Koray Doğan Urbarlı

26.6K posts

Koray Doğan Urbarlı banner
Koray Doğan Urbarlı

Koray Doğan Urbarlı

@Urbarli

Yeşil siyaset, yaşam mücadelesi ve toplumun dönüşümü üzerine notlar.

Katılım Temmuz 2009
2.1K Takip Edilen12.4K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Koray Doğan Urbarlı
Koray Doğan Urbarlı@Urbarli·
Mesela, benim bir köpekten en büyük beklentim “hav”. Ben, “hav”ı bekliyorum yani bir köpekten “hav”ı bekliyorum mesela Kediden “miyav” bekliyorum. İşte, kuştan “cik cik” bekliyorum, yani senden beklentimiz bu Sen, tamam… Yapabileceğin kadar, kendini ortaya koyabileceğin kadar koy anlatabildim mi? Bu şekilde direniyorsan bu bir direniş değil yani. Bu şekilde olmaz. Yani hiçbir şey yok sende, hiç karşılık vermedin yani konuşuyorum bilmem ne yapıyorum, -kendini savunma mekanizman yok- hayvanlar var bilmem ne var içgüdü var Freud var bilmem ne var yani içgüdüsel yaklaşım bile yok. Yediğin ekmeğin hakkını ver Emekçi, emekçi ol. Sen, komünist bir köpeksin, marksist bir köpeksin sen. Anladın mı yani sen, bütün köpekler, bütün hayvanlar solcudur benim gözümde, ama sende o ışığı göremedim ben. Bir dahaki geldiğimde senin biraz daha toparlanmış, biraz daha hayatın içerisine karışmış biraz daha okumuş, yani, daha böyle bir felsefik yaklaşımlarda yaklaşman lazım. Dolunay 🌕 & Shylock ❤️‍🩹
Koray Doğan Urbarlı tweet media
Türkçe
4
6
73
18.7K
Koray Doğan Urbarlı
RT @tipgenelmerkez: Epstein adasının onur konuğu, haydut Trump’ın temsilcisi Tom Barrack’ı memleketimizde istemiyoruz. https://t.co/GScqIk5…
Türkçe
0
2.4K
0
0
Koray Doğan Urbarlı
Güzel haber… AKP’lilerin ve MHP’lilerin garip liste denemesi işe yaramadı. Doktorlar kazandı.
Türkçe
3
69
932
10.9K
Koray Doğan Urbarlı retweetledi
Turhan Çömez
Turhan Çömez@ComezTurhan·
Yer: Tunceli… AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş… İddiaya göre; Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor. Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor. Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor. Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor. Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor. Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor. Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor. Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor. Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor. Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor. Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor. Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor. Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor. Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor. Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri… Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor. Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti. “Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi… Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler. Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı. Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz? Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Turhan Çömez tweet media
Türkçe
2.8K
21.5K
81.2K
3.3M
Koray Doğan Urbarlı
Kendisinin ve aile fertlerinin yaptıklarından sonra utancından sokağa çıkmaması gereken kişi, bir de Oda seçimlerinde oy istiyor.
Türkçe
0
6
21
846
Koray Doğan Urbarlı retweetledi
İstanbul Demokratik Katılım Grubu
İstanbul Tabip Odası’nı “siyaset yapmakla” suçlayan fakat tabip odasını bakanlık bürosu gibi kullanmak isteyen iktidara yakın gruplar bugün “ittifak olarak” hareket etmeye başladı. Aynı “ittifakın” İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’ndeki uzantısının seçimlerini kazandıktan sonra attığı tekbirler, niyetlerini açıkça gösterdi. Gelin, odamızı bu zihniyete teslim etmeyelim! 19 Nisan’da yapılacak İstanbul Tabip Odası seçiminde Demokratik Katılım Grubu’nda birleşelim!
Türkçe
10
86
262
18.1K
Koray Doğan Urbarlı
Yeni Adalet Bakanı imajını toparlamak için kamuoyundaki sembol vakaları çözme yoluna gidiyor. Bunu da bir sihirli değnek ile “bir anda” yapıyor. İmajı hakkındaki tartışmaları ona bırakalım ama bu vakaları yıllardır çözümsüz bırakan bakanlar, amirler ve memurlar ne olacak?
Türkçe
0
0
2
161
Koray Doğan Urbarlı
.@iletisimyayin düzenli olarak "Yeni Çıkan Kitaplar" diye mail atar. Ben de her seferinde aynı yazarı görmek için açarım. Bugün o gün! Wolfgang Schorlau'nun yeni kitabı çıkmış. Hem de iklim polisiyesi...
Koray Doğan Urbarlı tweet media
Türkçe
1
2
10
1.6K
Koray Doğan Urbarlı
Eğitim döneminin başında talepler tuvaletlere sabun konulması, çocuklar aç kalmasın diye bir öğün ücretsiz yemek verilmesiydi. Dönem bitiyor. Artık talep öğrencilerin can güvenliği. Artık okulların mimari yapıları hapishanelerden farksız hale geldi ama güvenlik hâlâ yok.
Türkçe
1
8
16
994
Koray Doğan Urbarlı
[COP31'e Doğru] 07 Antalya: Ev Sahibinin Sınavı x.com/Urbarli/status…
Koray Doğan Urbarlı@Urbarli

[COP31'e Doğru] 07 Antalya: Ev Sahibinin Sınavı @yesilpolitikanotlari/cop31e-do%C4%9Fru-07-antalya-ev-sahibinin-s%C4%B1nav%C4%B1-a8d7f4e18096" target="_blank" rel="nofollow noopener">medium.com/@yesilpolitika… 2026 sonbaharında dünyanın gözü Antalya’ya çevrilecek. COP31 — Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı — burada yapılacak. 197 ülkenin delegasyonu, binlerce gazeteci, sivil toplum temsilcisi, aktivist ve lobici Antalya’ya akacak. Müzakereler yapılacak, bildirgeler kaleme alınacak. Ve bütün bunlar olurken, ev sahibi kentin kendisi iklim krizinin en çarpıcı örneklerinden birini yaşıyor olacak. Bu ironiyi Antalya’nın kendi uzmanları da görüyor. Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ceren Şahin, durumu net ifade ediyor: “İklim krizini artık haberlerde değil, doğrudan hayatımızın tam ortasında yaşıyoruz.”

Türkçe
0
0
0
155
Koray Doğan Urbarlı
Koray Doğan Urbarlı@Urbarli·
[COP31'e Doğru] 06 Ankara: Başkent Susuz Kalırsa x.com/Urbarli/status…
Koray Doğan Urbarlı@Urbarli

[COP31'e Doğru] 06 Ankara: Başkent Susuz Kalırsa @yesilpolitikanotlari/cop31e-do%C4%9Fru-06-ankara-ba%C5%9Fkent-susuz-kal%C4%B1rsa-45dcf070f2b9" target="_blank" rel="nofollow noopener">medium.com/@yesilpolitika… Ocak 2026. Ankara’nın barajlarında aktif doluluk yüzde 1'e düşüyor. Geçen yıl aynı tarihte oran yüzde 19,75'ti. Barajlardaki toplam su 465 milyon metreküpten 194 milyona düştü. Aktif olarak alınabilecek su ise 277 milyon metreküpten 15 milyona geriledi. Kent günde 1,4 milyon metreküp su tüketiyor. Mansur Yavaş “hiç yağmur yağmasa 200 günlük suyumuz var” dedi. Neyse ki yağmurlar imdada yetişti. Fakat daha kaç “neyse ki!” kaldı? Türkiye’nin başkenti, son elli yılın en ağır su kriziyle yüz yüze geldi. Ve bu kriz, bir gecede olmadı.

Türkçe
1
0
0
255
Koray Doğan Urbarlı
Koray Doğan Urbarlı@Urbarli·
COP31'e Doğru: 81 İl Serisi COP31 Antalya’ya yaklaşırken, iklim krizini Ankara’dan ya da İstanbul’dan değil, 81 ilin toprağından, suyundan ve havasından okumak gerekiyor. Bu seri, her ilde iklim değişikliğinin, çevre tahribatının ve plansız kentleşmenin nasıl iç içe geçtiğini ve bu sorunların sınıfsal, ekolojik ve politik boyutlarını ortaya koymayı amaçlıyor. COP31'e ev sahipliği yapan Türkiye’nin sicilini hep birlikte takip edelim. @yesilpolitikanotlari/cop31e-do%C4%9Fru-81-i%CC%87l-serisi-e4b22376f57a" target="_blank" rel="nofollow noopener">medium.com/@yesilpolitika
Koray Doğan Urbarlı tweet media
Türkçe
1
2
4
967
Koray Doğan Urbarlı
Antalya kendine ne borçlu? Antalya, COP31'i bir vitrin fırsatı olarak da kullanabilir. Gerçek bir dönüm noktası da yapabilir. İkisi arasındaki fark, somut adımlarda. Su yönetiminin yeniden yapılandırılması: yağmur suyu toplama, gri su kullanımı, tarımda damla sulama zorunluluğu, turizm tesislerinde su tüketim kotası. Kıyı yapılaşmasının durdurulması: 640 km sahilin geri kalanını koruma altına almak, deniz seviyesi yükselme senaryolarına göre risk haritası çıkarmak. Orman yangınlarına karşı bütüncül strateji: sadece söndürme değil, önleme; yanıcı yönetimi, orman-kent arayüzünün planlanması. Ve en önemlisi: turizm modelinin dönüştürülmesi. Sonsuz büyüme değil, sürdürülebilir turizm. Daha az turist, daha çok değer. Daha az beton, daha çok doğa. Ceren Şahin’in “5 kollu tahterevalli” metaforuna önemli. Şu anda turizm kolu yere değiyor, tabiat kolu havada sallanıyor. Bu tahterevalli, dengesi bozulursa, herkes düşer. Turist de bir daha Antalya’ya uğramaz. COP31, Antalya’ya bir ayna tutacak. O aynada ne göreceğimiz, bugün ne yaptığımıza bağlı.
Türkçe
0
0
0
125
Koray Doğan Urbarlı
COP31'in gerçek sınavı COP31 Antalya’da yapılacak. Peki Antalya COP31'e ne kadar hazır? Organizasyon olarak değil, iklim gerçekliği olarak? İşte sınav soruları: Bir kent, kendi iklim krizini çözmeden küresel iklim müzakerelerine ev sahipliği yapabilir mi? Delegeler klimalı konferans salonlarında “iklim adaptasyonu” tartışırken, dışarıda 40 derecelik sıcakta çalışan inşaat işçileri, tarla işçileri, garsonlar ne olacak? 640 kilometre kıyıyı betona gömen bir ülke, deniz seviyesi yükselişini müzakere masasına getirebilir mi? Ve COP süreçlerinin belki de en kritik boyutu: sivil toplumun, aktivistlerin, protestocuların güvenli, özgür ve katılımcı bir şekilde var olabilmesi. COP zirveleri sadece devletlerin müzakeresi değil; gençlerin, iklim hareketlerinin, yerli toplulukların söz söylediği alanlar. Türkiye’nin bu alana ne kadar izin vereceği, COP31'in inandırıcılığını doğrudan belirleyecek. Akdeniz Koruma Derneği’nin değerlendirmesi net: “İklim politikalarında yapısal bir dönüşüm olmadan yalnızca etkinlik üzerinden ‘yeşil’ bir imaj yaratmak, uzun vadede güven kaybı riski taşıyor.”
Türkçe
1
0
0
114
Koray Doğan Urbarlı
[COP31'e Doğru] 07 Antalya: Ev Sahibinin Sınavı @yesilpolitikanotlari/cop31e-do%C4%9Fru-07-antalya-ev-sahibinin-s%C4%B1nav%C4%B1-a8d7f4e18096" target="_blank" rel="nofollow noopener">medium.com/@yesilpolitika… 2026 sonbaharında dünyanın gözü Antalya’ya çevrilecek. COP31 — Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı — burada yapılacak. 197 ülkenin delegasyonu, binlerce gazeteci, sivil toplum temsilcisi, aktivist ve lobici Antalya’ya akacak. Müzakereler yapılacak, bildirgeler kaleme alınacak. Ve bütün bunlar olurken, ev sahibi kentin kendisi iklim krizinin en çarpıcı örneklerinden birini yaşıyor olacak. Bu ironiyi Antalya’nın kendi uzmanları da görüyor. Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ceren Şahin, durumu net ifade ediyor: “İklim krizini artık haberlerde değil, doğrudan hayatımızın tam ortasında yaşıyoruz.”
Türkçe
1
1
4
634