🎙️ Muhbir@ajansmuhbir1923
Fatih Altaylı: “Birkaç gün önce bir haber gördüm. Koç Holding’in başkanı Ömer Koç, yatıyla Yunan adalarını dolaşmak üzere Bodrum’dan denize açılmıştı.
Benim cehaletim olsa gerek Ömer Koç’un da bir yatı olduğunu bilmiyordum.
Babası Rahmi Bey’in Nazenin V’ini bilmeyen yoktu. Sparkman & Stephens dizaynı 56 metrelik yelkenli, Koç ailesine ait RMK Yacht’ta yıllar önce inşa edilmişti.
Rahmi Bey’in dünya turuna ev sahipliği yapmış teknede, Koç Holding’in onursal başkanı her yıl dostlarını ağırlar, yaz boyunca uzun seyahatler yapardı.
Keza nur içinde yatsın rahmetli Mustafa Koç’un Caressa K isimli yatı da bilinirdi. 37 metrelik irice bir trawler tarzındaki yat da Rahmi Bey’in Nazenin V’i gibi ailenin RMK tersanesinde imal edilmişti.
Ali Koç ise ailenin tersanesinde yapılmış bir tekneyi değil, İtalyan Benetti marka bir tekneyi tercih etmişti. Sonrasında bu tekneyi satıp, yerine bir Horizon imalatı ikinci el bir tekne aldığını duymuştum.
Ama ne yalan söyleyeyim, Ömer Koç’un bir yatı olduğundan haberim yoktu. Fotoğraflarını görünce çok beğendim. Ömer Koç’un entelektüel tarafı zaten herkesin malumu ve rafine zevkleri olduğu da bilinir.
Sahibi olduğu yat da tam kendisine yakışır görüntüde. Eski dönemin çizgilerini taşıyan modern bir yat. Gövde önden modern, arkaya doğru daha klasik bir havada. Üst yapı inanılmaz zarif. Devasa yatın büyüklüğünü saklayan yuvarlak hatlar.
Biraz Philippe Starck’ın ilk tasarladığı teknelerden biri olan Feadship yapımı Wedge too’yu andıran üst yapı hatları - ki bu tekne benim en beğendiğim tekneler arasında herhalde ilk sıraları alır.
Fotoğraflara biraz daha dikkatli bakınca “Ulan ben bu tekneyi biliyorum” dedim.
Ömer Koç’un Yunan adalarına doğru açıldığı teknesi, çok iyi bilinen yatlardan biri, Leander G’den başkası değildi.
Emekli bir İngiliz amiral tarafından Almanya’da Kusch Yachts’a sipariş edilmiş, ancak adam eski teknesinden vazgeçemeyeceğini anlayınca daha kızaktayken bir başka İngiliz amirale satılmıştı.
1992 yılında suya indiğinde yatçılık camiasında hemen adından söz ettirmeye başlamıştı. Canoe stern denilen karpuz kıçıyla, dönemin değişmeye başlamış tekne dizaynından ayrışan bir mega yattı.
Gerçi Kusch Yachts yaklaşık 10 yıl sonra suya indirdiği 65 metrelik White Rose of Drachs’ta da benzer bir kıçı tercih etmişti ama Leander G, bir zamanlar sıklıkla güney sahillerimize ve özellikle Göcek’e demir atan White Rose of Drachs’tan çok daha güzel bir tekneydi.
Adını da sahibinin süvariliğini yaptığı İngiliz donanma gemisi HMS Leander’den almıştı.
İngiliz yatçılığının en önemli teknelerinden biriydi.
Öyle ki, İngiliz Kraliyet ailesi, Kraliyet yatı Britannia’yı emekliye ayırdıktan sonra Leander G İngiltere’nin gayriresmî Kraliyet Yatı olmuş, İngiltere Kraliçesi Elizabeth’i, şimdiki Kral Charles ve eşi Camilla’yı Karayipler’de, İngiliz karasularında defalarca ağırlamıştı.
Gerçekten şahane bir tekneydi, her şeyiyle daha büyük, daha geniş, daha pahalı olan yatlardan ayrışıyordu.
Ömer Koç’un Yunan adalarına doğru açıldığı yat işte bu yattı.
Sonra öğrendim ki, Ömer Koç bu yatı birkaç yıl önce almış. Muhakkak ki, içini de kendi zevkine göre yeniden yapmıştır.
Sıradan olmaktan çok uzak Ömer Koç’a böyle bir yat yakışırdı.”