devrim tekinoğlu

1K posts

devrim tekinoğlu banner
devrim tekinoğlu

devrim tekinoğlu

@TekinogluDevrim

yayıncı-yönetmen

Katılım Ekim 2011
797 Takip Edilen1.3K Takipçiler
devrim tekinoğlu
devrim tekinoğlu@TekinogluDevrim·
"görenler, mayın tarlasına bırakıp sesini menekşe kız ırmak ırmak çağladı derler..."
Türkçe
0
0
1
94
devrim tekinoğlu
devrim tekinoğlu@TekinogluDevrim·
@hidirozd Sağ olun. Zazaki/Kırmançki anlatım filmin epey kısmında var ama ana anlatıcı Kurmanci (Kırdaşki) konuştuğu için Zazaca daha az hissediliyor. Bu eksikliği filmin devamı olarak çektiğimiz yeni belgesellerde gidereceğiz... ilginiz için teşekkür ederim.
Türkçe
0
0
1
129
Hıdır Ö.
Hıdır Ö.@hidirozd·
@TekinogluDevrim Sevgili hocam, değerli emeğinize sağlık. Güzel olmuş. Raa/hag zaza(kırmanc)aleviligidir. Ve videoda zazaca ( kirmanciki) yı Çok az gördük. Neden böyle oldu?
Türkçe
1
0
2
165
devrim tekinoğlu retweetledi
Batman Burada
Batman Burada@batmanburada·
⚫️BATMANLI ROJVELAT KIZMAZ’A NE OLDU? ▪️ Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan gelişmeler Doku’nun yakın arkadaşı 26 yaşındaki Rojvelat Kızmaz’ın şüpheli ölümünü de tekrar gündeme getirdi. ▪️ Beyaz TV’de Esra Ezmeci’ye konuşan Rojvelat Kızmaz’ın ağabeyi gazeteci Mehmet Kızmaz, kardeşinin ve Gülistan’ın hikâyesini anlatırken, kayıp vakalarındaki kayıtsızlığa dikkat çekti: 🗨️ 9 Şubat’ta evden çıktı ve üç gün boyunca tek bir arama dahi yapılmadı. Aileye bir iletişim telefonu bile verilmedi. 🗨️ Otopsiye giren doktorla görüştüğümüzde, ölümün son gün gerçekleştiğini öğrendik. Yani Rojvelat Cuma günü evden çıktı, Pazar günü vefat etti. 🗨️ Eğer o üç gün içinde etkin bir arama yapılsaydı, kardeşim belki de bugün yaşıyor olacaktı. 🗨️ İhmali olan kurumlar hakkında yaptığımız suç duyurusuna ise jet hızıyla 'kovuşturmaya yer yok' kararı verildi
Türkçe
8
80
382
41.8K
devrim tekinoğlu
devrim tekinoğlu@TekinogluDevrim·
Rojwelat Kızmaz'ın ölümü şüphelidir. Gülistan Doku'yu katleden kötülük örgütünün bu cinayeti de işlemiş olma ihtimali vardır.
Mehmet Kızmaz@MehmedKizmaz

Kız kardeşim Rojwelat Kızmaz'a dair... Beni, ailemi ifade edebilecek tek bir kelime dahi yok, Rojwelat artık yok. Ama Rojwelat'ı, Rojwelat'ın nasıl bu duruma geldiği, arama sürecine, şu ana kadar yaşanılanlara ve şu an ki duruma, Rojwelat'a dair bir şeyler anlatmaya çalışacağım, çaba göstereceğim. İntihar... Kavram olarak dahi Rojwelat'a o kadar uzak ki... Rojwelat kendini o lanet Ilısu baraj gölettinin suyuna atmak için gitmiş olsa dahi, ailesinin bu hale gelmesini istemeyeceğini hatırlar ve geri gelirdi. Bunu baraj göleti kenarında bir düzlük alan arayıp engelleri (baraj gölettine düşmemek için toprağa tutunma, aşağısı su olan yokuş vs.) aşarak oraya yürümesinden düşünülebilir. Nasıl ki denizden çıktıktan sonra görmek isteyeceğimiz şekilde kıyafetlerimizi vs bırakırız ya onunda ayakkabısını ve montunu kirlenmemesi için düzgün bir şekilde bırakmasına da anlaşılabilir. Orada zaman geçirdiğini gösteren yoğun bir ayakkabı izinden (öyle ki kardeşimin otopsisine giren adli tıp uzmanı doktorun da belirttiği boğulma pazar günü yaşanmış yani kaybolduktan tam 2 gün sonra ) görülebilir. Bedeninin; ayakkabısının ve montunun bulunduğu ve suyun direk metreleri bulduğu yerde değil de suyun akış yönünün tersi yönünde 35-40 metre geride, suyun 3 adım sonra derinleştiği yerde görülmesinden belli. Kardeşimi yakından tanıdığım için ve görülenlere göre şunu net olarak söyleyebilirim ki kardeşim o lanet suya atlamadı. 2 gün boyunca orada olmanın, yemek yememiş olmamın getirdiği kendinde olmama hali ile birlikte o an içinde bulunduğu ruh hali ile ya bir şeyler denemek ya da düşünmek için birkaç adım suda ilerlemek istemiş ardından ya ayağı kaymıştır. ya da 3 adım sonra derinleşen suyun farkında almadan ilerlemiştir veya dengesini kaybedip düşmüştür. Kardeşim o suyun da yıllarca yaşadığı Dersim'deki Munzur gibi olmadığının o an bilincinde olmadığına eminim. Ben kardeşimin çaresizlik, şok halini, çırpındığını cansız bedeni çıkarıldıktan sonra baktığım yüzündeki ifadesinde gördüm! Roj'umun otopsisine giren adli tıp uzmanı doktorla 5 saat önce konuştum. Artık ya dengesini kaybedip düştüyse veya su da kaydıysa orada ne olduysa bunun sonucunda, net olarak söylediği boğulma pazar günü olmuş. Yani Rojwelat cumadan pazar gününe kadar o lanet baraj gölettinin kenarında sağ bir şekilde zaman geçirmiş. Cuma günü yetkililere bildirilmenin dışında ailem cumartesi günü ek olarak Hasankeyf ilçe emniyet ve jandarmaya Roj'un Hasankeyf'e gelmiş olabileceğini özellikle bildiriyorlar. Ailem iki kurumun kapısında durdurulup "tamam üzerinde duracağız" denilerek gönderilmiş. İlçe emniyet tüm bunlara rağmen, kamera kayıtlarına, pazar günü kardeşimin ilçeye geldiğini bindiği minibüs şoförü aracılığıyla biz tespit edip kendilerine söyledikten sonra bakılıyor. Roj'un cansız bedenin bulunduğu yer jandarmanın limandaki sahil güvenliğine ait kulübe ve botun bakış açısında. Oradaki jandarmanın görevi göletti, etrafını gözetleme denetleme değil mi, nasıl da iki gün boyunca kardeşim yakınlarındaki yerde görülmemiş? Yani özetle şunu söyleyebilirim ki bu iki kurum dahil il emniyetten karakoluna tüm yetkililerin ihmallerinden, üzerinde durmamasından kaynaklı Roj kurtarılmıyor, el uzatılmıyor. 3 gün boyunca görmediğimiz devleti/emniyeti; Roj'un ayakkabısını ve montunu bulduktan sonra, su dalgıçlarından (30 dakika mesafedeki Batman'dan 4.30 saat sonra geldiler) önce, çevik jandarmanın olay yerine gelmesi ile bir sonraki gün de zırhlı araçların olay yerine getirilmesiyle, kardeşimizin cansız bedenini görmüşken jandarmanın aileme bağırmasında gördük. Bu süre zarfında biz aileye Roj'un Batman merkezde görüldüğüne dair en az 8 ihbar aldık. (Şu parkta gördük bu sokakta gördük vs) Her birine koştuk. Bir keresinde de uyuşturucu çeteleri, "kızınız elimizde" dedi. Sadece aile ve akrabalar olarak en az 12 saat bunun üzerinde durduk, zaman kaybettik/kaybettirildik ardından onlarda olmadığını Hasankeyf'e gittiğini öğrendik. Roj ile birbirimizin birer yarısıydık. Her yönüyle hem de. Misal, tekçi zihniyetten dolayı gerçek ismini alamayan milyonlardan sadece ikisiydik biz de. Kimlikte dayatılanın aksine asıl ismim Welat; ülke demek. 93'te korucuların askerlerin köyümüzde katlettiği iki amcamdan küçüğünün ismi bana da verilmiş. Aile akraba mahalle yakın arkadaşlarda yani hayatın kendisinde Welat'ım, bir tek devlet kaydında başka.. Rojwelat da bir küçüğüm. Onunki de güneş ülkesi demek. Kabul etmemişti tabi kimliğe yazdırdığında devlet, ne sakıncalıyışmış güneş ülkesi dimi! Ailemde biz 5 kardeşin gerçek ismi bu şekilde kabul edilmemişti. İsimlerimize, politik olarak 'uygun' bir zamanda bir kampanyaya dönüştürecek kavuşmayı düşünüyorduk. Ama Rojwelat'ım daha fazla dayanamadı, bizi beklemeden, ne yaptı etti ismine kavuşmayı, o kimliğe de yazdırmayı başardı. Batman yakın bir döneme kadar genç kızların intiharları ile biliniyordu ama bunun çok çok azaldığını düşünüyordum. Batman'ın kaderi miydi bu peki? Değildi, hayatı çok seven kardeşimden biliyorum bunu. Evet ailemin de (ebeveynlerin okumamış olması, ataerkil zihniyet vs) Rojwelat üzerinde yeterince üzerinde durmamasının eksiği var. Ama Roj'un şu an hayatta olmamasında ve asıl sebepler olarak ne desem devlete bağlanıyor. Rojwelat mezun olduktan sonra ataması olmuş olsaydı, kendi alanında çalışıp o çok sevdiği çocuklarla vakit geçirseydi emin olun şu an bu yazıyı yazıyor olmazdım. Cumhuriyetten beri ekonomisinden, eğitimine, sağlığına her yönüyle "geri bırakılan" bölgede her çocuk batıya oranla çok eksilerle doğuyor. (Bunu yıllarca batıda yaşamış okumuş, çalışmış biri olarak söylüyorum.) Bin bir zorlukla okuyan bu gençler mezun olunca da yine batıya oranla daha fazla atanamama, işsizlik sorunu ile karşı karşıya kalıyor. Sormak isterim, bölgede özellikle 45 yaş üzeri hemen hemen bütün ebeveynlerin eğitimden uzak, okuyamamış olmasından kaynaklı var olan bilinçsizlik, ataerkil bakışta olmaları kimin suçu? Eğitim öğretimi bölgeye geç getiren devlet ise suçlu da devlet olmuyor mu? Bunun Roj'a yansımasında ki örnek misal köyde kuzenleri ile çektiği halay bile ataerkil zihniyet, bilinçsizlikle yapılan negatif yorumlar kimin suçu? O köylünün yaptığı yorumun ve yansımasının ne kadar farkındadır? 3 gün boyunca devletten/emniyetten bir telefon dahi almamamızın, Roj'un aranmaması nedeni ailemin sistemin istediği çizgide bir Kürt aile olmadığı için miydi, devlet tarafından yakından "tanınıyoruz" olmamız mıydı, o kimliğe de yazdırılan isim miydi, kimliğini geri mi istiyorlardı? evet kimlik de artık yok! Sormak isterim; sadece bizim evimiz, hayvanlarımız diri diri yakılıp ninemin ateşin üzerine attırılıp, köyümüzün boşaltılması, amcalarımın katledilmesi (öyle ki instagram hesabındaki son paylaşımı amcalarımın mezarı), babama çok ağır işkenceler yaptırılıp uzun bir süre özgürlüğünden mahrum bırakılması Rojwelat'a hiç mi etkisi olmamıştır? Rojwelat'ım dahil biz kardeşler için idol olan abisi Azad'ın üniversitesinin daha ilk ayında parmaklıklar ardına alınıp uzun yıllarca özgürlüğünden-kardeşlerinden mahrum bırakılmasının Rojwelat'ta etkisi yok mu? Abisini görmek için hapishane yolundayken annemin bir de küçücük kız kardeşimle tutuklanması, Rojwelat'ıma uzun bir süre anne özlemi yaşatılmasında bu sonuçtan payı yok mu? Şimdi bakıyorum da, yıllarca Hasankeyf ve Dicle Vadisi'nin kendisini var eden su tarafından boğdurulmaması için haber yaparken, mücadele ederken aslında bir yönden de Roj'umun boğdurulmaması için yapmışım. Ama inatla yapılan lanet o barajın, Roj'umun ölümünün öne geçemedik. Öyle ki Roj'um, Hasankeyf yok edilmeden çok önce tarihi vadide mırıldanarak şarkı söylediğim videoyu instagram hesabında sabitlemiş olması bu katliamın bizlere de yansımasının küçük bir örneğini gösteriyor. Evet yine bakıyorum da "kaybolduğu" ilk andan itibaren "hemen yanı başındaki kardeşim de olabilirdi" diyerek sesini duyurmaya çalıştığım Gülistan Doku ve ailesinin haberini yaparken farkında olmadan bir yönden Roj'umun da haberini yapmışım. Gülistan'ın başına gelenler yaşanılmasaydı, Gülistan bulunsaydı su, Roj'umun bilinçaltında kalmaz hep sudan bahsetmezdi. Yakın arkadaşlarındaydı, kimi zaman birlikte okul harçlığını çıkarmak için çalışır kimi zaman da ısınmak için aynı sobanın önünde otururlardı. Böyle bir arkadaşınızın başına bir şeyler geliyor ve yıllarca bulunmuyor, ne kadar etkilenirdiniz? Rojwelat'ımızı Batman sokaklarında, ıssız sedasız köşelerde, inşaatlarda ararken çok daha net gördük ki coğrafyamızın gençliği bir yok edilme ile karşı karşıya bırakıldığı gerçekliğidir. Uyuşturucu kullananlardan tuttun fuhuşa sürüklenen genç kızlara kadar. Gördüklerimiz "yeter ki toplumsal sorunlarla ilgilenmesinler ne yaparlarsa yapsınlar" politikası ile bilinçsiz bir gençlik yaratma çabası olduğu gerçekliğidir. Roj'um babama şakayla karışık vasiyet etmiş;katledilen, ismini aldığım ve fotoğrafını çektiği instagram hesabında yaptığı son paylaşımda da yer alan amcalarımın yanına defnedilmeyi. İkisini direk devletin öldürdüğü, birinin de ölümünde payı olan üç beden yan yana. İki hafta önce kuzenlerimle Midyat'a düğüne gidip çektiği halayı youtube kanalında paylaşan, geçen ay çeyizini alan, 13 Ocak'ta giyinip kuşanıp komşuların akrabaların kapılarını çalarak sere sale kutlayan hayat dolu bir genç nasıl da şu an hayatta değil? Size kardeşimin nasıl hayat dolu bir genç olduğunu tam olarak anlatamam belki çok az bir şekilde yansıtabilirim, buyrun hayat doluluğu, gülüşü sosyal medya hesaplarına yansımasına bakın, bu gülüş, Rojwelat unutulmamalı... Başka gençler, başka Rojwelat'lar hayattan koparılmamalı! instagram.com/rojvelatkizmaz @rojciftligi" target="_blank" rel="nofollow noopener">youtube.com/@rojciftligi Ve şimdi ise ben, ülkem karanlıkta, Güneşim, güneşimiz Roj'umuz yok. Son olarak Roj'u ararken canıyla araçlarıyla yanımızda olan, çaba gösteren, Roj'un o çok sevdiği köyüne, taziyeye gelen arayıp, mesaj atan dayanışma gösteren, acımızı paylaşan herkese ailem adına, Rojwelat'ımız adına çok teşekkür ederim.

Türkçe
0
0
1
103
devrim tekinoğlu
devrim tekinoğlu@TekinogluDevrim·
"Sessiz bir tarih yoktur. Onu ne kadar yaksalar da Ne kadar ezseler de, ne kadar tahrif etseler de İnsanlık tarihi sessiz kalmayı reddediyor"
Türkçe
0
0
3
130
devrim tekinoğlu
devrim tekinoğlu@TekinogluDevrim·
Mehmet Çetin'in "Henio Bawo" isimli harika şiirinden bir bölümü Mikail Aslan yorumu ile dinliyoruz. Güzel olmuş bence... "Kami re" youtube.com/watch?v=OUJfR_…
YouTube video
YouTube
Türkçe
4
5
31
10K
devrim tekinoğlu retweetledi
Caner Canerik
Caner Canerik@avranci·
"Dersim Kırım Envanteri, Dokuz örnek vaka ve mekan" adlı kitabın tanıtımı Dersim'de yapıldı. Yazar Cemal Taş ve Prof. Dr. Bülent Bilmez'in katıldığı etkinliğe okur ilgisi büyüktü.
Türkçe
4
14
124
6.9K
devrim tekinoğlu retweetledi
Derya Sazak
Derya Sazak@sazak_derya·
Hititler'in tarihi 4 bin yıl önceye gidiyor o medeniyetin sonunu Anadolu'da kuraklığın getirdiğine dair yazıtlar vardır hukukta da insancıl miraslar bırakmışlar Erdal Doğan'ın eseri tam zamanında yayınlanmış kötülükler çağında insanlığa dönüşe adaletin yeşermesine vesile olsa!
ayşe acar@ayseacar_

sayın Erdal Doğan’ın Hitit Hukuku isimli eserini yeni bitirdim, büyük şaşkınlıkla okudum, Hitit hukukunun, kültürünün bu denli adalete özen gösteren, merhametli ve insanca olduğunu bu vesileyle öğrenmiş oldum. Hegel ve Marx’ın ilerlemeci diyalektik tarih okumalarını alt üst eden bir hakikat bu kıymetli kitaba taşınmış. çok teşekkür ederiz emekleriniz için @Erdal_Dogan_

Türkçe
1
3
10
2K
devrim tekinoğlu retweetledi
Alkan Okuducu
Alkan Okuducu@AlkanOkuducu·
‐Yani oğlunu Gürcüler öldürdü? ‐Evet ama ne fark eder ki? ‐Nasıl yani? Oğlunun mezarının yanına bir Gürcü gömdün. ‐Ahmed, fark eder mi? Cevap ver! -Hayır, fark etmez. 🎬 Mandariniid, Zaza Urushadze, 2013
Türkçe
6
30
424
41.5K
devrim tekinoğlu retweetledi
Made in kurdi 🎶
Made in kurdi 🎶@MadeinKurdsh·
Baba ve kızın Kürtçe düet çalışmasının eğlenceli görüntüleri sosyal medyada büyük beğeni topladı.
Türkçe
45
67
1.2K
43.8K
devrim tekinoğlu retweetledi
Kazım Kızıl
Kazım Kızıl@kazimkizil·
“Ölülerimiz toplanacaktır…” Hataylılar kaybettikleri sevdiklerini şiirlerle, şarkılarla anıyorlar. #6Şubat, Antakya/Hatay
Türkçe
5
901
3.6K
132.4K
devrim tekinoğlu retweetledi
Fatoş Erdoğan
Fatoş Erdoğan@puleragema·
"Tek bir amacım var: Haysiyetli ve onurlu bir yaşam!" Gözaltına alınan DGD Sen Başkanı Neslihan Acar (@AcrNesli) "Ya Onurlu Bir Yaşam Ya Da Ölüm: Seçenek Bizim!" ​Bir şansımız var arkadaşlar! Bizi kuşatan bu alçaklığa, bu onursuz ve haysiyetsiz yaşama karşı bir seçeneğimiz var. Eğer bugün ayağa kalkmazsan, yaşayacağın şey zaten ölümdür. Çoluğunu, çocuğunu bu fabrikalarda bitirecekler, biliyorsunuz. Onlar da biliyor; bu düzenin böyle gitmeyeceğinden korkuyorlar. Bütün korkuları bu! ​Nizamlarını buna göre kuruyorlar; sendikaları buna göre dizayn ediyorlar, partileri ve örgütleri buna göre hizalıyorlar. Akıllara tek bir soru işareti takılmasın diye her birimi hücre hücre organize ediyorlar. Ama unuttukları bir şey var: Biz direniyoruz! ​"Para Değil, Haysiyet İstiyoruz!" ​Bir haftadır bizim neyimizi tartışıyorlar? Bu benim şahsi kaderim değil, hepimizin kaderi. Tek bir amacım var: Haysiyetli ve onurlu bir yaşam! Diğer türlüsü zaten her gün canımızdan olmak demek. Parada pulda gözümüz yok bizim; ben her gün insan olduğumu hissetmek istiyorum! ​Ben, Ayşe Abla ağlamasın istiyorum. Yetmiş yaşında yüzlerce kadın bu fabrikalarda aynı zulmü yaşıyor. Özgür Tort gelsin de Ayşe’nin gözünün içine baksın! Gelsin, kirasını ödeyemeyen o insanın halini görsün. Mehmet Abi’nin ekmeğini nasıl zor bulduğunu ben biliyorum; biz yıllardır birlikte direniyoruz, kardeşçe yaşıyoruz. ​"Bizim Aklımızla Dalga Geçmeyin!" ​Bunlar zannediyor ki biz bir rolün içindeyiz. Sanıyorlar ki bu insanları biz ikna edip buraya getiriyoruz. Ne yani; bu insanların aklı yok mu, fikri yok mu? Günde 17-18 saat çalışan bu insanlar nasıl olur da ayağa kalkar diye şaşırıyorlar. Herkesi kendileri gibi "filmde" sanıyorlar. ​Bize gelmiş, "Atılanları konuşalım" diyorlar. Hayır, konuşmuyoruz! Hak yoksa barış da yok! Diğer depolara yüzde elli zam yapıyorsun, sonra da "41 bin lira maaş alıyorlar" diye yalan söylüyorsun. Özgür Tort, sen bizimle dalga mı geçiyorsun? 41 bin lira nedir? Ne anlatıyorsun sen bize? ​Boyun Eğmeyeceğiz! ​İşçilere sesleniyorum: Tek çıkar yolumuz eylem hakkımızdır! Ne dedikleri umurumuzda bile değil! Bu alçaklığa karşı makul bir süreç falan beklemeyeceğiz. Hakkımız olanı alana kadar durmayacağız!" Migros Depo İşçileri, Migros patronu Tuncay Özilhan'ın villasının önünde TERS KELEPÇEYLE GÖZALTINA ALINDI Migros’ta binlerce depo işçisi, sendikaları (@DGDSEN) öncülüğünde 14 gündür hakları için direniyor. #MigrosİscisindenTarafım
Türkçe
19
380
1.8K
42.1K
devrim tekinoğlu retweetledi
Tuba Torun
Tuba Torun@avtubatorunn·
Daha iyi bir konuşma duymadım son zamanlarda; “Yaşam şartları senin ümüğüne basmıyor mu?!” diye soruyor can kız kardeşim:
Türkçe
237
2.9K
12.5K
551.8K
devrim tekinoğlu
devrim tekinoğlu@TekinogluDevrim·
4. Mehmet Çetin & Emirali Yağan Dersim Kültür ve Sanat Günleri...
devrim tekinoğlu tweet mediadevrim tekinoğlu tweet media
Türkçe
0
0
4
300