yusuf kaplan@yenisafakwriter
CAMİ, ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜN KAYNAĞI, İSTİKLAL VE İSTİKBALİMİZİN SİGORTASIDIR!
Batı'nın en laik ülkeleri dahil her ülkesinde, her köşesinde çocuklar en erken yaşlardan itibaren kiliselere götürülür.
Kilise, sadece bir ibadet alanı değildir. Batı uygarlığının temellerinin, değerlerinin ve anlam haritalarının en başta gelen kurucu kaynaklarından ve sembollerinden biridir.
Cami de bizim için öyledir.
BATI’DA EĞİTİMİN, KÜLTÜRÜN VE SANATIN KAYNAĞI KİLİSE’DİR
Batı’da eğitimin kaynağı, kültürün kaynağı, sembollerin kaynağı kilisedir. Modern Batı felsefesinin kurucusu Descartes bir kilise okulundan mezun olmuştur.
Batı’da üniversiteleri kilise kurmuştur. Kilise de üniversite fikrini, mimari ekolojisini, müfredatını bizim medrese’mizden, medresenin kurucu mekânı bizim cami’lerimizden ödünç almıştır.
“Üniversitenin Yükselişi” başlıklı zihin açıcı kitabında Charles Homer Haskins bunu çok güzel anlatır. Yine eğitim tarihinin, özellikle de İslâm eğitim tarihinin en büyük isimlerinden biri olan George Makdisi de Batıdaki üniversitenin kaynağının medrese olduğunu enfes bir dille çok güzel gözler önüne serer üç ciltlik devâsâ eserinde.
Dahası Batı’da kültürün, sanatın en köklü kaynaklarından biri kilisedir.
Kilisesiz kültür düşünemezsiniz.
Kilisesiz eğitim düşünemezsiniz.
Kilisesiz sanat düşünemezsiniz.
O yüzden Hıristiyanlık ölse de, kilise dimdik ayaktadır.
CAMİSİZ HAYAT DÜŞÜNEMEZSİNİZ!
Aynı şey camilerimiz için de geçerlidir.
Cami’siz Sinan düşünemezsiniz.
Cami’siz Gazâlî, İbn Sina, Fuzûlî, Yunus düşünemezsiniz.
Cami’siz fikir hayatı, sanat hayatı, mimari dünyası, şehir mefkûresi, çarşı / iktisat fikri, insan, kâinât ve Yaratıcı tasavvuru düşünemezsiniz.
Cami hem ibadet mekanıdır hem adalet ve devlet. Kulluğun, yani Allah’tan başka kimseye boyun eğmemenin, yani özgürlüğün kaynağı camidir.
Hayatın kültür, sanat ve entelektüel boyutlarının hepsi de aynı kökten türeyen bir anlam kümesine ve anlam haritasına sahiptir.
Şöyle ki: Cami de, üniversite demek olan “camiatün” de, cemaat de, cemiyet de, cem de aynı kökten (c-m-a kökünden) gelir, aynı gökten beslenen aynı köke yönlendirir ve yüceltir insanı.
VE KANT VE BACH VE KİLİSE
Batı müziğinin kurucu figürlerinin hepsinin yolu kiliseden geçmiştir. Modern dünyanın kurucusu protestanlığın kurucu müziğini yapan, Kant’ın felsefede / zihinde yaptığını ses'te / müzikte gerçekleştiren Johann Sebastian Bach kilisenin çocuğudur; görkemli bir kilisesi vardır Alman rönesansı’nın başkenti Weimer'da.
Batı'da resim sanatının en önemli kaynaklarından biridir Kilise. Hem resim sanatının dili, estetiği, üslubu bakımından hem de konuları açısından Kilise en büyük yaratıcı ve varedici kaynaklarından biridir görsel sanatkarın şahı resim sanatının.
Örnekleri çoğaltmaya gerek yok.
CAMİ, BU ÜLKENİN VE TOPLUMUN SİGORTASIDIR!
Cami de toplumun ibadet mekânları olmasının ötesinde temel varoluş ilkelerinin, zihin setlerinin, adalet sisteminin, devlet yönetiminin, birliğinin, dirliğinin ve kardeşliğinin en güçlü sembollerinden ve mekânlarından biridir.
Camiye laiklik adına düşmanlık besleyen biri, laikliğin kalesi Fransa’da bütün çocukların kiliselere götürüldüğünü, kilisenin Batı uygarlığının kurucu temellerinin hem kaynağı hem de sembolü olduğunu bilmiyorsa ya zır cahildir ya da aşa@ılık bir İslâm düşmanıdır.
İslâm da bu toplumun hem tarihinin, kültürünün, sanatının, kısacası medeniyetinin kurucu kaynağı hem de toplumun birliğinin, dirliğinin, kardeşliğinin en güçlü sembolü ve sigortasıdır.
İslâm’ın ve sembollerinin okullarda görünür kılınmasından, çocuklarımızın birleştirici, bütünleştirici, kaynaştırıcı İslâmî değerlerimiz ve sembollerimiz ışığında yetiştirilmesinden rahatsız olan, rahatsızlık duyan kişi ve kurumlar bu ülkenin birliğine, dirliğine, kardeşliğine dinamit koyuyor demektir. Bu ülkeye düşmanlık ediyor demektir.
Bu ülke dışarıdan / fiilen işgal edilmedi, içeriden / zihnen işgal edildi.
Bu ülke kimseden çekmedi celladına âşık tasmalı çekirgelerden çektiği kadar!