Nehar

7K posts

Nehar

Nehar

@Nidaelda1

Katılım Mart 2012
1.3K Takip Edilen115 Takipçiler
Nehar retweetledi
Zafar Mirzo | Quotes
Zafar Mirzo | Quotes@ZafarMirzoQuote·
Suffering is inherent to our world. Yet it must remain within reasonable limits and for reasonable causes — and what counts as “reasonable” is for us to decide. : The author acknowledges that suffering is an inherent part of our world, woven into the fabric of existence through natural processes, limitations, and the very conditions that make life possible. However, he insists that suffering must not be unlimited or arbitrary. It should be kept within reasonable bounds and arise only for reasonable causes. Crucially, what counts as “reasonable” is not dictated by nature or fate, but something humanity must consciously define. This places profound moral responsibility on us. We are not powerless victims of suffering, nor are we obligated to accept it without question. Through reason, ethics, and collective will, we can reduce unnecessary pain, alleviate avoidable hardship, and set boundaries on what suffering we tolerate in our societies and in our own lives. The statement is both realistic and empowering. Suffering may be inevitable, but its scale and character are not. Defining and enforcing reasonable limits on suffering is one of the central tasks of a mature civilization.
English
18
90
627
2.3M
Nehar retweetledi
Nasuh Mahruki
Nasuh Mahruki@nasuhmahruki·
CHP’nin Atatürkçü, Cumhuriyetçi, tam bağımsızlıkçı, eşitlikçi, laik yaşam biçimini benimsemiş, Altı Ok ilkelerine bağlı ve partisine sadık değerli seçmenleri, bu konuda parti yöneticileriniz size doğruyu söylemiyor, söyleyemiyor. Anayasa’ya, YSK mevzuatına ve siyasi etiğe aykırı bir şekilde 2,5 milyon mühürsüz yani sahte oyun son anda yasa dışı sisteme sokulması, Atatürk’ümüzün en büyük emaneti biricik Cumhuriyet’imizi, parlamenter demokrasimizi, kuvvetler ayrılığını ve hukukun üstünlüğü ilkelerini yok ederek Türk milletini tek adam rejimine mahkum etti. CHP’nin o günkü Genel Başkanı ve ekibi ile o gün de, bugün de partinin üst yönetiminde olan insanların çoğu bu korkunç bir suç olan durumun engellenememesinin baş sorumlularıdır. Halkı arkalarına alarak uygun yasal yöntemleri doğru şekilde kararlılıkla izleseler %100 sonuç alırlardı çünkü %100 haklı olduğumuz bir konuydu. Yasa dışı kazandıkları ve Anayasal suç işleyerek rejimi değiştirdikleri Referanduma o gün tüm muhalefet partileri ve halkla kitlesel şekilde itiraz edilmeliydi ve mutlaka iptal edilmeliydi. CHP halkı arkasına alarak bunu başarabilmeliydi, hayatın olağan akışı bunu gerektirirdi. Şimdi söyledikleri hiçbir bahaneyi asla kabul etmiyorum. Parti yönetimi bu konuda özeleştiri yapmadan, hatasını kabul etmeden, tek adam olma hevesiyle durumu kendi lehine istismar etmeye kalkmadan, buradan nasıl çıkacağımızın ve eski düzene nasıl geçebileceğimizin yol haritasını önümüze koymalıdır ve tüm muhalefeti birleştirerek ülkeyi derhal seçime götürmenin yolunu bulmalıdır. Ancak bunu Parti yönetimine sadece siz yaptırabilirsiniz. Bu görev sizindir, siz değerli CHP seçmenlerinindir.
Dr. Semih Dikkatli@SemihDikkatli

DUYURUDUR Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın Babala TV'de yayınlanan program sonrası referandum gecesi ve Kılıçdaroğlu hakkında yaptığı açıklamalarla ilgili birinci el şahitliğimi sizlerle paylaşmak isterim. Ben referandum gecesi Kılıçdaroğlu ile 2 ayrı telefon görüşmesi yaptım ve Ümit Hoca'nın iddia ettiği biçimde bana da "sokaklarda eli silahlı insanlar varmış, dışarı nasıl çıkayım" dedi ve YSK önüne gitmeyi reddetti. Ben de ona birazdan Erdoğan "atı alan üsküdarı geçti der iş işten geçer" dedim. O gece onu ve kurmaylarını arayan başka isimler de biliyorum ve şimdilik o isimler bende saklı... O aramalara da bizzat şahidim. Bu yalan değil, iftira değil gerçektir ve şahitleri vardır. Telefon arama kayıtlarına zaten hemen ulaşılır. Bana asılsız saldırılar ya da inkar olursa diğer şahitleri de açıklamak zorunda kalacağımı bildirmek isterim. Kamuoyuna saygılarımla... @umitozdag @zaferpartisi @OguzhanUgur @BelovacSerap

Türkçe
22
199
1.4K
142.8K
Nehar retweetledi
nerde o eski şarkılar
nerde o eski şarkılar@eskisarkiIar·
Bu sanatçı, normalde koca bir orkestranın seslendirdiği Vivaldi’nin en zor eserlerinden birini akordeonuyla tek başına çalıyor.
Türkçe
15
124
716
35.3K
Nehar retweetledi
Özgün Emre Koç
Özgün Emre Koç@ozgunemrek·
Kupa finali için ülkeye gelen turistler sürekli kedili fotoğraflarını paylaşıyor. Türkiye'nin önünde öyle büyük bir markalaşma ve pazarlama fırsatı var ki bu konuda... Dünya kedilerinin başkenti olarak konumlandırabiliriz İstanbul'u. Ama biz hayvan düşmanı delilerle uğraşıyoruz.
Türkçe
213
592
4.4K
74.6K
Mehmet Deprem
Mehmet Deprem@MehmetDepremMED·
Kılıçdaroğlu’nu tek kelimeyle özetleyemiyorum…Siz?
Türkçe
155
4
99
11.5K
Nehar retweetledi
Alp Kılınç
Alp Kılınç@alpklnctr·
Birçoğumuzun adını dahi ilk kez duyduğu kızımız Hatice Gökçe Emir, tarihimizde çember jimnastik aletinde ülkemizi temsil eden ilk sporcu oldu…Kızımız ülkemize ilk gümüş madalyayı getirdi ve bu başarı World Challenge Cup’taki ilk madalyamız olarak tarihe geçti. Bütün dünya basınında kızımızın başarısı konuşuluyor fakat bizler biraz sessiz kaldık. Hatice’yi yalnız bırakmayalım ve bu mutluluğu hep birlikte paylaşalım…Her dalda, her sporda gençlerimizi destekleyelim, suça sürüklenmeyen, ülkemizi şahlandıran, gittiği yerden eli boş dönmeyen pırlanta gibi evlatlarımız var bizim. Seninle gurur duyuyoruz Hatice…
Türkçe
36
302
1.6K
21.4K
Sabiduría Eterna
Sabiduría Eterna@LealtadSabia·
Los cabritos bebés son uno de los animales más lindos del mundo. ❤️📷
Español
67
920
6.5K
91.2K
Sevda
Sevda@sevdaloji·
Yeni doğacak bebeğimiz için son derece eski moda bir kız ismi arıyorum. Büyük büyükannelerin isimlerini düşünün. Çok eski ve nadir bir isim olsun. ✍🏻
Türkçe
2.2K
18
905
1.1M
Nehar retweetledi
Berna Özgül
Berna Özgül@bernaozgull·
Abim Samet için ses verin, adalet yerini bulsun 🙏🏻
Türkçe
1
47
237
2.5K
Nehar
Nehar@Nidaelda1·
@mkerdemol @FSYuksek Öyle bi nefret ki nefret etmek istemiyorsun. Nefretini bile ona yöneltmek istemiyorsun. Öyle nefretlik.
Türkçe
0
0
3
348
MustafaKemalErdemol
MustafaKemalErdemol@mkerdemol·
herkesin nefretini kazanacak kadar kötü olmak büyük başarı... adam ısrarla sevimsiz bir yavşak olarak kalmak için yıllarını harcadı yahu...insan sevdiği iş için bile bu kadar zaman harcamaz... biraz daha zorlasam nerdeyse adamı takdir edeceğim... herifin heykeli "milli nefret anıtı" niyetine dikilse kimse şaşırmaz...
Türkçe
11
18
213
15K
Nehar retweetledi
🎙️ Muhbir
🎙️ Muhbir@ajansmuhbir1923·
Fatih Altaylı, Ankara’ya övgüler dizdi, Mansur Yavaş’ı tebrik etti: “Ankara’da yollar düzenli, yeşil bol. Kentin içi kesinlikle İstanbul’dan daha yeşil. Ve en güzeli pırıl pırıl, tertemiz bir kent. Yollar, asfaltlar gıcır gıcır. Çöp yok, kirlilik yok, dağınıklık yok. Bakımlı. Eskiden Hilton, Sheraton, Büyük Ankara. Belki Stad, biraz da Merit Altınel gibi birkaç otel vardı konforlu ve iyi. Şimdi şahane oteller dolmuş. Geceyi zor bela yer bulduğumuz Marriott’ta geçirdik, şahaneydi. Bütün oteller full. Bir konferans mı ne varmış, otellerde yer yok. Kent bir yandan da Temmuz ayı içinde yapılacak NATO Zirvesi’ne hazırlanıyor, Amerika başta olmak üzere büyükelçiliklerde bunun telaşı var. Kentin temizliği ve bakımlılığı Hande’yi de, beni de çok etkiledi. Mansur Yavaş’ı kutlamak istedik.”
🎙️ Muhbir tweet media
Türkçe
572
508
6.6K
915K
Nehar retweetledi
F. Sibel Gürcihan
F. Sibel Gürcihan@FSYuksek·
Rezil bir şekilde kovuldum demiyor da...
Türkçe
2
8
66
9.1K
Nehar retweetledi
Ulaş
Ulaş@rasitulas·
Emrah Serbes adlı katil, sarhoş kullandığı arabada Ayhan ve Nilgün Özçelik ile 16 yaşındaki Zeynep Özçelik'i katletti. Kazadan sonra kaçtı, 112'yi aramadı, aileyi ölüme terk etti. Suçu arkadaşı üstlendi, sonra kabul etti. Ve bu katil hâlâ ve ısrarla destekleniyor. Yazıklar olsun.
İletişim Yayınları@iletisimyayin

Her Temas İz Bırakır, Son Hafriyat ve Çekiç ve Gül şimdi bir arada. iletisim.com.tr/kitap/behzat-c…

Türkçe
18
234
1.4K
84.1K
Nehar retweetledi
Burcu Ünlü
Burcu Ünlü@burcuu_unlu·
Dürüst olayım, bu kitabı okurken birkaç kez Rousseau’ya dönüp “İyi misin gerçekten?” diye sormak istedim. :) Çünkü burada karşımızda yalnızca bir filozof yok; kendi hakkında açılmış görünmez bir mahkemede hem sanık, hem tanık, hem savcı, hem de avukat olan bir adam var. Ve bütün bunları büyük bir kırgınlık, paranoya ve haklılık hissi arasında gidip gelerek anlatıyor. Rousseau’yu çoğu kişi “Toplum Sözleşmesi” ya da “İtiraflar” ile bilir. Fakat Jean-Jacques’in Yargıcı Rousseau, onun zihinsel ve duygusal anlamda belki de en kırılgan, en savunmasız döneminin ürünü. Kitap, adından da anlaşılacağı gibi bir “yargılama” metni. Ama burada ilginç olan şu: Rousseau kendisini doğrudan anlatmıyor. Bunun yerine kurduğu diyaloglarda “Rousseau”yu üçüncü bir kişi gibi masaya yatırıyor. Bir anlamda kendi kendisini dışarıdan incelemeye çalışıyor. İnsan kendi hakkında dedikoduyu kendisi yapar mı? Rousseau yapıyor. 😂 Kitabın merkezinde “iftira” var. Daha doğrusu Rousseau’nun, çevresi tarafından sistemli biçimde karalandığına, yanlış anlaşıldığına ve toplum dışına itildiğine dair güçlü inancı. Onun gözünde insanlar yalnızca onu eleştirmiyor; bilinçli biçimde karakterini bozuyor, onu “canavarlaştırıyor.” Bu yüzden kitap, bir savunma metni gibi ilerliyor. Ama klasik anlamda bir savunma değil bu. Daha çok, kırılmış bir insanın dünyaya dönüp “Ben gerçekten anlatıldığı kişi miyim?” diye sorması gibi. Rousseau bazen çok haklı geliyor, bazen de korkutucu derecede takıntılı. Kitabı okurken sürekli ikilemde kalıyorsunuz. Bu adam gerçekten büyük bir iftira kampanyasının mağduru muydu, yoksa yalnızlığın ve güvensizliğin içinde herkesi düşman görmeye mi başlamıştı? Bir yandan da çok tuhaf biçimde bugüne ait bir metin bu. Çünkü sosyal medyada linç edilen, yanlış anlaşıldığını düşünen, bir cümlesi üzerinden karakteri yeniden yazılan insanları düşününce Rousseau’nun öfkesi bir anda çok tanıdık geliyor. Sanki iki yüz elli yıl öncesinden “Hakkımda konuşuyorlar ama beni dinlemiyorlar” diye bağırıyor. Bu açıdan kitap, yalnızca bir filozofun kişisel hesaplaşması değil; toplumun insanı nasıl kurban seçtiğine dair de oldukça sert bir metin. Kitabın en etkileyici taraflarından biri, dürüstlük kavramını ele alış biçimiydi. Rousseau kendisini savunurken aslında sürekli “Bir insan hakkında anlatılan şey mi gerçektir, yoksa insanın kendi vicdanında bildiği şey mi?” sorusunu soruyordu sanki. Çok zor bir soru bu. Çünkü hepimiz bir noktada başkalarının bizi gördüğü kişiyle, kendimizi bildiğimiz kişi arasında sıkışmıyor muyuz? Benim için bu kitap, Rousseau’nun filozof kimliğinden çok insan tarafını açtı. Kibirli, kırgın, hassas, zaman zaman yorucu ama bir o kadar da savunmasız bir adam gördüm. Büyük fikirlerin arkasındaki yalnız insanı. Herkese önerir miyim? Açıkçası hayır. Ama Rousseau’nun zihnine biraz daha yaklaşmak, bir insanın kendisini dünyaya karşı nasıl savunduğunu görmek istiyorsanız; bu kitap epey sarsıcı bir deneyim olabilir. Özellikle de yanlış anlaşılmanın ne kadar ağır bir şey olduğunu hayatınızda bir kez bile yaşamışsanız.
Burcu Ünlü tweet media
Türkçe
3
21
130
9.6K
Nehar retweetledi
Aykırı Yazar
Aykırı Yazar@vL92QaX7mPk·
Aziz Nesin 11 yaşında hafızdı. Kur’an’ı ezbere biliyordu. Sağlam bir din eğitimi almıştı. 1935’te Kuleli Askerî Lisesini, 1937’de Ankara’da Harp Okulunu bitirip asteğmen oldu. Üsteğmen rütbesindeyken, görevi kötüye kullanmak suçlamasıyla askerlikten uzaklaştırıldı. Çünkü ordu malzemesini bir köylüye vermişti. 12 Ağustos 1947’de, 10 ay ağır hapis ve üç ay on gün de Bursa’da “Emniyet-i Umumiye Nezareti” altında bulundurulma cezasına çarptırıldı. Çok aç kaldı. Hatta Bursa’ya sürgüne gönderildiğinde geceleri çöpleri karıştırdığı bile olmuştur. Bir zaman geldi, dünyanın en çok kazanan yazarları arasına girdi. Hiç çalmadı, hiç arabası olmadı. Şehirde bir minibüs ya da otobüs durağında bile görebilirdiniz. Yaşadığı süre içerisinde binlerce çocuğun yeme, içme, barınma, giyinme, okuma vb. ihtiyaçlarını karşıladı. Hatta bu amaçla bir vakıf kurdu; hâlen de devam etmektedir. Onun yazdığı kitaplar sayesindedir. Devletten destek almadı; oğlunun gemisi ya da yalısı yoktur. Yetiştirdiği çocuklara vakfında hiçbir şekilde tacizde bulunulmamıştır. Mezarı vakfın bahçesindedir. Üstünde çocuklar oynasın diye de yeri belli değildir.
Aykırı Yazar tweet media
Türkçe
38
332
1.5K
36.1K
Nehar retweetledi
Prof. Dr. Güner Sönmez
Prof. Dr. Güner Sönmez@DrGunerSonmez·
Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur. Cemil Meriç
Türkçe
17
271
2.4K
30.2K
Nehar retweetledi
Aykırı Yazar
Aykırı Yazar@vL92QaX7mPk·
“Atatürk’ten helallik istiyorum. Beni İmam Hatip’de Atatürk düşmanı olarak yetiştirdiler. 39 yaşımda bütün bilgilerimi resetledim ve kendim araştırdım. Bana öğretilenlerin tamamen yanlış olduğunu anladım. Önce okuyup tanıyın, sonra sevip sevmemeye karar verin.”
Türkçe
20
210
1.1K
15.8K
Nehar retweetledi
Mustafa Önsel
Mustafa Önsel@mustafaonsel·
Bugünkü casusluk davası görülürken, dün bu isimli davalarda ne kumpaslar kuruldu, ne aileler dağıldı, ne gelecekler karartıldı? Yeterince bilinmeyince, ibret almayınca tekrar ediyor! Hele gerçek casuslar kimler, somut verilerle anlatmaya çalıştım, okuyanı fazla olmasa da... @dostdangelen paylaşmış, eh bu vesile bir kez daha biz de paylaşalım, haberim yoktu denmesin diye...
ahmet tatar@dostdangelen

Değerli Dost @mustafaonsel'in dilinden dökülenler yüreğinin isyanı aslında.Yaşamının en verimli çağlarında maruz kaldığı kumpasların;ezanın, cefanın, kaybolup giden zamanın;yüreğini paramparça eden ciğer paresinin derin sızısının yansıması. Unutulmasın, tekrar yaşanmasın çabası..

Türkçe
2
111
335
6.5K