Gültekin Avcı@JeanJulienOrion
Abdullah Öcalan'ı
Kürt halkınca şüpheli kılan mühim hususlardan birisi
Türk Derin Devletiyle ilişkileriydi.
"Abdullah Öcalan henüz emekli olmamıştır
ve emekliliğe kendisini hazır hissetmemektedir"
"PKK yönetim kadroları elde edilmeli,
bunu Öcalan yapabilir"
Öcalan "görevli" miydi?
Bu ifade, Ergenekon tutuklu sanıklarından
beyaz torosların ve binlerce Kürdün katili olan JİTEM'in başındaki Tuğg. Veli Küçük
ve Ümit Oğuztan'dan ele geçirilen PANZEHİR ETNİK/BÖLÜCÜ OPERASYONLARIN TASFİYESİ adlı dokümanda geçiyordu.
Bu ifadeler Öcalan'ın "görevli" olduğu intibaını veriyor.
Ve Ergenekon iddianamesine yansıyan bu doküman şu ifadelerle devam ediyor:
"Abdullah ÖCALAN'ın İmralı Cezaevindeki tutukluluk ve yargı sürecinden yararlanılarak, PKK başkanlık konseyi içinde yer alması sağlanacak kadrolar ile PKK'nın ABD ve AB üyelerinin kontrol ve hamiliğinden kurtarılarak doğrudan Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlanmasının sağlanabilmesi gerektiği,
Abdullah ÖCALAN'ın tutukluluk sürecinden yararlanılması ve PKK başkanlık konseyi kadrolarının süratle tasfiye edilerek yerlerinin elde edilmesi gerektiği, bunu Abdullah ÖCALAN'ın gerçekleştirebileceği belirtilmiştir..."
(Ergenekon 1. İddianame s.276)
Dokümandaki bu ifadeler hayati bir önem taşıyor.
Bunların ne kadarı hayata geçti veya geçirildi?
Öcalan mı derin devleti kullandı, derin devlet mi Öcalan'ı?
Ve bu doküman Orgeneral Teoman Koman'la birlikte JİTEM'i kuran ve JİTEM'i yöneten Tuğgeneral Veli Küçük'ten ele geçirilmişti.
Bunlar üzerinde ciddiyetle düşünülmesi gereken konular.
Ve bugüne de ışık tutan notlar.