Sedat Türkan

309 posts

Sedat Türkan

Sedat Türkan

@SedatTurkan73

Bu güzelim Ülkemiz çok yakında hakettiği Özgür yaşam ,tam laik sistemiyle yönetildiği , Hukukun eşit ve adil uygulandığı yönetim şekline ulaşacaktır.

Katılım Ocak 2024
106 Takip Edilen14 Takipçiler
Sedat Türkan
Sedat Türkan@SedatTurkan73·
@haberrekor Ben hic birini duymadim bugune kadar .azerbeycan olabilir mi acaba ? Monorji orda var cunku
Türkçe
1
0
0
1.4K
Haber Rekor
Haber Rekor@haberrekor·
Sanatçılardan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na destek açıklaması:
Haber Rekor tweet media
Türkçe
1.3K
61
385
361.9K
Sedat Türkan
Sedat Türkan@SedatTurkan73·
@degisimmCHP Millet her sekilde ,Erdogan karsisinda kim olsa oy verecek anketlerde durum cok iyiydi ,Meral Aksener'de o zaman masayi bozmasi,KK ile birlikte truva ati olabilir.sonrasi saray ziyareti yapildi. Iyi partiden bir cok M.vekili Akp ye gecti.durum daha vahim di!
Türkçe
0
0
4
354
Değişim CHP
Değişim CHP@degisimmCHP·
Ali Mahir Başarır, Kılıçdaroğlu’nun 2023 adaylığı hakkında: “Normal bir grup toplantısıydı. Gündemde adaylık yokken Engin Bey geldi, ‘Kemal Bey aday oluyor.’ dedi; el kaldırıldı ve bitti. Tartışılmadı, konuşulmadı, başka isimler gündeme gelmedi. O dakikadan sonra, aday gösterildiği için, ‘Kemal Bey’den aday olmaz.’ deseydik ‘Sizin yüzünüzden kaybedildi.’ denirdi. Karşı çıkılabilir miydi? Evet, çıkılabilirdi. Özeleştiri olarak söyleyeyim.”
Türkçe
19
96
1.1K
35.4K
Sedat Türkan retweetledi
Fatih Ergin
Fatih Ergin@ferg1923·
Edirne’de haklarını alamadıkları için 25 gündür direnen ve kendilerini yer altına kapatarak açlık grevine başlayan Özşen Madencilik işçileri ile iletişim kesildi. Sendika, şirketin internet ve telefon hattını kestiğini söyledi.
Türkçe
24
1.1K
3.5K
46.4K
Faik Öztrak
Faik Öztrak@faikoztrak·
Yarın LGS'ye girecek tüm öğrencilere başarılar diliyor, çalışmalarının ve emeklerinin karşılığını bulmasını temenni ediyorum.
Türkçe
3.3K
26
414
160.2K
Sedat Türkan
Sedat Türkan@SedatTurkan73·
@muslimsarichp Halkin icine cikinda ,mesela ulusta ,bendresinde 100 metre yuruyunde gorelim.!
Türkçe
0
0
0
1
Müslim Sarı
Müslim Sarı@muslimsarichp·
Bu akşam saat 20.45’te CNN Türk ekranlarında, Hande Fırat’ın sunduğu Gece Görüşü programına konuk olacağım. Gündeme ilişkin değerlendirmelerimizi paylaşacağız.
Müslim Sarı tweet media
Türkçe
3.2K
107
651
117.1K
Sedat Türkan retweetledi
Fatoş Erdoğan
Fatoş Erdoğan@puleragema·
LÜTFEN OKUYUN #İBBDavası'nda 47.gün "Cinayet büro ev baskına gönderilmiş" Medya AŞ Genel Müdürü #FatoşPınarTürker beyanda bulunuyor. "Bir gün sonra sabah saat 05.30'da evime polis geldi. Ben iki kızımla yalnız yaşıyorum. Kapı çaldığında ekran üzerinden polisleri gördüm ve Allah'tan avukatımı arayabildim. Çünkü polisler içeri girdikten hemen sonra telefonumu aldılar. "Hiçbir şeye dokunmayın" dediler. Çocuklar ağlıyordu. "Bir bardak su vereyim" dedim. "Hayır." "Küçük kızım okula gidecek." "Hayır." "Sakın kimse yerinden kıpırdamasın." Sürekli delil karartmaktan söz ediliyordu. Oradaki polislerden biri, sanırım bir komiserdi. Gözlerindeki ifadeyi hiç unutamayacağım. Bir ara bana: "Kaşe var mı?" diye sordu. "Ne kaşesi?" dedim. "Şirket kaşesi." "Yok" dedim. "Ben şirketin genel müdürüyüm, şirket kaşesini evimde ne yapayım?" Buna rağmen evi aramaya devam ettiler. Biz pijamalarımızla öylece bekliyorduk. Çocuklar ağlıyor, kimse hareket edemiyordu. Bir noktada polise: "Siz mali suçlar için gelmediniz mi?" diye sordum. Polis: "Biz Cinayet Büro'dan geldik" dedi. Bunu duyunca kızlarım daha da korktu. "Ne cinayeti?" dedim. "Şu anda operasyon yürütülüyor, biz görevlendirildik" dedi. O an yaşadıklarımız gerçekten tarif edilmesi zor şeylerdi. Bir bardak su bile veremediğim çocuklarımın yanında, ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Bugün geriye dönüp baktığımda yaşananların bir tiyatro mu yoksa bir kâbus mu olduğunu hâlâ tarif edemiyorum. Sonrasında sağlık kontrolüne götürüldüm. Orada bir polis memuru, başına bir şey gelmediğinden emin olmak için annemi aramama izin verdi. Daha sonra tekrar aramama da izin verdi. Kendisine bu insani davranışı nedeniyle teşekkür borçluyum. Ben evden bu şekilde ayrıldım. Küçük kızımı son kez okuluna bırakmış oldum. Akşam geri döneceğimi düşünüyordum. Sonra Vatan Emniyet'e götürüldük. Açıkçası ilk başta oradan çıkamayacağımı düşündüm. Fakat içeri girince asistanımı gördüm. "Canan, sen neden buradasın?" dedim. "Beni de aldılar" dedi. Sonra diğer arkadaşlarımız gelmeye başladı. Tanıdığım ve tanımadığım birçok insan getirildi. Sonrasında artık orada yaşamaya başladık. Nezarethane şartlarını anlatmak istemiyorum ama umarım hiçbiriniz hayatınız boyunca görmek zorunda kalmazsınız. Bodrum katta olduğu için cam yoktu, pencere yoktu. Gün mü gece mi anlamıyordunuz. Bir gün kadın polis memuru geldi. "Arama yapılacak" dedi. Bizi sıraya dizdiler. Sonra beni küçük bir odaya aldılar. Odayı da, o polis memurunu da hayatım boyunca unutmayacağım. Memur: "Üstünü çıkar" dedi. Çıkardım. Sonra: "Altını da çıkar" dedi. Şaşırdım. Ama çıkardım. Ardından: "İç çamaşırını da çıkar" dedi. Ne olduğunu anlayamadım. Ama söylediklerini yaptım. Sonra: "Çömel" dedi. Daha sonra çeşitli hareketler yapmamı istedi. O an ne yaşadığımızı gerçekten anlamıyorduk. Kadın memurun eldiven takması bile bize normal bir sağlık kontrolü yapılacağı hissini vermişti. O kadar yabancıydık bu sürece. Sonrasında tutuklandık. Akşam saatlerinde Silivri Cezaevi'ne getirildik. Hayatında hiç cezaevine girmemiş bir insan olarak yaşadıklarım gerçekten bir film sahnesi gibiydi. İnsan, suç işlemediği sürece bir gün cezaevine düşebileceğini hiç düşünmüyor. Ama olabiliyormuş. Her şey insana dair. Cezaevine geldiğimizde bize: "Merak etmeyin, siz beş kadınsınız. Sizi aynı koğuşa koyacağız." dediler. Buna çok sevindik. Ancak daha sonra müdür geldi ve: "Adalet Bakanlığı'ndan talimat geldi. Hepiniz ayrı ayrı koğuşlarda kalacaksınız." dedi. Bizi tek tek farklı koğuşlara götürdüler. İlk gün birbirimizi sadece pencerelerden görebildik. Ben koğuşa konulduğum anda pencereye koştum. Çünkü diğer arkadaşlarımın da yan koğuşlara yerleştirildiğini anlamıştım. Fatoş'un sesini duyuyordum. Çok ağlıyordu. Bir şey olacak diye korkuyordum. Bütün gece pencerelerden birbirimize seslenerek geçti. Birimiz ağlıyor, birimiz teselli etmeye çalışıyordu. İlk gecemiz böyle geçti."
Fatoş Erdoğan tweet media
Türkçe
216
1.3K
3.4K
340.6K
Sedat Türkan retweetledi
Kayhan AYHAN
Kayhan AYHAN@kayhanayhann·
BÜTÜN SALONU AĞLATAN O SAVUNMA Fatoş Pınar Türker yaptığı savunma ile herkesi ağlattı. Polis baskını, savcılık ve cezaevi sürecinde yaşananlar çok çarpıcı: Sabah 5.30- 6.00'da. Ben iki kızımla dediğim gibi yalnız yaşıyorum. Çok ilginç. İşte polisler eve geldi. Çocuklarım ağlıyor, işte diyorum ki, "Bir su vereyim". "Hayır". İşte küçük kızım okula gidecek, "Hayır, kimse kımıldamasın, delil karartmayın" diyor sürekli şey. Polis bey, komiser herhalde. O çok yani onun gözlerindeki bakışı hiç unutmayacağım. Bir tane kadın memur vardı en sonunda kızlarımla birlikte o da ağlıyordu. "Sakın kimse birbirine dokunmasın" filan dedi. Dedim "Siz dedim mali suçlar için gelmediniz mi? Biz ne delili karartacağız?" Şey dedi polis; "Biz cinayet masadan geliyoruz" dedi. Öyle olunca benim kızlarım avaz avaz ağlamaya başladılar. Ben dedim "Ne cinayeti" dedim. Hayır dedim; "Şu an operasyon oluyor, polis kalmadı, biz geldik" dedi. Vatan'a girdik, emniyete. Hakikaten ben oradan çıkamayacağım diye düşündüm Artık kaçıncı gün ne şeyde, bir bilmiyorum. Bir kadın memur geldi, "Arama yapacağız" dedi. Eldiven taktı eline. Arkada böyle klasörler, çok küçük bir oda. "Üstünü çıkar" dedi, "Üstünü çıkardım". Ama üstünü çıkarmanın hani zaten çıplaksın, ne kontrol edeceksin ama kontrol yaptı, "Tamam" dedi. “Eşofmanını da indir” dedi. İndirdim. “Çamaşırını da”. “Nasıl yani” dedim? “İndireceksin” dedi... Siz dediler 6 kişilik koğuşa koyacağız. Sonra müdür hanım dedi ki Adalet Bakanlığı'ndan dedi talimat sizi ayrı ayrı koyacağız dedi. Öyle ilk geceyi geçirdik. Sonra ertesi gün mazgal açıldı, infaz koruma memuru, "Fatoş" dedi. "Efendim" dedim. "SEGBİS" dedi. Dedim ki "O ne?" "Mahkemeye çıkacaksın" dedi. "Ben daha yeni tutuklandım" dedim. "Dün çıktım mahkemeye" dedim. "Yine çıkacaksın" dedi. Ben gittim oturdum, karşımda bir ekran açık ama "Adalet mülkün temelidir" yazmıyor, bir ofis orası. Böyle gözüm de ısırıyor, en sonunda kırmızı espresso makinesi vardı çünkü Savcı Bey bana o makinede kahve ikram etmişti. İfademi alan savcı, başkanım. Savcım, size soracağım şimdi. Siz tabii ki şey, sizin şahsınızla hiç alakası yok konunun ama hani meslektaşınız ya böyle bir uygulama var mı, yok mu? Dedi ki: "Ya" dedi, "Fatoş şimdi ağlarsın böyle karşımda" dedi, "ben sana ne dedim" dedi. "ben senin ne olduğunu biliyorum ama sen bu adamlar sana" dedi "kumpas kuracak demedim mi" dedi. "Niye konuşmadın sen" dedi. "Verecektin ifadeni gidecektin" dedi. "Ama" dedim, "Sayın Savcım ben bildiğim her şeyi anlattım." "Bak şimdi" dedi, "sen git" dedi, "eşyalarını topla. Ben "dedi, "sana Çağlayan'dan araba göndereceğim" dedi. "Geleceksin" dedi, "burada" dedi, "bana" dedi "ifadeyi vereceksin, buradan" dedi "çocuklarına gidersin." Ben de dedim ki: "Savcım" dedim, "ben yeniden ifade veririm, vermemi istiyorsanız" dedim. "Bir avukatıma sorayım." Şimdi karşımdaki savcı ya, "Yok efendim" diyecek halim yok, ben bilmiyorum bir de hakikaten, ilk kez tutuklanmışız. "ben avukatıma bir danışayım" dedim. Böyle yaptı: "Hâlâ" dedi, "avukat diyorsun bana" dedi. "Sen" dedi, "bu kafayla bir daha" dedi "çocuklarını asla göremeyeceksin" dedi. "Sen bekârsın, değil mi?" dedi. Evet. "Velayetleri de sende?" Evet. "Senin çocukların" dedi, "reşit de değildi, değil mi?" dedi. Değil dedim. "Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını" dedi. Ha, bir anneye böyle denir mi? Çocuklarıyla tehdit ettiler. Az evvel şeyle söyledim ya size hani mal varlığı, "Sen bakıyordun, değil mi?" dedi. Evet. "Bak" dedi, "mal varlığı tedbiri için" dedi, "karar var benim elimde" dedi. "Ama ben" dedi, "28 Mart Cuma günü mesai bitimine kadar sana süre" dedi. Savcım bunu dedi. Ve o gün tebliğ edildi. "Ya bana gelir konuşursun" dedi, "ya da" dedi "malını mülkünü de alacağım" dedi. Yani bir şey söyleyeceğim. Şeyi anlayamıyorum. Hani mesela birisinin birisiyle husumeti olur... Hiç beni tanımıyor ki. Tanımadığı bir insandan insan nasıl nefret eder ki? Hani nasıl bunu söyle... Mesela annesi yok mu bu insanların? #İBBDavası
Türkçe
426
3K
10.2K
814K
Sedat Türkan retweetledi
Ümit Dikbayır
Ümit Dikbayır@UmitDikbayir·
İneklerin sayıldığı, kadınların sayılmadığı bir düzende hiçbir hakkı olmadan maraba gibi yaşayacakken; Mustafa Kemal’in sağladığı tüm nimetlerden faydalanıp Meclis üyesi seçilen birinin, yediği kaba nasıl pislediğini de ibretle izliyoruz ! Pazartesi günü gerekli tüm kurumlara şikayet ve başvuruları şahsen yapacağım. @TC_icisleri @adalet_bakanlik
Ümit Dikbayır tweet media
Türkçe
1.2K
3.7K
18.7K
262.3K
Sedat Türkan retweetledi
drmz
drmz@hypakd·
@hilmihacaloglu Belki gercekten bozuldu ama oyle zul ediyorlar ki kendilerinin bozmus olma ihtimali daha yuksek geliyor
Türkçe
2
1
12
4.2K
hilmi hacaloğlu
hilmi hacaloğlu@hilmihacaloglu·
İstanbul Anadolu Adliyesi'ne geldik. Ekrem İmamoğlu, Tuzla Belediye Başkanı'na hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada ilk kez hakim karşısına çıkacaktı. Cezaevi aracı 60 km yol gittikten sonra bozulmuş Silivri'ye geri götürmüşler. Şimdi Segbis'le bağlanıyor mahkemeye!.
Türkçe
25
87
586
166.5K
Sedat Türkan
Sedat Türkan@SedatTurkan73·
Bir insanin hayatta en buyuk sermayesi onuru ,serefi ve omurgali durusu olmali. Size hazir sunulan makamlar ugruna temsil ettigi siyasi durusu terk etmemeli.yas olmus 76 .bundan sonra her sey senin olsa ne olur. milyonlarca kisiye yazik etin.degermiydi #kemalkılıcdaroglu
Türkçe
0
0
0
3
Sedat Türkan retweetledi
Ece Üner
Ece Üner@eceuner12·
Özel: “İhanet başkaları yüksek sesle söylediğinde değil, yalnız kaldığında, içinde hissedildiğinde cezalandıran bir duygudur”
Türkçe
136
546
7K
87.9K
Sedat Türkan retweetledi
Uğur Dündar
Uğur Dündar@ugurdundarTV·
FLAŞ...FLAŞ... ÖZGÜR ÖZEL FETÖ'NÜN DARBE GİRİŞİMİ SIRASINDA NEREDEYDİ? "15 Temmuz 2016… O gece saat 21.00 civarında, olağan dışı hareketlenmeler olduğunu televizyonlardan öğrendik. Çok geçmeden bunun darbe girişimi olduğunu yine televizyonlardan duyduk. Olaylar başlar başlamaz telefonlaşarak Genel Merkez'de buluşmaya karar verdik. Bizi ilk arayanlardan biri Uğur Dündar oldu. Bunun hain bir kalkışma olduğunu, CHP'nin bu darbeye karşı direnmesi ve demokrasinin yanında durması gerektiğini söyledi. ★★★ Saat 22.30'a geldiğinde, Genel Merkez'de buluştuk. Genel Merkez'e ulaştığımızda, Ankara'da birçok noktada çatışmalar yaşanıyor, açık camlardan içeri keskin bir barut kokusu doluyordu. O gece bizimle birlikte 20 kadar parti yöneticimiz ve milletvekilimiz Genel Merkez'e geldi. Çatışmalar yoğunlaşınca tüm parti çalışanlarını, danışmanlarımızı ve şoförlerimizi evlerine gönderdik. Parti yöneticilerimizle ayak üstü yaptığımız toplantıda; darbe girişimi kimden gelirse gelsin açık, aktif ve cesur tavır almaya karar verdik. ★★★ Bu sırada birçok AKP'li üst düzey yönetici bizleri arıyor ve darbenin bastırılması için yardım istiyordu. Genel Başkanımız uçaktaydı. İstanbul'a iner inmez görüştük kendisi de bizlere “darbeye karşı direnme” talimatı verdi. Hemen TBMM'ye geçerek direnişi buradan yürütmeyi kararlaştırdık. Ancak tüm şoförlerimiz ve danışmanlarımızı can güvenliklerini düşünerek evlerine gönderdiğimiz için, ne aracımız ne de bir sürücümüz vardı!.. Aykut Erdoğdu, Veli Ağbaba ve ben, üniversite yıllarındaki hayallerimizi gerçekleştirmek amacıyla birlikte 1973 model bir volkswagen kaplumbağa araç almıştık. Elimizde bir tek bu araç vardı. Ona binip TBMM'ye doğru yola koyulduk. İnönü Bulvarı üzerinde çatışmalar yaşandığı için Dikmen üzerinden TBMM'ye ulaşmaya çalışıyorduk. (Bu sırada Aykut Erdoğdu başımıza bir şey gelmesi ihtimalini düşünerek vasiyet niyetine bir kısa video çekti.) ★★★ Aracı ben kullanıyordum. Dikmen'den aşağı inerken yolda kimseler görünmüyordu. Ancak TBMM'ye yaklaştığımızda yol üzerine taş yağıyormuş hissi veren küçük toz kümeleri oluşmaya başladı. Bunların helikopterden atılan mermiler olduğunu fark edince, Aykut'un vasiyet videosu çekmesine hak verdik!.. Mermi yağmuru altında TBMM'nin Dikmen kapısına ulaştık. Aykut silahlı gelmişti. Araç durduğunda hemen atlayıp, duvar dibine siper aldı. Bulunduğumuz yer, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın yanında, Genel Kurmay Başkanlığı'nın ise tam karşısındaydı. Çevreden sürekli çatışma sesleri geliyor, havadaki kesif bir barut kokusu giderek artıyordu. Aykut, TBMM kapısında bekleyen polis memurlarına Milletvekili olduğumuzu bağırdı. Ben bu sırada aracı park ettim. Hatta doğru park etmiş miyim diye, aracın etrafında dönüp dururken Aykut seslendi: “Çatışma var çabuk ol!..” Doğrusu hepimizin gençlik hayali “vosvos”umuz çok kıymetliydi ve onu yolun ortasına bırakıp gitmeye gönlüm el vermiyordu. Bu sırada Aykut silahı ile siper ala ala iç kapıya kadar ulaşmıştı. Benim sakin ve yavaş yürüdüğümü görünce, koşarak geldi ve kolumdan çekerek “Çabuk ol yoksa burada vuracaklar bizi!” diyerek çekmeye çalıştı. Sanki koşarsam darbecilerden korkuyormuşuz gibi anlaşılacak diye, inadına yavaş ve sakin yürüyordum. Neyse ki Aykut beni çeke çeke TBMM'ye soktu!.. ★★★ 3 No'lu kapıdan girip, Genel Kurul'a giden koridoru geçtik. Genel Kurul'un kapısında bizi AKP ve CHP'den bir grup milletvekili karşıladı. Hemen yanımıza dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman geldi. Bana ve Aykut'a sarılıp “Bunlar demokrasi öpücüğü” diyerek yanaklarımızdan öptü. İsmail Kahraman'ın bu tavrı bana hem tuhaf hem de komik gelmişti. Genel Kurul'un kapıları kapalı olduğu için hep birlikte kapıları kırıp içeri girdik ve salonun ışıklarını yaktık. Toplantıyı açmak için Başkanlık Divanı'nın oluşması gerekiyordu. Ancak katip üye yoktu. Bu yüzden birinden ceket alıp giydim ve “Başkanlık Katibi” koltuğuna oturdum. Hatta İsmail Kahraman'ın bulup verdiği ceketi giyerken “Milli Görüş ceketi” diyerek şaka yapmayı da ihmal etmedim!.. ★★★ TBMM Başkanı resmi açılışı yaptı ve orada, CHP adına, darbe girişimine karşı olduğumuzu çok açık bir şekilde söyledim. Meclis'e gelmeden önce de TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Doğan Kubat ile telefonla görüşerek, ‘Biz yanınızdayız, ne yapmak gerekiyorsa birlikte yapacağız, karşı çıkalım' dedim. Meclis Genel Kurulu olağanüstü toplandı. Bir tarafta AK Parti adına Mehmet Muş, diğer tarafta partim adına ben, MHP adına Erkan Akçay… Divan'da katip üyelerin bulundukları koltuklarda biz görevdeydik o gece. Tepemize bombalar yağarken Meclis kürsüsünde tarihe not düştüğümüz konuşmalar yaptık. Genel Kurul Salonunu 10 metre ile ıskalayan bombanın ardından, sığınağa inme kararı alındı. ★★★ TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve bazı milletvekilleriyle sığınakta bir odaya girerek, 16 Temmuz günü TBMM Genel Kurulu'nda okunan ve altında 4 partinin ortak imzası bulunan tarihi bildiriyi hazırladık. O günkü bildiri, bombardıman altındaki Meclis'in ertesi gün açılıp, çalışma ve darbeye karşı koyma iradesi açısından çok önemliydi…” ★★★ Değerli okurlarım, Sizlere CHP Lideri Özgür Özel'in ağzından, 15 Temmuz 2016 tarihindeki FETÖ'nün hain darbe girişiminde yaşananları aktardım. O gece Özgür Özel ve arkadaşları kurşun ve bomba yağmuru altında Meclis'e gelerek, diğer partilerin milletvekilleriyle birlikte, bir demokrasi ve kahramanlık destanı yazdılar. Ben de tarihe not düşmek için, bu çok önemli bilgileri köşemde paylaşıyorum…
Türkçe
116
824
5.5K
264.1K
Sedat Türkan
Sedat Türkan@SedatTurkan73·
@evrenalankus Istifa etmek suan icin K.K. na yarar. Hemen istifa edenler akp yargisindan korkup istifa etmistir. Istenen de bu zaten.
Türkçe
0
0
0
77
EVREN ALANKUŞ
EVREN ALANKUŞ@evrenalankus·
Mutlak Butlan kararı çıktığı andan itibaren CHP üyeliğinden istifa eden vatandaş sayısı 18 bini geçti!
Türkçe
153
54
637
31K
Sedat Türkan retweetledi
Güzin
Güzin@gundogdu1923·
Sunucunun sorusuna "Özgür Özel tabii ki Kampanya başlatsın parmağımdaki yüzüğü verecem Otobüs de alırız O'na" Diyen kardeşim sen de varol çok yaşa e mi #MutlakButlanaMilliMücadele
Türkçe
8
1.4K
10.6K
107.4K
Sedat Türkan retweetledi
sinem fıstıkoğlu
sinem fıstıkoğlu@sinemfstk·
Ne yapsalar boş Göklerden gelen bir karar vardır :)
Türkçe
193
264
4.9K
74.8K
Sedat Türkan retweetledi
Gülsen Telser
Gülsen Telser@gulsentelser·
Bol bol paylaşın
Gülsen Telser tweet media
Türkçe
159
3K
9.8K
75.4K