Mustafa Ozdemir

1.6K posts

Mustafa Ozdemir banner
Mustafa Ozdemir

Mustafa Ozdemir

@MustafaVzla

Gazeteci-Muhabir 🎤 | Venezuela & Latin Amerika 2010'dan beri Caracas'tan Türkçe saha haberleri. Sözcü TV, Halk TV, Gazete Duvar, BBC, VOA... 🇻🇪🌎

Caracas, Venezuela Katılım Ocak 2020
816 Takip Edilen2.5K Takipçiler
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
BOLİVYA’DA DEVLETİN PAZAR TAARRUZU DÜŞTÜ: ORDU GERİ ÇEKİLDİ, İKTİDAR KUŞATMA ALTINDA! Bolivya’da sağın kalesi Santa Cruz’un ültimatomu sonrası ordu, polis ve hükümet destekçilerinden oluşan grupların başlattığı ve yerel raporlara göre plastik mermilerin de kullanıldığı "Beyaz Bayraklar" operasyonu sahada sert kayaya çarptı. Barışçıl söylemlerle başlayan taarruz, gece yarısı büyük bir bozguna dönüştü ve günün sonunda hiçbir lojistik hattı kalıcı olarak açmayı başaramadı. Kriz tırmanırken Evo Morales cumhurbaşkanına "Ya istifa et ya ülkeyi kana bula" ültimatomu verdi, Santa Cruz ise Salı günü için yeni eylem sinyali yaktı. İşte Pazartesi itibarıyla sahada öne çıkan bazı detaylar: 👇 Bolivya’da sağın kalesi Santa Cruz’un eylemcilere verdiği "Pazar ültimatomu" dün gece itibarıyla memleketin birçok noktasında şiddetli çatışmalara yol açtı Ordu, polis ve hükümet destekçilerinden oluşan grupların lojistik hatları açmak için başlattığı ve plastik mermilerin de kullanıldığı büyük taarruz, eylemcilerin sert direnişiyle karşılaştı. Hükümetin "şiddet içermeyen, insani ve barışçıl bir geçiş sağlama" mesajı vermek adına "Beyaz Bayraklar" adını verdiği operasyon, günün sonunda hiçbir lojistik hattı kalıcı olarak açmayı başaramadı. Gece boyu süren sokak savaşlarıyla birlikte kriz genelinde bilanço ağırlaşıyor: Kamu Denetçiliği verilerine göre, olayların başından bu yana yaralı sayısı 32'si polis ve asker olmak üzere 140'ı aşarken, toplam can kaybı en az 7’ye yükseldi. Haftaya kaosla başlayan ülkede Evo Morales, Cumhurbaşkanı Paz’a "Ya istifa et ya ülkeyi kana bula" resti çekti. Hükümet destekçisi Santa Cruz Sivil Komitesi de Salı günü büyük bir gösteri düzenleyerek barikatları temizleyeceklerini duyurdu. 1. BEYAZ BAYRAK OPERASYONU SOKAK SAVAŞINA DÖNDÜ Askeri dozerler ve polis panzerleri, sağcı sivil komitelerin desteğiyle Santa Cruz - Cochabamba otoyolundaki ana barikatları kaldırmak için taarruza geçse de bu hamle eylemcileri durdurmaya yetmedi. Kapatılan barikatların yerine güzergah üzerinde yenileri kuruldu. Ülkenin iki sivil tabanı (hükümet yanlısı esnaf/taksi kooperatifleri vs. işçi sendikaları, koka üreticileri gibi) La Paz, El Alto ve Cochabamba’da göğüs göğse çarpıştı. Kamu Denetçiliği, dün geceden beri süren çatışmalarda plastik mermi ve taş yaralanmalarıyla çok sayıda kişinin hastanelere başvurduğunu bildiriyor. 2. SENKATA'DA GECE YARISI BOZGUNU VE POLİSİN GERİ ÇEKİLMESİ Pazar günü öğle saatlerinde ordunun tamamen kontrol altına aldığını duyurduğu Senkata Akaryakıt Tesisleri, pazartesi sabahına yine eylemcilerin kontrolünde girdi. Dün gece yarısı yüzlerce dinamit lokumuyla karşı taarruza geçen yerli örgütü Ponchos Rojos, koka üreticileri ve maden işçileri polis güçlerini mühimmat yetersizliği ve kuşatılma riski nedeniyle bölgeden geri çekilmeye zorladı. Tesisin kapısına yeniden dev beton bloklar yığıldı; başkentin lojistik şah damarı pazartesi sabahı itibarıyla tamamen kapalı. 3. EVO MORALES’TEN "90 GÜN" RESTİ Sokaktaki lojistik hatlarını kontrol savaşı, dün akşam Evo Morales’in yaptığı zehir zemberek açıklamayla siyasi bir ültimatoma dönüştü. Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz’ın yeni çalışma bakanı atamasını "zayıflık" olarak niteleyen Morales, Paz’ın önünde sadece iki seçenek kaldığını ilan ederek pazartesi sabahının siyasi sınırlarını çizdi: "Ya ülkeyi militarize ederek intiharvari bir karar alacaksın ya da derhal istifa edip ülkeyi anayasa gereği 90 gün içinde erken seçime götüreceksin." 4. PAZARTESİ İTİBARIYLA "TOPYEKUN KUŞATMA" VE BARİKAT RAPORU Hükümetin büyük umutlarla başlattığı "Beyaz Bayraklar" operasyonunun sahada tam bir başarısızlıkla sonuçlanması ve ordunun lojistik hatları kalıcı olarak açamamasının ardından, haftanın ilk gününde barikatlar daha da kemikleşti. An itibarıyla sahadaki son durum şöyle: · Açılamayan Hatlar ve 59 Blokaj Noktası: Operasyon kapsamında La Paz - Oruro otoyolunda askeri dozerler dinamitli direniş nedeniyle sadece 50 kilometre ilerleyebildi; hat tamamen açılamadı. Hükümetin traktörlerle geçici olarak açtığı bazı tali tarım yolları ise güvenlik güçlerinin çekilmesiyle köylüler ve sendikalar tarafından kaya, toprak ve tomruklarla yeniden kapatıldı. Şu an 6 stratejik bölgede 59 ana hat tamamen kilitli. · La Paz Çemberinde Son Durum: Hükümet Merkezi konumundaki La Paz, eylemciler tarafından dört bir yandan fiziksel olarak kuşatılmış durumda. Kentte gıda ve temel tüketim maddelerinin karaborsaya düştüğü bildiriliyor. · Su Vanaları Kapatıldı: And Dağları'ndaki yerli liderlerin (Mallkus) tehdidi pazar gecesi gerçeğe döndü. La Paz’ı besleyen ana su şebekelerinin vanaları kapatıldı; kentte pazartesi sabahı su paniğiyle başladı. · Hava İkmal Hattı da Tamamen Kesildi: Daha önce eylemciler tarafından kısmen esnetilen El Alto Havalimanı’nın lojistik çıkışları, dün geceki misilleme eylemleriyle birlikte pazartesi sabahı itibarıyla tamamen kesildi. Santa Cruz’dan havayoluyla getirilen acil gıda ve tıbbi malzemelerin havalimanından çıkarılıp şehre indirilmesi fiziksel olarak engelleniyor, hastane stokları alarm veriyor. #Bolivia #LaPaz #EvoMorales #SantaCruz #Bolivya
Mustafa Ozdemir tweet mediaMustafa Ozdemir tweet mediaMustafa Ozdemir tweet mediaMustafa Ozdemir tweet media
Türkçe
0
4
32
2.3K
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
ABD'den Caracas Büyükelçiliğinde Sıradışı Askeri Tatbikat! Ocak ayındaki askeri müdahalenin ardından bir ilk: ABD helikopterleri ve acil durum ekipleri bu kez "hükümetin izniyle" başkent semalarında. SOUTHCOM'un gerçekleştirdiği tahliye simülasyonu, diplomatik teamülleri zorlarken ülkede egemenlik tartışmalarını alevlendirdi. ABD Güney Komutanlığı’nın (SOUTHCOM) Caracas’taki ABD Büyükelçiliği bünyesinde başlattığı "hızlı yanıt ve tahliye" tatbikatı, diplomatik teamüllerin sınırlarını zorlayan yapısıyla dikkat çekiyor. Ocak Baskınından "İzinli" Tatbikata Caracas semaları, 3 Ocak 2026’da askeri operasyonun ardından, bu yıl ikinci kez ABD askeri hava unsurlarına sahne oluyor. Ancak bu defaki durum askeri bir baskın değil: Hükümet Onayı: Dışişleri Bakanı Yván Gil, tatbikat kapsamında ABD uçaklarının semalarda uçmasına bizzat izin verildiğini açıkladı. Kamuoyu önceden bilgilendirilmiş olsa da yükselen V-22 Osprey helikopterleri ve siren sesleri hafızalardaki o günü canlandırdı. Değişen Dengeler: Ocak ayındaki müdahaleden sonra, geçici yönetim ile Washington arasında petrol anlaşmalarıyla örülen "yeni normalleşme" dönemi, bu askeri izinle sembolik bir boyut kazandı. Tatbikatın Resmi Gerekçesi ve Kapsamı ABD resmi açıklamalarında, tatbikatın Washington'ın Venezuela’ya yönelik "üç aşamalı planının" ve geçtiğimiz günlerde yeniden açılan elçilik personelinin güvenliğini sağlama amacının bir parçası olduğu vurgulandı. Misyon Hazırlığı: Tatbikatın, yeni açılan diplomatik misyonun ve personelinin güvenliği ile ordunun acil durumlara karşı "hızlı yanıt kapasitesini" test etme amacı taşıdığı belirtildi. Tepkiler: "İçişlerine Müdahale mi, Egemenlik Zaafiyeti mi?" Tatbikatın, egemen bir ülkenin başkentinin göbeğinde açıkça ilan edilerek yapılması ciddi eleştirileri de beraberinde getirdi: Sosyal Medya İlanı: Normalde gizli tutulması gereken tahliye ve acil durum senaryolarının sosyal medya üzerinden bu şekilde paylaşılması, askeri bir rutinin ötesinde bir mesaj olarak değerlendiriliyor. İç İşlerine Müdahale: Muhalif çevreler ve egemenlik savunucuları, Caracas semalarının bu kadar kısa sürede yeniden açılmasını, ülkenin içişlerine müdahale ve egemenlik zaafiyeti olarak nitelendiriyor. #Venezuela #Southcom #Caracas #Venezuella #Embajada #Karakas
Türkçe
0
0
3
425
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
BOLİVYA’DA "PAZAR" ÜLTİMATOMU: TARAFLAR SOKAĞA İNDİ, İÇ ÇATIŞMA EŞİĞİNE GİRİLDİ! Bolivya'da "gıda fiyatları, maaş zammı ve yakıt kıtlığı" gibi gerekçelerle başladıktan sonra cumhurbaşkanının istifasına evrilen gösterilere, hükümet destekçilerinin de müdahil olması ülkeyi sivil çatışmanın eşiğine getirdi. Ülkenin ekonomik kalbi ve sağın kalesi konumundaki Santa Cruz, "Yollar Pazar gününe kadar açılmazsa biz çıkıp açacağız" resti çekerken; Çalışma Bakanı'nın istifası ve kabineye yerli bir bakanın atanması da gerilimi düşürmeye yetmedi. TARAFLAR ARASI ÇATIŞMALAR SERTLEŞİYOR Son 48 saatte olaylar sadece "polis-eylemci" çatışması olmaktan çıkarak, iki farklı sivil tabanın fiziksel hesaplaşmasına dönüştü. Bir tarafta cumhurbaşkanının istifasını talep eden ülkenin en büyük işçi konfederasyonu COB, koka üreticileri, Ponchos Rojos gibi yerli gruplar ve Evo Morales destekçileri yer alıyor. Diğer tarafta ise haftalardır süren yakıt ve gıda kıtlığı nedeniyle ciddi ekonomik zorluklar yaşayan esnaf birlikleri, otobüs ve taksi kooperatifleri ile Santa Cruz merkezli sağcı sivil komite sempatizanlarının desteğini arkasına alan hükümet yanlıları bulunuyor. Başkent La Paz (Plaza Murillo çevresi), El Alto ve ülkenin doğu ile batı bölgelerini birbirine bağlayan, aynı zamanda Bolivya solunun en önemli kalelerinden olan Cochabamba’da yoğunlaşan ve bazı bölgelerde 6 saate kadar süren çatışmalarda onlarca sivil ve polis yaralandı. Kamu Denetçiliği, plastik mermi ve taş isabetiyle körlük ve ağır yüz travması geçiren vakalar rapor etti. SANTA CRUZ’UN RESTİ VE "BÜYÜK DEMOKRASİ YÜRÜYÜŞÜ" Krizin en tehlikeli kırılma noktası dün gece yaşandı. Ülkenin agro-endüstriyel ve sağcı kalbi olan Santa Cruz de la Sierra’da yüz binlerce kişinin katıldığı bir gösteri düzenlendi. Gösteriyi düzenleyen komitenin başkanı Stello Cochamanidis, meydanda yaptığı sert konuşmada hükümete ve eylemcilere Pazar gününe kadar (24 Mayıs) süre verdi. Cochamanidis, "Demokratik yollarla seçilmiş Rodrigo Paz hükümetinin devrilmesine izin vermeyeceğiz. Eğer Pazar gününe kadar bu yollar açılmazsa, binlerce sivil olarak biz sokaklara çıkıp o barikatları kendi ellerimizle temizleyeceğiz. Gerekirse canımızı veririz" diyerek açık bir iç savaş uyarısı yaptı. Bu durum, ülkenin doğusu ile batısının silahlı sivil çatışmaya girme riskini tırmandırdı. EYLEMCİLERE TERÖRİST DİYEN ÇALIŞMA BAKANI İSTİFA ETTİ Hükümet, sokağın öfkesini dindirmek amacıyla en çok hedef gösterilen isimlerden biri olan Çalışma Bakanı Edgar Morales’in istifasını kabul etti. Edgar Morales, COB sendikası ile yürütülen asgari ücret ve 1720 sayılı yasa müzakerelerinde çok sert ve uzlaşmaz bir tavır takınmış, eylemcileri "terörist" ilan ederek ipleri koparmıştı. Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz’ın yeni Çalışma Bakanı olarak Aymara yerlisi ve anayasa hukukçusu Williams Bascopé'yi ataması, olası bir müzakere arayışı olarak yorumlanırken; sendikalarsa (COB), bu atamayı hükümetin bir "zayıflık göstergesi" ve eylemlerin kazanımı olarak okuyor ve tek taleplerinin cumhurbaşkanının istifası olduğunu vurguluyor. "BÜYÜK KUŞATMA" HAZIRLIĞI: PASİF ABLUKADAN TOPYEKÛN ABLUKAYA Haftalardır süren ve araç geçişlerine kısmen ("sızdırma" yöntemiyle veya geçiş ücreti ödenmesi kaydıyla) izin veren pasif yol kesme eylemleri, yerini La Paz’ı tamamen dış dünyadan izole etmeyi hedefleyen askeri tipte bir "(Topyekûn) Tam Boğma Stratejisi"ne bırakıyor. Eylemcilerin önümüzdeki saatlerdeki hedef haritası şöyle şekilleniyor: · Ana Akaryakıt Merkezinin Tamamen Kapatılması: El Alto'da bulunan ve başkentin tek benzin, dizel ve likit gaz (LPG) depolarının merkezi olan Senkata Akaryakıt Tesisleri'nin etrafına etten duvar örülüyor. Amaç; ordu müdahale etse bile yakıt tankerlerinin ve gaz dağıtım kamyonlarının şehre çıkışını tamamen sıfırlamak. Senkata’nın tamamen kilitlenmesi, La Paz'da 48 saat içinde ambulansların bile hareket edememesi söz konusu olabilir. · Hava Köprüsünün Kesilmesi: Hükümetin kara yolları kapalıyken Santa Cruz'dan La Paz’a uçaklarla gıda ve tıbbi malzeme taşıdığı El Alto Uluslararası Havalimanı (LPB) lojistik hatlarının fiziksel olarak kesilmesi hedefleniyor. · Kritik Altyapı Tehdidi: Hükümetin tutumunu sertleştirmesi durumunda, And Dağları'ndaki yerli liderlerin (Mallkus) başkenti besleyen barajların ve su dağıtım şebekelerinin vanalarını kapatmayı tartıştığı iddia ediliyor. #Bolivia #LaPaz #EvoMorales #Bolivya
Mustafa Ozdemir tweet mediaMustafa Ozdemir tweet mediaMustafa Ozdemir tweet media
Türkçe
0
5
14
645
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
Bolivya'da Son 24 Saat: Kriz Derinleşiyor Başkenti kuşatma stratejisi etkisini giderek artırıyor. Eylemcilerin başkent ve çevresindeki barikat sayısını artırmasının ardından şehre gıda ve yakıt ulaşmaması, gündelik yaşamda ciddi sorunlara ve endişelere yol açıyor. Ablukanın 13. gününde başkentin ana tedarik noktası olan Mercado Rodríguez başta olmak üzere tüm market ve pazar tezgahları tamamen boşalmış durumda. Temel gıda maddelerinin fiyatları son 48 saat içinde tam üç katına çıkarken, hastaneler de yoğun bakım ünitelerinde sadece 2 günlük tıbbi oksijen kaldığını duyurarak acil yardım çağrısı yapıyor. Bazı devlet kurumları ve sivil toplum örgütleri krizin aşılması için acilen bir 'insani koridor' açılmasını önerirken; dün gece ülke genelinde hükümete destek veren ve blokajların kaldırılmasını isteyen grupların da kitlesel karşı yürüyüşler düzenlemesi gerilimi artırdı. Güvenlik güçlerinin protestolara sert müdahaleleri ve gece yapılan operasyonlar sonucu La Paz'da gözaltına alınan gösterici sayısı son 24 saatte en az 127’ye yükseldi. Bugün ise saha daha da hareketli; hükümet, eylemcilerin Plaza Murillo'daki hükümet binalarına sızmasını ve meydanı tamamen ele geçirmesini engellemek için La Paz sokaklarına 2500 yeni polis sevk ederek şehri adeta askeri kampa çevirdi. Buna karşılık, El Alto'dan gelen yeni madenci ve köylü kolları bugün La Paz içindeki kalıcı nöbet noktalarını güçlendirmek üzere büyük yürüyüşler planlıyor. Göstericilerin kararlı tutumu hükümet içinde de çatlaklara neden oluyor. Başkan yardımcısına yakınlığıyla bilinen bazı vekiller, krizin artık yönetilemez noktaya geldiğini savunarak Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz'ın istifa etmesini ve yerine yasal olarak Yenny Lara'nın geçmesi gerektiğini açıkça dile getirdi. İddiaların odağındaki Lara ise yargıya çağrıda bulunarak, işçi sendikası COB lideri Mario Argollo hakkındaki yakalama kararının bir 'gözdağı' olduğunu söyledi ve kararın derhal iptal edilmesini istedi. Gelinen noktada tarafların uzlaşmaya yanaşmayan sert tutumu, hükümet tarafında olağanüstü hal ve sokağa çıkma yasağı, göstericilerin radikal kesimlerinde ise güvenlik güçlerinin göstericilere yönelik olası sert/silahlı saldırısı durumunda madencilerin dinamit, yerli örgütlerin ise silah kullanmayı masaya koyması krizin daha da derinleşebileceğine yönelik ciddi emareler taşıyor.
Mustafa Ozdemir tweet mediaMustafa Ozdemir tweet mediaMustafa Ozdemir tweet media
Türkçe
0
11
43
2.1K
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
Öncelikle haberde geçen 'endişe', şahsi bir kaygı değil, sahadaki durumun nesnel bir tespitidir. Hem sokaktaki eylemciler hem de hükümet krizin sürmesini değil, kendi ajandalarının mümkün en kısa zamanda hayata geçirilmesini istiyor. Zaten krizin bir amaç değil, bir sonuç olduğu da unutulmamalı. Bu durum eylemciler açısından; toprak reformu ve sosyo-ekonomik şartların iyileştirilmesi gibi temel taleplerinin iktidar tarafından karşılanmamasının bir sonucuyken; hükümet açısından ise henüz altı ay önce göreve gelmiş olan meşru yönetime karşı girişilen bir 'sivil darbe' ve istikrarsızlaştırma çabasının sonucu. Tabii ki umudumuz, krizin daha fazla toplumsal yıpranmaya ve acıya yol açmadan, sahadaki tüm emekçilerin ve halkın hak ettiği adil çözüme bir an önce kavuşması.
Türkçe
4
0
1
264
Barba
Barba@barisbayraktut1·
@MustafaVzla Ne türden bir endişe içindesiniz, bu harika bir sınıf savaşı. İşçiler ve köylüler zafer kazanacak umudumuz var. Selam olsun Bolivya işçi ve köylülerine.
Türkçe
4
0
6
256
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
BOLİVYA'DA BAŞKENT ABLUKADA: La Paz'a 'Kale Kuşatması' Stratejisi Bolivya'da Nisan ayında hükümetin, anayasal olarak zorunlu olmasına rağmen meclis onayı almadan yürürlüğe koyduğu toprak yasasının, yerli ve köylü küçük tarım arazilerinin büyük agro-endüstriyel kartellerin eline geçmesine zemin hazırlayacağı endişesiyle başlayan protestolar; işçi ve köylü örgütleri, öğrenciler ve muhalif partilerin de destek vermesiyle büyüyerek başkent La Paz'ı tam anlamıyla felç eden çift taraflı bir ablukaya dönüştü. Muhalif güçlerin şehri hem sınırlarından hem de kalbinden kıskaca alma stratejisi, akıllara askeri tarihte kaleleri düşürmek için kullanılan o meşhur kuşatma taktiklerini getiriyor: Bir yandan kentin dış dünyayla olan bağı koparılarak erzak akışı durduruluyor, diğer yandan ise içeriden yönetim merkezinin kapıları zorlanıyor. Dış Çember (Lojistik Abluka): 33 aktif blokaj noktasıyla göstericiler La Paz'a giden neredeyse tüm kara yollarını kapattı. Ana yolların kesilmesiyle başlayan bu dış kuşatma nedeniyle başkent, son 13 gündür gıdadan, ilaçtan ve yakıttan tamamen kesik durumda. Şehir dışarıdan içeriye doğru kelimenin tam anlamıyla açlığa mahkûm ediliyor. İç Çember (Yönetim Merkezinin Kuşatması): Kentin sınırları dışarıdan daraltılırken, içeride de binlerce kişi Hükümet Sarayı ve Parlamento'nun bulunduğu Plaza Murillo'yu doğrudan hedef alıyor. Yerli ve köylü örgütleri (Tupac Katari Federasyonu) ile Bolivya İşçi Merkezinin (COB) ve Evo Morales destekçilerinin öncülük ettiği muhalif blok, polisin göz yaşartıcı gazlı müdahalesi karşısında geri çekilmek yerine eylemi kalıcı bir kuşatmaya dönüştürdü. Meydana çıkan stratejik sokaklarda kalıcı nöbet başlatan eylemciler, hükümet binalarının etrafındaki iç çemberi her saat daha da daraltıyor ve bu ablukanın hükümet düşene kadar kesintisiz süreceğini ilan ediyor. Sokaklarda ateşler yakarak taş, havai fişek ve dinamit kullanan göstericiler, talepleri (başkan Rodrigo Paz'ın istifası) karşılanmadığı takdirde sürecin bir "iç savaşa" dönüşeceği tehdidinde bulunuyor. Bilanço Ağırlaşıyor Kuşatmanın ne denli sertleştiği, sadece dün yaşanan bilançoda bile netçe görülüyor: La Paz Bölge Adalet Mahkemesi basıldı . Bir polis aracı yakıldı. Kentin can damarı olan bazı teleferik hatları saldırıya uğrayarak devre dışı kaldı.. Çatışmalarda 3'ü gazeteci olmak üzere 10 kişi yaralandı, 100'ün üzerinde gözaltı yaşandığı ve gösterilerin maliyetinin günde 50 milyon doların üzerinde olduğu kaydediliyor. Hükümet Geri Adım Atmıyor Eylemleri ülkeyi felç etmeye yönelik bir "sabotaj ve darbe girişimi" olarak nitelendiren hükümet, geri adım atmayacağı sinyalini verdi. Savcılık, COB lideri Mario Argollo hakkında "terör" suçlamasıyla yakalama kararı çıkardı. Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz ise istifa etmeyeceğini bir kez daha kesin bir dille açıkladı. Buna karşılık ulaştığım Bolivyalı göstericilerse kararlı: "Son üç ayda etin kilosu 2 katına, tavuğun kilosu 3 katına çıktı. Hükümet her zamanki gibi krizin faturasını bize çıkarıyor; küçük çiftçinin toprağına, alın teriyle geçinmeye çalışanların sofrasına el uzatıyor. Bizi öldürseler bile devam edeceğiz diyen çok sayıda arkadaşımız var. Artık yeter!" Kriz Çıkmaza Girdi Gelinen noktada Bolivya siyaseti tam bir kilitlenme ve güç savaşı sahnesine dönüşmüş durumda. Hükümet yasal enstrümanları ve polis gücünü sonuna kadar kullanarak idari merkezi korumaya çalışırken, sokaktaki muhalif blok geri adım atmanın kendi sonları olacağının farkında. La Paz'ı nefessiz bırakan bu çift taraflı kuşatmanın ne zaman ve nasıl kırılacağı henüz belirsizliğini korurken, tarafların uzlaşmaya yanaşmayan sert tutumu başkentteki barikatların daha uzun süre kalkmayacağı ve krizin derinleşeceği endişelerini artırıyor. #Bolivya, #LaPaz, #PlazaMurillo, #BloqueosBolivia
Mustafa Ozdemir tweet media
Türkçe
3
22
74
19.2K
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
🇧🇴 BUGÜN BÜYÜK GÜN | BOLİVYA’DA KAOS BÜYÜYOR: HALK İSYANI MI, SİVİL DARBE Mİ? Bolivya’da derinleşen döviz (dolar) krizi, bitmek bilmeyen akaryakıt kuyrukları, hükümetin akaryakıttaki sübvansiyonları kaldırması, hükümetin döviz krizini aşmak (ve muhalefete göre şeker kamışı üreten tarım baronlarına kaynak aktarmak) için devlet kontrolünde olan benzine yüksek oranda şeker kamışı suyu (biyoetanol) karıştırılmasının motorlara zarar verdiği gerekçesiyle sürücüleri isyan ettirmesi ve küçük toprak sahiplerinin arazilerini tehdit ettiği savunulan Yasa 1720 gibi başlıklar nedeniyle işçi ve köylü sendikaları tarafından başlatılan sokak eylemleri ve bölgesel yol kapatma eylemleri, eski başkan Evo Morales hakkında tutuklama kararı çıkarılmasının ardından büyüyerek devam ediyor. Bolivya siyasi tarihinde grevlerin, eylemlerin ve toplumsal talepleri dile getiren yürüyüşlerin ana merkezlerinden olan Caracollo’dan 10-15 bin kişilik bir gösterici kitlesiyle başlayan ve yaklaşık 200 kilometre uzaklıktaki başkent La Paz’ı hedef alan yürüyüş, hükümetin istifasını talep ediyor. Köylü, madenci ve fabrika işçilerinin de destek vermesiyle gösterici sayısının 50 bin kişiyi aştığı ve şehre girdiğinde 100 bine ulaşacağı kaydediliyor. VE BUGÜN KUŞATMA BAŞLIYOR! 12 Mayıs'ta başlayan "Bolivya'yı Kurtarma Yürüyüşü", bugün itibarıyla başkent La Paz ve El Alto'yu tamamen kuşattı. On binlerce gösterici bugün nihai hedef için şehre girmeyi deneyecek! Henüz 6 aydır iktidarda olan Rodrigo Paz hükümeti, tarihinin en derin kriziyle karşı karşıya. Ülkeyi felç eden krizin 4 kritik boyutu: 1. Sokaktaki Son Durum, Hayat Durdu: Hükümetin hafta sonu düzenlediği 2.500 polisli "İnsani Koridor" operasyonuna rağmen, La Paz ve El Alto çevresinde en az 22 noktada abluka sürüyor. Toplu taşımada yaşanan büyük sorunlar ve kamusal hizmetlerdeki aksamalardan dolayı bazı sokaklarda çöp dağları oluşmuş durumda. UMSA ve diğer büyük üniversiteler güvenlik gerekçesiyle tamamen online (çevrim içi) eğitime geçti. 2. Sokağın Gücü ve Talepler: Eylemlerin merkezinde Morales'e sadık "Evocu" köylüler, koka üreticileri ve COB işçi sendikası liderliğindeki maden/fabrika işçileri var. Talepler son derece net: Akaryakıt zamlarının geri alınması, küçük arazileri tehdit eden tartışmalı Yasa 1720’nin iptal edilmesi ve hükümetin istifası. 3. Çatışmaların Bilançosu: Hafta sonu El Alto'daki gazlı müdahalelerde ve dinamitli çatışmalarda en az 47 kişi gözaltına alındı. Aralarında 2 gazetecinin de bulunduğu çok sayıda yaralı var. Muhalefet gaz kaynaklı ölüm iddia ederken hükümet, operasyonlarda ateşli silah veya gaz kaynaklı herhangi bir can kaybı yaşanmadığını savunuyor. 4. Siyasi Algı Savaşı: Hükümete göre: Yaşananlar bir "Halk Hareketi" değil; çocuk istismarı ve insan kaçakçılığıyla suçlanan Morales'i yargıdan kaçırma amaçlı bir "Sivil Darbe Girişimi". Morales ve tabanına göre: Bu davanın kendisi, Morales'i seçimlerden elemek için kurulan siyasi bir kumpas. Sokaktaki eylemler ise derinleşen dolar ve yakıt krizinin faturasının halka çıkarılmak istenmesine karşı düzenlenen meşru bir "Halk İsyanı". Krizin Kırılma Noktası: Nihai Hedef "Kilometre Sıfır" Günlerdir yolda olan on binlerce göstericinin nihai hedefi; devlet başkanlığı sarayı ve ulusal meclisin bulunduğu, Bolivya siyasetinde "Kilometre Sıfır" olarak adlandırılan tarihi Plaza Murillo meydanı. Bolivya tarihinde Altiplano’dan (yüksek düzlüklerden) inen madenci ve köylülerin bu meydanı kuşatması, geleneksel olarak hükümetlerin düştüğü ya da radikal geri adımlar atmak zorunda kaldığı nihai kırılma noktası olarak biliniyor. Eylemciler şu anda Plaza Murillo'ya doğru ilerlerken, ordu ve polis güçleri meydanın çevresini ağır barikatlarla kapatmış durumda. Bugün yaşanacaklar, ülkenin yakın tarihinin en büyük güç savaşına sahne olacak. #Bolivya, #LaPaz, #ElAlto, #EvoMorales, #RodrigoPaz,#LatinAmerika, #PlazaMurillo
Türkçe
0
1
8
386
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
Maduro'nun "kara kutusu" ABD'ye yeniden teslim edildi 2019'da ABD yaptırımları sıkılaşınca Türkiye ile yürütülen altın karşılığı ticaretin kilit ismi haline gelen Alex Saab, Venezuela'daki geçici hükümet tarafından ABD'ye "sınır dışı" edildi. ABD Maliye Bakanlığı, Saab'ı Türkiye ve BAE dahil çeşitli ülkelerdeki paravan şirketler aracılığıyla 350 milyon doların üzerinde kara para aklamanın organizatörü olarak tanımlıyor. Türk medyasında "Venezuela'nın Zarrab'ı" olarak da anılan Saab'ın kamuoyuna yansıyan en bilinen Türkiye bağlantısı, 2018'deki altın-gıda takası. Venezuela o yıl Türkiye'ye kayıt altına alınan yaklaşık 900 milyon dolarlık ham altın ihraç etti, karşılığında gıda aldı. Bu ticaretin merkezinde Saab'ın İstanbul'daki paravan şirketi Mulberry Proje Yatırım vardı — şirket ABD yaptırım listesine alındı, Beşiktaş'ta kayıtlıydı. Saab'ın Türkiye ile kurduğu ağın henüz kamuoyuna yansımamış boyutlarının mahkeme sürecinde gün yüzüne çıkıp çıkmayacağı ise merakla bekleniyor. 2020'de İran'a giderken Yeşilburun Adaları'nda tutuklanan Saab, ABD'ye götürüldü. Uzun diplomatik mücadelenin ardından Venezuela, Saab'ı ülkede tutulan 10 Amerikalı karşılığında geri almıştı. Venezuela'ya döndükten sonra Sanayi ve Üretim Bakanı olan Saab, Maduro'ya yapılan operasyonun ardından tutuklandı. Şimdi ise geçici cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez'in ABD ile kurduğu işbirliği çerçevesinde iade edildi. Süreç resmi kayıtlarda "sınır dışı etme" olarak tanımlansa da uluslararası basın bunu fiilen Saab'ın ABD'ye teslimi olarak yorumladı. Saab'ın ifade vermesi halinde; kokain kaçakçılığı, narko-terörizm ve kartellerle iş birliği suçlamalarıyla Manhattan'da yargılanan Maduro'nun Türkiye ve İran dahil pek çok ülkeyle kurduğu (iddia edilen) gizli mali ağın ayrıntıları ilk kez mahkeme kayıtlarına girebilir.
Mustafa Ozdemir tweet media
Türkçe
0
1
4
409
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
Rodríguez'den Trump'ın "51. eyalet" iddiasına net yanıt: Venezuela Geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez, Pazartesi günü Lahey'den yaptığı açıklamada, Venezuela'nın ABD Başkanı Donald Trump'ın öne sürdüğü gibi Amerika Birleşik Devletleri'nin 51. eyaleti olmayı "hiçbir zaman" düşünmediğini belirtti. "Bu asla düşünülemez — Venezuelalılar olarak sahip olduğumuz bir şey varsa, o da bağımsızlık tarihimize ve o tarihi yazan tüm kahramanlarımıza duyduğumuz derin sevgidir. Birliğimizi, egemenliğimizi, bağımsızlığımızı savunmaya devam edeceğiz. Tarihimiz, bizi sömürge değil özgür bir ülke yapmak için canlarını veren erkek ve kadınların şanlı tarihidir."
Mustafa Ozdemir tweet media
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla

🔴 SON DAKİKA | Trump: "Venezuela'yı 51. eyalet yapmayı değerlendiriyoruz" Fox News muhabiri John Roberts, Trump ile telefon görüşmesinin ardından açıkladı: "Venezuela'yı 51. eyalet yapmayı ciddi ciddi değerlendirdiğini söyledi." Roberts, Trump'ın görüşmede Venezuela'da 40 trilyon dolarlık petrol rezervi bulunduğunu ve Maduro'ya yönelik operasyonun ardından Venezuela halkının desteğinin yüksek olduğunu vurguladığını kaydetti. ABD'nin Venezuela'dan ham petrol ithalatı, Ocak 2026 operasyonundan önce günde yalnızca 135 bin varil düzeyindeyken; Nisan 2026'da günlük 1,23 milyon varile ulaştı.

Türkçe
0
1
3
238
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
🔴 SON DAKİKA | Trump: "Venezuela'yı 51. eyalet yapmayı değerlendiriyoruz" Fox News muhabiri John Roberts, Trump ile telefon görüşmesinin ardından açıkladı: "Venezuela'yı 51. eyalet yapmayı ciddi ciddi değerlendirdiğini söyledi." Roberts, Trump'ın görüşmede Venezuela'da 40 trilyon dolarlık petrol rezervi bulunduğunu ve Maduro'ya yönelik operasyonun ardından Venezuela halkının desteğinin yüksek olduğunu vurguladığını kaydetti. ABD'nin Venezuela'dan ham petrol ithalatı, Ocak 2026 operasyonundan önce günde yalnızca 135 bin varil düzeyindeyken; Nisan 2026'da günlük 1,23 milyon varile ulaştı.
Mustafa Ozdemir tweet media
Türkçe
0
0
2
477
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
📢 Caracas'ta "Doğu" Dönemi Sona Erdi! Ocak sonunda ABD’nin (geçici) Venezuela Misyon Şefi olarak atanan Laura Dogu, Washington’ın 3 Aşamalı Venezuela Planı'nın sahadaki mimarı olma görevini tamamladı. Dogu’nun Venezuela'daki bazı icraatları: Geçici hükümetle yürüttüğü müzakerelerle, ABD’nin "Stabilizasyon, Ekonomik Toparlanma ve Seçim Takvimi" üzerine kurulu 3 aşamalı planını taraflara kabul ettirdi ve uygulama aşamasına taşıdı. Venezuela'nın petrol ve altın gelirlerinin ABD denetimindeki hesaplara aktarılmasının diplomatik zeminini kurdu. Bu dönemde yapılan Chevron ve Shell anlaşmalarının sahadaki yüzü oldu. Venezuela'nın küresel enerji piyasasına yeniden "Petrodolar" ekseninde eklemlenmesini koordine etti. Petrol üretiminin yeniden canlanması ve ekonomik yaptırımların aşamalı olarak esnetilmesi süreçlerinde kilit arabulucu rolünü üstlendi. Venezuela’nın petrol tesisleri ve madenlerinin güvenliğinin ABD Güney Komutanlığı desteğiyle tesis edilmesini önceliklendirdi. 7 yıl aradan sonra ABD Büyükelçiliği’ni yeniden açtı. Yeni dönem 15 Nisan 2026 itibarıyla görevini tamamlayan Dogu’nun yerine, John Barrett geçti. Bu değişiklik, Ocak ayındaki askeri operasyon ve ardından başlayan siyasi geçiş süreci sonrası ABD ile Venezuela arasındaki ilişkilerin "yeni bir aşamaya" girdiği bir dönemde gerçekleşti.
Mustafa Ozdemir tweet mediaMustafa Ozdemir tweet media
Türkçe
0
0
1
206
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
DÜNYADA DOLAR BAZLI ENFLASYONDA VENEZUELA YİNE ZİRVEDE. ONU MEKSİKA VE TÜRKİYE İZLİYOR! 🇻🇪🇲🇽🇹🇷 Ocak’taki ABD operasyonunun ardından hızlı bir değişim sürecine giren Venezuela’da yılın ilk çeyreğinde fiyat artışları ivme kazandı. Bu dönemde yerel para birimi bolivarın yanı sıra, (iç piyasada referans kabul edilen) ABD dolarının da reel satın alma gücünde belirgin bir düşüş kaydedildi. Rakamlarla İlk Çeyrek (Ocak-Mart): • Enflasyon: %71,8 • Dolar Kuru Artışı: %57,2 • Bolivarın Değer Kaybı: %36,4 DOLAR BAZLI ENFLASYONDA TÜRKİYE İLK ÜÇTE Yerel fiyat artışlarının dolar kurundaki yükselişi geçtiği tabloda çarpıcı bir sıralama karşımıza çıkıyor. Dünyada dolar bazlı enflasyonun en yüksek olduğu ülkeler: 1️⃣ Venezuela: %9,28 2️⃣ Meksika: %8,5 3️⃣ Türkiye: %6,5 Ocak ayında 100 dolara alınan bir ürünün maliyeti Mart sonunda Venezuela'da 109,28 dolara, Türkiye'de ise 106,5 dolara çıktı. MUTFAK GİDERLERİ ASGARİ ÜCRETİN (NEREDEYSE) 6 KATI! Son 12 aydır kesintisiz çift haneli enflasyonun yaşandığı Venezuela’da bu durumdan en çok emekliler ve ücretli çalışanlar etkileniyor. Hane başına zorunlu mutfak giderinin 580 dolar civarında hesaplandığı ülkede, asgari ücret yaklaşık 100 dolara denk geliyor. #Venezuela #Enflasyon #Dolar #Türkiye #Meksika
Mustafa Ozdemir tweet mediaMustafa Ozdemir tweet mediaMustafa Ozdemir tweet media
Türkçe
0
0
1
225
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
ABD’Lİ BAKAN BURGUM: “VENEZUELA ALTINININ ROTASI TÜRKİYE'DEN ... ABD’YE KIRILDI” ABD İçişleri Bakanı ve Ulusal Enerji Konseyi Başkanı Doug Burgum; geçmişte yaptırımları aşmak ve denetimden kaçmak için Türkiye ile Orta Doğu'ya yönlendirilen Venezuela altınlarının, artık yeni rotasının ABD olduğunu ilan etti. Burgum, Mart ayında gerçekleştirilen 100 milyon dolarlık altın sevkiyatıyla birlikte, bu stratejik kaynağın doğrudan ABD ekonomisine kazandırıldığı yeni bir dönemin başladığını duyurdu. Burgum’un Konuşmasından Öne Çıkanlar: · “Soru İşaretiydi:” “Yıllardır biliyoruz ki; bu altınlar şeffaf olmayan yollarla Türkiye ve Orta Doğu’daki rafinerilere gidiyordu. Nerede, nasıl işlendiği büyük bir soru işaretiydi.” · “Bir devir kapandı:” “20 yılın sonunda, bugün, ABD’ye yaptığımız 100 milyon dolarlık fiziki altın sevkiyatıyla birlikte bu devrin kapandığını ve rotanın artık doğrudan ABD sanayisine ve rafinerilerine kırıldığını ilan ediyoruz.” · Stratejik Hedef: ABD’nin kritik mineral arzını güvence altına alma planı kapsamında; Venezuela’nın sahip olduğu 500 milyar dolar değerindeki altın rezervlerinin ve savunma sanayi için hayati öneme sahip boksit gibi minerallerin Amerikan ekonomisine kazandırılması. · Hükümetten Taahhüt: (Vekil) Başkan Delcy Rodriguez hükümetinden; madencilik sektörünün modernizasyonu ve ABD ile ticaret için "elverişli koşullar" yaratma konusunda taahhüt alındı. ·Muhalefetten "Yatırım Güvencesi": Teksas'ta düzenlenen CERAWeek enerji forumuna Burgum’un yanı sıra Venezuelalı muhalif lider María Corina Machado da katıldı. Machado, ABD’li enerji devlerine devlet müdahalesini ve vergileri en aza indiren yeni bir enerji planı sunarak yatırımları koruma sözü verdi. #Venezuela #ABD #Altın #CERAWeek #DougBurgum #Venezuella #Sondakika #Türkiye
Mustafa Ozdemir tweet mediaMustafa Ozdemir tweet media
Türkçe
0
2
2
267
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
@MustafaVzla Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş’e, Fuat Doğu ile Laura Dogu arasında bir akrabalık bağı olup olmadığını sordum. Öneş: "Bilgilerim, bunun sadece bir isim benzerliği olduğunu gösteriyor."
Türkçe
0
0
0
81
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
LAURA DOGU, ESKİ MİT MÜSTEŞARI FUAT DOĞU’NUN GELİNİ Mİ? 🕵️‍♂️🇹🇷🇺🇸 Soyadı Benzerliği mi, Doktrin Akrabalığı mı? ABD'nin Venezuela Misyon Şefi Laura Dogu ile Türk istihbarat tarihinin en tartışmalı ismi, eski MİT Müsteşarı M. Fuat Doğu arasındaki bağa dair sosyal medyada sarsıcı bir iddia konuşuluyor. 📌 İDDİA: Pentagon ve FBI geçmişiyle operasyonel ve sert bir figür olarak tanınan Laura Dogu’nun, Fuat Doğu’nun gelini (resmi kayıtlarda ismi Zafer olarak kaydedilen oğlunun eşi) olduğu ileri sürülüyor. Bu iddia, sadece bir aile bağını değil, iki isim arasındaki çarpıcı yöntem ve doktrin benzerliğini de gündeme taşıdı. DÜZEN KURUCU VE STATÜKO KORUYUCU ⚖️ İsimleri bir 'iddia' ile yan yana gelen iki "Doğu" arasındaki paralellikler ise oldukça dikkat çekici: 🔸 Fuat Doğu: Türk istihbaratını CIA ve NATO standartlarına göre yeniden inşa eden, kriz ve kargaşa ortamlarında 'antikomünist' bir düzen kuran 'şahin' bir mimardı. 🔸 Laura Doğu: Nikaragua'dan Venezuela'ya, kendisine görev verilen her kriz bölgesinde Amerikan çıkarlarını korumak adına 'düzen kurucu' bir rol üstlenen, rejim değişikliği ve operasyonel baskı kurma suçlamalarıyla anılan bir isim. SONUÇ: AYNI EKOL, AYNI PARADİGMA Eğer bu aile bağı iddiası doğruysa; biri Türk istihbaratını batı doktriniyle tanıştıran bir ''kayınpeder'', diğeri ise bu doktrini 21. yüzyılın en çetin sahalarından Latin Amerika'da uygulayan bir 'gelin' portresi sunuyor. İddia kanıtlansın ya da kanıtlanmasın; her iki Doğu'nun da aynı 'istihbarat ekolü ve 'statüko koruyucu' paradigmayı paylaştığı su götürmez bir gerçek. #LauraDogu #FuatDoğu #MİT #İstihbarat #Haber #ÖzelHaber #Venezuela
Mustafa Ozdemir tweet media
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla

ABD’NİN VENEZUELA STRATEJİSİNDE "𝐀𝐍𝐊𝐀𝐑𝐀" İZİ: YENİ MİSYON ŞEFİ LAURA DOĞU! Washington’ın en kritik sahalarından Venezuela’da tüm yetki, Türkiye ile olan şaşırtıcı bağları olan bir isme devredildi. ABD hükümeti, tecrübeli diplomat Laura F. Dogu’nun Venezuela Misyon Şefi olarak atandığını duyurdu. 🔍 "TÜRKİYE" DETAYI: ABD’nin bu stratejik atamasında en dikkat çeken unsur, Laura Dogu’nun kimliği ve geçmişi: 🔹 AYDIN DOĞU’NUN EŞİ: Yeni Misyon Şefi, 2019 yılında vefat eden Türk finans uzmanı ve yazar Aydın Doğu ile evliydi. Soyadını bir Türkten alan Dogu’nun çocukları da Türk-Amerikan kimliğiyle büyüdü. 🔹 AKICI TÜRKÇE: 𝐀𝐧𝐤𝐚𝐫𝐚’𝐝𝐚 𝐢𝐤𝐢 farklı 𝐝𝐨̈𝐧𝐞𝐦𝐝𝐞 𝐭𝐨𝐩𝐥𝐚𝐦 𝟔 𝐬𝐞𝐧𝐞 görev yapan Laura Doğu, ileri derecede ve akıcı Türkçe konuşuyor. Türkiye sahasını ve kültürünü en iyi bilen ABD’li diplomatlardan biri. 🔹 İSTİHBARAT VE GÜVENLİK TECRÜBESİ:Atama kararı sadece bir diplomasi hamlesi değil; Doğu, istihbarat ve güvenlik kurumlarındaki geçmişiyle "operasyonel" bir figür olarak öne çıkıyor. Nikaragua ve Honduras gibi zorlu bölgelerdeki tecrübesi, Venezuela’daki yeni görevine seçilmesinde kilit rol oynadı. 📍 𝐕𝐄𝐍𝐄𝐙𝐔𝐄𝐋𝐀 𝐃𝐎𝐒𝐘𝐀𝐒𝐈 𝐎𝐍𝐀 𝐄𝐌𝐀𝐍𝐄𝐓 ABD'nin 3 Ocak operasyonu sonrası Venezuela'da kartların yeniden dağıtıldığı bu kritik dönemde Washington, Venezuela'daki tüm süreci, evinde Türkçe konuşan, bir Türk ile hayatını paylaşmış bu "𝐬𝐞𝐫𝐭" diplomata teslim etti. ABD'nin Venezuela için çizmek istediği yeni yol haritasında en kritik koltuklardan birine oturan Laura Doğu’nun Türkiye ile olan bu derin bağı; gergin geçmesi beklenen Caracas-Washington hattında Ankara'ya sürpriz bir alan açabilir mi? Deneyimli diplomatın Türk kültürüne ve diline hakimiyeti; Maduro yönetimiyle yakın diyaloğu bulunan Türkiye'nin, krizin çözümünde ve kartlar yeniden dağıtılırken 'anahtar bir rol' üstlenmesinin kapısını aralar mı? Bu kişisel ve stratejik potansiyelin; ABD, Venezuela ve Türkiye üçgeninde sahaya nasıl yansıyacağını önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz. 🇹🇷 #Haber #Diplomasi #LauraDogu #AydınDoğu #Venezuela #ABD #ABD #Venezuella #Maduro #Sondakika #Karakas

Türkçe
1
2
2
672
Mustafa Ozdemir
Mustafa Ozdemir@MustafaVzla·
Kosta Rika Küba Büyükelçiliğini Kapattı: "Amerika’yı Komünistlerden Temizlemeliyiz!" "Batı yarımküreyi komünistlerden temizlemeliyiz" diyen Cumhurbaşkanı Rodrigo Chaves, Küba Büyükelçiliği'ni kapatarak ülkesindeki Kübalı diplomatları sınır dışı etti. 🇨🇷 Trump’ın Latin Amerika’daki müttefiklerinden olan Chaves’in bu hamlesine Havana’dan yanıt gecikmedi. Küba Dışişleri Bakanlığı: "Chaves yönetimi, Küba’yı bölgede izole etmeye yönelik ABD politikalarına uşaklık ediyor." 🇨🇺 ⚠️ Geçtiğimiz haftalarda Ekvador Devlet Başkanı Noboa da benzer bir adımla ülkesindeki Kübalı diplomatları sınır dışı etmişti. #KostaRika #Küba #LatinAmerika #Trump #SonDakika #ABD #Cuba #CostaRica #Havana
Mustafa Ozdemir tweet media
Türkçe
0
2
6
452