ASLIHAN GURESCIER retweetledi

''Yurttaşlık hüznünün dibini gördük. Uzun süredir bu hâlde yaşıyoruz.''
Şimdi okuyacaklarınızı hep birlikte yaşadığımız bu kolektif hüznü anlamlandırmak, adına “kayıp” dediğimiz şeyin aslında nasıl bir bağlılık içerdiğini hatırlatmak için yazdım. Uuzn oldu, günlerdir çeşitli mecralardan bana ulaşan herkesin, hepimizin ortak hislerini paylaşmak istedim...
Hissettiklerimiz bütüncül bir yas — ve evet, yas da bir yurttaşlık biçimi.
Çünkü bazen insan yalnızca sevdikleriyle değil, ülkesiyle de yaralı bir umutla, derin bir hayal kırıklığıyla bağ kuruyor.
Güçlülerin nüfuzlarını, öteki bellediklerini ve bellettiklerini ezmek için kullandığını gördüğümüzde…
İnsanların sağlık, barınma, güvenlik ve onur gibi en temel haklardan mahrum bırakıldığını izlediğimizde…
Zulmün “güç”, adaletsizliğin ise “zafer” gibi sunulduğu zamanlarda…
Kalbimiz kırılıyor.
Ve bu kalp kırıklığı kıymetlidir.
Çünkü gerçek yurt severlik, ülkesine körü körüne değil, onun en yüce ideallerine karşı sorumlulukla bağlı olmak; kalbimiz tam da bu nedenle kırık.
Bir avuç insan için özgürlük tanınırken milyonların sesi bastırıldığında, buna sessiz kalamayız.
Tarih de bunu söylüyor zaten: görülmeyenleri görmek, susturulanların sesi olmak, zor ve bedeli ağır.
Adaletin istisna değil, norm olduğu bir ülke için konuşmak, direnmek, elimizden geleni yapmak zorundayız.
Evet, uzunca bir süredir yılgın, yorgun, bıkkın hatta çökmüş hissediyoruz. Dört bir yandan birbiriyle iç içe sorunlarla kuşatıldığımız bir zamanda; nefes alamıyoruz.
Ama unutmayalım; umut varsıl değildir. Varsıl bir umut pek rastlamadım, daha çok gözyaşıyla, sessizlikle, acıyla dolu. Belki biz bu ülkede başka türlüsünü görmediğimizdendir...
Acımızın kökü sevgi.
Çünkü herkes için geçerli bir özgürlüğe, onurlu bir yaşama ve hakça bir geleceğe inanıyoruz.
Bu inancın da, bu yaralı umudun da bir bedeli var elbette.
Bu da başlı başına bir yurtseverliktir...
Türkçe















