
Oğuz HAN
3.9K posts



Özgür Özel: "21 Mayıs 2026 günü AKP'nin butlan kolları CHP'yi bir kez daha kapattı. Sizi partinin 3.kez açılışına davet ediyorum!"














22 Haziran 2025 tarihinde gazeteci Fatih Altaylı, bir Youtube yayınında yaptığı tarihsel ve sosyolojik bir değerlendirme nedeniyle, TCK 310/2 kapsamında yani “Cumhurbaşkanına karşı suikast hazırlığı” iddiasıyla tutuklandı. Bu karar yalnızca ifade özgürlüğünü değil, ceza hukukunun evrensel ilkelerini de ağır biçimde ihlal etmektedir. TCK 310/2 açıkça “fiili saldırı hazırlığı” ve “öldürmeye yönelik teşebbüs” gibi ağır ve cebir içeren eylemleri kapsar. Fatih Altaylı’nın sözleri ise herhangi bir saldırı kastı taşımayan, tarihi bir gözleme dayalı yorumdan ibarettir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu maddeye dayanarak ceza verilebilmesi için “ölümle sonuçlanabilecek ciddi ve somut teşebbüs” şartını aramaktadır. Burada ise böyle bir unsur yoktur. Aksine, yalnızca ifade edilen düşünce vardır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yerleşik içtihadı da açıktır: Sert, sarsıcı ve rahatsız edici ifadeler bile ifade özgürlüğünün güvencesi altındadır. Fatih Altaylı sabit ikametgahlı, sabıkasız, kamuya açık bir kişidir. Tutuklama, CMK 100 anlamında ne kuvvetli suç şüphesi ne de kaçma tehlikesi bakımından ölçülüdür. Bu yönüyle de açıkça orantısızdır. Ayrıca belirtmek gerekir ki bazı çevrelerde “TCK 106’daki tehdit, TCK 310 kapsamında işlendiğinde katalog suç oluşur” gibi açıkça hatalı görüşler ileri sürülmektedir. Bu, yalnızca hukuki yanlış değil, aynı zamanda temel ceza hukuku ilkelerine aykırı bir mantıktır. Tehdit suçu (TCK 106) ile TCK 310 tamamen farklı düzenlemelerdir. Tehdit, soyut bir korkutma fiilidir; TCK 310 ise fiili saldırı ve suikast hazırlığına ilişkin çok daha ağır ve fiziksel bir eylemi şart koşar. -TCK 310 sözle işlenemez. Fiili hareket gerekir. -Tehdit suçunun TCK 310 kapsamında “katalog suç”a dönüşmesi diye bir şey hukuken mümkün değildir. -Cumhurbaşkanının adı geçmese dahi kast varsa ve fiili saldırı varsa TCK 310 uygulanabilir; ancak burada hem ad zikredilmemekte hem de saldırı fiili zaten bulunmamaktadır. Ceza hukukunda kıyas yasaktır. Soyut bir yorumla TCK 106’yı 310’a dönüştürmeye çalışmak hem bilim dışı hem de tehlikelidir. Savcılığın, TCK 299 gibi tartışmalı bir maddeyi bile yetersiz görüp doğrudan TCK 310/2 gibi son derece ağır bir maddeye yönelmesi; ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan kanunilik ilkesine açıkça aykırıdır. Anayasa Mahkemesi bile TCK 299’un uygulanmasında ölçülülük gerektiğini defaatle vurgulamıştır. 310 gibi ağır bir madde ise açık ve yakın tehlike içermeyen hiçbir durumda ifade özgürlüğünü bastırma aracı olarak kullanılamaz. Bu tutuklama: -Eleştirinin suçlaştırılmasıdır. -Yargının araçsallaştırılmasıdır. -Toplumda otosansürü yaygınlaştırma çabasıdır. Fatih Altaylı derhal serbest bırakılmalı, bu süreç en fazla adli kontrolle yürütülmelidir. Aksi halde, hukuk devleti ilkesi daha da büyük zarar görecektir. #FatihAltaylı





@BBahadirErdem Terör oyuncağınız elinizden alındı Hayırlı olsun Bahadır bey

İstanbul’un kanalizasyonlarını, İstanbul’daki camilerin içine boşaltsa, İstanbul’un tüm metrolarını durdursa, tüm otobüsleri yaksa, İstanbul’un çöpünü toplamasa, Şehir komple leş koksa, Yine de sırf Erdoğan’ı yensin diye Ekrem İ.’ne oy verecek 10 binlerce Kokarca var! Net mi?


📌Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Halk TV’de katıldığı programda gazeteci İsmail Saymaz ve Kürşad Oğuz’un sorularını yanıtlarken adeta Grand Kartal Otel’deki eksiklikleri tespit etmelerine karşın ilgili hiçbir kuruma bildirimde bulunmadıklarını itiraf etti 🗣Özcan, şöyle konuştu: “12 Aralık'ta müracaat ediliyor, otelle ilgili yangın yeterlilik belgesi isteniyor. 16 Aralık'ta arkadaşlarımız gelip, inceliyor. 8 tane marjinal sorun bulunuyor ve 15 gün süre veriliyor. Ancak 24 Aralık’ta başvurularını geri çekme dilekçesi veriyorlar. Bu denetim sonucunda dediğimiz eksiklikler tamamlansaydı bu insanlar ölmeyecekti.” hbr.tk/QJXMXB



















