
alper bilge
190 posts





Arsenal kulüp üyesi ve Beşiktaş kongre üyesi olmam sebebiyle, son günlerde her iki kulübün taraftarlarından da olası Leandro Trossard transferi hakkında çok sayıda soru alıyorum. Konuyla ilgili bazı noktalara açıklık getirmek istedim. Çünkü görüyorum ki mesele artık sağduyudan ziyade duygusallık üzerinden değerlendiriliyor. Ne yazık ki bu ortamı, insanların duygularıyla oynayarak etkileşim peşinde koşan sözde gazeteciler de daha da körüklüyor. Öncelikle kronolojiye bakalım. Belçika Milli Takımı 30 Mayıs’ta kampına girdi. Arsenal ise 31 Mayıs’ta Londra’da şampiyonluk kutlamasını gerçekleştirdi. Trossard, bu törene katılmak için yaklaşık 12 saatliğine Londra’da bulundu ve ardından doğrudan ülkesine dönerek milli takım kampına katıldı. Bu süreçte ne Arsenal ile ne de başka bir kulüple transfer görüşmesi yapabilecek zamanı veya imkânı vardı. Ayrıca gerek Belçika Milli Takımı’nda gerekse ABD’deki Dünya Kupası kampında herhangi bir kulüp yetkilisinin ya da menajerin oyuncularla transfer görüşmesi yapması mümkün değildir. Böyle bir ortam zaten buna izin vermez. Bir düşünün; Türkiye Milli Takımı Dünya Kupası çeyrek finalindeyken en önemli oyuncularından birinin transfer görüşmeleri yaptığı ortaya çıksa, ilk başarısızlıkta nasıl eleştirileceğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Trossard’ın bağlı olduğu FOKUS menajerlik şirketinin temsilcilerinin İstanbul’da bulunmasının sebebi ise Trossard değildir. Onların Türkiye’deki gündemi temsil ettikleri Salih Özcan transferidir. Bildiğim kadarıyla o transfer de artık tamamlanmış durumda. Hayırlı olsun. Gelelim işin gerçek transfer boyutuna. Arsenal’in bu yaz sol kanattan Martinelli veya Trossard’dan biriyle yollarını ayırma ihtimali bulunuyor. Ancak bu karar bugünden verilmiş değil; şartlar belirleyici olacak. Martinelli’nin daha genç olması önemli bir avantaj. Her ne kadar geçen sezon beklenen seviyenin altında bir performans sergilese de, Avrupa piyasasında hâlâ ciddi bir değeri var. İsmi zaman zaman Real Madrid ile de anılıyor. Eğer Arsenal’in beklentilerini karşılayacak seviyede yüksek bir teklif gelirse ayrılması muhtemel isim Martinelli olacaktır. Böyle bir teklif gelmezse bu kez Trossard için gelecek teklifler değerlendirmeye alınacaktır. Günlerdir dolaşan ve daha sonra yurt dışındaki bazı hesaplar tarafından da paylaşılan “17+2 milyon sterlinlik teklif” iddiasının kaynağı ise tamamen Türkiye merkezli bir X hesabıdır. Bunun yanında, “Trossard’ın ağabeyiyle görüştüm” diyerek haber yapan kişiler de oldu. Ancak Trossard’ın ağabeyi yok; yalnızca bir kız kardeşi bulunuyor. Bu bile ortaya atılan bazı iddiaların ne kadar özensiz hazırlandığını göstermeye yetiyor. Benzer örnekleri daha önce de yaşadık. Birkaç yıl önce bütün yaz boyunca Anderson Talisca transfer haberleri servis edilmiş, transfer gerçekleşmeyince de gerçeği yansıtmayan “son anda bozuldu” türü haberlerle durum kurtarılmaya çalışılmıştı. Özetle, bugün itibarıyla bana ulaşan güvenilir bilgilere göre Trossard cephesinde yeni bir gelişme bulunmuyor. Oyuncunun şu anki önceliği, dünyanın en büyük futbol organizasyonu olan Dünya Kupası’nda başarılı bir performans sergileyerek değerini daha da artırmak. Böyle bir turnuva öncesinde ya da turnuva devam ederken transfer konusunda karar vermesi hem profesyonellik açısından hem de zamanlama bakımından oldukça mantıksız olurdu. Kısacası, şu an için ortada kesinleşmiş bir transfer süreci yok. İleride olursa paylaşmaya çalışırım. Umarım bu açıklamalar, son günlerde oluşan bilgi kirliliğini biraz olsun gidermeye yardımcı olmuştur. Her iki büyük takımım için hayırlısı neyse onu dilerim.

TRİBÜNLERİN ATASI BEŞİKTAŞ KAPALISI! Herkes yerini, haddini bilsin! 1982’den beri tribünde tek bir otorite, tek bir kanun vardır: çArşı! Bu ülkede tribün kültürünün kitabını yazan, raconunu koyan biziz. Pankartın dilini, bestenin hasını, tribünün raconunu biz öğrettik; çizgisini biz çizeriz. Türkiye’nin değişmez, tartışılmaz tek otoritesi; Yüce Beşiktaş çArşı’sıdır. 1982 senesinden itibaren İnönü Stadyumu'nun kalbinde, kapalı tribünde verdiğimiz mücadeleyle, her zaman Türk sporunun temel taşı anlı şanlı Beşiktaş'ımıza desteğimizi veriyoruz. Gerek İnönü’de olsun, gerek deplasmanda olsun, gerek 2013-2016 yılları arasında stadyum inşaatının olduğu dönemlerde Beşiktaş'ın peşinde göçebe gibi stadyumdan stadyuma gezdik; ama hiçbir zaman çizgimizi bozmadık. Amaç bir, değer bir: Beşiktaş sancağını en ileri noktaya taşımak! Karşılaşmaların çoğunun, İstanbul'da başka stadyum olmaması nedeniyle İnönü Stadyumu'nda oynandığı dönemde, kapalı tribüne rakip takım taraftarı girmesin diye kapalıyı şeref bildik, namus bildik; kendi evimiz, yuvamız gibi koruduk, kolladık. Uğruna kaç gece sabah ettiğimiz, uğruna kaç farklı sıkıntı yaşadığımız tribünümüzden; bugün fahiş fiyat politikası ve ticarethane fikirleri yüzünden vazgeçirilmeye çalışılıyoruz. Biz her kulvarda Beşiktaş'ın hakkını savunmak için canımızı dişimize takarken, soruyoruz: Üstümüze oynayan, her kulvarda önümüze engel çıkartan, Beşiktaş'ı doğramaya kalkan o federasyona karşı yönetim olarak ne yaptınız da bugün kalkmış bize üst perdeden konuşuyorsunuz? Masada hakkımızı koruyamayanlar, sesini bile çıkaramayanlar, gücünü sadece kendi taraftarına fahiş fiyat dayatırken mi hatırlıyor? Yönetim koltuğunda oturanlara, başta Serdal ADALI olmak üzere sormak isteriz ki; Beşiktaş yönetim kurulunun başına gelmeden önce, tarih 25 Aralık 2024'te, "5 liraya bilet satıp 25 bin kişiye oynamaktansa, 2.5 liraya bilet satıp 45 bin kişiye oynamak en büyük hedefim," sözünüzün bu şekilde mi arkasında durduğunuzu, kendinizi bu şekilde mi temsil ettiğinizi çok merak ediyoruz. HANİ VERİLEN SÖZLER? HEPSİ VASAT, BİRER BİRER! Zamanında bahsettiğiniz 5 lira bugünün parasıyla 175.000 TL, bahsettiğiniz 2.5 lira 87.500 TL gibi fahiş bir fiyat mıydı? Unutma Başkan! Savaş seni içeriye haksız yere atanlarla yapılır; seni savunup kapalı tribüne resmini asanlarla değil! Sizler 44 yıllık emeği görmezden gelip bizleri kapalı tribünden uzaklaştırmaya çalışıyorsunuz; fakat unuttuğunuz iki madde var: Doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi ile İNÖNÜ STADYUMU BİZİM EVİMİZ, MABEDİMİZ! Ek olarak ise sizler, bu fiyat politikasıyla sezon içinde yapacağımız sosyal sorumluluk projelerini de doğrudan etkilediniz. Yapacağımız köy okulu yardımlarını, deprem bölgesi yardımlarını ve benzeri projeleri de baltaladınız; sert kayaya tosladınız! Biz bu sezon kapalı tribüne girmiyoruz; ama Kuzey altı-üstü, Güney altı-üstü fark etmez bu stadın her köşesinde, ensenizde olacağız BİZ BEŞİKTAŞIZ! Hatırlatmak isteriz ki; karşınıza aldığınız topluluk sıradan bir topluluk değil, zamanı geldi mi kendisine bile karşı olacak olan çArşı! Saygılarımızla... #forzabesiktas #çArşı




👀 EuroCup'ta mücadele edeceği açıklanan 31 takım arasında bulunan Beşiktaş ve Monaco'dan birinin, gelecek sezon EuroLeague'de yer alması bekleniyor. (via @arbarkas)

















