Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi

157 posts

Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi banner
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi

Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi

@ProfAtak20

https://t.co/2Ji1ilFjeu #Mulkiye #JohnJayCollege

Katılım Nisan 2026
146 Takip Edilen525 Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi
⭕️✳️ Arkadaşlar 19. hesabım da kapandı. 20. hesaba geçiş yapıyoruz. @ProfAtak20 Lütfen takip edin, dostlara iletin. 💐🙏
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi tweet media
Türkçe
2
13
26
2.6K
Fatih
Fatih@fatihaksu19·
@ProfAtak20 İyi yada kötü bir fikir ve çözüm önerisi, aksiyon almak için bir teklif, tartışmak ve olgunlastirmak gerekiyor
Türkçe
1
0
1
24
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi retweetledi
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi
🔴✔️ 10 yıldır mağduriyetlerle mücadele ediyorsunuz. Bir stratejiniz, somut bir eylem planınız var mı? Varsa nedir? Mağduriyetleri nasıl sona erdirmeyi düşünüyorsunuz? ✔️ Bir kriz merkeziniz var mı? Varsa kimlerden oluşuyor? ✔️ 10 yıl içinde sadece AİHM önünde 3 (ya da 4, emin değilim) yürüyüş yaptınız. Bunun dışında başka hangi eylemleri gerçekleştirdiniz? ✔️ Avrupa ve Amerika’da kullanılan hak arama yöntemlerinden hangilerini uyguluyorsunuz? ✔️ Lobi faaliyetleriniz var mı? Varsa bunlar nelerdir? ✔️ Kendi avukatlarınız çalışıyor, ancak rejim sizi muhatap almıyor. Uluslararası düzeyde doğrudan muhatap olabilecek bir hukuk bürosuyla neden çalışmıyorsunuz? Sorun maddiyse, GoFundMe üzerinden kaynak oluşturulabilir. Başka bir gerekçe varsa, lütfen açıklayın. ✔️ Sosyal medya stratejiniz nedir? “İktidar zulüm yapsın, biz de bunu duyuralım” yaklaşımı mı, yoksa uzun vadede sonuç almayı hedefleyen bir planınız var mı? ✔️ Etiket (tag) çalışmalarınızı neye göre belirliyorsunuz? Bu etiketleri kim seçiyor? Bu alandaki stratejiniz nedir? ✔️ “FETÖ” söylemine karşı neden alternatif bir söylem geliştirmiyorsunuz? Bu konuda çekinceniz nedir? ✔️ İki kritik kırılma noktası olan 17–25 Aralık ve 15 Temmuz için yapılan etiket çalışmalarının yalnızca ilgili aylarla sınırlı kalmasının nedeni nedir? Bunun rasyonel bir açıklaması var mı? Sorular uzatılabilir… En başa dönelim: Bir kriz merkeziniz var mı? Kimlerden oluşuyor? Lütfen bu soruya net bir cevap verin. Eğer bu sorulara muhatap bulamazsak, yarın iktidar değişse bile zihniyet değişmez. Aynı söylemler, aynı suçlamalar, aynı gözaltılar ve tutuklamalar devam eder. Çözüm aslında basit: Kurumsal bir kriz merkezi oluşturmak. Örneğin “15 Temmuz Mağdurları Derneği” adıyla bir yapı kurulabilir. 3–5 kişilik bir icra kurulu, 10–15 kişilik bir genel kurul oluşturulabilir. Alınan kararları uygulayacak bir genel sekreter atanabilir (bu kişi uluslararası bir hukukçu da olabilir). Bu çerçevede, daha organize bir yapı oluşturulması faydalı olabilir. Örneğin; belirli bir yönetim yapısına sahip, görev ve sorumlulukları net tanımlanmış bir platform veya dernek çatısı altında çalışmalar daha etkili şekilde yürütülebilir. Böyle bir yapı; – Koordinasyonu güçlendirebilir, – Ulusal ve uluslararası düzeyde muhataplık oluşturabilir, – Kaynakların daha planlı kullanılmasını sağlayabilir, – Hukuki ve iletişim süreçlerini daha sistemli hale getirebilir. Ayrıca, gönüllülük esasının yanında sürdürülebilir finansman modelleri (üyelik sistemi, bağış platformları vb.) değerlendirilerek uzun vadeli bir kapasite oluşturulabilir. Bu yapı, hareket kabiliyeti kazanır; Türkiye’de gerekli temasları yürütebilir. Üyelik sistemiyle yıllık 50–100 dolar/euro aidat toplanabilir, ihtiyaç halinde GoFundMe gibi platformlarla destek sağlanabilir. Gerekirse uluslararası lobi gücüne sahip hukuk bürolarıyla çalışılabilir. Bu süreci amatörlükten çıkarmak gerekiyor. En az 2 milyon insanın mağdur olduğu bir konuda, sadece küçük yardımlar toplayıp Türkiye’ye göndermekle sorumluluk yerine getirilmiş olmaz. Üstelik gönderilen bu paralara da el konulma riski var. Benzer önerileri 4–5 yıl önce de dile getirdim. Ancak hâlâ sahipsiz bir alan, sahipsiz bırakılmış mağduriyetler söz konusu. Gelin, birlikte Yurtdışı KHK Platformu’nun kurumsal bir yapılanmasını oluşturalım. Yurtdışı mücadelesini, yurtiçindeki gibi somut ve etkili hale getirelim. Uluslararası kuruluşlar ve mevcut yönetim tarafından muhatap alınacak bir tüzel kişilik kuralım. Mağduriyetlerin sona erdirilmesi sürecinde aktif rol üstlenelim.
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi tweet media
Türkçe
3
14
37
2.5K
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi
🔴 İzleyin, kızın ama sakın amin demeyin. Ömrünü uzatmaya gerek yok. 😅👌 #Çarşamba günaydın
Türkçe
1
1
9
770
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi retweetledi
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi
#15Temmuz gecesi eşi ve oğlu öldürülen Nihal Olçok, “keskin nişancıları gören gaziler (mahkeme öncesi) tehditle susturuldu, orduda keskin nişancı birimi olmadığı için devlet mağdur olur dediler ve susturdular.” #salı
Türkçe
2
119
308
33K
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi retweetledi
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi
🔴 İki ay önce rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan KHK’lı bir büyüğümüz… Tedavi sürecinde kalp krizi geçirerek günlerce yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdi. Şimdi ise yeniden ayağa kalkmaya çalışıyor. Aslında 25 yıl önce bir videosu televizyon ekranlarında tüm Türkiye’yi duygulandırmıştı. Kendisinin izni olmadı o videoyu paylaşmamıza. Tandığınız, bildiğiniz biri… Şimdi vefa zamanı. gofund.me/a60df7192
Türkçe
1
41
98
8.3K
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi
🔝🔴 Ekrem İmamoğlu’nun #diploma’sı hukuksuz rejimin baskılarıyla İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edildi. Peki Ekrem İmamoğlu’nun diplomasını ilk gündem yapanlar kimler? Erdem Atay… Erdem Atay kimdir ve hangi cenahtadır? Kendi yazdığı özgeçmişten bakalım; “Atay, sırasıyla Aydınlık Gazetesi Dış Haberler Muhabirliği ve Aydınlık Gazetesi Yazıişleri Editörlüğü görevinde bulundu. Bu görevlerinin ardından Aydınlık Gazetesi’nde Haber Müdürü oldu. 2 yıl bu görevi yürüten Atay, 2015 yılı başında Ulusal Kanal’da göreve başladı. Kısa süre sonra Ulusal Kanal Ankara Haber Müdürlüğü görevine getirildi. Atay, Ulusal Kanal’da yayınlanan “Nihat Genç ile Veryansın” programının sunucusudur. İngilizce bilmektedir.” Yani Ulusalcı Avrasyacı cenah… Perinçekçi ekip! Unutulmasın! @ekrem_imamoglu @eczozgurozel @herkesicinCHP @kilicdarogluk @mansuryavas06 #salı
Türkçe
1
21
49
4.2K
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi retweetledi
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi
❌⛔️ Ankara Minibüsçüler Odası Başkanı Hacı Bekir Gani, #15Temmuz’da 20:30-21:00 arası Cumhurbaşkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesinden arandığını, "darbe var ülkemize sahip çıkın" dendiğini ifade ediyor. Mahkemede avukat Ayten İzmirli soruyor, “kim aradı?” Beyefendi hiçbirini hatırlamıyor‼️ Mahkeme HTS kayıtlarını getirmiyor, bu adamın kimlerle konuştuğunu ispatlamıyor! Rejim neyi saklıyor insanlardan? #Pazartesi günaydınlar
Türkçe
9
187
362
22.6K
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi retweetledi
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi
🔴 Abdullah Öcalan ve PKK için çıkarılması planlanan af kapsamına KHK’lılar dahil edilir mi?
Türkçe
14
4
17
3K
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi
👉 Bugün #KHKHukuksuzluğu’nun 3565. günüdür‼️ 📌 Yıl 2019… 👉 Yine bir yargı paketi, af konusu gündemde… 👉 Elde bir delil yokmuş, şüphe varmış, devlet çalışmak istemiyormuş! Hukukun katledildiği an!
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi@ProfAtak20

👉 Bugün #KHKHukuksuzluğu’nun 3564. günüdür‼️ Ahmet Altan; “Korkmak bu kadar sıradan, rahatlıkla kabul edeceğimiz bir şey değil.” 👏👏👏

Türkçe
4
18
51
6.3K
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi
@Dagci_Dagci Dert aynı, mücadele aynı ama dağınık. Gelin birleştirelim. Derdimiz kimseye rakip olmak değil; mücadeleyi ete, kemiğe büründürmek…
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi@ProfAtak20

🔴✔️ 10 yıldır mağduriyetlerle mücadele ediyorsunuz. Bir stratejiniz, somut bir eylem planınız var mı? Varsa nedir? Mağduriyetleri nasıl sona erdirmeyi düşünüyorsunuz? ✔️ Bir kriz merkeziniz var mı? Varsa kimlerden oluşuyor? ✔️ 10 yıl içinde sadece AİHM önünde 3 (ya da 4, emin değilim) yürüyüş yaptınız. Bunun dışında başka hangi eylemleri gerçekleştirdiniz? ✔️ Avrupa ve Amerika’da kullanılan hak arama yöntemlerinden hangilerini uyguluyorsunuz? ✔️ Lobi faaliyetleriniz var mı? Varsa bunlar nelerdir? ✔️ Kendi avukatlarınız çalışıyor, ancak rejim sizi muhatap almıyor. Uluslararası düzeyde doğrudan muhatap olabilecek bir hukuk bürosuyla neden çalışmıyorsunuz? Sorun maddiyse, GoFundMe üzerinden kaynak oluşturulabilir. Başka bir gerekçe varsa, lütfen açıklayın. ✔️ Sosyal medya stratejiniz nedir? “İktidar zulüm yapsın, biz de bunu duyuralım” yaklaşımı mı, yoksa uzun vadede sonuç almayı hedefleyen bir planınız var mı? ✔️ Etiket (tag) çalışmalarınızı neye göre belirliyorsunuz? Bu etiketleri kim seçiyor? Bu alandaki stratejiniz nedir? ✔️ “FETÖ” söylemine karşı neden alternatif bir söylem geliştirmiyorsunuz? Bu konuda çekinceniz nedir? ✔️ İki kritik kırılma noktası olan 17–25 Aralık ve 15 Temmuz için yapılan etiket çalışmalarının yalnızca ilgili aylarla sınırlı kalmasının nedeni nedir? Bunun rasyonel bir açıklaması var mı? Sorular uzatılabilir… En başa dönelim: Bir kriz merkeziniz var mı? Kimlerden oluşuyor? Lütfen bu soruya net bir cevap verin. Eğer bu sorulara muhatap bulamazsak, yarın iktidar değişse bile zihniyet değişmez. Aynı söylemler, aynı suçlamalar, aynı gözaltılar ve tutuklamalar devam eder. Çözüm aslında basit: Kurumsal bir kriz merkezi oluşturmak. Örneğin “15 Temmuz Mağdurları Derneği” adıyla bir yapı kurulabilir. 3–5 kişilik bir icra kurulu, 10–15 kişilik bir genel kurul oluşturulabilir. Alınan kararları uygulayacak bir genel sekreter atanabilir (bu kişi uluslararası bir hukukçu da olabilir). Bu çerçevede, daha organize bir yapı oluşturulması faydalı olabilir. Örneğin; belirli bir yönetim yapısına sahip, görev ve sorumlulukları net tanımlanmış bir platform veya dernek çatısı altında çalışmalar daha etkili şekilde yürütülebilir. Böyle bir yapı; – Koordinasyonu güçlendirebilir, – Ulusal ve uluslararası düzeyde muhataplık oluşturabilir, – Kaynakların daha planlı kullanılmasını sağlayabilir, – Hukuki ve iletişim süreçlerini daha sistemli hale getirebilir. Ayrıca, gönüllülük esasının yanında sürdürülebilir finansman modelleri (üyelik sistemi, bağış platformları vb.) değerlendirilerek uzun vadeli bir kapasite oluşturulabilir. Bu yapı, hareket kabiliyeti kazanır; Türkiye’de gerekli temasları yürütebilir. Üyelik sistemiyle yıllık 50–100 dolar/euro aidat toplanabilir, ihtiyaç halinde GoFundMe gibi platformlarla destek sağlanabilir. Gerekirse uluslararası lobi gücüne sahip hukuk bürolarıyla çalışılabilir. Bu süreci amatörlükten çıkarmak gerekiyor. En az 2 milyon insanın mağdur olduğu bir konuda, sadece küçük yardımlar toplayıp Türkiye’ye göndermekle sorumluluk yerine getirilmiş olmaz. Üstelik gönderilen bu paralara da el konulma riski var. Benzer önerileri 4–5 yıl önce de dile getirdim. Ancak hâlâ sahipsiz bir alan, sahipsiz bırakılmış mağduriyetler söz konusu. Gelin, birlikte Yurtdışı KHK Platformu’nun kurumsal bir yapılanmasını oluşturalım. Yurtdışı mücadelesini, yurtiçindeki gibi somut ve etkili hale getirelim. Uluslararası kuruluşlar ve mevcut yönetim tarafından muhatap alınacak bir tüzel kişilik kuralım. Mağduriyetlerin sona erdirilmesi sürecinde aktif rol üstlenelim.

Türkçe
0
0
4
64
Mehmet Dağcı
Mehmet Dağcı@Dagci_Dagci·
Kayıtlara geçsin diye sizinle paylaşıyorum. Bu sürecin sonunda ne rütbe, ne makam, ne de görev beklentim var. Tüm gayretim ve isteğim hangi kesimden, görüşten olursa olsun, masum insanların özgürlüğüne, eşlerine, çocuklarına, sevdiklerine, haklarına kavuşması! Günün birinde ülkemde adalet yerini bulursa; gönlümde yatan tek istek, Anadolu’yu karış karış dolaşıp, bu zulmün acısını çekenlerle buluşmak. Bir acı kahve, bir demli çay içmek. “Bunca hukuksuzluk oldu, sen ne yaptın dediklerinde”, boynumu yere eğmeyecek kadar da olsa, şuna gayret ettim diyebilmek.
Türkçe
22
205
493
6.9K
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi retweetledi
erdem gençay
erdem gençay@avmurtaza·
Önemli ve üzerinde durulması, tarşılması gereken bir tweet. Aynı fikirde olduğumu söylemeliyim. İktidarın da muhalefetin de durumu ortada. Geleceğe yönelik stratejik çalışmalar yapılmalı ve mağduriyet psikolojisinden artık çıkıp atağa geçilmelidir. Siyasal islamcı at hırsızlarına bırakacağımız bir ülke yoktur.
Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi@ProfAtak20

🔴✔️ 10 yıldır mağduriyetlerle mücadele ediyorsunuz. Bir stratejiniz, somut bir eylem planınız var mı? Varsa nedir? Mağduriyetleri nasıl sona erdirmeyi düşünüyorsunuz? ✔️ Bir kriz merkeziniz var mı? Varsa kimlerden oluşuyor? ✔️ 10 yıl içinde sadece AİHM önünde 3 (ya da 4, emin değilim) yürüyüş yaptınız. Bunun dışında başka hangi eylemleri gerçekleştirdiniz? ✔️ Avrupa ve Amerika’da kullanılan hak arama yöntemlerinden hangilerini uyguluyorsunuz? ✔️ Lobi faaliyetleriniz var mı? Varsa bunlar nelerdir? ✔️ Kendi avukatlarınız çalışıyor, ancak rejim sizi muhatap almıyor. Uluslararası düzeyde doğrudan muhatap olabilecek bir hukuk bürosuyla neden çalışmıyorsunuz? Sorun maddiyse, GoFundMe üzerinden kaynak oluşturulabilir. Başka bir gerekçe varsa, lütfen açıklayın. ✔️ Sosyal medya stratejiniz nedir? “İktidar zulüm yapsın, biz de bunu duyuralım” yaklaşımı mı, yoksa uzun vadede sonuç almayı hedefleyen bir planınız var mı? ✔️ Etiket (tag) çalışmalarınızı neye göre belirliyorsunuz? Bu etiketleri kim seçiyor? Bu alandaki stratejiniz nedir? ✔️ “FETÖ” söylemine karşı neden alternatif bir söylem geliştirmiyorsunuz? Bu konuda çekinceniz nedir? ✔️ İki kritik kırılma noktası olan 17–25 Aralık ve 15 Temmuz için yapılan etiket çalışmalarının yalnızca ilgili aylarla sınırlı kalmasının nedeni nedir? Bunun rasyonel bir açıklaması var mı? Sorular uzatılabilir… En başa dönelim: Bir kriz merkeziniz var mı? Kimlerden oluşuyor? Lütfen bu soruya net bir cevap verin. Eğer bu sorulara muhatap bulamazsak, yarın iktidar değişse bile zihniyet değişmez. Aynı söylemler, aynı suçlamalar, aynı gözaltılar ve tutuklamalar devam eder. Çözüm aslında basit: Kurumsal bir kriz merkezi oluşturmak. Örneğin “15 Temmuz Mağdurları Derneği” adıyla bir yapı kurulabilir. 3–5 kişilik bir icra kurulu, 10–15 kişilik bir genel kurul oluşturulabilir. Alınan kararları uygulayacak bir genel sekreter atanabilir (bu kişi uluslararası bir hukukçu da olabilir). Bu çerçevede, daha organize bir yapı oluşturulması faydalı olabilir. Örneğin; belirli bir yönetim yapısına sahip, görev ve sorumlulukları net tanımlanmış bir platform veya dernek çatısı altında çalışmalar daha etkili şekilde yürütülebilir. Böyle bir yapı; – Koordinasyonu güçlendirebilir, – Ulusal ve uluslararası düzeyde muhataplık oluşturabilir, – Kaynakların daha planlı kullanılmasını sağlayabilir, – Hukuki ve iletişim süreçlerini daha sistemli hale getirebilir. Ayrıca, gönüllülük esasının yanında sürdürülebilir finansman modelleri (üyelik sistemi, bağış platformları vb.) değerlendirilerek uzun vadeli bir kapasite oluşturulabilir. Bu yapı, hareket kabiliyeti kazanır; Türkiye’de gerekli temasları yürütebilir. Üyelik sistemiyle yıllık 50–100 dolar/euro aidat toplanabilir, ihtiyaç halinde GoFundMe gibi platformlarla destek sağlanabilir. Gerekirse uluslararası lobi gücüne sahip hukuk bürolarıyla çalışılabilir. Bu süreci amatörlükten çıkarmak gerekiyor. En az 2 milyon insanın mağdur olduğu bir konuda, sadece küçük yardımlar toplayıp Türkiye’ye göndermekle sorumluluk yerine getirilmiş olmaz. Üstelik gönderilen bu paralara da el konulma riski var. Benzer önerileri 4–5 yıl önce de dile getirdim. Ancak hâlâ sahipsiz bir alan, sahipsiz bırakılmış mağduriyetler söz konusu. Gelin, birlikte Yurtdışı KHK Platformu’nun kurumsal bir yapılanmasını oluşturalım. Yurtdışı mücadelesini, yurtiçindeki gibi somut ve etkili hale getirelim. Uluslararası kuruluşlar ve mevcut yönetim tarafından muhatap alınacak bir tüzel kişilik kuralım. Mağduriyetlerin sona erdirilmesi sürecinde aktif rol üstlenelim.

Türkçe
0
20
22
653