

Abdulhamit Avşar
5.5K posts

@abdulhamitavsar
Prof. Dr. / kişisel hesap












🎂On the 60th birthday of #Uyghur professor Rahile Dawut, we have gathered messages from her friends, colleagues and former students. Rahile was forcibly disappeared in 2017 and is reportedly serving a life sentence in #China. Today we remember the many lives she has touched.


Trump’ın Çin ziyaretinin düşündürdükleri - 2: Öncelikle şu hususun altını çizerek başlamak istiyorum: Çin, süper güç olamaz kanaatinde olduğumu söylüyorum biliyorsunuz. ABD Başkanının ziyaretinde yaşananlar bu kanaatimi daha da pekiştirdi. Niye mi? Çünkü, gördüm ki, Şi yönetimi bir ergenler kadrosu. Düşünün, Şi Cinping, boyunu Donald Trump’la eşit kılmak için içten topuklu ayakkabı giyiyor; konuğuna oturunca çöken yumuşak koltuk, kendisine sert koltuk seçerek çocukça kumpas kuruyor; “bu ağaçlar ABD kurulmadan önce dikilmişti” verebilmek için 300 yıllık ağaçların bulunduğu bahçesini gezdirmeye götürüyor -oysa o ağaçlar dikildiğinde Çin diye bir devlet hiç yoktu, Çinlilerin adam yerine konulmadığı Mançu İmparatorluğu dönemiydi-, konuk heyet onuruna verilen kokteyl ve yemekte konuşulanları dinlemesi için istihbarat elemanları görevlendiriyor; Trump’ın yemekte yapacağı konuşma için önündeki dosyada yer alan notlara göz atmasını Şi’nin notlarını karıştırdı yalanıyla servis ettiriyor -ki, bu olay aynı zamanda bir diplomatik skandaldır, çünkü böylece, yemek salonuna konukları yakından izleyen kameralar yerleştirildiği ortaya çıktı-. Böylesine aciz, öz güveni yerlerde, ergen davranışı içinde hareket eden bir devlet uluslararası bir güç merkezi olamaz, elbette ki. Nitekim, bu çocukça entrikalara karşı, Trump’ın kendisine sunulan yemeği yemediği, yerine kendi aşçısının pişirdiğini tercih ettiği, aslında, tüm ziyaret süresi boyunca, Çin tarafının hazırladığı hiçbir yemeğe dokunmadığı ve ABD heyeti ayrılırken Çinlilerin gözü önünde kendilerine verilen hediyeleri çöpe atmaları da Çinlilerin iç yüzünü çok iyi anlayıp değersiz gördüklerini ortaya koyuyor. Öte yandan Trump’ın ziyareti Çin’deki iç siyasal gerginliklerin tüm şiddetiyle devam ettiğini de göstermiştir. Nitekim, söylenenlere göre, Trump'ın Çin ziyareti sırasında Xi Jinping, Başbakan Li Qiang ve Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi Başkanı Zhao Leji'nin Trump ile görüşmemesi için sıkı önlemler almış. Bu da Şi Cinping'in Li Qiang ve Zhao Leji'yi tasfiye etmek için harekete geçeceğine ilişkin söylentilerin doğru olduğu anlamına gelmektedir. Bu ise Şi’nin askerlerden sonra bürokrasi ile de gerginlik yaşadığı anlamına gelir. Uluslararası alanda ise Şi'nin İran konusunda Trump’a sessizce boyun eğmesi, Çin'in küresel liderlik hayalinin nasıl kof olduğunu, Çin’e dayanarak yol yürümenin ütopik bir davranış olacağını ortaya koymuştur. Öyle ki, Putin bile, Şi’nin ABD’ye daha ne tür tavizler verdiğini öğrenebilmek için apar-topar Çin’i ziyaret etmek ihtiyacı duymuştur. Dolayısıyla, uluslararası analistlerin altını çizdikleri gibi Şi’nin Trump’ı gösterişli karşılama jesti bir konukseverlikten değil, Çin’in kendi geleceğinden duyduğu endişeden kaynaklanmaktadır. Çünkü, artık Çin ekonomisi kendi ağırlığı altında çatırdamaya başlamıştır Ülkemizdeki bazı sözde uzmanlarca şişirilmesine karşın gerçekte Çin, ABD’nin yapay zeka, yarı iletken ve enerji üstünlüğünden ve ABD ile yaşadığı rekabette ekonomisinin çökmesinden büyük korku duymaktadır. Duyulan bu korku ise, “Çin Yüzyılı” anlatısının sessizce yıkılmakta olduğunu ortaya koymaktadır. Bunun içindir ki, yine bu korku nedeniyle İran konusunda sesini çıkaramazken, kendi eksiklerini kapatma telaşındaki bir ergen gibi davranışlar sergilemektedir. Bu arada Tayvan konusunda sözde efelenmesi de aynı korkuyu örtme telaşından başka bir şey değildir. Dolayısıyla, Şi yönetimi istediği kadar rol yapsın, ÇHC’yi güçlü göstermeye çalışsın, karşı karşıya bulunduğu yapısal gerçeklerin üstünü örtemez, etkilerini gizleyemez. Bu gidişin sonu da bellidir… #ABD #ÇHC #trump #şiciping #XiJinping



















İngiltere'den sonra ABD de Çin'in ileri istihbarat toplama karakolunu deşifre etti: FBI tarafından deşifre edilen Çin asıllı 64 yaşındaki Lu Jianwang'ın Manhattan'da "ülkede yaşayan yabancı uyrukluların ehliyetlerini yenilemelerine yardımcı olmak" üzere bir dükkan açtı. Avukatları bu dükkanın gerçek misyonunun bu tür faaliyetler olduğunu iddia etse de FBI, bu dükkanın Çin istihbaratının ileri karakolu gibi çalıştığında ısrarcı. Lu Jianwang, Çin adına illegal istihbarat faaliyetleri yapmakla suçlanırken geçtiğimiz günlerde İngiltere de Londra ve Pekin arasında ticari ilişkileri yöneten bir ofisin yöneticisini İngiltere'deki memurları Çin servisi için angaje etme ithamıyla yargılamaya başlamıştı. BBC'nin haberine göre Çin, dünya çapında bu tür istasyonlar kuruyor ve 53 ülkede en az 100 istasyon bulunuyor. Çin tarafı ise bu suçlamaları yalanlıyor. Çin Kamu Güvenliği Bakanlığı, ülkenin tür bir faaliyetle istihbarat toplamadığını ve bu suçlamaların siyasi olduğunu iddia ediyor.


İngiliz istihbarata karşı koyma birimleri hükümete sızan Çin'in espiyonaj ağını nasıl deşifre etti? Hong Kong'un bağımsızlığından yana olan ve İngiltere'de yaşayan muhalifleri izlemekle görevli bir Çin casusluk şebekesinin Londra'da resmi kurumlara sızdığı ortaya çıktı. MI5 tarafından takip edilen hücrenin İngiltere İçişleri Bakanlığına sızan Çinli ajanlar ülkede paralel ve gizli polis operasyonları organize edecek seviyeye ulaştı. 2021 yılından bu yana İngiltere'deki Hong Kong'lu muhalifleri izleyen, fotoğraflayan ve bunları Çin istihbarat servisine raporlayan kişiler İngiltere İçişleri Bakanlığına bağlı göçmenlik memurları Peter Wai ve Matthew Trickett'ti. Operasyonu yöneten case officier ise görünüşte sivil ve zararsız bir kurum olan Hong Kong Ekonomi ve Ticaret Ofisi'nin (HKETO) müdürü Bill Yuen'di. Operasyonu sahada icra eden Trickett ise işi saatlik 40 sterlin ödeme karşılığı konudan habersiz ortaklarına taşere ediyordu. Daha önce Londra Polis Ofisinde memur olarak çalışan 38 yaşındaki Wai ve eski Hong Kong polis müdürü 65 yaşındaki Bill Yuen, geçtiğimiz gün çıktıkları mahkemede Çin istihbaratı lehine faaliyet gösterdikleri için suçlu bulundular. Üçüncü zanlı Matthew Trickett'in ise kefaletle serbest bırakıldıktan sonra intihar ettiği duyurulmuştu.





