

Doc Dr Selcuk Atak 🟢 YENi
157 posts

@ProfAtak20
https://t.co/2Ji1ilFjeu #Mulkiye #JohnJayCollege





👉 Bugün #KHKHukuksuzluğu’nun 3565. günüdür‼️ 📌 Yıl 2019… 👉 Yine bir yargı paketi, af konusu gündemde… 👉 Elde bir delil yokmuş, şüphe varmış, devlet çalışmak istemiyormuş! Hukukun katledildiği an!

İzmir'de bulduğu Bizans altınını müzeye teslim eden vatandaş, karşılığında 5 bin TL ödeme aldı.









👉 Bugün #KHKHukuksuzluğu’nun 3564. günüdür‼️ Ahmet Altan; “Korkmak bu kadar sıradan, rahatlıkla kabul edeceğimiz bir şey değil.” 👏👏👏


🔴✔️ 10 yıldır mağduriyetlerle mücadele ediyorsunuz. Bir stratejiniz, somut bir eylem planınız var mı? Varsa nedir? Mağduriyetleri nasıl sona erdirmeyi düşünüyorsunuz? ✔️ Bir kriz merkeziniz var mı? Varsa kimlerden oluşuyor? ✔️ 10 yıl içinde sadece AİHM önünde 3 (ya da 4, emin değilim) yürüyüş yaptınız. Bunun dışında başka hangi eylemleri gerçekleştirdiniz? ✔️ Avrupa ve Amerika’da kullanılan hak arama yöntemlerinden hangilerini uyguluyorsunuz? ✔️ Lobi faaliyetleriniz var mı? Varsa bunlar nelerdir? ✔️ Kendi avukatlarınız çalışıyor, ancak rejim sizi muhatap almıyor. Uluslararası düzeyde doğrudan muhatap olabilecek bir hukuk bürosuyla neden çalışmıyorsunuz? Sorun maddiyse, GoFundMe üzerinden kaynak oluşturulabilir. Başka bir gerekçe varsa, lütfen açıklayın. ✔️ Sosyal medya stratejiniz nedir? “İktidar zulüm yapsın, biz de bunu duyuralım” yaklaşımı mı, yoksa uzun vadede sonuç almayı hedefleyen bir planınız var mı? ✔️ Etiket (tag) çalışmalarınızı neye göre belirliyorsunuz? Bu etiketleri kim seçiyor? Bu alandaki stratejiniz nedir? ✔️ “FETÖ” söylemine karşı neden alternatif bir söylem geliştirmiyorsunuz? Bu konuda çekinceniz nedir? ✔️ İki kritik kırılma noktası olan 17–25 Aralık ve 15 Temmuz için yapılan etiket çalışmalarının yalnızca ilgili aylarla sınırlı kalmasının nedeni nedir? Bunun rasyonel bir açıklaması var mı? Sorular uzatılabilir… En başa dönelim: Bir kriz merkeziniz var mı? Kimlerden oluşuyor? Lütfen bu soruya net bir cevap verin. Eğer bu sorulara muhatap bulamazsak, yarın iktidar değişse bile zihniyet değişmez. Aynı söylemler, aynı suçlamalar, aynı gözaltılar ve tutuklamalar devam eder. Çözüm aslında basit: Kurumsal bir kriz merkezi oluşturmak. Örneğin “15 Temmuz Mağdurları Derneği” adıyla bir yapı kurulabilir. 3–5 kişilik bir icra kurulu, 10–15 kişilik bir genel kurul oluşturulabilir. Alınan kararları uygulayacak bir genel sekreter atanabilir (bu kişi uluslararası bir hukukçu da olabilir). Bu çerçevede, daha organize bir yapı oluşturulması faydalı olabilir. Örneğin; belirli bir yönetim yapısına sahip, görev ve sorumlulukları net tanımlanmış bir platform veya dernek çatısı altında çalışmalar daha etkili şekilde yürütülebilir. Böyle bir yapı; – Koordinasyonu güçlendirebilir, – Ulusal ve uluslararası düzeyde muhataplık oluşturabilir, – Kaynakların daha planlı kullanılmasını sağlayabilir, – Hukuki ve iletişim süreçlerini daha sistemli hale getirebilir. Ayrıca, gönüllülük esasının yanında sürdürülebilir finansman modelleri (üyelik sistemi, bağış platformları vb.) değerlendirilerek uzun vadeli bir kapasite oluşturulabilir. Bu yapı, hareket kabiliyeti kazanır; Türkiye’de gerekli temasları yürütebilir. Üyelik sistemiyle yıllık 50–100 dolar/euro aidat toplanabilir, ihtiyaç halinde GoFundMe gibi platformlarla destek sağlanabilir. Gerekirse uluslararası lobi gücüne sahip hukuk bürolarıyla çalışılabilir. Bu süreci amatörlükten çıkarmak gerekiyor. En az 2 milyon insanın mağdur olduğu bir konuda, sadece küçük yardımlar toplayıp Türkiye’ye göndermekle sorumluluk yerine getirilmiş olmaz. Üstelik gönderilen bu paralara da el konulma riski var. Benzer önerileri 4–5 yıl önce de dile getirdim. Ancak hâlâ sahipsiz bir alan, sahipsiz bırakılmış mağduriyetler söz konusu. Gelin, birlikte Yurtdışı KHK Platformu’nun kurumsal bir yapılanmasını oluşturalım. Yurtdışı mücadelesini, yurtiçindeki gibi somut ve etkili hale getirelim. Uluslararası kuruluşlar ve mevcut yönetim tarafından muhatap alınacak bir tüzel kişilik kuralım. Mağduriyetlerin sona erdirilmesi sürecinde aktif rol üstlenelim.

