Sabitlenmiş Tweet
Özgür Efe Debreli
2.2K posts

Özgür Efe Debreli
@Paranoid_adam
Tanrım! Hayatımı öp ki geçsin..
Ütopya Katılım Ağustos 2016
286 Takip Edilen190 Takipçiler

@invalidovna Tanrı’nın insanlara bahşettiği en büyük nimetlerden biri de, bir gün acıların da her şeyle beraber sona erecek olmasıdır Purki.
Türkçe

aksini gördüm. bi arkadasta. o daha acıydı.
Ardıç Kuşu@ardiskusu
“acısını çektiğim şey bana aittir.”
Türkçe
Özgür Efe Debreli retweetledi
Özgür Efe Debreli retweetledi
Özgür Efe Debreli retweetledi

PALIMPSEST
Saati sordular bana
ben hâlâ paslı bir usturlabın
yeşile çalan pirinç yüzünde arıyorum zamanı.
Çünkü çağınız
her şeyi ölçebiliyor artık
bir insanın iç çürümesi dışında.
Merhamet bile
kurutulmuş bir herbaryum yaprağı kadar kırılgan.
Bu çağ
vicdanı bile taksidermiyle koruyor artık.
Ve herkes birbirine
ölmeden önce hazırlanmış taziyeler gibi davranıyor.
Ben güvenmiyorum çağınıza.
Bir yerde kesin
çocuk işçiler dikiyordur sizin vicdanınızı.
Bir yerde kesin
bir generalin cebinde taşınıyordur barış ödülü.
Ve bir üniversite koridorunda
“eleştirel düşünce” diye gezdirilen şey
yalnızca iyi ütülenmiş korkudur.
Biliyorum.
Bir akşamüstü
kurşuni bir semanın altında
külrengi tramvaylara bindim.
Cam yüzeylerde aynı tenebroso parıltısı:
aynı anhedoni cilası;
biraz farmakolojik saadet,
biraz keten gömlekli ideoloji,
biraz steril yalnızlık,
biraz da cilalanmış şahsi felaketler.
İnsanlar artık
ruhlarını yaşamıyor,
yalnızca küratörlüğünü yapıyor.
Ve herkes
kendi iç boşluğunu
estetik bir vazoymuş gibi sergiliyor.
Bir nevi seküler relik kültü.
Kutsalı kalmamış insanların
kendi yaralarını azizleştirmesi.
Sonra anladım
Medeniyet dedikleri şey
fildişi bir çatalın ucunda unutulmuş
antik bir çürüme biçimiymiş yalnızca.
Ve bütün ideolojiler
bir katakompun rutubetinde
aynı küflenmiş ilahiyi mırıldanıyormuş meğer.
Bak,
ben artık hiçbir tarikata inanmıyorum.
Ne ruhçuluğa
ne minimalizme
ne de keten gömlekli devrimcilere.
Çünkü herkes
kendine benzeyen insanları severken
adaletten bahsediyor.
Ve en yüksek sesle erdem konuşanlar
genellikle
en iyi saklanmış çürüklere sahip oluyor.
Bana “umut” dediler.
Ben gidip müzelerde çürümüş ultramarinilere baktım.
Tintoretto’nun kararmış laciverdinde
bir uygarlığın çürümesini gördüm.
Bir Veronese yeşili vardı mesela;
tam içine bakmalık bir intihar sessizliği.
Bir yerde hâlâ
“napoliten sarısı” ile boyanıyordur yalanlar.
Bir yerde
ölü kralların dudak rengidir
caput mortuum.
İnsanlık biraz da budur zaten:
Latince verilmiş bir çürüme tonu.
Bir mezar taşı estetiği biraz.
Bir imparatorluk nekrozu.
Bir palimpsest uygarlığı biraz.
Bir mermer soğukluğu.
Ve üstüne vernik çekilmiş toplu bir yalnızlık.
Ben bazı geceler
kendimi bir Francis Bacon tablosunun
arka planındaki çığlık lekesi gibi hissediyorum.
Sanki dünya
yanlış basılmış bir kitap.
Sanki tanrı
son tashihi yapmadan
dağıtmış müsveddeleri.
Belki de bu yüzden
herkes birbirinin hayatında
yarım kalmış bir dipnot gibi.
Çünkü hiçbirimiz
tamamlanmış bir metin değiliz artık.
Yalnızca üstü çizilmiş hakikatlerin
dip marjlarında yaşayan
küçük gloslar gibiyiz.
Ve biz
kozmik bir dizgi hatasının içinde
birbirimize ahlak öğretiyoruz.
Bakma benim sustuğuma.
Ben yalnızca
kelimelerin tabutunu taşımaktan yoruldum.
Çünkü artık her cümle
ağza alınmadan önce bile kirletilmiş gibi.
İnsan sesi bile bazen
iyi korunmuş bir ikiyüzlülük kalıntısı.
Ve ben uzun zamandır
hiçbir yüzün içine
tam olarak inanamıyorum.
Belki de insan dediğiniz şey
yalnızca gecikmiş bir çöküştü.
Birbirine medeniyet öğreten
iyi giyimli primatlar sürüsü.
Hep aynı hırs.
Hep aynı açlık.
Hep aynı insan tortusu.
Ve ben artık
hiçbir ilerleme vaadine inanmıyorum.
Çünkü her çağ
kendi barbarlığını
daha sofistike bir lügatla kutsuyor.
Çünkü insanlık
yüzyıllardır
aynı vahşeti
daha iyi ciltlerle yeniden basıyor.
Sayfalar değişiyor yalnızca.
Mürekkep aynı kalıyor.
Ve kan
hâlâ dip marjlardan taşıyor.
🪶 Menzile Tosun. Mia
07.05.26
youtu.be/R1cCEoo_8nU?si…

YouTube

Türkçe
Özgür Efe Debreli retweetledi

Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?
Az önce bir Burger King şubesinde durumu olmayan bir anne kız için makine üzerinden yemek siparişi ettim. Fişi aileye verdim.
Kendi yemeğimin siparişini de ödedikten sonra beraber sıraya girdik. Benim için bir tepsi hazırlanırken aile için hazırlanmadı. Sebebini sorduğumda ise 'onlar restoranda yiyemez, onlara paket hazırlayabiliriz' cevabını aldım.
Bu rezalet üzerine yöneticiyi çağırdım. Ben yiyebiliyorken bu aile neden restorana alınmıyor diye sorduğum da yüksek bir sesle 'kurallarımız var öyle herkesi içeri alamayız' cevabını aldım.
Diğer müşterilerin de tepki göstermesi üzerine en sonunda aileye servis yapıldı. Durumu haberleştireceğimi söylediğimde ise yönetici benimle konuşmak istedi. Tek kelime özür dilemeden haklılığını savundu.
Daha önce bu şubeye hiç girmeyen, hiçbir vukuatı olmayan, sadece FAKİR oldukları için bu muameleye maruz kalan ailenin iletişim bilgilerini aldım ve yemekleri bitene kadar restorandan ayrılmadım.
Küçücük bir kızın yüzüne 'sen burda oturup yemek yiyemezsin' diyecek kadar aşağılık olan bu zihniyeti sizlerin takdirine bırakıyorum.

Türkçe
Özgür Efe Debreli retweetledi
Özgür Efe Debreli retweetledi
Özgür Efe Debreli retweetledi

@peregrineZagros @TurkcuPaylasim Ne anlatıyorsun daly*arak
Türkçe
Özgür Efe Debreli retweetledi

Özgür Efe Debreli retweetledi
Özgür Efe Debreli retweetledi
Özgür Efe Debreli retweetledi
Özgür Efe Debreli retweetledi
Özgür Efe Debreli retweetledi











