
8 aya yakın, günde ortalama 12-13 saatlik mesai ile, yüksek tempoyla yaptığım, efsanevi Askerî Tarihçi Hans Delbrück'ün Geschichte der Kriegskunst (Harp Sanatı Tarihi) tercümesini, birkaç dakika önce son dokunuşlarımla birlikte tamamladım, 750 bin kelimelik bir metin. Bu benim yaptığım ikinci uzun soluklu tercüme işiydi (İlki 6 ciltlik 1001 Gece Masalları, editörün masasında). Uzun metinleri tercüme etmenin yolu, sanırım benim yaptığım gibi "tam kapanma" ve bu işten başka bir iş yapmamakla mümkün, yoksa böylesine kıymetli bir eserin bugüne kadar tercüme edilmemiş olmasının başka bir izahı yok. 1001 Gece Masalları tercümemi, kendi geleneğimize muvafık surette "temmeti't-terceme" diyerek bitirmiştim; bunu ise Batı lisanlarındaki Latince bitirme ibaresiyle bitirdim: Finis Operis Mütercim meslektaşlarıma bir tavsiye, mutlaka en az bir tane uzun metin tercüme etsinler. Ondan sonra 300-400 sayfalık kitaplar bile insana "kısa bu ya, yaparım hemen!" gibi geliyor... 😄

















