Aslı Güven
274 posts


Bir insan ömrü için kısa sayılabilecek 57 yıl, Atatürk gibi bir liderin elinde, koca bir ulusun kaderini değiştirmeye yetti. Mondros Mütarekesi’nden sonra dört bir yandan işgal edilen vatan topraklarında, bağımsızlık hayal gibi görünürken o vazgeçmedi. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak bastığında, milletini kurtuluş yolunda zafere taşımaya kararlıydı. Sakarya’da, Dumlupınar’da, cephelerde verdiği kararlı mücadelelerle bağımsızlık bir ideale değil, gerçeğe dönüştü. Cumhuriyet’i ilan ettiğinde ise bu yalnızca bir yönetim değişikliği değildi; yüzyıllardır süregelen kalıpları yıkan, toplumun her kesimine yenilik ve aydınlanma sunan bir devrimdi. Laik eğitimden hukuk sistemine, kadın haklarından sanayiye kadar attığı adımlar, modern Türkiye'nin temel taşlarını oluşturdu. Artık geleceğe umutla bakan, kendi ayakları üzerinde duran bir ulus vardı. 86 yıl önce 10 Kasım’da onu bedenen kaybetmiş olabiliriz; fakat onun yaşarken bize sunduğu fikirleri, ilkeleri ve devrimleriyle bugünümüzü aydınlatıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü minnetle anıyor, sonsuz saygıyla selamlıyoruz.







Hocam, yol göstericim, abim, dostum, canım. Yarı ömrümün her anında beni ben yapan her şeye verdiğin katkılar için hep minnettar kalacağım. Seni çok seviyorum, sensiz ne yapacağımı bilmiyorum. Asla unutmayacağım seni, asla. Canım Olgun Hocam.








