Hamit Pehlivan

3K posts

Hamit Pehlivan banner
Hamit Pehlivan

Hamit Pehlivan

@abdlhamit

Bilge ve İlke'nin babası. Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı/ Çevre Mühendisi / Enerji Yöneticisi / İş Güvenliği Uzmanı /

İstanbul Katılım Aralık 2009
1.4K Takip Edilen1.3K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Hamit Pehlivan
Hamit Pehlivan@abdlhamit·
“Berlin’de Hakimler var” hikayesini bilirsiniz: “Hiç kimse adaletten üstün değildir.” Kardeşim Mehmet Pehlivan, savunmanın kutsallığını ilke edinmiş, genç ve başarılı bir avukattır. Önüne çıkarılan türlü zorluklara rağmen müvekkilini hakkıyla savunmaktan vazgeçmedi, bu zor dönemde sorumluluğundan bir adım geri atmadı. Bu ülkede tanıdığım en iyi avukatı, tıpkı müvekkili gibi, işini güzel yaptığı için cezalandırdılar. Adaletten üstünüz zannettiler… Savunmayı susturmak isteyebilirsiniz, doğrular ortaya çıkmasın diye tüm avukatları tutuklayabilirsiniz ama baharın gelişini engelleyemezsiniz. Mehmet mücadelesinden asla vazgeçmeyecek. Çünkü o, mesleğini ateşten gömlek gibi giydi. Bugün tüm bu inancı sayesinde kitleler onun yanında. Kardeşimi, canımı tutsak ettiniz ama tüm Mehmetleri uyandırdınız… Meslektaşları, bizler, bu millet Mehmet’le beraber, Mehmet için, hepimiz için mücadeleye devam edeceğiz.
Mehmet Pehlivan@mehmettpehlivan

“Suç örgütüne üye olmak” iftirasıyla tutuklandım. Oysa benim üye olduğum tek örgüt, Türkiye Barolar Birliği ve İstanbul Barosu’dur. Yani bu ülkenin onurlu savunma geleneğidir. Ne bir suç yapısının, ne bir kumpas senaryosunun parçası oldum. Olmam. Bu açık bir yargı kumpasıdır. Tek nedeni de herkesin bildiği üzere Ekrem İmamoğlu’nun avukatlığını yapmamdır. Amaçları korkutmak, susturmak, yalnızlaştırmaktır. Boşuna uğraşıyorlar. Çünkü biz avukatlar teslim olmayız. İmamoğlu’na avukatlık yapmayı suç sayan bu çarpık zihniyete sesleniyorum: Eğer bu görevi “ateşten gömlek” ilan ediyorsanız, bilin ki biz o gömleği çoktan giydik, yanmayız. Ben giderim, yerime yüzlercesi gelir. Çünkü biz haklının yanındayız. Çünkü biz eğilmeyiz, susmayız, vazgeçmeyiz. Çünkü bizim avukatlık pratiğimiz boyun eğmez.

Türkçe
17
243
1.6K
53.1K
Hamit Pehlivan
Hamit Pehlivan@abdlhamit·
Bugün hep birlikte bir kez daha gördük, Anayasamız birilerinin istikbali için kullanışlı aparatlar vat olduğu sürece askıya alınabiliyormuş. Önemsiz birer yazıt gibi ısmarlama kararlarla halkın iradesi, bireyin özgürlüğü gasp edilebiliyormuş… Söylenecek çok atasözü var ama ben yine de Pir Sultan Abdal’ın dizeleriyle özetleyim "Şu ellerin taşı bana hiç değmez / İlle dostun bir tek gülü yaralar beni"
Türkçe
0
0
4
40
Hamit Pehlivan retweetledi
ÇMO İstanbul
ÇMO İstanbul@CMOistanbul·
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanı üyemiz Prof. Dr. Tuğba Ölmez Hancı ile Kentsel Ekolojik Sistemler Şube Müdürü üyemiz Nilgün Cendek’in gözaltına alındığını öğrenmiş bulunuyoruz. Arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz.
ÇMO İstanbul tweet media
Türkçe
0
11
32
1.3K
Hamit Pehlivan retweetledi
Selvi Sarıtaç
Selvi Sarıtaç@__Selvi_·
#ibbdavası Mehmet Pehlivan; Belki beni dinlerken içinizden, "Yahu bu adam neden kendisinden hiç bahsetmeyen tanıkların, kendisiyle ilgisi olmayan suçlamaların izahını yapmaya çalışıyor? Bu devasa kurguya neden bu kadar yüksek sesle itiraz ediyor?" diye sormuşsunuzdur. Bunun cevabını ben vereyim: Sözlerime avukat olduğumu söyleyerek başlamıştım, savunmama da bir avukat olarak devam ettim. Bu devasa kurguya bu kadar yüksek sesle itiraz ettim; çünkü örgüt ve etkin pişmanlık meseleleri, hakikaten beni de ilgilendiren konulardır. Sözlerimi bitirmek üzereyim; avukatlık faaliyetlerim de dahil olmak üzere bana dair merak edilen birçok şeyi açıkladığımı düşünüyorum. Konuşmam bittikten sonra, bu hukuk katliamına sessiz kalan meslektaşlarıma dair bir şeyi merak edeceğim. Ben bu merakımı Agamben’in sözünü ödünç alarak soruyorum: "Hukukçular, sizi ilgilendiren meseleler hakkında niçin suskunsunuz?" Avukatlıkta savunma hakkından bahsetmek için karşımızda aynı dili konuşabildiğimiz muhataplara ihtiyacımız var. Sizlerle aynı dili konuştuğumuzdan emin olmak istiyoruz Sayın Başkan, benzer derslerden geçip, benzer okullardan mezun olan sizlerle konuşmak çok daha kolay olmalıydı. Sizin ikinci insan tipine giren, yani avukatlığı başlı başına suç olarak görmeyen, hukukun temel ilkelerinde uzlaştığımız insanlar, yargıçlar, savcılar olduğunuzu bilmek istiyorum. Buna inanmak istiyorum. Ne var ki emin değilim. Size kolay gelecekse "Bu avukatlar zaten hâkim, savcı sevmez" diyerek beni şahsi olarak suçlayabilirsiniz. Evet, emin değilim dedim. Çünkü müvekkilin lehine en iyi savunmayı yapmak şeklinde bir iddianame düzenlendi ve siz bu iddianameyi kabul ettiniz, beni tutuklu yargılıyorsunuz. Yani size dair şüphelerim... Maalesef soru-cevap yapmıyoruz, biliyorum ama size kendi içinizde bir soru sordurmayı umuyorum. Hukuk ve savunma hakkı, adil yargılanma hakkı gibi konularda hemfikiriz. Beni meslektaşınız olarak görüyor musunuz? Yoksa bana bakarken sizin de aklınızdan o ilk insan tipi, yani avukat düşmanı olan insanların aklından geçenler mi geliyor? Beni suçla özdeşleştiriyor musunuz? Benim avukatlık mesleğim suça iştirak miydi? Sayın Başkan, suçlunun, teröristin, katilin, hainin, muhalifin avukatı olduğu için linç edilen avukatların ülkesiyiz. Yargının üç sac ayağından biri olduğu söylenen ama sürekli olarak kırılmaya çalışılan o ayak olmak; mesleğin ilk gününden beri bildiğimiz, şahitlik ettiğimiz bir şey. Sadece müvekkili tercihinden ötürü suçlanan, yargılanan avukatlık ülkemizin bildiği bir şey, bilmediği bir şey değil. Onlarca toplumsal olayla ilgili bir sosyal medya taraması yapın. Avukatlık yapan meslektaşlarımızın en sıradan beyanlarının bile nasıl linçlere maruz kaldığını göreceksiniz. Hukuk eğitimini yasak saymaktan ibaret gören bir toplumda sıradan insanı anlayabiliyorum ve sizlerin ilk kategoriye giren insanlar olmadığınızı bilmek istiyorum. Bunu düşünüyorum ve buna inanmak istiyorum. Evet, tarihsel olarak sapkının, hainin, aykırının savunulmasıyla suçlanan avukatlarla meslektaşım. Bugün de bu nedenle Avukat Mehmet Pehlivan olarak, sadece suçlu ilan edip ortadan kaldırmaya çalıştıkları hasmın avukatı olduğum için karşınızdayım. Ben Sayın İmamoğlu'nun avukatı olmasaydım bugün karşınızda olmazdım. Örnek veriyorum; Azeri iş insanının avukatı olsaydım sizin karşınızda olmazdım. Hakkımızda yürütülen sübjektif hukuk katliamının imzacısı olanların göreve gelir gelmez ilk saldırdığı grubun avukatlar olması, gaftan mı ibaret? Sayın Başkan, evet biz avukatlar için hava karanlık görünüyor. Üzerimizde yağan oklarla birlikte karanlıkta bir kavga vermemiz bekleniyor. Bizim kavgamız bundan başkası değildir, budur. Sonuna kadar da avukatlık... Bizim kavgamız bundan ibaret. Bunu bugün yan yana durduğum müvekkillerime, meslektaşlarıma bir borç olarak görüyorum ben. O yüzden saatlerce bu itirazı ediyorum. İnsanlık tarihi boyunca savunma, devletin kontrolsüz otoritesi karşısında hukuksuz bir operasyon olmasını engelleyen en temel mekanizmadır. Savunma, insanın kendisinden katbekat güçlü bir otoriteyle karşı karşıya kaldığı anda duyduğu en eski endişelerle ortaya çıkmıştır. Devletin yargılama gücüyle yüz yüze gelen tarih boyunca hep aynı soruyu sorduk: "Devletin sözüne karşı benim sözüm nerede duracak?" bu soru. Savunma, bu sorunun cevabıdır Sayın Başkanım. Bu nedenle savunma, yargılamaya sonradan eklemlenmiş teknik bir pozisyon değil, asli bir mekanizmadır. Avukatlık üzerine düşünürken, konuşurken, tartışırken ve eylerken ontolojik bir olguyu tespit etmek zorundayız: Avukatlık, çatışmanın var olduğu durumlarda karşı durma zorunluluğudur. Tüm tartışma da aslında ontolojik bir meseleden kaynaklanır. Sayın Başkan, eğer tüm bunları planlayanlar yalnızca yargılayıp cezalandırmak istemiyorlarsa; aynı zamanda onları kırma, korkuya ve yılgınlığa boğmak, "vatan haini, casus, devlet düşmanı" gibi yapıştırabilecekleri hangi sıfat varsa hepsiyle etiketlemek ve kamuoyunun önüne böyle çıkarmak istiyorlar. Elbette böyle insanların savunma hakkı da olmamalıdır; elbette uysal bir avukatlık pratiğiyle bu kişilerin işleri kolaylaştırılmalıdır. Bu soruşturmayı kurgulayanlara yönelik politik suçlamalar yöneltirken şahıslarından bağımsız konuşuyorum. Durduğumuz yerin tarihsel bir devamlılık arz ettiğini anlatmaya çalışıyorum; hem onların, hem bizlerin, hem sizlerin. Neden tarihsel devamlılık arz ettiğini çok kısa açıklamak isterim: İlyada'da Nestor, Agamemnon’a şöyle der Sayın Heyet: 'Yasaları Zeus verdi senin eline, halkı yönetesin, çekip çeviresin diye.' Evet, yargıçların, iddia makamının kökeni devletlidir. Zeus başyargıçtır; hükmü günahıyla, sevabıyla o verir. Zeus başyargıçtır; hükmü günahıyla ve sevabıyla o verir. Kral ise Zeus’un adamıdır, yargı yetkisi de haliyle ondadır. Archon Basileus kavramı Sayın Heyet. Kral-yargıç unvanına sahip olanlarla birlikte aslında yargıçların kökeni krallara dayanmaktadır, yani devletlidir yargıçlar. Yargının hukuk dışına çıktığı her an, tarihsellikleri yargıçları siyasal alana doğru itiyor, iktidar saflarına doğru itiyordur. Biz ise avukatlar; meydanlarda halkı bağırmanın tarihselliğiyle bu mücadeleye devam ediyoruz. Aramızdan devletli meslektaşlarımızın çıktığı olmuştur ama mesleğimiz hiçbir zaman bağımsızlığını kurban etmedi; ne yargıçlara ne de Olimpos’taki tanrılara. Biz de o mirasla bugün durduğumuz yerde bildiğimiz gibi avukatlık yapmaya devam ediyoruz, edeceğiz de. Avukatlara dair bugün yönetilen sistematik saldırılar, aslında avukatın hiç olmaması dileği; tarihin en vahşi hukuksuzluk dönemlerinden kalma bir karanlık bakiyedir. Cezaevi görüşlerine sınırlandırmaya dönük hazırlıklar yapılırken, bunun çok da uyuluyor gibi AİHM kararlarına dayandırılması niyeti perdelemiyor. Avukatsızlık özlemi, Engizisyon’dan kalma bir mirastır. Gerçek bir müdafiinin varlığı, sistem için her zaman en büyük tehlikedir. Bu nedenle savunma bu çağda yalnızca etkisizleştirilmemiş, ahlaken de itibarsızlaştırılmıştır. Savunan kişi suç ortağı gibi görülmüştür. Engizisyon’u bugün lanetlemek konforlu bir hareket gibi görünebilir Sayın Heyet. Ancak beynimiz kıyas ve analiz için gelişmiş durumda. Gerçekten bugünü, bu yargılamayı, tüm bu usulleri, tüm bu pratikleri Engizisyon’dan farklı görüyor musunuz? Gerçekten avukatlara 'sapkının ortağı sapkın' diye harmanlanmış bir demirle damga vurmuyorsunuz diye kendinizi iyi mi hissediyorsunuz? Bize sorarsanız, başından beri anlattıklarıma da bakarsak kendimizi iyi hissetmemelisiniz. Kapatılmış bir avukat olarak karşınızda bulunuyorum. Kapatılma sebebimin sadece avukatlık olduğuna dair çok iyi şahitlerim var, delillerim var. Birçoğu burada; meslektaşlarım, baro başkanları, hocalarım... Her biri burada. Hepsiyle size kapatılmamın nedeninin avukatlık olduğuna dair şahitlik edebilirler. 'Sadece avukatlık yaptığı için kim tutuklanır?' Soru bu ya; sadece avukatlık yaptığı için kim tutuklanır? Ülkemizin yakın tarihi bu sorunun cevaplarını içinde barındırıyor. Hatta daha fazlasını söyleyeyim; sadece avukatlık yaptığı için öldürülen meslektaşlarım da var. Bu soru da abes gelebilir değil mi? 'Sadece avukatlık yaptığı için kim öldürülüyor?' Öldürülüyor ama; haciz mahallinde birçok avukat meslektaşımız öldürüldü. Onlar sadece avukatlık yaptığı için öldürülmediler mi? Yani avukatlık yaptığı için öldürülen bir yerde, avukatlık yaptığı için tutuklanmak mı abes geliyor?
Selvi Sarıtaç@__Selvi_

#ibbdavası MEHMET PEHLIVAN “Bu süreç; siyaset, yargı ve medyanın eş güdümüyle yürüyen bir süreçtir. Kamuoyunun tüm bu yasa dışılığa ikna edilmesi medya kanalları ile sağlanır.” “4.500 HABER, TEK BİR OLUMLU İÇERİK” Pehlivan, İmamoğlu hakkında yapılan haberlere dikkat çekerek şunları söyledi: “2019’dan bu yana 4.500’den fazla haber yapıldı. Son iki yılda tek bir olumlu haber var. O da seçim sonucuna dair bir durum tespiti.” Medyanın rolüne ilişkin eleştirilerini sürdüren Pehlivan, “Yandaş medya yüzlerce sahte haber üretti. Hakkımızda aleni iftiralar atıldı ama bunlarla ilgili suç duyuruları sonuçsuz kaldı” dedi. “HANGİ PARALAR, HANGİ RÜŞVET?” Savunmasında medya üzerinden yayılan iddiaları tek tek sorgulayan Pehlivan, şu ifadeleri kullandı: “Hani para dolu bavullar? Hani Florya’ya gömülen paralar? Hani cenaze aracıyla kaçırılan rüşvetler? Bunların hepsi yalandı ve bunu ortaya koyduk.” Bu iddialar üzerinden yapılan işlemlere de dikkat çeken Pehlivan, yalnızca bir tanık beyanıyla gözaltı ve tutuklamalar yapıldığını vurguladı. “ETKİN PİŞMANLIK BİR KAMPANYAYA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ” Pehlivan, etkin pişmanlık sürecinin sistematik şekilde kamuoyuna servis edildiğini belirterek, “Etkin pişmanlık ve tahliye haberleri ay ay, tarih tarih duyuruldu. Bu bir bilgilendirme değil, bir kampanyadır” dedi. Bu sürecin psikolojik baskı aracı olarak kullanıldığını savunan Pehlivan şöyle konuştu: “Doğruluğu mahkemede tartışılmamış beyanlar mutlak gerçek gibi sunuldu. Masumiyet karinesi açıkça ihlal edildi.” “SAHTE İTİRAFÇILAR ÜRETİLDİ” Pehlivan, medyada yer alan “itirafçı” iddialarına da tepki gösterdi: “Murat Ongun’un, Fatih Keleş’in itirafçı olduğu söylendi. Aynısını benim için de yazdılar. ‘Konuşmak istiyor ama engelleniyor’ dediler. Böyle bir şey yok.” Daha çarpıcı bir iddiayı da dile getiren Pehlivan, “Nezaretteyken savcı, beni tanımayan insanlara ‘itirafçı oldu’ demiş. Bunun tek amacı itiraf beklentisi yaratmaktır” ifadelerini kullandı. “BU YÖNTEM TARİHTE DE VAR” Savunmasında tarihi benzetmelere yer veren Pehlivan, süreci şu sözlerle değerlendirdi: “Bu yöntemler yeni değil. Engizisyon’da da benzer süreçler vardı. İnsanlara ne söylemeleri gerektiği dolaylı olarak öğretilir.” Etkin pişmanlık ifadelerinin güvenilirliğini de sorgulayan Pehlivan, “İfadeler kopuk, çelişkili ve çoğu zaman ‘basından duyduğum kadarıyla’ şeklinde. Bu, yönlendirme olduğunu gösterir” dedi. “MEDYA HABERİ ÖNCE YAPTI, İFADE SONRA ALINDI” Pehlivan’ın dikkat çektiği bir diğer nokta ise medya ve soruşturma ilişkisi oldu: “Bir kişinin ifadesi yok ama medyada ‘ifade verdi’ diye haber çıkıyor. İki gün sonra ifade alınıyor. Bu normal bir süreç değil.” “HUKUKUN YERİNE ALGILAR KONULDU” Savunmasının son bölümünde hukuki ilkelere vurgu yapan Pehlivan, “Hukuk, önceden kurulmuş bir hakikati kabul etmez. Hakikat, yargılama sürecinde birlikte inşa edilir” dedi. Masumiyet karinesine ilişkin ise şu soruyu yöneltti: “Henüz yargılama sürerken, ‘delillere güveniyorum’ açıklamaları yapmak masumiyet karinesinin ihlali değil midir?” “ORTADA DELİL YOK, ALGI VAR” Pehlivan, savunmasını şu sözlerle özetledi: “Dosya boş değil denildi, büyük deliller var denildi. Ama iddianame ortaya çıktığında gördük ki ortada delil değil, sahte itiraflar var.” Son olarak sürecin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Pehlivan, “Biz burada sadece kendimizi savunmuyoruz; hukuki hakikatin nasıl çarpıtıldığını da ortaya koymaya çalışıyoruz” dedi. Pehlivan savunmasına devam ediyor.

Türkçe
0
9
45
2.1K
Hamit Pehlivan retweetledi
Selvi Sarıtaç
Selvi Sarıtaç@__Selvi_·
#ibbdavası Avukat Mehmet Pehlivan Savunmaya Başladı “Burada yargılama yapıldığını düşünmüyorum” İBB davasında verilen aranın ardından Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan savunmasına başladı. Pehlivan, mahkeme salonunda yaptığı konuşmada yargılamaya ve yöneltilen suçlamalara sert sözlerle tepki gösterdi. “Hedef gösterileceğimi biliyordum” Mesleki duruşuna dikkat çeken Pehlivan, aktif avukatlık yaptığını belirterek, “İşimi iyi yaptığım için hedef gösterileceğimi biliyorum” dedi. Ekim 2024’ten bu yana müvekkilinin “denklemden çıkarılmak istendiğini” öngördüğünü ifade eden Pehlivan, sürecin bu yönde ilerlediğini savundu. “Bu bir yargılama değil” Mahkeme sürecine yönelik eleştirilerini sürdüren Pehlivan, “Burada yargılama yapıldığını düşünmüyorum. Avukatlığın sanık sandalyesine oturtulmasını asla kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı. “Tutuklama için delil gerekir, bahane değil” Tutukluluk tedbirine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Pehlivan, “Bir tutukluluk tedbiri için delil gerekir. Öyle davalar var ki bazen bahane gerekir” dedi. “Bahane gerçeği gizlemek için uydurma sebeplerdir” diyen Pehlivan, hakkında yürütülen sürecin gerçek nedeninin kamuoyu tarafından bilindiğini öne sürdü. “İftiralar delil olamaz” Pehlivan, dosyada yer alan bazı ifadeleri de eleştirerek, “Benim payıma ‘tak-çıkar’ gibi kullanılan Adem’in ifadeleri düştü. Bu iftiraların delil olamayacağı, ancak bahane olacağı anlaşılabilirdi. Sanık olarak yargılanmayı kabul etmiyorum” şeklinde konuştu. Duruşma sürüyor. Pehlivan’ın savunması devam ediyor...
Selvi Sarıtaç tweet media
Türkçe
0
3
8
461
Hamit Pehlivan retweetledi
Mehmet Pehlivan
Mehmet Pehlivan@mehmettpehlivan·
Neden buradayız?
Türkçe
35
667
3.3K
167.3K
Hamit Pehlivan
Hamit Pehlivan@abdlhamit·
Bugün Avukatlar Günü… Adaletin sesi olması gerekirken susturulmaya çalışılan, haksız ve siyasi sebeplerle özgürlüğünden mahrum bırakılan kardeşim Mehmet’in de günü… Bilirim ki demir kapılar, yüksek duvarlar hakikatin önüne geçemez. Hukukun onurunu taşıyanlar, nerede olursa olsun adaletin ışığını söndürmez. Sevgili kardeşim Mehmet, Bugün belki yanında olamıyoruz ama inancımız, umudumuz ve dualarımız seninle. Sen yalnız değilsin. Doğru bildiğin yolda dimdik duruşun, hepimize güç veriyor. Bu vesileyle; hukukun üstünlüğü için mücadele eden, adaleti savunan, vicdanını kalem yapan tüm avukatların Avukatlar Günü’nü kutluyorum. Bir gün, adaletin gerçekten yerini bulduğu günlerde, bu satırları özgürce birlikte okuyacağımıza inanıyorum. Umutla, sabırla ve inançla… @mehmettpehlivan #AvukatlarGünü
Hamit Pehlivan tweet media
Türkçe
0
4
9
350
Hamit Pehlivan retweetledi
Sol Yumruk
Sol Yumruk@Sol_Yumrukk·
Av. Selçuk Kozağaçlı 3073 gündür tutuklu. Av. Can Atalay 1444 gündür tutuklu. Av. Mehmet Pehlivan 289 gündür tutuklu. 5 Nisan Avukatlar Günü Kutlu Olsun! #5NisanAvukatlarGünü
Sol Yumruk tweet media
Türkçe
84
2.2K
8.7K
102.7K
Hamit Pehlivan retweetledi
Mehmet Pehlivan
Mehmet Pehlivan@mehmettpehlivan·
İmparatorluğunun en güçlü zamanında “İmparatorluğa dil uzatan bir avukatın dilinin kesilmesini isterim.” diyen Napolyon’a karşı çıkan avukatlardı. Napolyon tutuklandığı zaman “Avukat istiyorum.” dediğinde haklarını savunmak için yanında olan yine avukatlardı. Hukukun olduğu andan itibaren vardık, hukuk var oldukça da var olacağız. Adaleti savunacağız. 5 Nisan Avukatlar günümüz kutlu olsun. Tutuklu Avukat Mehmet Pehlivan
Türkçe
118
1.7K
8.8K
157.4K
Hamit Pehlivan
Hamit Pehlivan@abdlhamit·
Savunma yaptığı için tutuklanan bir avukatın tahliyesine dahi karar veremeyen bir sistem, hukuku değil, korkuyu yönetir. Mehmet Pehlivan hâlâ tutuklu. Yani bugün bir kez daha anladık ki; Bu mesele bir dosya meselesi değil, Bir vicdan meselesidir. #ibbdavası
Türkçe
2
9
31
484
Hamit Pehlivan
Hamit Pehlivan@abdlhamit·
Bugün bir mahkeme salonunda yalnızca bir dosya konuşulmadı. Bugün, aslında bir ülkenin vicdanı tartıldı. Sayfalar dolusu iddiaların, gerçeklerin önüne geçtiği; hukukun, siyasetin gölgesinde sınandığı bir süreçten geçiyoruz. “İddianame” diye sunulan metnin ağırlığı sayfa sayısından değil, içindeki hakikatten gelir. Hakikat yoksa, o metin sadece bir yük olur… Adaletin sırtında taşınan ağır bir yük. Bugün avukatlar konuştu. Sadece müvekkillerini savunmadılar… Hukuku, adaleti ve bu ülkenin geleceğini savundular. Ve içlerinden biri, sadece görevini yaptığı için bugün demir parmaklıklar arkasında: Bir avukat… Mehmet Pehlivan… Savunmanın kendisi… Bu durum, artık bir dava olmaktan çıkmış, bir turnusol kağıdına dönüşmüştür. Bu süreç; demokrasinin gerçekten var olup olmadığını, adaletin tarafsız kalıp kalamayacağını, vicdanın susup susmayacağını gösterecek bir sınavdır. Mahkeme henüz karar vermedi. Ama aslında karar sadece birkaç kişi için verilmeyecek. Verilecek karar; Hukukun üstünlüğüne mi, yoksa gücün üstünlüğüne mi inanıldığını gösterecek. Adaletin terazisinin dengede kalıp kalamayacağını ortaya koyacak. Bugün herkes şunu bilmeli: Adalet, gecikirse yara olur. Saptırılırsa çöküş olur. Ama doğru tecelli ederse, bir millet yeniden nefes alır. Bu yüzden beklenen karar; Sadece bir tahliye kararı değildir. Bu karar, bir ülkenin kendine bakma cesaretidir. Ve bizler biliyoruz ki; Gerçek adalet er ya da geç yolunu bulur. Çünkü vicdan, hiçbir zaman tamamen susturulamaz. Buradan açık ve net söylüyorum: Bu bir lütuf talebi değildir. Bu bir pazarlık değildir. Bu bir rica hiç değildir. Bu, açık bir HAK talebidir. #MehmetPehlivanİçinTahliye #ibbdavası @mehmettpehlivan
Türkçe
1
10
38
1.3K
Hamit Pehlivan
Hamit Pehlivan@abdlhamit·
“….. Ben buradayım!”
Türkçe
0
2
12
526
Hamit Pehlivan retweetledi
Aile Dayanışma Ağı
Aile Dayanışma Ağı@ailedayanismagi·
Biz güne böyle başlıyoruz.
Türkçe
23
473
2.6K
73.4K
Hamit Pehlivan retweetledi
Furkan Karabay
Furkan Karabay@karabayfurkan5·
Mehmet Pehlivan’ın avukatı Tora Pekin, heyete “Başka önemli bir işiniz mi var” diye sordu: “Avukatlık suç değildir. Bir ceza mahkemesi yargıcı için bir insanın özgürlüğünü elinden almaktan daha önemli bir şey olamaz. Varsa şu hayatta bir yargıç olarak daha önemli bir göreviniz söyleyin. Niye bunu söyledim. 31 Mart 2026, 107 tutuklu. Hiçbir tahliye yapmadınız. Somut delil, olgu dayanak yok. 9 Ocak 2026, 6 satırlık sözde gerekçe tutukluluk devam, 6 Şubat 2026 kopyala yapıştır tutukluluk devam. Kontrol c kontrol v ile özgeçmişinizi yazıyorsunuz. 107 kişi için tek bir isim yazıyorsunuz ‘sanıklar’ diye onu da yanlış yazıyorsunuz. Bize kalırsa özgeçmişinizi böyle yazmayın.”
Furkan Karabay@karabayfurkan5

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan’ın avukatı Tora Pekin söz aldı. Tora Pekin, şöyle konuştu: “Mehmet Pehlivan yönünden suçlamanın tek nedeni sayın Ekrem İmamoğlu’nun avukatlığını üstlenmesidir. Mehmet Pehlivan için soruşturma izni alınması zorunluluktur. Ancak izin alınmamıştır. Tutuklamaya dayanak yapılan Adem Soytekin ve Servet Yıldırım’ın itirafçı ifadeleridir. Servet Yıldırım, 2 Haziran’da Pehlivan’ın kendisine tehdit vari konuştuğunu bu yüzden ifade veremediğini söylemiştir. Bu beyan tutuklama gerekçesi yapılmıştır. Bu kişi 15 Nisan’da ifade vermiştir. Hani 2 Haziran’a kadar baskı altındaydı ifade verememişti. Müdafii olmadan ifade vermiştir. Gerçek dışı bir beyandır. Savcılık, Yıldırım’ın ifadesini aldığı halde, ifadesinin gerçek dışı olduğunu bildiği halde Pehlivan hakkında tutuklama kararı vermiştir. Yalanınız batsın diyelim şimdilik.”

Türkçe
12
497
2.3K
142.8K
Hamit Pehlivan retweetledi
Bülent Şahin
Bülent Şahin@sahinbulnt·
"Kişi kendinden bilir işi" İBB davasında bugüne kadar dinlenen itirafçılar ve gizli tanık beyanlarından anlaşılmıştır ki hep duydum, tahmin ediyorum vs.. hiçbir somut delile dayanmayan iftiralar. Bu itirafçılar, İnsanların davranışlarını kendi duygularıyla, kendi niyetleri, karakterleri ve tecrübeleri ile değerlendirmişlerdir. Yani bu gizli tanık ve itirafçılar ‘ben olsam yapardım ‘ o halde yapmış olabilirler düşüncesiyle iftiralar atmışlar. Ne diyelim "Kişi kendinden bilir işi"…
Bülent Şahin tweet media
Türkçe
0
8
23
616
Hamit Pehlivan retweetledi
Sol Yumruk
Sol Yumruk@Sol_Yumrukk·
Ekrem İmamoğlu’nun yol arkadaşı CHP Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu. Beyin ve Sinir Cerrahisi Doçenti, Harvard, Zürih ve Florida Üniversitelerindeki akademik çalışmalar yaptı. Harvard Üniversitesi’ndeki çalışmaları TÜBİTAK ve Türk Nöroşirürji Derneği tarafından burs desteğiyle ödüllendirildi. Ayşegül Ovalıoğlu’nun 22 orjinal makale, 52 bildiri ve 7 adet kitap bölüm yazarlığı bulunuyor. Bakırköy halkının %67.72 oyunu alarak seçilen Ayşegül Ovalıoğlu oy veren vermeyen herkesin takdirini kazanarak hizmete devam ediyor. 👏 @AysegulOzOv
Türkçe
12
197
2K
46.6K
Hamit Pehlivan retweetledi
Dr. Ayşegül Ovalıoğlu
Dr. Ayşegül Ovalıoğlu@AysegulOzOv·
Yıllarımı bu mesleğe adayan bir doktor olarak; sağlık emekçilerimizin, insan hayatına dokunan, yaşama umut olan fedakar çalışmalarını çok iyi biliyorum. Bugün insan odaklı anlayışla, herkes adına erişilebilir sağlık hizmeti için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kentimizi de toplumumuzu da birlikte ve dayanışma ile iyileştireceğiz. #EvimizBakırköy’de vatandaşlarımızın daha iyi sağlık hizmeti alabilmesi için; ✅ Tıp merkezimizde hizmet kalitemizi artırarak 63 bin vatandaşımıza sağlık hizmeti sunduk. ✅ 6 binin üzerinde komşumuza evde sağlık hizmeti ve nakil ambulans desteği sağladık. ✅ Tıp Merkezimize 7 yeni branş kazandırdık. ✅ Mevcut branşlarımızda hizmet kalitesini daha da yükselttik. Tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı kutlu olsun.
Türkçe
3
16
71
1.1K