Dr. Abdurrahim ŞEN

7.9K posts

Dr. Abdurrahim ŞEN banner
Dr. Abdurrahim ŞEN

Dr. Abdurrahim ŞEN

@abdurrahimsen

Siyasetin teori ve pratiği ile ilgili... İslam-İktidar-Meşruiyet - Devlet Başkanlığı-Seçim - Paradigmatik Dönüşüm-Hz. Muhammed (sav)

Katılım Ekim 2010
427 Takip Edilen18.8K Takipçiler
Dr. Abdurrahim ŞEN retweetledi
Muhammed Emin Yıldırım
Küstah Trump, salyalarını akıtarak İran petrolüne çökmek istediğini açıkça söylüyor. Bunu doğru bulmayanlara ise “aptal” diyerek hakaret ediyor. Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır dışişleri bakanları ise İran’ın, katil ve soyguncu Trump’a bunu “güzellikle” vermesi için yoğun bir diplomasi yürütüyor. Saldırganı değil, saldırıya uğrayanı suçluyorlar. Eğer birazcık izzet ve feraset sahibi olsalardı; her açıdan büyük askerî, ekonomik ve stratejik üstünlüklere sahip olan bu dört ülkenin birleşmesinin, ABD ve Yahudi varlığının sonunu getirmeye yeteceğini anlarlardı. Böylece Allah’ın rızasını kazanmanın yanında ümmetin duasını alarak vahdetin öncüsü olurlardı. Lakin onlar, üç kuruşluk dünya için kula kulluğu seçiyorlar.
Onedio@onedio

Donald Trump'ın bugünkü açıklamaları: 📌 Dürüst olmak gerekirse, en sevdiğim şey İran'daki petrolü almak ama ABD'deki bazı aptal insanlar 'Bunu neden yapıyorsun?' diyor. Ama onlar aptal insanlar. 📌 Belki Hark Adası'nı alırız, belki almayız. Çok seçeneğimiz var. Bu aynı zamanda bir süre orada (Hark Adası'nda) kalmamız gerektiği anlamına gelir. 📌Herhangi bir savunmaları olduğunu sanmıyorum. Orayı çok kolay alabiliriz. 📌 Geriye yaklaşık 3 bin hedefimiz kaldı. 13 bin hedefi bombaladık. 📌İran’la bir anlaşma oldukça hızlı bir şekilde yapılabilir. 📌 ("ABD’ye hediye olarak" Pakistan bayraklı 10 tankerin geçirilmesi) Bize 10 tane verdiler. Şimdi 20 tane veriyorlar ve 20'si de yola çıktı, Boğaz'ın tam ortasından gidiyorlar. 📌 Biz zaten rejimi değiştirdik. Daha önce kimsenin muhatap olmadığı farklı insanlarla muhatap oluyoruz. Bu nedenle bunu rejim değişikliği olarak değerlendiririm.

Türkçe
4
77
143
3K
Dr. Abdurrahim ŞEN
Dr. Abdurrahim ŞEN@abdurrahimsen·
Hakan Fidan başından beri üstü örtülü şekilde Amerikan Dışişleri Bakanı gibi konuşuyor. Bu son derece tehlikeli bir sürece işaret ediyor. Savaşın ilk haftasında bu tehlikeye işaret etmiştik. 🔹Bu savaşla bölge ülkelerini İsrail'le aynı mevzide hizalandırmanın provasının yapıldığını, 🔹Bölgesel ortak savunma ve güvenlik bloğu oluşturulacağını, 🔹Bu bloğun bugün İran'a yarın, Netenyahu'nun deyimiyle bütün İslam dünyasını hedef alacak şekilde konumlandırılacağını söylemiştik, oraya doğru gidiyoruz. Öncelikle; 🔹Bu kriz değil haçlı siyonist ittifakın bir İslam toprağına saldırısı, Epstein çetesinin kirli savaşı, 🔹Bir koalisyon oluşturacaksanız haçlı siyonist ittifakına karşı bir koalisyon oluşturun, 🔹 Hiçbir müslüman bu kirli savaşın parçası olmayacak! #pazar
Dr. Abdurrahim ŞEN tweet media
Dr. Abdurrahim ŞEN@abdurrahimsen

Bu savaşla bir şeyin provası da yapılıyor. Bölge ülkeleri İsrail'le aynı mevzide hizalanıyor. Sıcak savaş atmosferinde doğallığında normalleştiriliyor. Bölgesel ortak savunma ve güvenlik bloğu böylece oluşturuluyor.. Bu blok bugün İran'a yarın, Netenyahu'nun deyimiyle bütün İslam dünyasını hedef alacak şekilde konumlandırılacak. Bu süreçte Amerika ve İsrail'le bir şekilde ilişkilerini sürdüren, üslerini kullandıran, hava, deniz ve kara yollarını açan, tedarik zincirinin halkası olan her ülke bu bloğun parçası oluyor.

Türkçe
76
371
856
20.9K
Dr. Abdurrahim ŞEN
Dr. Abdurrahim ŞEN@abdurrahimsen·
İktidarları sağlamlaştırmanın, memleketleri kalkındırmanın Amerika'ya ve devletlerarası düzene boyun eğmekten başka yolunun olmadığını düşünenler, Trump'ın Suud Prensi MSB hakkında söyledikleri üzerinde bin kez daha düşünmeliler: "Benim kı..ımı öpeceğini hiç düşünmemişti, gerçekten düşünmemişti... Ama şimdi bana karşı iyi davranmak zorunda. Bana iyi davransa iyi eder, buna mecbur." 🔹 Şayet Trump'ın övgüsüne sövgüsünün eşlik edeceğini bilecek kadar bilinçleri varsa, 🔹Şayet İslam'ın izzetini, ümmetin onurunu taşıyorlarsa, 🔹 Şayet imanlarının, onlarla görüşürken özen gösterdikleri takımlarının astarındaki marka kadar değeri varsa, 🔹 Şayet "Allahu Ekber" diyip beden diliyle de küçülebildikleri kadar küçülerek Allah'ı büyükledikleri secdeden doğrulur doğrulmaz bu sapkın, bu zelil yaratıkları büyüklemelerinden haya etmiyorlarsa, 🔹Şayet imanları haya etmelerine yaramıyorsa dilediklerini yapabilirler.. Ancak halkların bu zilleti kaldırmaya artık tahammülünün olmadığını bilmeliler.. "Kalplerinde hastalık bulunanların “Başımıza bir felâketin gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların dostluklarını kazanmaya çalıştıklarını görürsün. Belki de Allah müminlere katından bir fetih veya (onlara boyun eğmeksizin) başka bir (metotla) başarı (iktidar-zafer) getirir de onlar içlerinde gizledikleri şeyden (iktidarda kalmanın tek yol-metod-unun onlar karşısında alçalmak olduğunu düşünmelerinden) dolayı derin bir pişmanlık yaşarlar." (Maide,52) #pazar
Dr. Abdurrahim ŞEN tweet media
Türkçe
6
105
187
2.6K
Dr. Abdurrahim ŞEN
Dr. Abdurrahim ŞEN@abdurrahimsen·
"STK'larımızın birinci derecede mesuliyeti kendi yöneticilerini muhasebe etmek olmalıdır. Elbette Amerika protesto edilecek ama ABD'nin bölgedeki övgüsüne mazhar olan müttefik ve dostları da muhasebe edilmelidir." #pazar
Hakkı Eren@hak_eren_

Mescid-i Aksa'nın kapalı kalması konusunda #Kudüs kırmızıçizgimiz diyen CB Erdoğan ve hükümetimiz neler yaptı? İlk defa bu kadar aciz kalan "İsrail'e" karşı hangi somut adımı attı? Gören bilen var mı? CB Erdoğan STRATCOM Zirvesi 2026 programı için gönderdiği video mesajda İran'a yapılan saldırılar hakkında birçok şey söyledi ama bir kez olsun Amerika ve #Trump diyemedi. Neden? Sapık Trump ise bu süreçte CB Erdoğan ve Türkiye'nin bu tutumunu öve öve bitiremedi. Trump: "Bence Türkiye şahaneydi. Aslında harikaydı; girmemelerini istediğimiz işlerin dışında kaldılar." dedi. Yine Hakan Fidan, işgalci Yahudi varlığı ve Amerika'nın İran'a başlattığı savaşın başından bu yana neden hep #Iran'ı uyarmakta ve ikaz etmektedir? Nasreddin Hoca misali hırsızın hiç mi suçu yok! İşte herşey bu kadar açık bir şekilde ortada iken Hakan Fidan ne yaptı? İstanbul'da STK'ları toplayıp reel politik masalları anlattı. Bu durumda STK'larımızın birinci derecede mesuliyeti kendi yöneticilerini muhasebe etmek olmalıdır. Elbette Amerika protesto edilecek ama ABD'nin bölgedeki övgüsüne mazhar olan müttefik ve dostları da muhasebe edilmelidir. Yoksa bu döngü içerisinde Aksa'nın kurtulması, Amerika'nın yenilmesi, işgalci Yahudi varlığından hesap sorulması mümkün olmaz? Tarih; reel politik masalları anlatarak düşmanın övgüsüne mazhar olanlarla değil, ortaya çıkan fırsatları iyi değerlendirip sadece Allah'ın rızasını arayanlarla yazılır. Allah Azze ve Celle'de yalnızca onlara yardım eder. #pazar

Türkçe
2
55
136
2.2K
Dr. Abdurrahim ŞEN retweetledi
HizbutTahrir Türkiye
HizbutTahrir Türkiye@HizbutTahrirTR·
Medya Bürosu Üyemiz Sayın Muhammed Emin Yıldırım, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor. ◾️ Mescid-i Aksa'nın İbadete Kapatılması ◾️ ABD - İran Savaşı'nın Yansımaları twitter.com/i/broadcasts/1…
Türkçe
0
184
264
4.8K
Dr. Abdurrahim ŞEN
Dr. Abdurrahim ŞEN@abdurrahimsen·
Can Boğaz'dan gelir/geçer! 🔹Dünyada tüketilen petrolün beşte biri, 🔹Deniz yoluyla yapılan petrol ticaretinin dörtte biri, 🔹Dizel, benzin ve ağır yakıt gibi rafine petrol ürünleri Hürmüz’den geçiyor.. 🔹Küresel LNG'nin (doğal gaz) %20'si, LPG'nin (petrol gazı) %28'i Hürmüz’den geçiyor. 🔹Hürmüz’den geçen petrolün %84'ünü, gazın %83'ünü Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, geri kalanını büyük ölçüde Avrupa ülkeleri alıyor. Bu durum Asya ve Avrupa ekonomilerinin ve petrol satışının dolarla yapılmasını sağlayan Amerika ekonomisinin ne kadar zayıf ve güçsüz olduğunu gösteriyor. Sadece Hürmüz Boğazı mı? İslam coğrafyasında Hürmüz gibi küresel enerji dağıtımının ve ticaretin can damarı birçok boğaz var. Dünyanın canı bizim boğazlarımızdan geliyor/geçiyor. 🛑 Şimdi soru şu: Dünyanın canının boğazlarından geçtiği İslam dünyasına “güçsüz olduğu” anlatısı nasıl yapıldı? Bulaş gibi her kese, müslüman dünyanın düşünür ve siyasi elitlerine kadar nasıl bulaştı bu ölümcül virüs? Her kurtuluş gayretinin üzerine boca ediliyor, en hayati meseleleri vıcık vıcık konuşulamaz hale getiriyor.. Ama nafile, "Allah işinin galibidir", ayet gibi gerçekleri açığa çıkarıyor; 🔹Gerçekte güçsüz olanın Batı olduğu, 🔹İslam coğrafyasının Batı'ya değil Batı'nın İslam coğrafyasına bağımlı olduğu, 🔹Bir bağımlılıktan söz edilecekse fikri ve siyasi bağımlılıtan söz edilebileceği; 🔹Coğrafyamızın avantajlarını sömürgenlerin hizmetine sunarak onları güçlendirenlerin bizzat siyasiler olduğu, 🔹Bir de "güçsüz olduğu" şeklindeki sömürge anlatısıyla ümmetimize ölümcül darbe vuranların düşünce çevreleri olduğu daha bi anlaşılıyor...
Dr. Abdurrahim ŞEN tweet media
Türkçe
4
176
296
5.6K
Dr. Abdurrahim ŞEN retweetledi
Burhan Ercan
Burhan Ercan@Burhanercan21·
ABD Ulusal Terörle Mücadele Direktörü Joe Kent'in verdiği ropörtajda İsrailin ABD'yi savaşa sürüklenmesindeki etkisine dikkat çekmiştik👇 ABD, “İsrail”in hamisi olarak bölgede mutlak bir hâkimiyet kurmaya çalışırken, Yahudi varlığı da ABD’nin desteğini alarak bölgede kendi varlığına tehdit oluşturabilecek tüm unsurları tasfiye etmek ve güç ile etki hinterlandını genişletmek için savaşı körüklemektedir. Zira “İsrail” köksüz bir çete yapılanmasıdır. Bu coğrafyada her zaman beka endişesi taşıdığından dolayı Suriye’de rejim değişir değişmez ilk yaptığı şey, Suriye’nin askerî kabiliyetini bitirmeye yönelik binlerce saldırı yapmak olmuştur. Aynı şekilde İran’ın askerî gücünü yok etmek istemesi de bu korkudan kaynaklanmaktadır. Bu yüzden İran’ın nükleer programını ve füze kapasitesini kendi güvenliği açısından varoluşsal bir tehdit olarak değerlendirmektedir. kokludegisim.net/makaleler/abd-…
Yusuf Alabarda@yusufalabarda

Tucker Carlson ve Joe Kent röportajını sizler için Türkçe olarak hazırladık. Olanı biteni daha iyi anlamlandırmak için 👇🏽

Türkçe
0
16
33
678
Dr. Abdurrahim ŞEN retweetledi
Burhan Ercan
Burhan Ercan@Burhanercan21·
Birayê min ê Hêja! ​Em bawer dikin û bi hêvî ne! Ew cejnên ku em ê ne bi perçebûnê lê bi wehdetê, ne bi zilletê lê bi îzzetê pêşwazî bikin nêzîk in. ​Daxwaza me ji Rebbê me ew e ku; me ji her cûre ramanên cudaxwaz ên wekî neteweperestiyê paqij bike, sînorên neteweyî rake û me bigihîne wan rojên ku em ê ji Endonezyayê heta Mexribê, di bin sîya Dewleta Xîlafeta Raşîdî de wek ummeteke tenê bijîn. ​Cejna we pîroz be, wehdet û yekîtiya ummetê herdem be. #CejnaWePîrozBe
Köklü Değişim Diyarbakır@KokluDegisim21

Cejna we pîroz be, wehdet û yekîtiya ummetê herdem be. facebook.com/share/p/1BiJSs… #CejnaWePîrozBe

Română
0
18
66
1.4K
Dr. Abdurrahim ŞEN retweetledi
Hakkı Eren
Hakkı Eren@hak_eren_·
Yeryüzündeki her Müslüman için kutsal üç mescidden birisi olan Mescid-i Aksa iki haftadır işgalci Yahudiler tarafından kapalı tutulurken... Müslüman kadınlar buna tepki olsun diye başörtülerini çıkarıp cemaatle namaz kılan Müslimlerin üzerine atarken... Büyük şeytan Amerika ve işgalci "İsrail" İslâm toprağı İran'a saldırırken... Ruyeti Hilal ile ilgili tartışmaları doğru bulmuyorum. Bir fıkhı temele dayanıyor ise herkes görüşü ile amel etmelidir. O saikle bugün veya yarın bayram yapacak tüm Müslümanların bayramı mübarek olsun. Rabbim bizlere Ümmet olma şuuru, küffara karşı ortak mücadele azmi, kutsallarını koruyacak irade ve bunların hepsini sağlayacak Hilafeti nasip etsin. (Amin)
Türkçe
14
135
230
3.2K
Dr. Abdurrahim ŞEN
Dr. Abdurrahim ŞEN@abdurrahimsen·
Tarih tekerrür etti. İslam'ın yürekli kadınlarından çağrı: Erkeklerin çağı kapandı mı? Bundan sekiz yüzyıl önce benzer bir olay yaşanmıştı. İbnül'Cevzi'nin ateşli hutbeyi vermesine neden olan olay. Devamını izlemek için youtu.be/4n9e2-qEZls?si… Ey mescidin direkleri, oynayın yerinizden! Ey kalpler, şimdi hüzün ve endişeyle ateş gibi tutuşup yanma vaktidir!
YouTube video
YouTube
Daily Islamist@dailyislamist

🔴 Fatih Camii'nde kadınlar, Mescid-i Aksa'nın kapalı olması nedeniyle erkek cemaatin üzerine başörtüler attı. Müslüman hanımların erkeklerin yanında örtüleri yere bırakması; erkeklerin namusuna ve şerefine sahip çıkmaları için yapılan bir eylem olarak kabul ediliyor.

Türkçe
11
146
257
12K
Dr. Abdurrahim ŞEN retweetledi
Köklü Değişim İstanbul
Köklü Değişim İstanbul@KokluDegisim34·
Köklü Değişim Küçükçekmece Temsilciliği olarak, Ramazan’ın manevi ikliminde bir araya geldiğimiz geleneksel iftar programımızı gerçekleştirdik. Ümmetin dertlerini ve çözüm yollarını konuştuğumuz bu gecede, kalplerimiz "tek bir vücut" olma idealiyle çarptı. #ÜmmetOlmaZamanı
Köklü Değişim İstanbul tweet mediaKöklü Değişim İstanbul tweet mediaKöklü Değişim İstanbul tweet mediaKöklü Değişim İstanbul tweet media
Türkçe
0
40
107
3.1K
Dr. Abdurrahim ŞEN
Dr. Abdurrahim ŞEN@abdurrahimsen·
"Ne kadar büyük ve güçlü bir orduya sahip olursanız olun, güç ile meşruiyet arasındaki bağ kopmuşsa askeri üstünlük tek başına zafer getirmez. Meşruiyetini yitirmiş bir güç, er ya da geç stratejik başarısızlık ve çöküş riskiyle karşı karşıya kalır."
Remzi Özer@OzerRemziozer

İran’la yürüttüğü savaşta ABD açısından işler pek iyi gitmiyor. Washington, giderek daha fazla saplandığı bu bataklıktan çıkış yolları arıyor. Bu çerçevede yaşanan gelişmeler dikkat çekici: ABD, Japonya’daki Okinawa adasında bulunan askeri üsten yaklaşık 2500–5000 deniz piyadesini USS Tripoli amfibi hücum gemisiyle Körfez’e gönderiyor. Askerlerin yaklaşık iki hafta sürecek bir yolculuğun ardından bölgeye ulaşması bekleniyor. Bu da savaşın tahmin edilenden daha uzun süreceği anlamına geliyor. ABD ayrıca USS George H. W. Bush uçak gemisini de Körfez’e göndermeyi değerlendiriyor. Eğer bu gerçekleşirse bölgede bulunan Amerikan uçak gemisi sayısı üçe çıkacak. Washington, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’ni korumak amacıyla uluslararası bir deniz koalisyonu kurmaya çalışıyor. Zira görünen o ki ABD, sorunu tek başına çözmekte zorlanıyor. Bu nedenle İngiltere, Fransa, Japonya, Güney Kore ve Çin’den donanmalarını bölgeye göndermelerini istedi. Özellikle Körfez’den petrol alan ülkelerin savaşa doğrudan veya dolaylı şekilde dahil olmalarını talep ediyor. Ancak şu ana kadar bu çağrıya olumlu bir yanıt verilmiş değil. Her ne kadar Pentagon bu iddiaları kesin bir dille reddetse de, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin İran saldırılarında hasar aldığı ve operasyonel kabiliyetini kaybederek bölgeden uzaklaştırıldığı yönündeki söylentiler uluslararası basında ve askeri çevrelerde sıkça dile getiriliyor. Kızıldeniz’de bulunan USS Gerald Ford uçak gemisinde çamaşırhane bölümünde çıkan yangının askerler tarafından kasıtlı olarak çıkarıldığı ve gemide daha önce de tuvalet ile kanalizasyon sistemine sabotaj yapıldığı yönündeki iddialar basına yansıdı. Uzun süre görev yapan bazı askerlerin evlerine dönmek istediği, savaşın meşruiyeti konusunda şüphe duydukları ve bu nedenle gemide yaşanan bazı olayların bilinçli sabotajlar olabileceği öne sürülüyor. Öte yandan giderek küreselleşme eğilimi gösteren petrol krizi, dünya ekonomisi üzerinde ciddi bir enflasyon baskısı oluşturuyor. Bu baskının yeni bir küresel ekonomik krizi tetikleme ihtimali giderek artarken, Trump yönetiminin bu süreci kontrol edebilme kapasitesinin son derece sınırlı olduğu görülüyor. Bu da Washington üzerindeki siyasi ve ekonomik baskıyı her geçen gün daha da artırıyor. Amerikan ordusu içinde, Amerikan kamuoyunda ve uluslararası çevrelerde bu savaşın meşruiyetine dair ciddi soru işaretleri bulunuyor. Trump’ın bu savaşı “İsrail’in etkisiyle başlattığı”, hatta İsrail’in Trump’ın siyasi iradesini ipotek altına aldığı yönündeki görüşler giderek yaygınlaşıyor. Bu algı, Amerikan askerlerinin “İsrail için savaştığı ve öldüğü” şeklindeki eleştirilerin artmasına neden oluyor. Ne Amerikan halkı ne uluslararası kamuoyu ne de diğer devletler, meşruiyeti tartışmalı bir savaş için bedel ödemek istemiyor. Bu durum da Trump üzerinde savaşı sona erdirmesi yönünde giderek büyüyen bir baskı oluşturuyor. Buna rağmen ABD, bu savaştan hedeflerine ulaşmadan geri çekilmek istemiyor. İran’da Washington’dan hem savaş tazminatı hem de gelecekte benzer saldırganlıkların tekrarlanmayacağına dair kesin güvence talep ediyor. Bu şartlar altında savaşın kısa sürede sona ermesi pek mümkün görünmüyor. Trump yönetimi, içine sıkıştığı bu savaştan “zafer” olarak sunabileceği bir sonuçla çıkmanın yollarını aramaya devam edecek. Ancak büyük bir stratejik başarı elde edemeden, muhtemelen sınırlı bazı kazanımları zafer olarak ilan ederek ve dünya gündemine yeni krizler bırakarak geri çekilmek zorunda kalacaktır. Trump “önce Amerika’nın çıkarları” söylemini sürdürdükçe ABD, hem uluslararası kamuoyunda hem de devletler arası ilişkilerde daha fazla destek kaybedecek ve giderek yalnızlaşacaktır. Bu durum ise ABD’nin küresel rakipleri için önemli fırsatlar doğuracaktır. Bu savaş bir gerçeği bir kez daha gözler önüne seriyor: Ne kadar büyük ve güçlü bir orduya sahip olursanız olun, güç ile meşruiyet arasındaki bağ kopmuşsa askeri üstünlük tek başına zafer getirmez. Meşruiyetini yitirmiş bir güç, er ya da geç stratejik başarısızlık ve çöküş riskiyle karşı karşıya kalır.

Türkçe
0
31
62
994
Dr. Abdurrahim ŞEN retweetledi
Abdullah İmamoğlu
Abdullah İmamoğlu@a_imamoglu_·
Cumhurbaşkanı Erdoğan katıldığı bir iftar programında; mevcut dünya sisteminin temelinden çatırdadığını, eski düzen yıkılırken yerine neyin konacağının henüz bilinmediğini söylemiş. Nasıl ve ne ile yöneteceğinizi, geleceğe nasıl bakacağınızı, hayata dair ölçünüzün ne olacağını belirleyen "kapitalizm" olduğunda; sizin yeni bir dünya inşasında tasavvurunuz ancak "kapitalizm öldü yaşasın yeni kapitalizm" olacaktır. Nasıl yönetileceğimizi, geleceğe nasıl bakacağımızı belirleyenin sadece İslam olduğuna inanan bizler için; Temelinden çatır çatır çatırdayan mevcut dünya düzenine tek alternatif; bir hayat nizamı olarak İslam, siyasi irada olarak ise Raşid Hilafet Devleti'dir. Bilenler bilir ama bilmeyenlere de hatırlatalım. Allah'ın vaadi ve Rasulü'nün (sav) müjdesidir; Raşidi Hilafet Devleti gelecekteki yeni dünya düzenenin bizzat kendisidir. "Müşrikler hoşlanmasa da, İslam'ı dinlerin/inanç sistemlerinin hepsine üstün kılmak için, Rasulünü hidâyet ve hak din ile gönderen O'dur." [Tevbe 33]
Türkçe
24
238
476
13.2K
Dr. Abdurrahim ŞEN retweetledi
Murat Kurtuldu
Murat Kurtuldu@MrtKrtld·
İran’a karşı hukuk, kural ve ahlak tanımaz batı saldırganlığı, yüz yıldır ardına sığındığı tüm anlatıları bir kenara attı; emperyal-kolonyalist görüntüsünü açık biçimde ifşa etti. İlk füzesini bir okula atan, suikastlerini ve katliamlarını küstahça gerçekleştiren ABD, İsrail ve avanesi; itaat ve kulluk beklentilerini alenen dile getiriyor. Tüm bunlar artık şaşılacak “çılgınlıklar” olmaktan çıktı. Ancak Türkiye’de “İran eleştirisi” adı altında örtük emperyalizm propagandası yapanların yüzsüzlüğüne ve omurgasızlığına hâlâ şaşırıyor, utanıyorum. Katliamlar sürerken dönüp bir kez olsun Türkiye’nin hangi safta, hangi iradenin periferisinde olduğunu dillerinin ucuna getirmeyenler; statükoyla çatışmayı düşünmekten bile aciz olanlar, “üstün olan biziz” gibi çiğ ve çocuksu retoriklerle Şia reddiyeleri yazdılar. Türkiye’deki ABD ve NATO askerî varlığının kimi korumak için bulunduğunu, Gazze’de yüzbinler katledilirken küresel şer çetesinin aleni beyanlarını görmezden gelenler, tarihsel tartışmaları çarşaf çarşaf yeniden açtılar. Yetmedi; garip bir patolojiyi tarif eden bir söylemle, savaşı ve katliamları “İran-İsrail arasında bir simülasyon” olarak görenler, Trump’ın “okul saldırısını İran yapmıştır” ahlaksızlığıyla aynı noktada hizalandılar. Bu da yetmedi. İsrail’le ticareti eleştirmekten aciz, siyonist düzenle hesaplaşmayı değil onu tartışmaya bile cüret edemeyen karikatür tipler, “uyanın beyler” tiratları atarak “İran’ın sonunu” siyonist propagandistlerden daha şedit biçimde ilan ettiler. Şimdi ise aynı taifenin gözlerini diktikleri, zihinleriyle meftun oldukları siyasi iradenin kulak çekmesiyle duraksadıklarını görüyoruz. Bu durum, yapılanların bir eleştiri değil; büyük ölçüde statükonun dümen suyunda ilerleyen bir propaganda olduğunun göstergesidir. Bu, basit bir hata ya da mezhepçi zihniyetin kriz anlarında nükseden reflekslerinden biri de değil bence. Bilinçli bir tercih, bir “anlatı” tahkimidir. Türkiye’de Müslümanlığın motivasyonunu tüketen hâkim paradigma yıllardır küresel düzenle kurduğu çarpık ilişkiyi haklı gösterecek bir çerçeve üretmişti: “Egemenlerle mücadele etmek için gerekirse kapitalist-emperyalist düzenin içinde bir yer edinilmeli, ittifaklarla hazırlanılmalı; yani ‘bir emperyalist olmadan’ emperyalistlere söz bile söylenmemeli.” Gazze, Yemen ve İran ise küresel düzenle asimetrik mücadelenin mümkün olduğunu gösterdi. Egemenlerin çok katmanlı ve karmaşık iktidar alanlarının zayıflatılabileceğini kanıtladı. Yani Türkiye’deki İslamcılığın konforlu siyaset alanını parçaladı ve onu gerçeklerle yüzleştirdi. Şimdi bu gerçekleri görenler, yaşadıkları düzenin küresel hegemonyanın yarı bağımsız yerel derebeyliği hâline geldiğini hissediyorlar. Şu arsız savaşlar sürerken tek bir üssü bile kapatamamış olduklarını görüyorlar. Katliamlar devam ederken petrol sevkiyatını durdurmaya güç yetiremediklerini görüyorlar. İşgal ve soykırım derinleşirken küresel çetenin “yerli ve milli” sermayenin unsurları tarafından beslenmesini çaresizlikle izliyorlar. Soykırımcı orduların çifte vatandaş askerlerinin sokaklarında umarsızca dolaştığını görüyorlar. Oysa yapılması gereken; bu coğrafyanın ve iktidarlarının siyasal, ekonomik ve sosyolojik bağımlılıklarını, ataleti ve işbirlikçi tutumlarını konuşmaktı. Ancak bunu gerçekleştirecek bilinç eksikliği, primitif refleksleri öne çıkardı. İran’la ilgili eleştiriler ancak antiemperyalist ve antisiyonist bir mevzinin içinden, tartışmayı bu çerçeveye çekerek yapılabilirdi. Fakat bu, bilinçli olarak yapılmadı. Şunu öneriyorum: İran dâhil hiçbir ülke, siyasi irade, örgüt, yapı ya da cemaat kategorik olarak “eleştirilemez” değildir. Eleştirilerin şiddeti, zamanı ve yeri gibi “ideal” koşulları da çoğu zaman belirsizdir. Ancak şu iki nokta çok daha belirleyici: 1. Eleştiri ne öneriyor? Hangi aksiyonu teklif ediyor? Eleştirinin antiemperyalist, cahiliyeye karşı aktif bir siyaset önerisi var mı? 2. Steril bir tartışma mı yapılıyor? Kendi koşullarını, tarihsel sorumluluğunu ve yaşadığı siyasal düzeni aynı şiddette tartışmaya açıyor mu? Bununla hesaplaşıyor mu? Bu iki noktada çuvallayan eleştirilerin argümanlarını tartışmaya, ciddiye almaya gerek yok. Çünkü ortada bir eleştiri değil, bir propaganda var demektir.
Murat Kurtuldu tweet mediaMurat Kurtuldu tweet mediaMurat Kurtuldu tweet media
Türkçe
2
32
52
2.3K