arasa
1.1K posts









"Fizik, her şeyi sıfırdan yaratmayı kabul etmez. Büyük patlama bu anlama gelmez. Fizik, istediğiniz gibi bir evren tasarlayamazsınız der. Yaratıcı olsa da tasarlayamaz. Yaratılış olsa bile ancak zar atarak yaratılış olur. Bilim adamı kafası rahat olan değil." Kerem Cankoçak










YENİ KİTABIM “AKLIMIN KIRKI” ÇIKTI. Kitabı aşağıdaki linkten edinebilirsiniz: share.google/88j6eqNDwEOgAr… Kitapta inanç ve düşüncelerimdeki değişimi us-o-biyografik bir tarzda anlattım. “Dip Dalga - Eski Müslümanlar, Yeni Deistler/Ateistler/Agnostikler...” ve “Dip Dalga - 2 Kadın” kitaplarında çok sayıda dindar ve eski İslamcı, dinden çıkış öykülerini anlatmıştı. Yeni kitabımda kendi inanç değişimimi ayrıntılarıyla yazdım. Aynı zamanda o iki çalışmaya getirilen eleştirilere ve suçlamalara karşı değişimin net çizgisini ayrıntılı olarak gözler önüne serdiğimi düşünüyorum. “Dinden çıkanlar dini bilmiyor”, “Sadece bir tepki hareketi”, “Pire için yorgan yakılıyor?” iddialarının nasıl boş iddialar olduğu sanırım benim usumun değişim hikâyesinde daha net görülecek. Kitabın arka kapak yazısı: Gençliğimde katı bir dindar ve radikal bir İslamcıydım. “Asr-ı Saadet” özlemiyle yanarken kendimi “Örnek Kur’an Nesli”nin bir neferi olarak görürdüm. Böyle düşlerin aldatıcılığı içinde kırk yaşıma eriştim. Aklım kırk yaşında başıma geldi. Dogmatik düşüncelerle ve ranta, küresel veya yerel siyasete hizmet eden ideolojik angajmanlarla beslenen örgüt ve cemaat yapılarının içinde, benliğimi parçalayan bir karanlıkta debeleniyordum. Tüm bunlardan cesaret yüklü sorgulamalarla kurtuldum. Düşüncelerimdeki dönüşümü otobiyografik bir tarzda değil, sadece gereken olaylara değinerek, beynimin kıvrımlarındaki yolculuğu üzerinden anlattım. Bu yüzden bu kitap bir otobiyografi değil, bir “us-o-biyografi”dir. “Aklımın Kırkı”; dinin, inançların, kutsalların, dogmaların, katı örgütsel yapıların yarattığı aldatıcılıktan kurtulup gerçeğin yakıcılığını kucaklayışımın hikâyesidir. Geçmiş düşüncelerimi öldürüp gömerken yalın ateşe göğsümü olabildiğince açtım. Bunları dile getirmedeki amacım, benzer uçurumların kenarında dolaşan sessiz yolculara yoldaşlık etmektir. Kimseye bir şey öğretme kibrinde değilim; lakin belki karanlıklar içinde birbirimize ellerimizi uzatıp birlikte daha güvenle yürüyebiliriz.













