Sabitlenmiş Tweet
Aysel Ata
2.7K posts

Aysel Ata retweetledi

Özgürlük ve Sumud Filosu Güncel Yönetim ve Yürütme Kurulu
Yapılan istişareler sonucunda, misyonumuzun daha etkili şekilde ilerleyebilmesi adına yönetim ve yürütme kurulumuzun nihai üyeleri belirlenmiştir.
Görev alan tüm yönetim ve yürütme kurulu üyelerimize çalışmalarında başarılar diliyoruz.
Filistin Özgür Olana Dek Mücadelemiz Devam Edecek! 🇵🇸

Türkçe
Aysel Ata retweetledi
Aysel Ata retweetledi
Aysel Ata retweetledi
Aysel Ata retweetledi
Aysel Ata retweetledi
Aysel Ata retweetledi
Aysel Ata retweetledi

Trump'ın Gazze planını tüm maddeleriyle dikkatle inceledim. Hayatını sözleşme ve anlaşma incelemeye adamış bir uluslararası hukukçu olarak, buna Barış Anlaşması veya Barış Planı demeye imkan bulamadım.
Bu metin, daha ziyade, "tarih bilmek neden önemlidir?" sorusunun cevabı olmuş. ABD'nin en fazla 1800'lerin ortasında kendini gösteren bir refleksi, yani "barış sözleşmesi" adı altında tarihin akışını değiştirici hamle yapma refleksi, yaklaşık 200 yıl sonra yine kendini göstermiş.
1835'te Cherokee'lerle yaptığı ve onların kimliğini ve topraklarını onlar masada düzgün temsil bile edilmiyorken üçüncü kişilerle anlaşarak ellerinden alan New Echota Barış Anlaşması'nın ruhu neyse, bu da o.
1848'de Meksika'nın elinden Kaliforniya ve Teksas dahil olmak üzere topraklarının yarısını aldığı Guadalupe Hidalgo Barış Anlaşması'nın ruhu neyse, bu da o.
Trump'ın Gazze planına "Barış Planı" ve oradan doğacak metne Barış Anlaşması demek demek, bir marketing gayretinin parçası olmak demektir.
Türkçe
Aysel Ata retweetledi
Aysel Ata retweetledi
Aysel Ata retweetledi

Bu gece, sabaha karşı son 150mil'e girmiş olacağız. Bize eşlik eden donanma gemileri sanırım gün içinde bizden ayrılacak.
Gazze'ye kavuşacağımıza o sahile ayak basacağımıza, emanetleri sahiplerine ulaştıracağımıza inanıyorum. Hepimiz inanıyoruz.
ABLUKAYI KIRACAĞIZ!
#FreePalestine
@KURESELSUMUDF
@gmtgturkiye @gbsumudflotilla
Türkçe
Aysel Ata retweetledi

Misyon güncellemesi:
Gazze’ye 175 deniz mili kaldı.
KRİTİK UYARI: BU GECE yüksek risk bölgesine giriyoruz.
Dünyanın dört bir yanındaki emekçiler kitlesel seferberliklere hazırlanıyor. Hep birlikte, GÜVENLİ GEÇİŞ TALEP EDİYORUZ.
Her tanık önemlidir. Güvenliğimiz, dünyanın bizi izlemesine bağlı. Lütfen bu mesajı olabildiğince yaygın şekilde paylaşın.
Bize katılın. Soykırımı durdurun. Gözünüz Gazze’nin üzerinde olsun.
#GlobalSumudFlotilla #BreakTheSiege #FreePalestine #SailToGaza #GlobalMovementToGaza
Türkçe
Aysel Ata retweetledi
Aysel Ata retweetledi

İlk kez bir şey hakkında bu kadar ümitsizim. Ümitsizim diye duracak, susacak değilim.
Ancak artık bir şeyi değiştirir diye değil, sadece üzüntü, keder ve öfkem için yazıyorum.
Benim medeniyete zerre inancım kalmadı.
Biz insanlık hiçbir yere varamamışız... Hiçbir şey olamamışız. Filistin'de olanları gözmezden, duymazdan gelen ve DURDURMAYAN dünya, insanlık...
Marsa gitsek ne olur, büyük bilim devrimleri yapsak, bilmem ne çağı yaşasak ne olur.
Anladık ki büyük devletler de sadece işlerine gelen konularda medeniler...
Çok güvendiğimiz insan hakları denilen şey ise çıkarlar söz konusu olduğunda görmezsen gelinebilecek bir safsatadan ibaretmiş.
Din kardeşliğinden bahsetmiyorum bile!!!
2025 yılında dünyanın ortasında bir SOYKIRIM...
Aleni ve açık.
Bu kadar bence.
Medeniyet son perde.
" #Palestine "
Türkçe
Aysel Ata retweetledi
Aysel Ata retweetledi
Aysel Ata retweetledi
Aysel Ata retweetledi
Aysel Ata retweetledi

Hangi belediye başkanı olursa olsun milletin tek bir kuruşunu yiyenden, yolsuzluk yapandan sonuna kadar hesap sorulmalı. Fakat sorun şu: Gücü, iktidarı ellerinde bulunduranlara ne yaparlarsa yapsınlar hesap sorulamazken; ellerinde güç, iktidar olmayanlara rahatça hesap sorulabiliyor. Bu çifte standart Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğuna dair iddialarını gülünç duruma düşürüyor.
Türkçe
Aysel Ata retweetledi

Eğer haktan hukuktan bahsedeceksek, "Bizim hainimiz, bizim haramzademiz, bizim düzenbazımız" diye bir şey olamaz. Ama alaya alan, ahlakçılık yapan, "Hukuk işliyor." diyenlere bunu anlatamayız.
Gökçek ve Arınç gibileri hâlâ gevşek gevşek konuşurken, oğulları MKYK'ya girerken tek ses ettiniz mi?
Her defasında Kurtuluş Savaşına gider gibi sandığa gidenlere bu yerel seçimlerin, "Kim daha fazla malı götürsün seçimleri" olduğunu hatırlatarak sakince oy verip geçmeleri gerektiğini söylemiştim.
İleride kazara hükümet CHP'ye geçerse bu defa belediyelerin büyük kısmını mutlaka AKP almalı ki cezalandırılan yolsuzluklar görmeye devam edelim.
Benim başka herhangi bir Doğu Karadenizli adayım zaten yok. Türk Devleti artık o coğrafyaya ziyadesiyle tok. Enerjisini şehrindeki aksaklıklara vereceğine seneler sonraki seçim için pozlara girdi.
"Mevzu İmamoğlu değil, bugüne varıncaya kadarki birikmiş ve patlayan öfkedir bu." diyenleri de anlarım. Ama bence sokağa çıkmak için çok daha geçerli sebeplerimiz olmuştu yakın zamana kadar.
Bu aslında bizim kavgamız değil. İktidar veya muhalefet diye bir ayrım yok. Ne yaparsan yap karşısında durduğun şeye yarayacak. Meydana çıkan gençlere bunu anlatabilir miyim? Hayır. Anlatmaya da çalışmıyorum artık. Sadece yaşayıp tecrübe ederek görebilir, tüm ideolojileri böylece gömebilirler.
Karşı taraf da gücü elinde hissetse aynısı olacak. Kim kime nereden sövüyorsa kendisi ona dönüşüyor. Toplum genelinde parayı, makamı put kılmışların sayısı azınlığa düşerse belki o zaman bir şeylerden ümitlenebiliriz. Söz gelimi, "Nasılsanız öyle yönetilirsiniz."
Herkes kendi işini yapsın memlekette. Yetkilisinden de, sıradan vatandaşından da beklentim bu kadarcık sadece. Herkes sadece kendi işine yönelirse işini de iyi yapabilir çünkü. Onları denetlemesi gerekenler de öyle.
Komşularının aç yatıyor oluşu umurunda olanlardan, devlet malından ateşten kaçar gibi kaçanlardan, millet her geçen gün daha da dertlenirken iyi olamayanlardan, daima dengeyi gözeten ve tüm putları devirenlerdensek ne mutlu. 3 günlük Dünya'da gönül rahatlığıyla veririz son nefesi. Ortalık zaten düzelmez.
Bazı paylaşımlarım arasında gizliden bir köprü kuruyorum. Herkesi karşıma alacak da olsam yazıyorum. Tepsi Dünya mesela, kime ne anlatıyorsun di mi? İklim yasası, Nevruz, kenevir.. Hepsi benim açımdan hayli mühim bir yere varıyor. Ama insanlar sadece başına gelince fark ediyor. Hatta gelince de değil, olup bitince.
Buralarda vakit harcamak için aslında hiçbir motivasyonum olmamasına rağmen Ramazan boyunca inatla, "Su akar yatağını yine bulur." diyerek birkaç seri paylaştım böyle. Daha evvelinden de farklı konularda bilimsel paylaşımlar yaparak düşünmeye, soru sormaya çağırdım genelde. Kimseden tık yoktu. Ama polemik içeren bir paylaşım yaptık mı etkileşim yağdı.
Siyaset, futbol, magazin, polemik olsun millete. Her sıradan vatandaş siyasi konularda belli bir uzmanlığı olduğunu düşünüp mevzuya anında dahil olabiliyor. Ama esasen: O işler hiç sizin bildiğiniz gibi değil.
Ve bir de dikkat ediyorum, hep en mübarek günleri baltalıyor bu sevimsiz gündemler.
alpaslan cambaz@alpaslancambaz
Topluma zarar verenler güç zehirlenmesi yaşayan yetkililer değil, güç zehirlenmesi yaşayan güçsüzlerdir.
Türkçe













