bilim” dediğimiz ne varsa Kilisenin şemsiyesi altında oluşturulduğunun bir başka örneği: Katolik Kilisesi 15.yy’ın sonu-16.yy’da kontrollü coğrafi keşiflerin gerçekleşmesine de gizli öncülük yapıyor. Başında Kristof Kolomb’un olduğu bir ekibin Hindistan’a gitmeye çalışırken yeni bir kıta keşfettiğini duyursalar da, ekibin en başından nereye seyahat ettiği hakkında çok net bilgiye sahip olduğu, elinde haritalar dahil, önemli bilgiler olduğu ortaya çıktı. Bu “keşfin” Kilise tarafından finanse edildiği de gizleniyor(du). Kilise bu “keşfin” akabinde kendi sistemine bağlı coğrafya, kartografi, kozmografi gibi dalların öne çıkarılmasını ve eğitimini başlatıyor. 1580 yılında Papa’nın yanında özel Kozmograf görevi onaylanıyor, gerçek gökbilimin yerini alacak Astronomi, Astrofizik safsatasının temelini atıyor, tanıtıyor... Kilise, en başından güneş merkezli dünya modelini geliştiren Kopernik’i destekledi. Hatta, Kopernik’in modeli o zamanın bilim adamlarının eleştirilerine dayanamadığı için küre/dönen dünya modelinin eksikleri giderilene kadar kitapları, kendisinin ölümünden 50-60 yıl sonra yasaklanıyor ama o arada Kilise, kendi bünyesinden birilerini bu modelin eksiklerini gidermek için görevlendiriyor. Heliosentrik dünya modelini kabul etmeyen de Kilise, yayan da Kilise...Böylece din ve bilim birbirine zıt iki bilgi grubudur algısını yaratıyor... Büyük Patlama teorisini “bilim”e sokan Georges Lemaitre de Cizvit bir rahipti. Günümüzde hiçbir tarihçinin sorgulamaya cesaret edemediği resmi tarihi kronolojiyi hazırlayanlar Joseph Scaliger ilahiyatçı, Dionisius Petavius da Cizvit rahibiydi. Kiliseye bağlı tarikatların ürettiği bilimde bu tür örnek çok... Ayrıca, aynı aileden 3(!) Nobel ödüllü bilim adamı mı istersiniz? Banker babanın hiçbir işe tutunamayan oğlunun tıp bilimine katkısını mı istersiniz? Akademik yayınların başında tarikat üyesi mi istersiniz? Ne isterseniz var! Her bilim dalının temeli, sorgulanamaz bir otoriteye/isme ve o otoritenin/ismin tartışmaya kapalı fikirlerine, teorilerine dayanıyor. “Modern bilim” dediğimiz egzoterik bilgiler 500 yıl boyunca işte bu şekilde kurumsallaşıyor. Günümüzde okullarda okutulan fizik, biyoloji, tarih gibi disiplinlerin yanı sıra dini eğitim müfredatı da Vatikan'a bağlı ve onun kontrolündeki kişi ve kurumlar tarafından “halka aktarılmaya uygun” kriterine göre hazırlanır. Benim asla anlayamadığım, neden biz, yani insanlık Vatikan’a böyle bir imkan tanıyoruz? Neden Vatikan’ın, insanlığın tamamına ait bilgileri (kitap, harita, belge, resim vs) gizli arşivlerde saklamasını normal buluyoruz? İnsanların din ve bilimle ilgili neleri bilmelerini istemiyorlar? Tarih boyunca büyük, küçük kütüphanelerin yaşadığı talihsiz olaylarla Katolik Kilisesinin bir bağlantısı olduğunu düşünmemiz yanlış mı? Komplo teorisi mi yine?
Türkçe
1
2
11
278
AfagMir
AfagMir@MirAfag·
Mucize dediğimiz olaylar mucize midir? Önemli bir durum daha: herhangi sıra dışı diyebileceğimiz olay bir kere meydana gelmişse bu mutlaka tekrarlanabilir, demektir. Çünkü bu olayın yaşanması, yaratılış/doğa yasaları çerçevesinde mümkün olmuştur. Bu yasalar izin vermese bu sıra dışı olarak gördüğümüz olay da hiçbir şekilde yaşanamaz. Örneğin, siz bir kitabı masanın üstünden iterseniz o mutlaka yere düşer. Bu bir yasadır. Bu yüz kere tekrarlansa bile sonuç değişmez. Burada önemli olan bu kitabı masanın kenarından itmek istemek(!), bunu yapacak fiziksel güce sahip olmak ve masaya yeterli kadar yakın olmaktır. Yani gerekli şartlar oluşmalı. Doğada her olay bu şekilde gerçekleşir. Eğer bir insan telekinezi kullanarak kitabı masanın üzerinden kaydırıp düşürebilmişse, yani böyle bir şey mümkünse, bu doğaüstü diyebileceğimiz bir durum değil, sadece o kişinin yine doğanın belli yasalarını devreye sokabilecek bir bilgiye sahip olmasının sonucudur. Tekrara girdiğimi biliyorum ama özetle: Ezoteri, insanın, doğanın ve toplumun (evet, evet toplumun da) gerçek potansiyelini bizlere açabilen biligilerdir. Egzoteri ise bilgi savaşlarının ürünüdür. ___________ *Atsyukovsky V.A. Genel Efir Dinamiği, Moskova: Rusya Doğa Bilimleri Akademisi, 2003. S. 31. Demokritos'un rahiplerden ve bilginlerden öğrendiği, evrende her şeyin bir parçacıktan oluştuğu bilgisiydi. O parçacığa "atom" ismini ve günümüzde bilinen çarpık modelini Demokritos mu tanıtmış, bilmiyorum. **Doğru şekli “ezoterizm” olsa da, burada ve daha sonra, daha sık kullanılan “ezoteri” sözcüğünü kullanacağım.
Türkçe
1
1
9
159
AfagMir retweetledi
Sümeyye
Sümeyye@1smyy_·
@ResearchBiology @3dom13 Used for Familial Mediterranean Fever in Turkey. A pediatrician shared a case once about a teenager who used it for suic*de. Later teenager regrets and says he wanna live but since there's no antidote of it he dies. Horror movies're nothing compared to what happens in hospitals..
Sümeyye tweet media
English
0
2
5
163
AfagMir retweetledi
kadın yazarlar
kadın yazarlar@kadinyazarlarr·
"Kelime dağarcığımız çok fakir olduğu için hayatta başımıza gelen pek çok şey isimsiz kalır. Edebiyat bize bunun için lazımdır.”
Türkçe
7
165
1.2K
30.4K
AfagMir retweetledi
3dom (Ali)
3dom (Ali)@3dom13·
Colchicine is used to make seedless fruits. Colchicine is a drug, an anti-inflammatory. This alters the natural process of nature where an effect is created: seed to seedless. Microorganisms are involved in the natural process. Altering the environment of microbes is the method.
English
1
4
12
794
AfagMir retweetledi
Gamze Cengiz Atıcı
Gamze Cengiz Atıcı@gamzecengiz076·
Bunların hepsini de gerçekten yapıyorlar.Hem de burada dediği gibi metallerle ama nanometallerle. Nanometalleri solumak da gıdalarla ya da yağmur sularıyla almak da aşı ilaç olarak maruz kalmakta tüm bu isteklerine ulaşmalarını sağlıyor. Bunun için büyük bir teknoloji filan da gerekmiyor.
Philippe T@brain_stimulus

💥Le saviez-vous ? Le Pacte secret de John D. Rockefeller décrit, avec une froideur glaçante, un prétendu plan de domination totale de l'humanité. Voici les phrases les plus choquantes qui en émergent : 1. "Nous allons raccourcir leur durée de vie et affaiblir leur esprit tout en prétendant faire le contraire." 2. "Nous allons utiliser des métaux mous, des accélérateurs de vieillissement et des sédatifs dans les aliments et l'eau, ainsi que dans l'air. Ils seront couverts de poisons partout où ils se tournent." 3. "Les poisons seront absorbés par leur peau et leur bouche ; ils détruiront leur esprit et leur système reproductif. De tout cela, leurs enfants naîtront morts, et nous cacherons cette information." 4. "Nous leur apprendrons que les poisons sont pour leur propre bien, avec des images drôles et des sons musicaux." 5. "Quand leur capacité à apprendre aura été affectée, nous créerons des médicaments qui les rendront encore plus malades et causeront d'autres maladies pour lesquelles nous créerons encore plus de médicaments." 6. "Nous les rendrons dociles et faibles devant nous grâce à notre pouvoir. Ils deviendront déprimés, lents et obèses, et quand ils viendront nous demander de l'aide, nous leur donnerons plus de poison." 7. "Nous les ferons se tuer les uns les autres quand cela nous conviendra. Nous les garderons séparés de l'unité par des dogmes et la religion." 8. "Nous contrôlerons tous les aspects de leur vie et leur dirons quoi penser et comment. Nous les guiderons doucement et en douceur, en leur faisant croire qu'ils se guident eux-mêmes." 9. "La haine sera si grande que même les plus intelligents d'entre eux ne verront pas la vérité." 10. "Quand ils se soulèveront contre nous, nous les écraserons comme des insectes, car ils sont moins que ça." 11. "Oh oui, l'illusion de la liberté sera si grande qu'ils ne sauront jamais qu'ils sont nos esclaves." 12. "Cette réalité sera leur prison. Ils vivront dans l'auto-illusion." 13. "Mais s'ils découvrent un jour qu'ils sont nos égaux, nous périrons alors. CELA, ILS NE DOIVENT JAMAIS LE SAVOIR." Quand vous lisez ces lignes, vous ne pouvez pas vous empêcher de constater qu'elles correspondent étrangement à beaucoup de choses que nous observons aujourd'hui...

Türkçe
0
11
33
1.4K
AfagMir retweetledi
Gamze Cengiz Atıcı
Gamze Cengiz Atıcı@gamzecengiz076·
Sadece Bohr ailesi değil, Modern aşıların babası Franklin Enders'ın ailesi de çok varlıklı ve babası bankacı ,Warburg ailesi de bankacı ,ABD merkez bankasının mimarlarından Alman-Yahudi bir aile. Bunlar ilk aklıma gelenler. Enders'in bir yandan emlakçılık ve uçuş eğitmenliği yapıp üniversitede İngiliz Dili ve Edebiyatı okuyup sonra çocuk doktoru olup polio virüsünü bulması ise destansı :)
David_BB@DAVID__BB

Ellen, the mother, made it all possible. Money did buy reality back then (1800s). 4/

Türkçe
4
15
40
1.2K
AfagMir retweetledi
Dilek ✨
Dilek ✨@AsenaGol·
Bu da devrimin değil, bilincin esas olduğunu kanıtlar. Sonuç nettir: Kur’an’a göre Musa’nın yolu isyan, darbe ve devletçilik değildir. Musa’nın yolu; beyt kurmak, yönü değiştirmek ve salatı diri tutmaktır. Firavunlar böyle düşer; sessizce ama kökten.
Türkçe
1
1
10
232