Dionysos'un Kızı🍷

57.1K posts

Dionysos'un Kızı🍷 banner
Dionysos'un Kızı🍷

Dionysos'un Kızı🍷

@adrianapolisli

Faşizm konuşma yasağı değil söyleme mecburiyetidir. R. Barthes #ate Pezevenk dışlayıcı radikal feminist ♀️

İstanbul, Türkiye Katılım Temmuz 2010
4.1K Takip Edilen2.2K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Dionysos'un Kızı🍷
Dionysos'un Kızı🍷@adrianapolisli·
Bir ihtimal için ömürlerini adamaya hazır bilim insanlarını yollarından döndürdünüz. Bu da sizin çıkmaz sokağının olsun. @mebyyegm fetöcü değil kemalistim ve bunu en iyi bilen sizsiniz. Öyle demiştiniz...
Türkçe
0
0
5
379
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
Erdem Levent
Erdem Levent@erdemlevent35·
Bir başvuru daha yapıyorum. Mutlak Butlan kararının kurultayı iptal ettiği varsayımı nedeniyle CHP'nin kurultay yapma zorunluluğu doğmuştur zira son geçerli kurultay 2020 yılında yapılmış görünüyor. Siz de İl ya da İlçe Seçim Kurulu vasıtasıyla ya da direkt YSK'ya bu başvuruyu yapabilirsiniz. YÜKSEK SEÇİM KURULU BAŞKANLIĞINA ANKARA BAŞVURAN Ad Soyad: ………………………………… T.C. Kimlik No: ………………………………… Adres: ………………………………… Telefon/E-posta: ………………………………… KONU Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay sürecine ilişkin olarak; 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu, CHP Tüzüğü ve Kurultay Yönetmeliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 2020 yılından sonra yapılan kurultayların Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle CHP’nin kanun ve tüzükte öngörülen süreler içinde geçerli bir olağan kurultay yapma yükümlülüğünün doğduğu; bu kapsamda Yüksek Seçim Kurulu’nun ve ilgili seçim kurullarının görev alanına giren işlemlerin tesis edilmesi, gerekli uyarı ve yönlendirmelerin yapılması, ayrıca görev ve yetki yönünden gerekli görülmesi halinde başvurunun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesi talebimden ibarettir. AÇIKLAMALAR 1. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 13. maddesine göre siyasi partilerin genel merkez teşkilatı; büyük kongre, genel başkan ve diğer karar, yönetim, icra ve disiplin organlarından oluşmaktadır. Aynı Kanun’un 14. maddesine göre büyük kongre siyasi partinin en yüksek organıdır. 2. 2820 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca büyük kongre, parti tüzüğünün göstereceği süreler içinde toplanmak zorundadır. Kanun, bu sürenin iki yıldan az ve üç yıldan fazla olamayacağını açıkça düzenlemiştir. Dolayısıyla siyasi partilerin büyük kongrelerini süresiz şekilde ertelemesi veya geçerli büyük kongre organı olmaksızın faaliyet yürütmesi mümkün değildir. 3. Cumhuriyet Halk Partisi Kurultay Yönetmeliği’nin “Kurultayın Süresi” başlıklı 3. maddesinde de kurultayın iki yılda bir toplanacağı, Parti Meclisi kararıyla en çok bir yıl ertelenebileceği belirtilmiştir. Bu düzenleme, 2820 sayılı Kanun’daki iki ila üç yıllık azami süre kuralıyla uyumludur. 4. Kamuoyuna yansıyan ve tarafımca da dikkate alınan yargı kararına göre, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Seçimli Kurultayı’nın mutlak butlan nedeniyle sakat olduğunun tespitine ve iptaline karar vermiş; ayrıca bu kurultaydan sonra yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu kurultaylarda alınan kararların da iptaline hükmetmiştir. Bu kararın sonucu olarak, CHP’nin 2020 yılından sonra yaptığı kurultayların hukuki geçerliliği tartışmalı hale gelmiş, parti organlarının ve kurultay iradesinin kanun ve tüzüğe uygun biçimde yeniden teşekkül ettirilmesi zorunluluğu doğmuştur. 5. 2820 sayılı Kanun’un 21. maddesi uyarınca siyasi partilerin genel merkez, il ve ilçe organ seçimleri ile il kongresi ve büyük kongre delegelerinin seçimleri yargı gözetimi altında, gizli oy ve açık tasnif esasına göre yapılmaktadır. Aynı maddede, seçim yapılacak büyük kongre, il ve ilçe kongrelerinden önce listelerin ilgili seçim kurulu başkanına verilmesi, seçim kurulu başkanının gerekli incelemeleri yapması, listeleri onaylaması, itirazları karara bağlaması ve seçimlerin seçim kurullarının gözetim ve denetiminde yürütülmesi düzenlenmiştir. 6. Bu nedenle, CHP’nin geçerli bir kurultay sürecine yönlendirilmesi yalnızca parti içi bir mesele olmayıp, 2820 sayılı Kanun’da öngörülen yargı gözetimi, seçim kurullarının görevleri, parti içi demokrasinin korunması ve siyasi partilerin kanuna uygun faaliyet göstermesi bakımından kamu düzenini ilgilendiren bir konudur. 7. Öte yandan 2820 sayılı Kanun’un 104. maddesi uyarınca, bir siyasi partinin Kanun’un emredici hükümlerine veya siyasi partilerle ilgili diğer kanunların emredici hükümlerine aykırı hareket etmesi halinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Anayasa Mahkemesi’ne re’sen başvurulabileceği; Anayasa Mahkemesi’nin aykırılık görmesi halinde ilgili siyasi parti hakkında ihtar kararı verebileceği düzenlenmiştir. 8. Bu kapsamda, Yüksek Seçim Kurulu’nun doğrudan “ihtar” mercii olup olmadığı hususu ayrıca değerlendirilebilecek olmakla birlikte, 2820 sayılı Kanun’un 21. maddesi kapsamında büyük kongre ve kongre seçimlerinin yargı gözetimi altında yapılması nedeniyle Kurulunuzun ve ilgili seçim kurullarının görev alanına giren hususlarda gerekli işlemlerin yapılması; ayrıca başvurumun görevli ve yetkili merci olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilmesi gerektiği kanaatindeyim. HUKUKİ SEBEPLER Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu m.13, m.14, m.21, m.29, m.104 ve ilgili diğer hükümler; CHP Tüzüğü; CHP Kurultay Yönetmeliği; ilgili yargı kararları ve sair mevzuat. SONUÇ VE TALEP Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; 1. Cumhuriyet Halk Partisi’nin, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu ve kendi tüzük/yönetmelik hükümleri uyarınca geçerli bir olağan kurultay sürecini başlatması ve kanuni süreler içinde kurultay yapması gerektiğinin tespit edilmesini, 2. 2820 sayılı Kanun’un 21. maddesi kapsamında, yapılacak büyük kurultay ve öncesindeki kongre/delege seçimlerinin yargı gözetimi altında yürütülmesi için Yüksek Seçim Kurulu ve ilgili seçim kurullarınca gerekli hazırlık, denetim ve yönlendirme işlemlerinin yapılmasını, 3. CHP’ye, kanun ve tüzük hükümlerine uygun şekilde olağan kurultay sürecini başlatması ve tamamlaması yönünde gerekli bildirim ve uyarıların yapılmasını, 4. Kurulunuzca doğrudan ihtar verilmesinin görev ve yetki alanınız dışında görülmesi halinde, başvurumun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 104. maddesi kapsamında değerlendirilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesini, 5. Başvurum hakkında tesis edilecek işlemin tarafıma yazılı olarak bildirilmesini, saygılarımla arz ve talep ederim. Tarih: … / … / 2026 İmza: Ad Soyad: …………………………………
Türkçe
15
211
627
19.9K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
İbrahim ARSLAN
İbrahim ARSLAN@arslanibrahimss·
Bugüne kadar CHP’nin milyonlarla buluşmalarını, meydanlarını, halkın yükselen sesini, ekonomik krizi, emeklinin, işçinin, gençlerin taleplerini görmeyen; söz konusu CHP olduğunda ise sürekli kriz, tartışma ve olumsuzluk penceresinden yayın yapan bir kanal… Şimdi gece yarısı 00.04’te CHP Genel Merkezi’nin içinden canlı yayında. (ben bu paylaşımı yaparken yayın sürmekte) Üstelik hâlâ Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e ve partimize yönelik olumsuz yorumlar sürüyor. Bir televizyon ekibi Genel Merkez’in içine izinsiz olarak kendiliğinden giremez. O halde soruyorum: An itibarıyla partimiz hakkında asılsız bir çok değerlendirme ve yorum yapılan bu canlı yayının genel merkez binamızın içinden yapılmasına kim izin verdi, kim onayladı ve neden? @herkesicinCHP @ozgurozeliletsm @eczozgurozel @CAOIletisim1 @chptbmm @kilicdarogluk
İbrahim ARSLAN tweet mediaİbrahim ARSLAN tweet media
Türkçe
37
211
953
91.1K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
Özgür Özel İletişim
Özgür Özel İletişim@ozgurozeliletsm·
İnstagram hesabımız saldırı altında! Milletin sesini susturmaya çalışan butlancılara karşı mücadelemizi büyütmek için takip, beğeni ve paylaşımlarınızla destek olabilirsiniz. instagram.com/ozgurozelileti…
Türkçe
880
4.8K
27.7K
326.1K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
Ekremist Sokrat
Ekremist Sokrat@ekremistsokrat2·
CHP Didim İlçe Başkanı Dilaver Demir, CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın kendisini arayarak Özgür Özel’e destek yürüyüşünü iptal etmesini istediğini, kabul etmeyince ise “O zaman istifa et” dediğini söyledi. Demir, “Ben buraya mutlak butlanla gelmedim, polis zoruyla ilçe başkanı olmadım” ifadelerini kullandı. (Cumhuriyet)
Türkçe
33
564
3.4K
56.3K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
Daily CHP 🇹🇷
Daily CHP 🇹🇷@dailyozgur0·
Şimdi yazacaklarımı lütfen dikkatlice okuyun. -Bu örgüt, 29 Ekim kutlamalarındaki konuşmalarda Özgür Özel’in isminden bahsedilmesinden bile rahatsız olan ve sırf “Genel Başkanımız Özel” ifadesini engellemek için gençlerin konuşmalarını yarıda kesen bir yönetime sahipti. Daha aylar öncesinden, herkesin duyabileceği şekilde parti içi görüşmelerde “biz aslında butlanı destekliyoruz” minvalinde ifadeler kullanıyorlardı. Bu da yetmezmiş gibi, genç üyeleri sürekli mobbing’e maruz bırakan ve sırf zamanında butlana karşı çıktıkları için onlara cinsiyetçi ithamlarda bulunan bir zihniyete sahiplerdi. Hal böyle olunca da CHP Münih örgütü, daha en baştan üyeleri örgütten soğutan bir anlayışla, binlerce Türk öğrenci ve genç çalışanın bulunduğu bir şehirde insanları partiden uzaklaştırmayı başardı. Bunları nereden mi biliyorum? Çünkü olayların bizzat içinde bulunan ve bu muamelelere maruz kalan kişiler, yaşananları bana doğrudan anlattı. Ayrıca örneğin Sayın Mahmut Tanal Almanya’yı ziyaret ettiğinde, onu karşılamaya dahi gitmemişler; gidenleri ise örgütten ihraç etmekle tehdit etmişlerdi. Evet, Münih örgütü maalesef böyle sorunlu bir yapılanmaya sahipti.
Daily CHP 🇹🇷 tweet media
Türkçe
9
38
242
20K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
Hüseyin Aygün
Hüseyin Aygün@HuseyinAygun62·
CHP'de 2015 tasfiyeleri ve MİT'in rolü 21 Mayıs 2026 Cuma gününden beri Türkiye halkı ve CHP seçmeni "şok" halinde. Bir eski genel başkan, Saray tarafından CHP'nin başına "kayyum" olarak atandı. Bu yüzden, bir kaç gündür meydanlarda "Hain Kemal" sloganları atılıyor. Bu tarihte görülmüş bir şey değil. 24 Mayıs pazar günü ise, CHP genel merkez binasının kapıları kırıldı ve gaz bombaları eşliğinde binaya giren polisler, binayı işgal etti. Bu, "Cumhuriyet'in tasfiyesi"ni gösteren ironik bir mesajdı. Cumhuriyeti, CHP'nin bir "eski genel başkanı"nın eliyle yıktılar. Bunu da not ediyoruz. Ama Türkiye halkının bilmesi gereken başka "notlar" var. Bu kısa yazıda sizi 2015 ve 2018 seçimlerine götüreceğim. Bugünlere nasıl geldiğimizin ipuçları o seçimlerde saklıdır. İki olay anlatacağım. CHP eski genel başkanı Kılıçdaroğlu'nun "istihbaratın kontrolünde hareket ettiğini" gösteren olaylar bunlar. CHP, bu ağlar temelinde dizayn edilmiştir. 2011 sonrası AKP -ve özellikle MİT- belli "hassas konular"ın tartışılmasından rahatsız olmuştur. Suriye bu meselelerin başında gelir. Refik Eryılmaz, Hatay milletvekili olarak cihatçı yamyamların Suriye'de yaptıkları katliamları güçlü bir şekilde teşhir eden bölge milletvekiliydi. Türkiye-Suriye sınırına kadar giderek cinayetleri belgeliyor, cihatçıların Hatay'da tedavi edilmesini teşhir ediyor, Şam'a giderek Türk gazeteciyi bizzat Beşar Esad'dan teslim alıyor, tek bir gün boş durmuyordu. Refik öylesine etkiliydi ki, TBMM grubu ile "Suriye konusu" ile ilgili Amerika'ya davet edildi. Gitti ABD'de, cihatçılara desteğin Ortadoğu'daki muhtemel sonuçlarını bugünün faillerine, yani Amerikalılara da anlattı. O yoğun haftalarda, Kılıçdaroğlu bir gün Refik'i makamına çağırdı ve "uyardı." "MİT seni izliyor, hareketlerine dikkat et" dedi. Refik'e sormuştum: "Sen Kemal beye ne cevap verdin?" Refik sessiz kalmış, sanırım bir parça endişelenmiş. Normal, herkes korkabilir. Hele ki karşında devletin istihbarat örgütü varsa. Ama burada en önemli nokta, MİT'in CHP gibi bir partinin genel başkanını "uyarması", genel başkan olacak zatın -MİT'e "hangi hadle benim milletvekilimi izlersiniz" demek yerine- kendi milletvekiline adeta gözdağı vermesiydi. -Refik kadar olmasa da- 2011 sonrası Suriye meselesiyle ilgilenen milletvekillerinden biriydim. Cezaevleri, Çarkın'ın itiraf ettiği faili meçhul cinayetler, toprak altındaki kimliksiz ölüler, TBMM'de cemevi, Dersim '38 meselesi. Bunlar çalışma alanlarımdı. Hiç kimse bu görevleri bana vermemişti. Yerimde otursaydım, el kaldırıp indirseydim, CHP de, Kılıçdaroğlu da çok memnun olurdu. Yapmadım. Elbette bunun bir "bedeli" olacaktı. Biliyordum. Genel başkana yakın bir arkadaş bir gün bana, "üstü çizilen milletvekilleri listesi"nden bahsetti. Bazı milletvekillerinin "CHP'de bir dahaki dönem olmaması gerektiği"ne "devlet" tarafından karar verilmişti (Bu "devlet"in, "hangi devlet" olduğunu tahmin edersiniz). "Çin Gezisi"nden dönen Kemal Kılıçdaroğlu istifamı istedi, "partiye zarar vermemek için istifa ediyorum" tek cümlesiyle, mavi kalemle imzaladım, kendisine verdim dilekçeyi. Bir kaç gün sonra danışmanı TBMM'de odama geldi, "patron dilekçeyi işleme koymayacak, istifaya zorladılar derler" dedi. Sonra seçimlere bir yıl kala, resmen disipline verdiler ("Beykoz Konakları" eleştirilerim), yine güçleri yetmedi, yine atamadılar. 2015'in öncesinde, Kemal beye yakın isimler -hararetle ve memnuniyetle- yine bir "MİT listesi"nden bahsediyorlardı. "Milletvekili olmayacaklar" listesi. Tahmin ettiğiniz gibi, Refik de, ben de listede başlardaydık -Ne tuhaf bu "sayfa"lardan hep onur duymuşumdur-. Refik yeniden milletvekili olmak istedi, yapmadılar -Sonra belediye başkanı oldu ama-. Ben zaten en az altı ay evvelden, "aday olmayacağım" diye açıklama yapmıştım. Meşum "liste"den değil ama, CHP'lilerden her gün "dayak yemek"ten bıkmıştım, bir gün bir milletvekili (Şu an Erdoğan'ın gadrini tadan Tanju Özcan onların başında gelir), ertesi gün Balıkesir'de bir ilçe (mesela Sındırgı) belediye başkanı -basın önünde- hakaret ediyordu, cevap veremiyordum. İnsan bir kavgaya girerse, "arkadaşı" ile kavga edemez ki -Sonra "arkadaşlar"la da kavga edilebileceğini öğrendim ama-. Listeye alınmamız "yeni" değildir ve sebepleri de uzundur: Kısaca -ben ve Refik'ten kaynaklanmayan en az beş yüz yıllık geçmişi- ve dört yıllık aktif meclis faaliyetlerine dayanır. Hep "devletlü" olan Kılıçdaroğlu, 2015'te biz "ufak lokmaları" yedikten sonra, 2018 seçimlerinde bu defa "partinin sol kanadı"nı kırıp attı. "Altılı Masa", Meral hanım ve arkasındaki -derindeki güçler-, CHP'de "solcu" istemiyordu. -Bugünlerde adı sıkça basında yer alan Veli Ağbaba'yla konuşmuştum, bizzat o bana söylemişti: "Bu, CHP sol kanadın tasfiyesidir!"- Kılıçdaroğlu'nun "kayyum" olarak CHP'ye atanması ve "CHP'nin işgali" sonrası, tarihte kalmış bu "sayfalar"ın herkes tarafından bilinmesi gerektiğini düşündüm. (Hüseyin Aygün, 25 Mayıs 2026)
Türkçe
167
637
2.4K
260.4K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
Naz YAVUZARSLAN
Naz YAVUZARSLAN@NazYavuzarslan·
Zonguldak’tayım. Burası CHP’nin kalelerinden biridir. Az önce fırına ekmek almaya gittim. İki kişi konuşuyordu: “Bu Kemal AK Partiliymiş ya…” Diğeri de “Onun boyu devrilsin” dedi. Ben de “İki ekmek alayım bu arada, Allah belasını da versin Kemal’in” dedim. Sonra yarım saate yakın sohbet ettik. Ne var ne yok anlattım. Adamlar başta nefret ediyordu, şimdi resmen tiksiniyorlar. İşte bundan sonraki önemli görevlerden biri de bu: herkese bunun ne olduğunu anlatmak. Zaten sokağa çıkacak yüzü de kalmadı o ayrı… 3 öğün de beddua edin enerji çok önemli…
Türkçe
326
598
6.5K
197.2K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
Yücel Boğazkaya
Yücel Boğazkaya@yucelbogaz·
Kılıçdaroğlu destekçilerinin hiçbiri Kemal Kılıçdaroğlu’na oy istiyorlar diye taşlanmadı. Ama bugün sövdükleri Ekrem İmamoğlu Erzurum’da Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı olsun diye taşlandı. En az 50 kere miting yaptı Kılıçdaroğlu için. Bugün Kemal beyin yanında olanların hangisinin o kadar emeği var? Hiçbirinin. Ne zaman kaybedilen bir seçimden sonra “değişim” dedi. İşte o zaman İmamoğlu hırsız, arsız, rüşvetçi oldu.
Türkçe
39
117
876
22K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
Kağan Sarıkaya
Kağan Sarıkaya@kagansarikaya_2·
Kayyum ekibinin içindeki çikolata dağıtan kadının Akit yancısı olmasına niye şaşırdınız ki? Rahmetli Gülşah başkana hasta yatağında iftiralar atan çete yine bu çeteydi. Bu insanlarda edep, adap, ahlak, etik gibi şeyler yoktur. Tam olarak bu yüzden sürekli bunlardan bahsederler.
Türkçe
3
378
2.3K
16.1K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
⋆ 𝒊𝒛𝒆𝒍 ⋆
⋆ 𝒊𝒛𝒆𝒍 ⋆@_unicornelia_·
Bir oyuncu herhangi bir dizide ya da filmde her rolü oynayabilir. Ajanı oynar, ülkeye düşman birini oynar, kötü birini oynar, alkoliği oynar, ka tili oynar vsvs ama bu roldür ve oynanan bu karakterlerin güzellenmesi veya aklanması söz konusu değildir, sadece olayı veya dönemi anlatabilmek için oynanmış karakterlerdir, bu tamam bi sıkıntı yok. Ama aleni bir cumhuriyet düşmanı, kadın düşmanı, bu ülkeye ajanlık yapmış birinin özellikle güzellenmesi ve aklanması için yapılan bir projede oynuyorsa bu artık “mesleği bu, oyuncudur oynar”dan öte bir durumdur ve bunu oynayan insanların ülkesini sevdiğine inanmak da imkansızdır.
Türkçe
0
321
3.8K
222.1K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
Levent Özeren
Levent Özeren@lvntozrn·
Cumhur İttifakı, 2023 seçimlerine giderken Öcalan'a "bebek katili" diyordu. 📍Bugün "kurucu önder" diyor. Kemal Kılıçdaroğlu'na "kandilin işbirlikçisi" diyordu. 📍Bugün "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Bey" diyor. Dem Parti'ye "pkk uzantısı" diyordu. 📍Bugün "süreç ortağımız" diyor. Dem Parti, Kemal Kılıçdaroğlu ile uyum içindeydi. 📍Bugün "Genel Başkan olarak kabul etmediğini" (yarım ağız da olsa) söylüyor. 📍Ahaliye de bu dönüşleri "siyaset" diye yutturuyorlar.
Türkçe
14
224
1.2K
34.1K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
Levent🕊️
Levent🕊️@fevrisosyologg·
Dokunulmazlığın hakkını vermek budur. Tuncay Özkan, İlhan Kesici gibi tiplerdense hayatımızda daha çok Deniz Yavuzyılmaz'lar olmalı...
Türkçe
41
1K
12.5K
215.8K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
Kağan Sarıkaya
Kağan Sarıkaya@kagansarikaya_2·
Çikolatayı dağıtan şahıs rahmetli Ferdi Zeyrek'i elektrik çarpmış biçimde karikatürize eden Akitçi'nin bizim Gülşah'ıymış. Atatürk'ün partisini bu alçaklar işgal etti işte.
Zekeriya Say@Zekeriya_Say

Dikkatli bakınca fark ettim... * CHP Genel Merkezi'nde çikolata ikram eden bizim Gülşah mış.. * Daha iki gün önce demiştim; "Şani Berivan binayı boşlat, Gülşah Alyans gelecek diye" * Bir şey biliyoruz da söylüyorz :)) * @alyans_gulsah

Türkçe
45
1.3K
5.5K
155.5K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
Ulaş Karasu
Ulaş Karasu@ulasskarasu·
Barış Yarkadaş… Kimse senin gibi iğrençleşmiyor diye meydanı boş sanıyorsun. Attığın yalan ve iftira dolu mesajlarına gelen yorumlardan bile utanmıyorsun, insanların sana karşı nefretinden bile ar etmiyorsun. Çünkü arsızsın. Sana itibar eden bir kişi bile yok. Çünkü sen satılıksın. Bugün menfaati Ak Parti’de ve yargıya çöreklenen bir grupla olan ilişkilerinde bulduğun için oraya hizmet ediyorsun. Kemal Kılıçdaroğlu döneminde, sahibi olduğun Gerçek Gündem’e ne kadar aktarılmıştı? Bu ve daha fazlası konuşulmuyor diye ortaya çıkmayacak mı sanıyorsun? Bu kirli geçmişinle hala nasıl “ahlak” edebiyatı yapıyorsun? Kusura bakılmasın. Bir aparata bu satırları ayırmak istemezdim. Ama; hadsize had bildirmek 40 yetime kaftan giydirmekten evladır.
Türkçe
496
1.5K
12.2K
238.2K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
CHP Almanya 🇹🇷🇩🇪
CHP Almanya 🇹🇷🇩🇪@CHPAlmanyaFed·
📣 Duyuru: Sosyal medya hesaplarımızın güvenlik tedbirlerini almış olup butlancı hainlere sosyal medya hesaplarımızı hiçbir şekilde vermeyeceğimizi tekrar ilan ediyoruz. Bizim genel başkanımız Özgür Özel’dir. @CHPAlmanyaGenc @CHPAlmanyaKadin
Türkçe
46
698
4.1K
34.4K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
CHP Almanya Gençlik Kolları
CHP Almanya Gençlik Kolları@CHPAlmanyaGenc·
Bize sadece etkileşim vermeyin, bizi takip edin, bize katılın, bize DM’den yürüyün! ❤️
Türkçe
60
326
3.4K
66.3K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
dreffy
dreffy@dref22·
Kemal Bey için itibarlı formüle açık olurduk” -Sizce, ayrılmanızı, ayrı parti kurmanızı mı istiyorlar? Bunu yapacak mısınız? Tam olarak şöyle bir durum var. Aksini duymayı çok isterim. Biz mesela Kemal Bey, uzlaşmak için gelseydi, hızla kurultaya gideceğini beyan etseydi, Kemal beyi zora sokmayacak, bu yaptıklarından sonra toplumda da geri dönüşü olmaz işin ama Kemal bey için en itibarlı, en onarıcı her türlü formüle açık olurduk. O kurultaya kol kola gitmek dahil. Önceki kurultayda devir teslimde şunları söylemiştim, ofis tutacaksanız tutalım, vakıf kuracaksanız arkanızda olalım. Korumaların araçları vs. dahil. Zaten bir sene öncesine kadar biz ödüyorduk. Bir sene önce bir kavga çıkardılar, kendilerindeki araçları da iade ettiler. Parti ekonomik olarak zorda. Hem bizim hem onların korumalarının Ankara’dayken dışarıdan değil tabldottan yemelerini söyledik, yüksek fatura geliyor diye, kavga çıkardılar. “Avukatına aylık 300 bin TL ödüyorduk” İnanır mısınız bize bu kötülükleri yapan avukata, bir sene öncesine kadar, Kemal beyin davalarına bakıyor diye 300 bin lira, ki yıllardır ödenmiş, ödeme yapılıyordu, onu bile sürdürdük. Oysa benim avukatlarım para almıyorlar. Genel başkanı savunuyorsun diye para alınır mı? Türkiye’nin en iyi avukatları koşar gelir. Kimse olmazsa Turgut Kazangelir. Yeni avukatlardan ordu oluşur. Böyle şey mi olur? “Artık iki CHP var, ayrılmayacağız” Çok üzülerek söylüyorum, biz burada durdukça, milletvekilleri, toplumun kabulü, iki tane CHP var artık. Bir tanesi SCHP, seçilmiş CHP, diğeri atanmış CHP. Toplum bu atanmış CHP’yi benimsemez. Dün sokakta bunu gördük. Bir araba geliyor, üç kişi var, iki kişi iniyor bizimle yürüyor. Yüz araçtan 98’i korna çalıp el salladı. CHP’nin oy oranı yüzde 98 değil. Millet bu darbeye tepki gösterdi. Millet atanmış CHP’ye dönüp de bakmayacak. Bunu görüyorlar. Ancak bir umut bağlamışlar. Seçilmiş CHP’yi buradan uzaklaştırırsak, deport edersek. Öyle şeyler duyuyorum ki seçilmiş il başkanlarının hesaplarına el koyuyorlar. Vekil maaşlarından grupta çalışan arkadaşlara takviye yaptığımız bir havuz hesabımız var, o hesabın ödemesini kesmeye çalıştılar. Öyle bir noktaya geldi ki CHP’nin mitinglerine mani olunması için miting başvurusu yapan il başkanını görevden alacaklarmış. Ama biz kalacağız. Ve yarın İzmir’de Cumhuriyet Meydanı’nda miting yaparak başlayacağız. Ben insanların bu işi ne kadar sahiplendiğini görüyorum, göstermek istiyorum. Oradan Manisa’ya geçeceğim ve bir karşılama olacak. Oradan başlayıp devam edeceğiz.
dreffy tweet media
dreffy@dref22

Seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel T24’e konuştu: “Bu kadarını beklemiyorduk” -Dün yaşananları, bu boyuta gelmesini bekliyor muydunuz? “İstanbul’u, Gürsel Tekin oraya girerken oluşan manzarayı görünce, ‘bir daha bunu yapmazlar, binaya girmeyi denemezler’ diye düşünüyordum. Butlan meselesini zaten hukukun h’sinden zerre haberi olan kimse beklemiyordu. Ama dünü, bunları, bu kadarını beklemiyorduk. Bir de yıllarca birlikte olduğumuz arkadaşlarımızın bu kadar kötücül bir planın içinde olabileceklerini düşünmüyorduk. “Kararda korkunç bir iş birliği var, bakanlık ve CHP’yi bilenler…” Butlan kararını okudukça, işin içinde korkunç bir iş birliği var. Bilmeyenin yakalayamayacağı detaylar var, bir suçüstü hali var aslında. CHP’nin kurultayına butlan kararı veriyorlar tedbirli, aynı kurultay süreci, İstanbul İl Kongresi var, delegelerini iptal ediyorlar ama tedbir koymuyorlar. Tedbirsiz butlan. Tedbirli butlan Kemal beyi geri getirirken tedbirsiz butlan neyi yapıyor o günkü yönetimi geri getirmiyor. Getirse Canan Hanım(Kaftancıoğlu) var ama siyaset yasağı var ama geri kalan yönetimin tamamı bizden. Yeni il başkanı seçilecek. Bunu dikkate almışlar. Bundan beş yıl önce seçilmiş, üç yıl öncesine kadar görev yapmış İstanbul İl Yönetimi’nin bugünkü siyasi pozisyonlarını bile dikkate alarak verilmiş bir karar. Genel Merkez’de tedbirli butlan var, İstanbul’da tedbirsiz. Şu kadarını söyleyeyim. Sadece şu olsa, butlanın var olduğunu kabul etsek bile tutarlılığı yok. Her şartta kimin başta kalacağına karar veren mahkeme. İstanbul’a tedbir uygulamamak bile siyasi bir karar. Bizim dışımızdaki kişilerin görevde olması için her şeyi yapmışlar. Bu butlan kararına, o mahkemenin hakimini bırakın, Adalet Bakanlığı’ndan destek verildi deniliyor çünkü o mahkemenin uzmanlık alanı değil bu. İşin ilginci CHP’li bütün isimlerin siyasi tutumlarını bilen birilerinin desteğiyle yazılmış. Akıl almaz, herkesin eğilimini biliyor. İstanbul’a tedbir uygularsanız Canan Hanım dönemeyeceği için, yönetimin yüzde 80’i değişimci, o yüzden yapmayalım. Özgür Çelik’i seçebilirler diye… -Dün bu olaylar yaşanmasaydı gerçekten uzlaşma ihtimali var mıydı? Bizce vardı ama uzlaşmak istediğimiz şeyde uzlaşmak istemedikleri için aslında yoktu. Biz uzlaşma arayışı varsa diye iki arkadaş görevlendirdik ve isimlerini ilan ettik. Neye uzlaşacağımızı da söyledik. Kurultay yapın, gelin uzlaşalım. Kurultay yapmak dışında her konuda uzlaşmaya hazır bir yapı var karşımızda ama kurultayı zamana yaymak istiyorlar. “Önce kriminal tiplerle sonra polisle geldiler, kapımıza yolladı” Kemal beyle konuşmamızdan şunu anladım. Ben iki isim görevlendirdim. Kendisi de görevlendirdi. Bu isimler ertesi gün 12’de görüşecekken sabah yedide görevlendirdiği isimleri kriminal tiplerle kapımıza yolladı. 12’de görüşecek iki kişi, sabah yedide kapıya dayanır mı? Önce kriminal tiplerle sonra polisle. 12’de müdahale edeceğiz dedi polis bize. İçişleri Bakanlığı’na iki arkadaş yolladık, çıktılar ve o dakika müdahale başladı. Müzakereyi kesen bir müdahale. Hem kamuoyu önünde müzakereci görevlendireceksin, saati belli. Hatta müzakerecilerden birisi geceyarısı bizim arkadaşı aramış istersen bu geceyarısı bir araya gelelim gibisinden.

Türkçe
5
59
348
58K
Dionysos'un Kızı🍷 retweetledi
Hüseyin Cimşit
Hüseyin Cimşit@hcimsit·
Bakalım Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi REFERANDUM İPTALİ davası için ne yapacak? Davayı açtım bugün. Korkmayın, açın onbinlerce dava. Dünya bu hukuksuz tiyatroyu ve patrimonial Sultanizm rejimini görsün. @eczozgurozel @gunaydingokhan
Hüseyin Cimşit tweet media
Türkçe
297
4.3K
16.9K
479.1K