Hamdullah Öztürk

17.9K posts

Hamdullah Öztürk banner
Hamdullah Öztürk

Hamdullah Öztürk

@ZtrkHamdullah

İslami Araştırmalar,

Katılım Mart 2012
1.3K Takip Edilen62.1K Takipçiler
Hamdullah Öztürk retweetledi
ADEM YAVUZ ARSLAN
ADEM YAVUZ ARSLAN@ademyarslan·
Bana göre Nadir Sarıbacak Türkiye'de değeri yeterince bilinmeyen yeteneklerden. Çok güzel bir işe imza atmış. Gazelle'yi mutlaka izleyin 👇 Nadir Sarıbacak’ın ilk filmi “Gazelle” dünya gösterimlerine başlıyor tr724.com/nadir-saribaca… @tr724com aracılığıyla
Türkçe
12
265
547
13.9K
Hamdullah Öztürk
Hamdullah Öztürk@ZtrkHamdullah·
İbrahim Kalın “Türk Ordusu İran’a girecek mi?” sorusu tartışılırken MIT Başkanı sıfatıyla çok ilginç bir konuşma yaptı. 15 dakikanız varsa “Kitabın ortası”ında buluşalım. Bakalım siz de benimle aynı şaşkınlığı yaşayıp, aynı soruları soracak mısınız?
Hamdullah Öztürk tweet media
Türkçe
15
75
130
6K
Hamdullah Öztürk
Hamdullah Öztürk@ZtrkHamdullah·
Respect Graduate School “Yetişkinler İçin Kur’an Dersleri” kursunun yeni kuru 5 Nisanda başlıyor.
Hamdullah Öztürk tweet media
Türkçe
0
67
128
2K
Hamdullah Öztürk
Hamdullah Öztürk@ZtrkHamdullah·
Tarihteki anlamı ortaya çıkarmanın yolu empatiden geçiyor. İnsanın empati yapabilmesi için tip uyumuna ihtiyaç var. Mesela Hz. Ömer’i anlamak için empati yapacak kişi ana-babasının aleyhine de olsa hakkaşahitlik edebilecek bir kişi olabilir: 👇
Hamdullah Öztürk tweet media
Türkçe
4
32
49
4.7K
Hamdullah Öztürk
Hamdullah Öztürk@ZtrkHamdullah·
“Dünyanın en aptalı kimdir?” diye sormuşlar erenlere. “Kendisini herkesten akıllı görendir.” demiş. Siz ne dersiniz? Ben sadece “Allah’ım, kendi kusurumu başkalarının da meziyetini görenlerden et beni” diye dua ettim.
Türkçe
15
45
149
6.9K
Hamdullah Öztürk
Hamdullah Öztürk@ZtrkHamdullah·
SONUÇ: İnsi ve cinni şeytanların cirit attığı sanal alemde ismimi ve resmimi kullanarak uydurma hesaplardan yapılan paylaşımları gören olursa lütfen yukardaki açıklamaları dikkate alarak değerlendirsin. İnsi ve cinni şeytanlara papuç bırakmayan hakikat erbabına selam olsun. Şeytanlara ve tüm şeytani faaliyetlere de lanet olsun.
Türkçe
5
97
238
9.6K
Hamdullah Öztürk
Hamdullah Öztürk@ZtrkHamdullah·
3. Başkaları hakkında tahkir, tezyif, küfür, hakaret, karalama vb içeren tek kelime bike kullanmıyorum. Kullanmayı ve kullananları tasvip etmiyorum.
Türkçe
3
30
87
4.6K
Hamdullah Öztürk
Hamdullah Öztürk@ZtrkHamdullah·
1. X, Bluesky, Facebook ve YouTube’da isimim ve soy ismimle açık hesaplarim var. Bu platformlarda yaptığım paylaşımlar muhtevası, dili ve üslubuyla bana aittir. Başkaları tarafından yönetilen hesaplar değildir. Bu hesaplardaki dil, üslup ve içerik dışında bana isnat edilerek yapılan paylaşımlar kötü niyetli ve tamamen iftiradır.
Türkçe
5
85
209
10.9K
Hamdullah Öztürk
Hamdullah Öztürk@ZtrkHamdullah·
Üstad böyle bir yazıyı kendiniz için yazsaydınız neler söylerdiniz? Çok değil muhtemelen 20 sene sonra Türkiye tarihden bahsedenler “Medeniyet deri olan Yusuf Kaplan’ı” nasıl anacaklar sizce? 28 Şubat, Ergenekon, Balyoz, Sauna Çeteleri, 7 Şubat, 17-25 Aralık ve nihayetinde 15 Temmuz ve sonrası yaşanırken “Medeniyet Dertlisi” Yusuf Hocamız, “Medeniyetimiz” adına ne yaptı? Neler yazdı ve konuştu?
Türkçe
10
59
161
5.3K
yusuf kaplan
yusuf kaplan@yenisafakwriter·
İLBER ORTAYLI BİR TARİH FELSEFECİSİ DEĞİLDİ İlber Ortaylı, büyük bir tarihçi değildi, iyi bir kronikçiydi, vakanüvis'ti. Bir tarih felsefesi yoktu. Bir tarih ekolü kurmuş öncü bir tarihçi değildi. Ve en önemlisi de, dünyaya bir medeniyet fikri sunacak çapta bir medeniyet felsefesine ve mefkûresine sahip bir tarih felsefecisi ve medeniyet felsefecisi hiç değildi. BİR BRAUDEL VEYA BİR TOYNBEE DEĞİLDİ Bir Braudel değildi yani. Bir Toynbee de değildi. İbn Haldun’u da hakkıyla tanıdığını, İbn Haldun’un tarih felsefesini özümsediğini ve aşma (!) kaygısı güttüğünü hiç sanmıyorum. “İbn Haldun’dan sonra yazılan bütün tarih kitapları, İbn Haldun’a düşülmüş birer dipnottur” diyecek bir tarih felsefesi birikimine ve derinliğine de, bizim medeniyetimizi yeniden üretecek bir derde, asabiye'ye (yaratıcı ruha ve kurucu iradeye) de sahip değildi. İbn Haldun'la ilgili bu sarsıcı ve ezber bozucu sözü bir Türk tarihçisi söylemeliydi oysa, değil mi? Ama Toynbee, söylemişti. Ancak Toynbee ayarında 10 ciltlik devâsâ “A Study of History” başlıklı bir şaheser yazabilmiş, İbn Haldun hayranı bir tarihçi, bir tarih felsefecisi söyleyebilirdi böylesine sarsıcı bir sözü. O yüzden “Civilisation on Trial” başlıklı kitabında “Osmanlı, insanlığın geleceğidir” diyebilmişti Toynbee. Çünkü tarih felsefesini iyi biliyordu, medeniyetler felsefesi yapıyordu, Batı uygarlığının felsefî olarak çöküşün eşiğine sürüklendiğini görüyordu; bir medeniyet fikri ve tarih felsefesi vardı çünkü. Braudel için de benzer gözlemleri yapabiliriz. Annales Okulu’nun bu en parlak zekâsı, “uzun ölçekli bakışı” tarihe girdiren “long duree” fikrini İbn Haldun’un iyi öğrencisi olduğu için geliştirebilmişti. Ve bu fikriyle çağdaş historiografi’de devrim yapmıştı. BİZE BİR TARİH FELSEFESİ VE MENDENİYET FİKRİ SUNMAMIŞTI Bize gelince: Halil İnalcık ile İlber Ortaylı karşılaştırılmaz bile. Ama Ortaylı, popülerliğinin konformizmini ve keyfini sürmeyi tercih etti. Yaşadığımız medeniyet krizini anlama, anlamlandırma ve aşma konusunda kapsamlı bir tarih felsefesi yapacak bir tarih felsefecisi de, medeniyet felsefecisi de değildi. Tarihimizi iyi biliyordu ama. Dünya tarihi konusunda da yoğun bir bilgi birikimine sahipti. Fakat bir medeniyet fikri yoktu ve dünyaya biz nasıl yeniden güçlü ve kuşatıcı bir medeniyet fikri sunabiliriz, diye bir sorunu da, sorusu da, bu soruyu soracak bir derdi de, tarih felsefesi de yoktu. Türkiye’nin resmî ideolojisinin icat edilmiş kurgular üzerine inşa edildiğini adı gibi biliyordu. Ama “kültürel / entelektüel iktidar” sol-seküler aparatlarda olduğu için, bu sahte ve yapay iktidara boyun eğmeyi yeğledi. Türkiye’nin önünü tıkayan prangaları aşacak bir tarih bilgisine sahip olmasına rağmen böylesine tarihî ama zorlu bir işe soyunmayı hiçbir zaman göze alamadı. Konformizme yenildi. Ülkede seküler Kemalist kültürel iktidar değil de, şeriatçı kültürel iktidar hâkim olsaydı, bu kez bu iktidara yanaşacak, konformizminden asla taviz vermeyi düşünmeyecekti bile. Ben bugüne kadar bekledim, belki vicdanı ve hakikat derdi baskın çıkar, baklayı ağzından çıkarır ve icat edilen sahte tarihi deşifre eder diye umutlandım doğrusu. Zaman zaman bunun ipuçlarını vermiyor değildi: Sözgelişi Sultan Abdülhamid onun çabasıyla aklanmıştı büyük ölçüde. Osmanlı ve tarih ilgisi ve sevgisi de onun çabalarının eseriydi esas itibariyle. Ama bu, onun büyük tarihçi olduğunu göstermeye yetmez. “Büyük âlim”, “büyük düşünür” olması ise hiçbir zaman sözkonusu bile olmadı. Büyük bir tarihçinin bu ülkeye yapması gereken en önemli katkı, ideolojik önyargılardan azâde bir yakın ve uzak tarih muhasebesi ve bir gelecek tasavvuru, herkese hayat hakkı tanıyan, Batı uygarlığı gibi dışlayıcı (exclusivist) değil, kuşatıcı (inclusivist), yok edici değil varedici, imha edici değil ihya ve inşa edici kampsamlı bir medeniyet fikri sunması olabilirdi. Ama bu mümkün olmadı, mümkün de değildi yukarıda zikrettiğim sebeplerden ötürü. #ilberortaylı #tarihfelsefesi #tarih #medeniyettasavvuru
yusuf kaplan@yenisafakwriter

MİLLETİ VE TARİHİNİ “TARİHE GÖMEN” ADAM! Bir cenazenin arkasından uluorta konuşmayı edeben doğru bulmadım ve konuşmadım şimdiye kadar. Ama bu cenaze, cenazesi çoktan kaldırılması gereken bir “yalan tarih”in mimarlarından birinin cenazesi olunca susmak vebaldir, diyerek usturuplu bir dille birkaç hayatî tespitte bulunmayı bir vatan, millet borcu ve büyük bir mesuliyet olarak addediyorum. “GÖREVLİ” BİR ADAMDI Önce hakkını teslim edelim: Osmanlı ile Sultan Abdülhamid Han -ve hatta Sultan Vahdettin- hakkındaki bazı ezberleri yıkmıştı. Eğer bu minval üzere gitseydi, bu milletin boynuna geçirilen prangaların kırılmasına çok büyük katkılarda bulunabilirdi. Aksine o prangaların daha boğucu ve sarsılmaz bir şekilde milletin ve çocuklarının boynuna dolanmasına hizmet etmeyi tercih etti ve mezara çok büyük bir veballe gitti. Çünkü “görevli” bir adamdı: 28 Şubat'tan sonra piyasaya sürülmüştü ve Yaşar Nuri'nin ilâhiyat alanında yaptığı “yıkım” işini o tarih alanında yapmıştı. İsteseydi, dik durabilseydi, yalan üzerine inşa edilen ve dayatılan tarihi yerle bir edecek tarihî bir misyon üstlenebilir ve tarihe kahraman olarak geçerdi. Ama o bu dünyada ucuz kahramanlığı ve alkışlanmayı tercih etti. Kendisi gibi Kırımlı ama pek çok bakımdan büyük tarihçi olan ve milletin boynuna dolanan tapınakçı prangaları güçlendiren Halil İnalcık’ı ucuz kahramanlık konusunda fersah fersah geçen, bu toprakların çocuklarını ve tarihini “tarihe gömen” bir adam olarak mezara gitti. UCUZ KAHRAMAN Osmanlı tarihinin insanlık tarihindeki öncü ve benzersiz rolünü çok iyi biliyordu ama o sessiz kalmayı, yaşarken bu ülkenin altını oyan, tarihî rolünü bitiren yalan tarihin propagandisti olmayı ve pespaye, döküntü propagandistleri tarafından alkışlanmayı ve daha vahimi de Osmanlı’nın insanlığın önünü açacak benzersiz ilkelerinin dünyaya anlatılması gibi yüce bir görevi üstlenmek yerine Osmanlı’yı Üçüncü Roma ilan etme primitifliği ve “aşağılık kompleksi” sergileyerek Osmanlı’nın dünyaya, insanca yaşanacak yegâne medeniyet modelini sunacak muazzam bir medeniyet tecrübesi ürettiğini anlatma imkânını elinin tersiyle itmeyi tercih etti! Bazı Batılı vicdanlı tarihçiler bile, “gel ey Osmanlı!” diye yazılar ve kitaplar yazarken o Osmanlı’yı bir kez daha “tarihe gömme”yi tercih etmekten tedirgin olmadı! Hiçbir büyük tarihçi böylesine ürpertici bir tercihte bulunamazdı. İsteseydi, Osmanlı medeniyetinin ne denli aşılamaz ve insanlığın önünü açacak temellere ve ruha sahip, bütün dünyayı yeniden silkeleyip kendine getirecek adalet, hakkaniyet ve merhamet ilkeleri üzerinden yükselen benzersiz bir medeniyet tecrübesi olduğunu hem ülkemizin çocuklarına hem de bütün dünyaya çok çarpıcı bir dille anlatabilirdi. Ama bu fazla prim yapmayabilirdi, fazla para kazandırmayabilirdi. O yüzden o işin en kolayını, en kârlı olanını tercih etti ve resmî tarihin yalanlarını deşifre ederek kahraman olarak anılma imkânını kaybetti ve mezara hesabını veremeyeceği kadar ağır bir veballe gitti. Bir milletin boynuna geçirilen prangaları kırabilecek bir donanıma ve etki gücüne sahip bir adam konumuna ulaşmıştı çünkü. O yüzden sırtında hesabını veremeyececeği kadar “tarihin ağır yükü”yle vefat etti gitti bu dünyadan. Artık adı tarihe, bu milletin boynuna geçirilen prangalara kıracak bir imkâna sahipken, o işin kolayını ve en ucuz olanını tercih ederek insanlığın önünü açacak ufka ve derinliğe, ruha ve zenginliğe sahip bu milleti ve tarihini tarihe gömen bir adam olarak geçecek. FATİH CAMİİ’NİN HAZİRESİNE GÖMÜLMEMELİ! Şehid Esad Coşan Hocamızın cenazesinin Fatih Camii’nin haziresine gömülmesini reddeden yetkililerin İlber Ortaylı’nın cenazesinin oraya gömülmesine onay vermesini protesto ediyorum. Fatih Camii haziresi millete aittir ve bu milletin altını oyan monşerlere, masonik-baronik çetelere hizmet eden bir adamın cenazesinin oraya gömülmesi oradaki bütün büyük insanların aziz ruhlarını da rencide edecektir. Bu karardan derhal vazgeçilmelidir!

Türkçe
250
550
2.1K
90.8K
Hamdullah Öztürk retweetledi
Sevinç Özarslan
Sevinç Özarslan@sevincozarslan·
KANSER HASTASI, KHK'LI DİN DERSİ ÖĞRETMENİ HAPİSTE Adı: Nermin Varol. KHK'lı din dersi öğretmeni. Hafız. Kanser hastası. Sinop’ta KHK ile kapatılan Özel Huriye Boydak Koleji’nde din dersi öğretmeni olarak görev yaptığı ve dini sohbet verdiği için 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Ceza onanınca 5 Mart 2025’te tutuklandı. Varol, bir yıldır Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde. MasumAsker 9YıldırHapiste
Sevinç Özarslan tweet media
Türkçe
24
878
1.1K
13.5K