Ramazan Işık@ramazanhoca_12
Haluk Levent , Oğuzhan Uğur ve Ahbap Derneği soruşturma dosyasını, bu konuyla alakalı polisin eve girmesi ve gözaltı süreci hakkındaki videoları takip edip izleyince, Türkiye'de yüzlerce insanın sadece "Rabbim Allah'tır." dediği için kapısı kırılarak, ters kelepçeyle gözaltına alındığı mazlumların durumu aklıma geldi ve ciddi anlamda rahatsızlık duydum.
Allah için şu iki video arasındaki farka dikkatlice bakalım...
Türkiye'de hiçbir suça karışmadığı hâlde, hiçbir örgütle bağı olmadığı hâlde veya bir yerden kitap almak için IBAN ile gönderdiği 50-100 TL gibi, bugün bir ekmek arası dürüm bile etmeyen bir para miktarı gerekçe gösterilerek; belirli günlerde ve münasebetlerle evlerinin kapıları kırılan, postallarla evleri çiğnenen, kendisine ve çocuklarına silah uzatılan ve şiddet uygulanarak gözaltına alınan, "Rabbim Allah'tır." diyen sakallı veya çarşaflı Müslümanlar...
Diğer yandan ise tüm Türkiye'yi karıştırmış bir olayla itham edilen, eski parayla katrilyonluk meblağlarla ve deprem sürecindeki çok büyük iddialarla gündeme gelen kişilerin kapılarının nezaketle çalınması ve nazikçe yürütülen gözaltı süreci...
Evet, bu videolar Türkiye'de Müslüman olmakla Kemalist olmak arasındaki farkı net bir şekilde ortaya koymuştur.
Bu videolar, toplumda popüler olmayan mazlum insanlara yapılan muamele ile popüler olan kişilere gösterilen yaklaşım arasındaki farkı gözler önüne seren ibretlik bir manzaradır.
Bu farkın sebebi nedir ?
Bir ülke de yargı ve emniyet böyle mi olmalı ?