Serenay Kekeç@Serenay_Kekec
Merhaba herkese,
Beni burada veya gerçek hayatta tanıyan herkes Filistin konusunda nerede durduğumu bilir, bilmemelerine imkan yoktur, çünkü 7 Ekim 2023 öncesinde dahi hiçbir zaman sessiz kaldığım bir konu olmadı.
Dolaştırılan ekran görüntülerinde adımın yanındaki Filistin bayrağını profilime 7 Ekim’de; uçurtmayı ise Refaat Al’areer’in şehit edildiği gün koydum ve hiç kaldırmadım. Her iki kolumda Filistinlilerin direnişine adanmış, mezara kadar taşıyacağım birer tane dövme kazılı. Belki beni linçleyenlerinizden bazılarıyla İsrail Konsolosluğu önündeki eylemlerde karşılaşmışızdır bile.
Tüm bunlara rağmen, İsrail’i ve İsraillileri lanetlediğim tweetlerim gösterilerek siyonist ilan edilmiş olmanın şokunu hala atlatabilmiş değilim. Hayatım boyunca Filistin ve Filistinlilerin haklı direnişinin yanında durmuş ve bunu aile, iş, arkadaş ortamı dahil her yerde sesli bir şekilde dile getirmişken İsrailde askerlik yaptığım gibi mesnetsiz ve kolayca yanlışlanabilir bir iddia ile kitlelerin harekete geçirilebilmesinin dehşetini yaşıyorum.
Bugüne kadar sessiz kaldım ancak yaşadığım tüm zorluklar bir kenara, bir grup müfterinin yalan yanlış iddialarıyla İsrail askeri olarak anılmak sindirebileceğim bir şey olmadığından bu açıklamayı yazmak zorunda hissediyorum. Gazeteci sıfatı taşıyan insanların dahi, aksini gösteren kanıt gözlerinin önünde iken bu iftirayı yaygınlaştırması beni derin bir üzüntüye ve ülkem adına büyük bir karamsarlığa sevk etti.
16 yaşından beri kullandığım ve 50.000’den fazla tweet attığım hesabı didik didik arayarak bulunmuş, upuzun tartışmaların içinden bağlamından koparılarak çıkarılmış 2 tane tweetin üzerine sayısız yalan ve iftira eklenerek bu ölçekte bir tepki yaratılabiliyor olması yalnız benim adıma değil toplumumuz adına endişe verici bir durumdur.
Bunları yazmak zorunda kalmaktan dahi esef duysam da, İsrail’de askerlik yapmadığımı, ensest savunmadığımı (bilakis paylaştığınız tweette ensesti lanetliyorum), ve Yasemin Minguzzi’ye hakaret ettiğim hiçbir tweetim olmadığını ciddiyetle beyan etme ihtiyacı hissediyorum.
Herhangi bir konuda toplumun genelinden farklı bir görüşe sahip olmak ve bu görüşü ifade özgürlüğüne dayanarak dile getirmek suç değil, en fazla bir tartışma konusudur. Asıl suç insanları yalnızca görüşleri yüzünden karalama kampanyaları ve yalanlarla işinden etmektir. Bir devlete sıradan bir vatandaşın basit bir eleştirisiyle halel geleceğini düşünmek asıl hakarettir. Herhangi bir suç işlemediğim gerekli hukuki süreçlerin sonucunda eminim ki ortaya çıkacaktır.
Hakkımda İsrail askeri iftirasını dolaşıma sokanlar ve yaygınlaştıranlar hakkında tüm yasal haklarımı kullanacağımdan şüpheniz olmasın. Bu beni içinde bulunduğum durumdan kurtarmayacak olsa da, bütün toplumun yararı adına bu yalancılık, iftiracılık ve ahlaksızlığın bir yaptırımı olmalıdır.
İnanıyorum ki hiçbirimiz bir grup insanın yalan yanlış iddialarla takipçi kitlelerini yönlendirerek, görüşlerini beğenmedikleri insanların ekmeğiyle kolayca oynayabildiği bir ülkede yaşamak istemeyiz.
Son olarak bu süreçte sonsuz desteğini benden esirgemeyen aileme, dostlarıma, canım sevgilime ve burada pek çok konuda farklı görüşlere sahip olsak dahi aklıselimi terk etmeyen vicdanlı insanlara teşekkür ederim. Bu boyutta bir linçe hedef olmuş olsam bile sayenizde bu ülkede hiçbir zaman yalnız olmadığımı, sesimiz daha az duyulsa bile vicdan ve sağduyu sahibi insanların ne kadar kalabalık olduğunu derinden hissediyorum.
Ne kadar mağdur edilirsem edileyim, kendi vicdanım ve kendi doğrularımın yanında durmaktan hiç vazgeçmeyeceğim.
Sevgilerimle,
Serenay Kekeç