Geist Arbeiter

23.3K posts

Geist Arbeiter banner
Geist Arbeiter

Geist Arbeiter

@_geistarbeiter

Katılım Mayıs 2020
436 Takip Edilen37.9K Takipçiler
Geist Arbeiter
Geist Arbeiter@_geistarbeiter·
Düşünün ki Liverpool teknik direktörü Galatasaray maçına hazırlanırken oturup Juventus maçında kendilerini kaç kere yere attıklarını saymış. Takımın önlem alınması gereken özelliği olarak bunu bulmuş. Herkesin şapkasını önüne koyup bunun üzerine düşünmesi gerekir.
Türkçe
1
23
177
5.3K
Geist Arbeiter
Geist Arbeiter@_geistarbeiter·
Yalancı çoban hikayesi bu. Bir takımın oyuncuları her 3 dakikada bir (sadece ilk yarıda 14 defa) kendilerini yere atıp bacakları kırılmış gibi kıvranırlarsa, günün birinde bir meslektaşlarının gerçekten bacağı kırıldığında da oyun devam ettirilir ve vebali üzerlerinde olur.
salazar34@salazar3412

@_geistarbeiter Yerde yatan bir oyuncunun kolu kırıldı, birinin ayağına basıldı, birinin de parmağı kopma noktasına geldi. Niye yerde yatarlar ki bu adamlar sallanan parmakla oyna işte.

Türkçe
9
10
180
9.6K
salazar34
salazar34@salazar3412·
@_geistarbeiter Tamam bir holigan gibi davranmaktan vazgeçip kendi tuttuğun takımın oyuncularının da aynı hareketlerini eleştirirsen ikna olabilirim. Kolaylık olsun diye isim de vereyim. Talisca, Sikrinyar.
Türkçe
1
0
6
264
Geist Arbeiter
Geist Arbeiter@_geistarbeiter·
Hiçbir takım sütten çıkmış ak kaşık değil, hepsi yapıyor bunu zaman zaman. Ama bütün bir sezonu bunun üzerine kurmak, her top kaybında kendini yere atıp yenilen her gole itiraz etmek artık başka bir şey. Tadı kaçtı bu işin.
Türkçe
3
0
50
3.1K
Fatih
Fatih@Fthpydn_·
@_geistarbeiter Valla bu yüzden ağlamam ya.. veririm paranı uzat gidersin hadi yallah
Türkçe
1
0
1
269
Geist Arbeiter
Geist Arbeiter@_geistarbeiter·
GS’nin geçen turdaki rakibi Juventus her iki maçta da kırmızı kart gördü, bu turdaki rakibi Liverpool’un ise iki maçta toplam 3 golü iptal edildi. Avrupa Kupaları tarihinde üst üste bir Türk takımı lehine bu kadar karar çıktığını hatırlamıyorum.
Türkçe
17
44
530
22.3K
Kayhan Yavuz
Kayhan Yavuz@KayhanYavuz·
@_geistarbeiter İnsanlık hali bu. Aslında çok normal. Çünkü ikisi alakasız alanlar. Zaten ben de bunu kabul ederek sizi okuyorum. Onun için küçük bir dokunmayla yetindim. Umarım kabalık etmemişimdir.
Türkçe
1
0
1
271
Geist Arbeiter
Geist Arbeiter@_geistarbeiter·
@KayhanYavuz Yani yanlışlayacak argümanınız yok ama gerçeği okumak hoşunuza gitmiyor. Kusura bakmayın ama ben de yazılması gerekenin onda birini yazıyorum üstat. Torreira’sı Sallai’si, bu tiyatrodan çok sıkıldık artık.
Türkçe
1
0
2
51
Kayhan Yavuz
Kayhan Yavuz@KayhanYavuz·
@_geistarbeiter Bugünkü paylaşımınızla ilgili değil. Daha önce de yazmayı düşünüp vazgeçmiştim. Ama daha fazla erteleyemeyeceğimi anladım.
Türkçe
1
0
0
71
Kayhan Yavuz
Kayhan Yavuz@KayhanYavuz·
@_geistarbeiter Tarihle ilgili yorumlarınızı görmeye devam etme, futbolla ilgili olanları engelleme imkânımız var mı?:)
Türkçe
1
0
8
1K
Geist Arbeiter
Geist Arbeiter@_geistarbeiter·
London, Marburg, Heidelberg, Viyana, Chicago’lara sahip olabiliriz.
Türkçe
0
0
11
936
Geist Arbeiter
Geist Arbeiter@_geistarbeiter·
sorunu olmaktan önce bir şehirleşme meselesi olduğunu anladığımızda, vatandaşlık bilinci de dahil olmak üzere hasretini çektiğimiz bir çok şeyin kentleşmenin sebebi değil sonucu olduğunu kavradığımız zaman, işte o zaman bilimde de her biri isimlerini birer şehirden almış olan
Türkçe
1
1
12
1K
Geist Arbeiter
Geist Arbeiter@_geistarbeiter·
Bizde Batı’daki örnekleriyle karşılaştırılabilecek bir bilim geleneğinin ve sanayileşmenin gelişmemesinin daha özsel/kökensel bir sebebi var: Kentleşmenin gelişmemesi. (1)
Dogu Ergil@DoguErgildogu

Tarık Çelenk bey bugün önemli bir yazı yayımladı: Osmanlı-Türkiye'de ilim niye felişmesi ve kurumlaşmadı..Konu ilginç, tahlil öğretici. Ama çok önemli bir boyutu ihmal etmiş: Sanayileşme... Ben de şu mütevazı ilaveyi yapayım: "Bir diğer kritik konu da finansal ve kurumsal altyapıdır. Avrupa’da ticaret burjuvazisi, bankacılık sistemi ve sermaye birikimi bilimsel gelişmeleri finanse ederken; Osmanlı’da ekonomik yapı büyük ölçüde devlet merkezli ve tarımsal kaldı. Bu durum, risk alabilen, yatırım yapabilen ve teknolojiyi ticarileştirebilen bir sınıfın ortaya çıkmasını engelledi. Sanayi devrimi aslında sadece makinelerin değil, aynı zamanda sermayenin örgütlenmesinin tarihidir. Osmanlı’da bu örgütlenme hiçbir zaman derinleşmediği için, bilimsel bilgi ekonomik değere dönüşemedi. Bu tarihsel miras, Cumhuriyet dönemine de belirli ölçülerde taşındı. Türkiye sanayileşme yönünde önemli adımlar atmış olsa da, hâlâ yüksek teknoloji üretimi, bilimsel araştırma ekosistemi ve üniversite-sanayi iş birliği gibi alanlarda yapısal sorunlar yaşamaktadır. Bu da bize şunu gösterir: Sanayileşme yalnızca fabrika kurmak değil, aynı zamanda bilgi üretim biçimini dönüştürmektir. Eğer bilgi hâlâ büyük ölçüde teorik kalıyor ve üretim süreçlerine entegre edilemiyorsa, tarihsel sorun farklı biçimlerde devam ediyor demektir. Sonuç olarak mesele ne dinle ne de bireysel zekâyla açıklanabilir. Asıl mesele, bilginin nasıl üretildiği, nasıl organize edildiği ve nasıl ekonomik güce dönüştürüldüğüdür. Osmanlı’da âlim çoktu; fakat bu âlimlerin bilgisi sanayiye dönüşmedi. Avrupa’da ise bilim, kurumlara; kurumlar üretime; üretim de küresel güce dönüştü. Bugün Türkiye’nin önündeki temel soru hâlâ aynıdır: Bilgiyi konuşan bir toplum mu olacağız, yoksa bilgiyi üreten ve dönüştüren bir toplum mu? Bu soruya, üniversitelerin durumuna bakarak kısmi bir yanıt verebiliriz.

Türkçe
5
11
106
23.5K