Yellow Seagull
429 posts


@suanguaa 这个视频的欺骗性很强,绝大多数不动脑子的人都会相信。共产党国家的高官为什么都转移子女财产去美国,而非卢旺达或中国?
中文

民主是最好的制度?看利比里亚啪啪打脸!!!
同样是非洲小国,同样是三十年发展周期,利比里亚和卢旺达走出了两条完全相反的道路。一个把美国制度抄到骨子里,最终困在贫困泥沼;一个只取中国发展的核心逻辑,却从“人间炼狱”逆袭成非洲标杆。这组强烈的对比,藏着发展最朴素的真相。
利比里亚:180年抄壳子,抄成“最不发达国家”
利比里亚的建国史,就是一场对美国的“复刻实验”。1822年,美国把国内解放的黑奴送到西非海岸圈地定居,从名字到制度都照着美国抄:首都用美国总统门罗的名字命名为蒙罗维亚,国旗是简化版星条旗,宪法、三权分立、两院议会、总统选举全套一比一复刻,连国内定居点都叫马里兰州、弗吉尼亚州,活脱脱一个“非洲小号美国”。
按说拿着美国模式的“顶配标准答案”,怎么也该混个中等偏上,可利比里亚硬生生考成了倒数。占人口不到5%的美国移民后裔垄断了所有权力和资源,95%的原住民连公民权都没有。上层忙着照搬美式选举搞内斗,今天你攻我腐败,明天我告你违宪,政党轮替全是利益分配,下层百姓死活没人管。1980年军事政变掀开盖子,紧接着是1989到2003年长达14年的内战,25万人死于战乱,上百万人流离失所,全国80%的基础设施被炸成废墟。
更讽刺的是,内战结束后利比里亚又原封不动把美式制度捡了回来,该内斗内斗,该抢资源抢资源,发展民生永远排最后。如今利比里亚人均GDP才900多美元,是联合国盖章的全球最不发达国家之一,一半以上的人活在贫困线以下,七成人口喝不上干净水,全国只有4%的家庭能接上国家电网。明明守着西非优质港口和丰富矿产,抄了180年作业,抄成了一滩烂泥。
卢旺达:地狱开局,靠中国逻辑逆风翻盘
如果说利比里亚是天胡开局打烂牌,卢旺达就是地狱开局逆风翻盘。1994年的种族大屠杀,百天内上百万人遇难,整个国家直接崩了,经济拦腰砍断,人均GDP跌到223美元,是当时全世界倒数第二穷的地方,没人觉得这国家能救回来。
按西方剧本,这时候该推销“民主药方”,先搞多党选举再说。但卢旺达偏不,它踩过西方的坑,转头盯上了中国的发展逻辑:先稳住局面搞建设,再让老百姓吃饱饭。它没照搬中国的制度,而是抄了最实用的“解题思路”。
第一步,先焊死社会裂痕。大屠杀最直接的原因是族群对立,卢旺达直接废除所有族群身份登记,不管以前是胡图族还是图西族,现在都只有一个身份:卢旺达人。从法律层面消解族群矛盾,严惩族群对立言论,把社会稳定死死焊住,这才有了发展的底子。
第二步,吃透“要致富先修路”的硬道理。卢旺达是内陆山国,到处是丘陵,以前运点农产品出山要晃悠大半天,物流成本高得离谱。它直接找中国企业合作,全国七成以上的干线公路都是中国企业修建,盘山公路一通,运输时间直接砍了三分之二。山里的咖啡、茶叶能顺利运出去,外面的物资能低成本进来,物流死穴直接打通。不光修路,水电站、医院、学校、4G基站,中国熟悉的基建套餐,卢旺达一步步安排上。它还是非洲第一个实现全国4G覆盖的国家,数字政务、移动支付搞得风生水起,办事不用跑断腿,一部手机就能搞定。
第三步,实打实抓产业、保民生。先引入中国的农业技术,推广杂交水稻、菌草种植,先把粮食自给的问题解决了;再扶持咖啡、茶叶这些高附加值的农产品出口,打造自己的品牌,不靠卖资源混饭吃。
就这么踏踏实实干了30年,结果惊艳了世界:从2000年到现在,卢旺达GDP年均增速稳定在7.5%以上,2024年直接冲到8.9%,常年霸榜非洲经济增速前列;人均GDP从223美元涨到近1000美元,30年翻了四倍多。现在的卢旺达是非洲治安最好的国家之一,营商环境排名非洲前列,街道干净,秩序井然,路边摆摊都规规矩矩。谁能想到这是30年前那个被称为“人间炼狱”的地方?
真相:适合自己的,才是最好的
两个国家摆在一起,答案早就写明白了。利比里亚抄了180年的壳子,没解决自己的族群矛盾,没补上基建和产业的短板,再精致的制度框架也只是空中楼阁。而卢旺达的逆袭,从来不是照搬了谁的模式,而是选对了发展的逻辑:先稳后建,先实后虚,把老百姓的温饱、国家的基建放在第一位,而不是抱着选票和口号当饭吃。
说到底,发展从来不是比谁的制度听起来更先进,而是看谁能让普通人过上安稳日子,能让国家一步步往前走。适合自己的,才是最好的;脚踏实地的,才是能走通的。
中文

@jagjpjtxgmp @gameeveechoes @0r3foI4Ffh78876 希特勒没有后代?他们不用纪念?别不要脸的洗了!战犯就是战犯!不管他是谁的爷爷他就是战犯!就应该被钉在历史的耻辱柱上!
中文

@YellowSeagull_V @gameeveechoes @0r3foI4Ffh78876 希特勒和纳粹指的是特定的领导人及其犯罪组织(独裁体制)本身。而现代日本人所做的,是对那些奉国家命令奔赴战场并失去生命的自己的祖父母及先祖的“追悼”,绝非在赞美或神圣化特定的独裁者或战争罪行。这两者的主体和对象完全不同。
中文

@YellowSeagull_V @gameeveechoes @0r3foI4Ffh78876 你的比喻存在严重误解。现代大多数日本人将过去的战争视为绝不可重演的悲剧。
将神社等地的追悼曲解为您所说的“美化战争、当成英雄供奉”,显然是误解。
希望您不要盲信网上的极端言论,去看看现实中日本人的真实态度。
中文

@gameeveechoes @0r3foI4Ffh78876 我现在把你全家杀了,我没得到审判,我的子孙后代还把我供奉起来把我当做英雄!
你的后人会把我当朋友吗?😂😂😂
中文

@0r3foI4Ffh78876 仮にそうだとしてだからなんだよ。その時俺は生まれてないし、お前も生まれてないのに。今の日本人のせいじゃないことをいつまでも責め続けるのは中国人がただ歴史を悪用して自分たちに有利なようにしたいだけだろ。今更騒ぎ立てるならなぜ大戦直後に旧日本軍人をもっと裁くよう要求しなかった?
日本語

Çin bütün dünyayı Japonya'ya karşı uyardı. Bir hafta sonra füze fırlatan kendisi oldu.
Geçtiğimiz hafta Çin'den dünyaya bir uyarı yayınlandı.
"Japonya yeniden silahlanıyor, gözünüzü ondan ayırmayın."
Dün ise Çin donanmasına ait bir denizaltı, Pasifik'e nükleer başlık taşıyabilen kıtalararası bir füze fırlattı.
Uyaran ile fırlatan aynı ülke.
Bu çelişki bir dil sürçmesi değil. Asya'da dönmeye başlayan bir çarkın sesi.
Aynı çark daha önce bir kez döndü. 1914'te, Avrupa'da. Sonunu herkes biliyor.
Çarkı en başından kurayım.
Önce dünkü füzenin ne anlattığına bakalım.
Çin füzeyi karadan değil, denizaltıdan fırlattı. Bu detay her şeyin özü.
Karadaki füze siloları uydudan izlenir, yeri bilinir, savaşta ilk vurulacak hedeftir. Denizaltı ise okyanusta kaybolur. Kimse yerini bilemez.
Denizaltıdan atılan nükleer füzenin dünyaya verdiği mesaj tektir. Beni ilk vuruşta yok etsen bile, cevabım okyanusun dibinden gelir.
Çin buna rutin tatbikat dedi.
Japonya, Avustralya, Yeni Zelanda ve Tayvan saatler içinde tepki gösterdi. Çin'i savunan tek ülke Rusya oldu.
Peki Çin bu mesajı neden şimdi verdi?
Çünkü aylardır denediği her yol, istediğinin tersini üretti.
Geriye sarıp basamakları sayalım.
Birinci basamak sözdü.
Japonya Başbakanı olası bir Tayvan savaşında askeri seçeneği dile getirdiğinde Çin diplomatik kanalları kullandı. Protesto etti, uyardı.
Japonya geri adım atmadı.
İkinci basamak ekonomiydi.
Çin, modern sanayinin ve silah sistemlerinin vazgeçilmezi olan nadir element satışını kıstı.
Japonya yine durmadı.
Hindistan'la maden ve savunma anlaşmaları imzaladı, Grönland'a heyet yolladı, eski klimalardan metal çıkarmaya başladı.
Üçüncü basamak uyarının kendisiydi.
"İşbirliğiniz üçüncü bir tarafı hedef almasın."
Hedef artık sadece Japonya değil, kurmakta olduğu ittifaktı.
İttifak derinleşmeye devam etti.
Dördüncü basamak dün geldi.
Çin nükleer başlık taşıyabilen kıtalararası bir füze fırlattı.
Dört basamağı alt alta koyunca bir şey netleşiyor.
Her yeni basamak, bir öncekinin işe yaramadığının kabulü.
Söz yetseydi ekonomiye gerek kalmazdı. Ekonomi yetseydi füzeye gerek kalmazdı.
Baskı büyüdükçe sonuç değişti mi? Tam tersi.
Her hamle, Japonya'ya silahlanması için yeni bir gerekçe verdi.
Son füze ise beş başkenti saatler içinde aynı cümlede birleştirdi. Çin, dağıtmak istediği cepheyi kendi baskısıyla pekiştiriyor.
Şimdi madalyonun öbür yüzüne bakalım.
Çünkü bu hikayede Japonya da özgür iradesiyle hareket eden bir oyuncu değil.
Japonya'nın seksen yıllık silahsızlığı kendi tercihi değildi.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Amerika onu silahsızlandırdı, anayasasını bizzat yazdırdı. O gömleği Japonya'ya Amerika giydirdi.
Bugün o gömleği çıkaran el de yine Amerika'nın eli.
Japonya'nın aldığı füzelerin çoğu Amerikan malı. Amerika, Çin'le doğrudan çarpışmayı göze alamadığı için dengeyi Japonya üzerinden kuruyor.
Üstelik bu niyet artık gizli bile değil.
Amerikan savunma ve istihbarat devi Palantir, Nisan ayında 22 maddelik bir manifesto yayınladı.
Maddelerden biri tam olarak bunu söylüyor: Almanya ile Japonya'ya savaş sonrası giydirilen gömlek artık çıkarılmalı.
Çin de bunu biliyor. "Japonya'ya dikkat edin" derken sözün asıl adresi Japonya değil.
İki büyük güç doğrudan çarpışmayı göze alamadığında, gerilim aralarında duran ülkenin üzerine biner.
Kore'de böyle oldu, Vietnam'da böyle oldu.
Fark şu ki bu kez ortada duran ülke, dünyanın en büyük ekonomilerinden biri.
Tarih ilk kez bu kadar güçlü bir ülkenin bile o pozisyondan çıkamadığını gösteriyor.
Şimdi baştaki çarka dönelim.
1914 öncesinde İngiltere denizlerin hakimiydi. Almanya yükseliyordu ve donanma kurmaya başladı.
İngiltere bunu tehdit sayıp daha büyük gemiler yaptı. Almanya onu tehdit sayıp daha da büyüklerini yaptı.
Herkes savunma için silahlandı. Kimse savaş istemedi.
Ama korku silahlanmayı, silahlanma korkuyu büyüttü. Çark bir kez dönmeye başlayınca, onu masa başında durdurabilen çıkmadı. Küçük bir kıvılcım yetti.
Bugün Asya'da dönen çark aynı mantıkla işliyor.
Çin, Japonya'nın silahlanmasından rahatsız ve baskı yapıyor. Her baskı Japonya'nın silahlanmasını hızlandırıyor. Hızlanan silahlanma Çin'in baskısını büyütüyor.
İki taraf da kendini haklı görüyor. İki taraf da aynı çarkı çeviriyor.
Silahlanma yarışlarının en tehlikeli özelliği şu: çark, niyet sormaz. Herkes savunma yaptığına inanırken yarış kendi kendine tırmanır.
Uyaran ile fırlatanın aynı ülke olması işte bu yüzden önemli.
Çelişki gibi görünen şey, çarkın döndüğünün kanıtı.
Bu benim şahsi analizim.
Gelişmeleri takip ediyorum, sizi bilgilendireceğim.


Türkçe

This is not ethnic unity, it is ethnic oppression.
edition.cnn.com/2026/07/01/chi…
English






















