Samuel Paty
8.4K posts

Samuel Paty
@SPaty06
Relıgıon ıs the bıggest enemy of the world
Alpes-Maritimes, Provence-Alpe Katılım Haziran 2024
1.1K Takip Edilen143 Takipçiler

SURVEY: POLITICS ASIDE
Before you voice support for a leader or a country, ask one simple question:
Would I trust this person/country to watch/protect my own child?
Who would you choose?
🇺🇸 Trump
🇮🇱 Netanyahu
🇮🇷 Khamenei
🇹🇷 Erdoğan
🇷🇺 Putin
🇨🇳 Xi
🇮🇳 Modi
🇿🇦 Ramaphosa
🇫🇷 Macron
🇬🇧 Starmer
🇪🇸 Sánchez
🇦🇷 Milei
Not listed? Add below.
English

@gizemakgul7 Monaconum en ıyı otelı gunluk kullnım denız havuz kısı bası 120 e denıze sıfır 5 yıldız
Türkçe

Bugün Ankara’dan gelen bi arkadaşımla Boğaz hattında bir otele yemek yemeye gittik, önümüzde otelin havuzu… İnsanlar güneşleniyor, havuza giriyor çıkıyor. Çoğu yabancı ya da İstanbul’a tatile gelmiş gibi duruyor.
Arkadaşıma döndüm dedim ki:
‘Sence buranın havuzu ne kadardır?’
‘4-5 bin TL vardır en fazla’ dedi.
Ben de ‘Yok, burası kesin euroyladır, en az 250 euro vardır’ dedim.
İnanmadı 😅
Dayanamadım, garsona sordum.
Cevap:
Sadece havuz girişi 450 euro.
Yemek de dahil olursa 490 euro.
490 euroyu duyunca anladım ki; İstanbul’da bazı yerler artık İstanbullular için değil, İstanbul’u ziyaret edenler için var.
Türkçe

@nurhancetinkaya Hdp nın acıklaması chp ye bunu eden bıze neler etmez konu chp den ote hepımızım hayatı akp yargısına baglı bunuda yalayıp yutalım sıra bızemı gelsın allah korusum sızede gelebılılır malınızı mulkunuzu aılenızı bır sarı zarfla elınızden alabılırler saygılar
Türkçe

Arefe günü miting mi olur?
İnsanların bayram hazırlığı var…
Mezarlık ziyaretleri var, kabir başında dualar var.
Evine eksiklerini almaya çalışan insanlar var, bayram alışverişi var.
Arefe; kavga günü değil, hatırlama günüdür.
Siyasetin değil, ailenin ve maneviyatın ön plana çıktığı gündür.
Bir tek miting olmaz
Lafa geldi mi Müslümansınız.

Türkçe

@aykiri Gecenlerde monaco da topu 2.5 euro ya aldık kımyasalsız kulah parasız
Türkçe

@nihalka06279361 @t24comtr Adamın dıbı 9 senedır ceza evınde boyun egse ozel ucak tahsıs edılır s.demırtas ben ataturk asıgıyım bu adam doguyka batıyı bırlestırem adamdır yapayalnız bırakıldı sahıp cıksaydık bu kadar curetkar olup turkıyeyı kapatamazlardı
Türkçe

#SONDAKİKA
DEM Parti, Kılıçdaroğlu ile bayramlaşmama kararı aldı
t24.com.tr/politika/dem-p…
Türkçe

@bosunatiklama Kardes bırak yunanı monaco turkıye ıle ya kafa kafaya yada daha ucuz
Türkçe

@pierremarieseve L'intégration, ça n'existe pas, mon ami. On acquiert ou non des valeurs universelles selon l'éducation reçue en famille. Je suis turc, j'ai grandi dans une famille laïque. Crois-tu que j'aie besoin de m'intégrer ?
Nice, France 🇫🇷 Français

@euronews @cynaegeirus Forget greece I lıve next to monaco and monaco ıs cheaper than turkey ın some poınts
Nice, France 🇫🇷 Türkçe

Tourism between Greece and Turkey has tripled, but only in one direction as Greeks avoid steep prices in Turkey while Turkish tourists pour in.
➡️ l.euronews.com/kjgT

English

Uzun bir fikir yazısı...
Türkiye’nin bugünkü siyasal manzarasını, günübirlik polemiklerin ve sığ kutuplaşmaların ötesine geçerek rasyonel bir sosyolojik mercekten okumak, her şeyden önce yapısal bir hafıza tazelemesini zorunlu kılar. Türk siyasi tarihi, merkez ile çevre, elitler ile kitleler arasındaki gerilim hatları üzerine kuruludur.
Ancak günümüzde karşı karşıya olduğumuz tablo, bu geleneksel teorik sınırların çok ötesine geçmiş, siyasetin toplumsal tabanla kurduğu bağın niteliksel olarak aşınmasına yol açmıştır. Gerçek bir bilimsel eleştirinin merkezinde ne iktidarın söylemsel hegemonyası ne de muhalefetin reaksiyoner pozisyonu yer alabilir; analizin yegane kurucu öznesi, tüm bu mekanizmaların yapısal yükünü sırtında taşıyan vatandaşın ta kendisidir.
Modern sosyolojinin kurucularından Max Weber, siyaseti "güç paylaşımı ya da gücün dağılımını etkileme çabası" olarak tanımlarken, bunun toplumsal rızaya dayanması gerektiğinin altını çizer. Türkiye’de bugünün siyaset paradigması ise vatandaşı yapısal bir özne olmaktan çıkarıp, yalnızca dönemsel bir "meşruiyet nesnesi" yani seçim sandığına indirgenen bir aktör haline getirmiştir.
Siyasal partiler, toplumu gerçek sorunları, sınıfsal dinamikleri veya sosyo-ekonomik talepleri üzerinden okumak yerine, yapay kimlik kalıpları üzerinden konsolide etmeyi tercih etmektedir. Bu durum, toplumsal dokuda derin bir yorgunluğa ve kamusal alanda "birlikte yaşama iradesinin" zedelenmesine yol açan rasyonel bir tıkanmadır.
Tarihsel perspektiften bakıldığında, Türkiye Cumhuriyeti’nin harcındaki en büyük sosyolojik iddia, vatandaşı tebaa olmaktan çıkarıp kanun önünde eşit, iradesi ipotek altına alınamaz muasır birer birey kılmaktı. Atatürkçü modernleşmenin ve cumhuriyet aydınlanmasının temel felsefesi, egemenliği gökyüzünden yeryüzüne, saraydan millete indirgeyerek bireye rasyonel bir yurttaşlık bilinci aşılamaktı. Oysa bugün gelinen noktada hem iktidar bloğu hem de kurumsal muhalefet, bu köklü tarihsel mirası ve cumhuriyetin kurucu felsefesini toplumsal refahı büyütecek vizyoner birer projeye dönüştürmekte yetersiz kalmaktadır.
Siyaset, vatandaşın can yakıcı ekonomik gerçeklerini, liyakat talebini ve adalet arayışını çözmek yerine; kurumsal çıkarları koruma, statükoyu sürdürme ve ideolojik konfor alanlarından çıkmama refleksine teslim olmuştur. İktidar aygıtı gücü merkezileştirip rasyonel devlet aklını aşındırırken, muhalefet ise toplumsal talepleri dikey bir siyasal vizyona dönüştürmekten uzak, alternatif bir umut inşa edemeyen kronik bir kapasite sorunu yaşamaktadır.
Bu siyasetsizlik sarmalının en ağır faturasını ise sosyolojik olarak "prekarya" diye adlandırılan, geleceksizleşmiş gençlik, emeği görünmez kılınan çalışanlar, hak ettiği refaha ulaşamayan emekliler ve her gün hayatta kalma mücadelesi veren sıradan vatandaş ödemektedir.
Genç beyinlerin kendi topraklarında bir gelecek tahayyül edemeyip göç yolları araması, bir ülkenin entelektüel ve sosyolojik sermayesinin canlı canlı kan kaybetmesidir. Vatandaş, enflasyonun ve ekonomik güvencesizliğin cenderesinde ezilirken, siyaset elitlerinin kendi steril evrenlerinde ürettikleri yapay gündemler, halkın gerçekliği ile tamamen kopuk birer simulasyondan ibarettir.
Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, kişilerin veya partilerin yer değiştirmesinden ibaret olan mekanik bir rotasyon değil, zihniyet dünyasında gerçekleşecek yapısal bir paradigmadır. Gerçek bir demokratik ve toplumsal atılım; siyaseti elitlerin tahakküm alanı olmaktan çıkarıp, merkezine rasyonel aklı, adaleti, liyakati ve en önemlisi yurttaşın onurunu koyan yeni bir toplumsal sözleşmeyle mümkündür.
Vatandaşı sadece bir oy istatistiği olarak gören her siyasi anlayış, tarihsel ve sosyolojik olarak mahkum olmaya mecburdur; çünkü toplumların gizli dinamikleri, baskılandıkça biriken ve en nihayetinde kendi rasyonel mecrasını bulan güçlü bir nehir gibidir.
@meryem_e_meltem
Türkçe

Müslüman olmayan ülkelerde sıradan bir gün
Kupür@HaberKupur
Fransa, marketlerde satılmayan yiyeceklerin ihtiyaç sahiplerine verilmesini zorunlu kılan ilk ülke oldu.
Türkçe

@AlinOzinian Ruslar ve klıse ıstemıyor bu adamı umarım basına bır sey gelmez
Türkçe

Paşinyan’ın en güçlü rakibin vaadleri bu tip şeyler: Azerbaycanlılara mülk satışını yasaklayacağız. Boş beleş laflar, millete faydası olacak tek cümle yok seçim programında. Sputnik çok sever böyle şeyler.
Sputnik Armenia 🇦🇲@SputnikArm
Samvel Karapetyan said Strong Armenia would introduce a law banning Azerbaijanis from purchasing real estate in Armenia if it wins the elections. The proposal, described as a “Safarov prevention law,” was presented as a response to fears of Azerbaijani resettlement in Armenia.
Türkçe

Bodrum olmuş Hırtdrum, şu ortamın pisliğine bakın, para verseler gitmem.

Bulvar Medya@Bulvarpress
Bodrum’da sezon açıldı. Haftasonunu değerlendirmek isteyen gençler beach clublara akın etti.
Türkçe








