
Etnik gruptan anladığı pratikte sadece dilsel ayrım. Bunun dışında bir kriterden bahsedemiyoruz. Oysa Anadolu'da Alevi sünni fark etmez herkes, bir yönüyle bizans'tan kalma halkların müslümanlaşmış bakiyesi yani bir çeşit genç çorbası. Aslında Türk Kürt Arap diye kategorize ettiklerimiz büyük oranda Anadolu yukarı Mezopotamya ve Levant'ın dilleri ve kültürleri dejenere olmuş ya da ya da tamamen kaybetmiş kadim yerlileri. Alevilerin konuştuğu Kürtçe ve Zazacada bile 2500'den fazla Hint Avrupa dil lehçesine aykırı olarak onluk sayı sistemi var ki (Hint Avrupa dillerinde kullanılması beklenen ise 12'lik sayısı sistemidir) bu onluk sayısı sistemi kullanımına yine Anadolu'nun eski yerlilerinde görebiliyoruz. Alevilerin Kürtçe ve zazacayı sonradan öğrenmiş olma ihtimali üzerine çalışılması gereken bir konu olduğunu ayrıca belirteyim. O meşhur DNA testlerinde sadece atalarınızın hangi coğrafyada bulunduğunu biliyorsunuz. Ve bu veriler ile bugün o coğrafyada yaşayan halkların ulusal tanımları üzerinden bir etnisite arayışı var. Bu formül tamamen yanlış çünkü aslında atalarınızın hangi coğrafyadan olduğunu görebilmek dışında etnik kimlik anlamında bir netliğe ulaşamıyorsunuz. Anadolu ya da İran'ın ya da kafkasya'nın neolitik çiftçileri olan atalarınızın zamanında Türk Kürt vs söz konusu bile olmayan kimliklerdi Etnisiteden anladığınız bir soy aktarımı ise aksine Aleviler Türklerden ve Kürtlerden çok daha homojen bir soy aktarımına sahiptir. Son yarım yüzyıla kadar tamamen izole bir şekilde iç evlilikler yoluyla yüzyıllar süresince soylarını bugüne getirmiştir. Ümmet bileşeni olan Türk Kürt Araplar ise çok daha fazla karma evlilik yapmış, bu da yetmemiş coğrafyalarındaki gayrimüslim toplulukları domine edip asimilasyon yoluyla kendi kimliklerine dahil etmişlerdir. Bu topluluklara sadece dil birliği üzerinden etnisite deyip, daha homojen bir aktarım yapan Alevileri tarih boyunca ilgilerinin olmadığı bu toplulukların bir alt aidiyeti göstermek nereden baksan aymazlıktır. Toplumsal kimlikleri belirleyen Biz olma duygusu ve toplumsal sözleşmedir. Alevilerin aynı dili konuştukları Sünni topluluklar ile düşman hukuku dışında bir ortak tarihleri olmadığı gibi sosyolojileri ve kültürleri de uyuşmaz. 100 yıllık Ulus inşasına rağmen bu durum halen büyük oranda böyledir Dil eşittir kimlik olmadığı gibi "etnisite" de eşittir kimlik değildir. Düne kadar Alevileri nüfus sayımında bile Müslüman topluluğa dahil etmeyen, asla kendinden görmeyen, hatta katli vacip gören Osmanlı bakiyesi bu ulusçuklar bugün Alevilerin Türk ya da Kürt olduğunu keşfetmişler. Burada Her şeyden önce etik bir soru ortaya çıkıyor; Toplumların kolektif aidiyetini belirleyen kriter ne olmalıdır? Her toplumun kendi Özgün geçmişinden kaynaklanan Biz olma duygusuna rağmen onlara kimlik biçmek ne derece etiktir? Ülkede kendini Aydın sananlar dahil herkes bir topluluğun ya da bir kimliğin şovenizmini yapmaktan geri durmuyorlar. Neyse.. Ayrıca Kuzey afrika'dan Afganistan'ın ortasına kadar dünyanın yaşanılabilir topraklarının altıda biri diyebileceğimiz coğrafyasında insanların %90'ının Arapça Türkçe Farsça Kürtçe dillerini konuşması genel olarak islamizasyon ile gelen asimilasyon ile ilgilidir. Beyefendinin mantığına göre bu coğrafyada yaşayan bu %90'lık kesimin etnik bağları tam ve homojendir ve birdir:)) oysa dünyada 7000'e yakın dil var. Büyük İslam imparatorlukları ve Avrupa merkezli büyük imparatorluklar ve ulus devletlerin inşa edilemediği, halkların tek tipleştirilemediği ülkelerin her birinde onlarca bazen yüzlerce dil ve etnik çeşitliliğe rastlayabiliriz. Sahi İslam orduları gelmeden önce Anadolu'da ve yukarı mezopotamya'da yaşayan milyonlarca bizanslı halkların akıbeti ne oldu? Uzaylılarımı kaçırdı yoksa toprağın altına mı girdiler? Şimdi bu halkları bugünün Türk ya da Kürt kavramları ile hangi "etnisite" ye yamamamız gerekir? Aleviler dilden bağımsız olarak sadece Alevidirler. Bizim Etno-dinsel kimliğimizdir. Tıpkı Dürziler, Boşnaklar, Sihler vb de olduğu gibi.












