Synergy Kendiyas@SynergyKendiyas
🚨SÛR NEDİR, NASIL TARİF EDİLEBİLİR ?
Bu konuda Hâl ilmi kapsamında anlatılanları, anlayabildiğimiz kadarı ile teşbih (benzetme ) yolu ile ifade etmeye çalışacağız inşallah
Rabbimiz ilk olarak Efendimiz Aleyhisselam’ın nurunu yarattı. Buradan tüm evren yaratıldı. Evrendeki her zerre ne olacağını seçti ve benzerleri ile birleşti.
(Bu konuyu başka bir seride ve youtube'da detaylı olarak anlatmıştık.)
Daha sonra; SûR'u borazan şeklinde bir geçit olarak hayal edip bunun bir ucundan nurun enerji verilerek genişlediğini, diğer taraftan çıkan o nurun bütün alemleri, galaksileri, evrenin tümünü oluşturduğunu düşünelim. Bütün her şey ama her şey surun içinden gelen bu nurdan oluştu
Siccimin daha da önceki hali diye düşünelim. Bu halden nötron, proton, atomlar şeklinde devam ederek tüm evren oluştu. Sürekli oradan o nur geldiği için, (bir balon düşünün) sürekli ufak ufak hava yani enerji geliyor. Geldiği için sürekli genişliyor.
Rabbimiz bir zaman sonra bütün hepsini dürecek yani geri çekecek. Sûrdan geri çekildiği zaman bütün güneş sistemi, galaksiler milyarlarca yıldızların hepsi o surun üzerinde belki bir atom tanesi yapmayacak.
Tüm yaradılış başlangıcına geri dönecek.
İlk Sura üfürüldüğü an dünyada kıyamet kopacak, başka yerde de hayatlar başlayacak. Sözgelimi Marstaki hayat bizden önce son buldu, oranın kıyameti koptu, buraya hayat kuruldu. Sonra da bizden güneşe daha yakın olan yere yine hayat kurulacak.
Zamanla güneşin solduğunu düşünün. Güneş samanyolu galaksisinde bir nokta. Daha Milyarlarca farklı samanyolu galaksileri var. İçinde de bir sürü güneşler, sistemler var. Bütün bunların hepsi, bütün yaşamların hepsi bitecek. En son 2.sura üfürüldüğü zaman tamamı çekip alınacak. Tüm kainat tek bir mahşere uyanacak
➡️Dünyanın kıyameti ile kainatın kıyametinin farklı olduğunu
➡️evrende bizden başka binlerce alem ve yaşam olduğunu
➡️buralardaki süreçlerin de bize göre önde ya da geride devam ettiğini
➡️tüm kainatın tek bir mahşere uyanacağını şu seride anlatmıştık 👇
x.com/SynergyKendiya…
Maneviyattan gelen bilgiye göre Sur’dan geçerek kainatı oluşturan ve maneviyattan bize “sayn” olarak olarak telaffuz edilen (ilerde keşfedilerek "sign" olarak isimlendirilebilir ) siccim altı parçacıklar var ve bunların kodları ve zihinleri var.
Bu parçacıklar sorgudan geçip kendi kararlarını verdikten sonra surdan geçiyor ve kendi gibi olanlarla bir araya gelerek kainatın tüm bileşenlerini oluşturuyorlar.
Dolayısıyla bu kodlanmalar sonucunda kâinattaki her şey oluşuyor. Kimisi yoğunlaşarak güneş oluyor, kimisi insan oluyor, her biri farklı haller alıyor. Ve bu sistem genişlemeye devam ediyor. Çünkü surdan üflenmeye devam ediyor. İçinde milyarlar, trilyonlar, katrilyonlar hatta sayılamayacağımız nicelerini içeren tüm kâinat, Rabbimizin istediği tüm hayatlar. Hepsi oluşuyor. Tabii ki bu hayatların hepsi insan formunda olmak zorunda değil. Tüm kulların yaşamı bittiği ve tüm yaratılmışların kişisel kıyametleri yaşandığı andan sonra, hepsi tekrar eski hallerine dönüyor. Yani aslına dönüyor.
Aslına dönüyor yani dürülüyor, katlanıyor, çekiliyor. Kıyamet, sura çekilme, surun üflenmesi gibi bütün bu tanımlamaların karşılığı işte bu.
Yine maneviyattan gelen bilgiye göre; Evrenin yaradılış süresi ile bizim galaksimizin yaradılış süresi aynı değil. Bilimsel olarak bahsedilen 13.5 milyar yıl bizim galaksimiz için. Bütün evren için ise 500 trilyon yıl gibi korkunç bir rakam veriliyor.
Her sistemin ayrı bir “sur”u var. Kara delik olarak adlandırılan geçiş noktaları bunlar. Tüm sistemi aynı kökte birleşen bir ağaç dalları bütünü gibi hayal edebiliriz.
Astral seyahat ya da enerji olarak uygun koşullarda bu geçiş noktaları kullanılarak sistemler arası geçilebilir
Surun üflenmesinde buraya, bizim dünyamıza göre olan da, bizim güneş sistemimize göre olan da var.
Samanyolu galaksisinin de bir suru var.
Şimdi; önce bir tane ana sur düşünün. Sonra her bölümün ayrı bir suru var. Ondan sonra her parçanın ayrı ayrı surları var. Yani "karadelik geçiş noktaları" denilen konunun aslı bu. Yani geçiş noktaları, kara delikler" diye bahsedilen konuların aslının ne olduğunu biliyorlar. Anlamaya çalışıyorlar. Yani yaratılıştan dolayı bir şeylerin farkındalar ama ne olduğu hakkında mana hariç kesinlikle bilgi alamazlar. İblis ve askerleri manadan konuşanların konuşmalarını takip ederek, kendine göre bunu işleyerek değiştiriyor. Rabbimin yarattığını anlattığı şekilde bu bilginin aslını alıp kendi kitabına göre bunun yanına kendine göre başka argumanlar koymak istiyor ki insanların imanını da alabilsin.
Ana bir sur var. Sonra da her kısma göre ayrı ayrı Sur var. Yani bizim dünyamızda kıyamet için sura üflenecekse evet bizim dünyamıza ait ayrı bir sur var. Güneş için ayrı var, gezegenler için ayrı var ama bütün bizim hepimiz için güneş sistemimiz ve burada diğer güneşler ve yıldızlar için hepsine ayrı ayrı var. Bir de onların hepsinin toplamının üzerinde başka bir sur var. Oradan sonra da bizim bu sistem gibi başka başka sistemler var. Onların ki ayrı. Yani çok, ağacın kökü gibi çok dağılıyor ama gele gele gele, azala azala azala ana noktaya geliyor. Ana Surdan öncesi, siccimin daha da altı. Siccim olarak ana surdan geçiş, sonraki geçişlerde de daha da şekil alarak, ayrışarak son formuna ulaştı. Yani ilk ana sur öncesi orada tamamen hep aynı formatta. Aynı formatta olanlar surdan geçti. Geçiş noktalarından geçtikçe, bir içeriye geldikçe ayrışıyor. Ona göre oluşumlar oluyor.
İblis bu bilgilerin alabildiği kadarını yandaşları ile gerek astral seyahat, gerekse kontrollü uyku yolu ile paylaşıyor. Bu sebeple bilim kurgu filmlerinde anlatılan, gösterilen bir çok konu gerçeğe çok yakın.
Biz kendi anlayabildiğimiz kadarıyla anlamaya, beynimizin alabildiği kadar anlamaya çalışıyoruz. Rabbimizin yarattığı fiziksel bir teknoloji var. Düşünün Rabbimiz bunu yaratmış. İblis bile bu hakikatlerin birçoğunu bilmiyor.
Bizim galaksimiz, Samanyolu galaksisi için söylüyoruz: Burada olanlara hakim olabiliyor. Ancak şu anda başka yerde oluşum içinde olan var. Buradan aktarıyorum. İblis'in olmadığı, İblis'in daha yaratılmadığı yer de var. Kıyametin koptuğu yer dahi var.
Yani beynimzin algılaması için örnek olarak her bir zerreyi bir samanyolu galaksisi gibi düşünün. Bunların hepsinin içinde yaşanıyor bitiyor, yaşanıyor bitiyor. Komple bütün kainat tamamen imtihandan geçtikten sonra hepsi kapatılıyor.
Güneş de imtihanda. Isıtacak değil mi? "Ben ısıtmıyorum" diyemez. Kullar, yani her türlü yaratılmışlar ana surdan önce ki taleplerini, kendi vazife ve görevlerini gerçekleştirdikten sonra bütün kâinatın hepsi tamamen geliyor ve bütün her şey bitiyor. Kapatılıyor, hepsi kapatılıyor.
Bir tek Rabbimiz kalıyor başka hiçbir şey kalmıyor.
Şunu ifade edelim: Anlattıklarımız anlayabildiğimiz kadarı iledir.