Aslında eksik olan neydi, biliyor musun..?
Her şey eksikti; biz dâhil.
Zaman yanlış, saate de yanlış bakmışız.
Seviyorken fark edemiyorsun işte.
Ama unuturken anlıyorsun…
— Kadir M.
Bana karşı çok güçlüsün; çünkü kaybetme korkun yok. Elini kolunu savura savura yürür geçersin benim parmak uçlarımda geçtiğim yollardan. Çünkü ‘kırar mıyım döker miyim’ endişen yok. Kırılırsa kırılsın değil mi? Zaten benim korumaya çalıştığım o hislerin senin için bir değeri yok.
Artık anlaşılmak ta istemiyorum. Çünkü gördüm. Birinin ciğerinizi bile bile deşmesi, bilmeden yapmasından betermiş. Ne hissedeceğimi benden iyi biliyordun ama durmadın işte.
Bir insana beddua mı edeceksin?
“Allah sana naif bir kalp versin ama kaba saba insanlarla yaşamaya mecbur eylesin” diyeceksin.
Bu, onu öldürmeye yeter de artar bile…
Hayatımdayken dünya güzeli olan insanlar, hayatımdan çıktıktan bir süre sonra gözüme o kadar çirkin geliyor ki. Aslında onları bu hale getiren benim sevgimmiş; yoksa hiçbir numaraları yokmuş. Ben gözümde büyütmüşüm. Gözündeki perde kalktıktan sonra bunu o kadar iyi anlıyorsun ki.
Her şeyin, sadece senin çabanla olduğunu fark ettiğin bir evre var.
Hep sen birilerinin sırtı ağrımasın diye arkasına yastık koymuşsun, hep sen birileri ağlarken sarılıp, her şey yoluna girecek yanındayım, demişsin. Ama konu sana gelince, parmak bile oynatılmamış...
Ben kendimi, niyetimi, kalbimi ve neyi ne amaçla yaptığımı bildikten sonra, isteyen hakkımda istediği gibi düşünebilir. Herkesin yetindiği bir şey vardır hayatta. Bana da rahat olan vicdanım yeter.
Bir yerden sonra oturup sohbet edemediğin, birlikte gülüp eğlenemediğin, bir sıkıntın olduğunda akıl alamadığın ya da sana bir şeyler katmayan kimseye tahammül edemiyorsun. Her şeyin sonunda güzellik değil, zeka ve karakter kazanıyor.
19 Mayıs 1919…
Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’a yalnız çıkmadı; umudu, direnişi ve bağımsız bir geleceği de beraberinde taşıdı.
Bugün bize düşen görev; o emaneti ve Cumhuriyet’i yaşatmak.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun. ❤️
İnsanın ben ne yapıyorum dediği bir yer var ya hani, kendi değerini anladığı, bu olanları hak etmediğini anladığı yer. İşte orada aldığın her karar seni daha mutlu biri yapıyor. Bencilce hatta kırıcı olsa bile, sadece kendini düşünüyorsun. Çünkü zamanında kimse seni düşünmedi.