Serra Ay

34 posts

Serra Ay

Serra Ay

@ay92219

Katılım Ekim 2025
11 Takip Edilen1 Takipçiler
Serra Ay
Serra Ay@ay92219·
@Beyza246227 @IDPeaceM İşte aldırmış olsaydı da bu tarz cefasını çekmeden gercek yüzünü görürdü. Boş yere sıkıntıya girdi en azından maddi konularda. İnsan yuva kuracağı insandan bunları esirgemez. Sonradan da almaya gerek yok borca girersin ev alırken araba alınırken borç yapılıyorda eşya alırken niye
Türkçe
0
0
0
33
Beyza
Beyza@Beyza246227·
@IDPeaceM Bence tartışmada kök yanlış. Her şeyi aldırsan da, hiçbir şeyin olmadan evlensen de sonuçta insanı mutlu da mutsuz da eden şey eşinden gördüğü muamele. Evlendikte evin eksiklerini tamamlamayacağını düşündüğünüz insanla anca çamaşır makineniz, altınınız var diye mutlu olursunuz.
Türkçe
3
0
9
4.3K
müzminöğrenci
müzminöğrenci@IDPeaceM·
Biz evlenirken salon takımına gerek yok dendi. Tamam dedim. Kayinvalidem eski stor perdelerini verdi kirliydi, tamam dedim. Oturduğumuz ev eşyalıydı ama eşyalar 30 yıllıktı, tamam dedim. Buzdolabının ışığı bile yanmıyordu. Ocak vardı, fırını berbat haldeydi ocağın da en küçük olanı çalışıyordu, tamam dedim. Ev amerikan tipi iki oda bir salondu odanın teki eski diğer eşyaların dolu olduğu depo gibiydi açamadım, tamam dedim. Yatak odası yok gibi bir şeydi annem ocak almak istedi kayinvalidem sen yatak odası al dedi, tamam dedik. L koltuk takımı aldılar defolu, ucuzundan tamam dedim. Altına serdiğimiz halıyı kayinvalidem verdi 30 senelik Sivas halısı çok değerli diyerek, tamam dedim. Halıları en incesinden aldık şu kestirme olanlardan masraf olmasın dendi, tamam dedim. Sonra el ütüsü ile ütü yapıyordum saatler sürüyordu ve gömlekler açılmıyordu. Önce iyi bir ütü lazım dedim. Onu aldık. Çünkü eşim memurdu. Yani açılmıyor adamın gömlekleri. Sonra evdeki 30 yıllık elektrik süpürgesi çekmeyince süpürge aldım ucuzundan yine. Evlenirken bunları yavaş yavaş yaparız diye konuştuk çünkü. O yüzden hiçbir şey talep etmeden evlendim. Eski eşimin de işi ve maaşı iyiydi. Asgari ücret falan değil bu arada. Neyse tayin çıktı, çok kötü evlere baktık. Bir tane yeni ve bizimle aynı memurların oturduğu bir yere denk geldik. Kirasını ödeyebiliriz, biliyorum. Bir şekilde oraya taşındık. Halıları ve perdelerin bir kısmını mecbur yeniledik. Milimlik ölçülerde en ucuzundan aldık. Mutfak masası en ucuzu olsun diye 2 saat gezdiğimizi biliyorum. Beyaz eşya olmadığı için onları da alırken bulaşık makinesi de olmasın ne gerek var gibi bir laf oldu. Çocuk olacak mecbur alacağız dedim. En ucuzundan alalım dememe rağmen babalarımızın arkadaşı olmaz diyerek en iyisinden aldırdı. Ama salon takımı yine yok. Bebek olacak, beşik en ucuzundan. Yeniden taşındık, ocak geçici bir set üstü almıştım en ucuzundandı, o yeni eve geçerken ankastre istediğim için ( o zamanın parasıyla da çok pahalı değildi yine en ucuzuna baktım) adım lüks düşkününe çıktı. Dava dosyasına girdi bu mesele. Görümcem sürekli kıyafet istiyordu, ev eşyası istiyordu bunlar alınmazsa da abimi boşanmakla tehdit ediyordu falan demiş. Bunlar yoklukta bir aile değildi. En sonunda biz hiçbir şey istemeyen müzmin istiyoruz dediler. İnsanız, nefsimiz var. En basitinden doğuma yakın almamız gereken şeyler oluyor. Onları bile ağlayarak aldırdığımı bilirim. Doğumdan bir süre önce kadın çağırayım temizlesin evi dediğim için bile suçlu oldum. Dolapta hep yiyeceğim kadar meyve olurdu. Portakal alıyorsam iki tane alır gelirdim. Ailelerimiz maddi açıdan hep denkti. Ben baba evimde bırakın bu muameleyi görmeyi bir şey pahalı olur diye almadığımda babamdan azar isiterek büyüdüm. Ancak sonradan öğrendim ki kayinvalidem de bu tarz sıkıntılar çekmiş. Yani o çekiyorsa benim de çekmem gerekmiş. Sonra buradan başlayarak evliliğin altı daha birçok sebepten oyulmaya başlandı. Hani ne demişler, Allah gördüğünden geri koymasın. Gençtim, sabredebilirim sanmıştım ve etmiştim de. Ancak varlık içinde yokluk çok büyük bir imtihanmış ve ben, bunlar ve başka sebeplere de dayanamayarak boşandım. Evim hep o sıcaklıktan yoksun oldu. Çocuğum olduktan sonra bile "bu eve salon takımı almayın" lafını duydum. Kendileri yatacak yer bulamadıkları halde bunu söylediler bir de. Evde tv bile olmadığını ekleyeyim. Sonradan öğrendim ki gayet ayrıldıktan sonra evin içini doldurmuş eski eş kişisi:) sırf kendileri heveslisiyor annesigille diye ekmek yapma makinesi bile almışlığı vardır. Ama diğer şeyler hep "lüks" değerlendirildi bizim evimizde. Bu da böyle bir anımdır. Yani istemedikçe daha çok vuruyorlar. İsteyense hep kıymetli. O yüzden varlık içinde yokluk göstermeyen babamdan Allah binlerce kez razı olsun. Ne benden ne de çocuğumdan hiçbir şeyi esirgemedigi için...
Emre@emrevebilgic

Koltuk ilk yıllar da olmasa olur yer minderine oturursunuz. Halı da olmayabilir terlik giyin. Gardrop falan alana kadar kıyafetlerinizi valizlerde tutarsınız. Yatak alınana kadar yer yatağında idare edersiniz. Perde kesin alın ama. Konu komşu kafayı yediğinizi bilmesin.

Türkçe
94
42
2.6K
320.5K
Serra Ay
Serra Ay@ay92219·
Patronun kadını erkeği yoktur. O şirketeki kadını eleştirdiniz ama ortaklarından biri başka birini patronuna şikayet etti. Patronlar üst sınıf yöneticilerin hepsi aynı gemide siz hala kadın, erkek ayrımı yapıyorsunuz. Kadın direkt yapar erkek dolaylı yapar fark etmezsin
Türkçe
0
0
0
17
Serra Ay
Serra Ay@ay92219·
Gercek anlamda sağlıklı beslenmek lüks onun dışında az zararlı yapmak da bir tercih. Vakit konusunda bu şartlarda gelip yemek yapması da çok zor ama yine bir tercih meselesi kimseyi ilgilendirmez
Türkçe
0
0
0
30
Serra Ay
Serra Ay@ay92219·
Eti sizin kemiği bizim mantığını doğru bulmuyorum. Eskiden şiddete meyilli öğretmenler hem fiziksel hem de psikolojik şiddet uyguluyordu. O çocuklar da büyüdüklerin de normal olmadı. Ne bu doğru ne şu an ki sistem.
Huriye@krclrdnHry

İmam bir velim belirli aralıklarla okula gelip “hocam size karşı bir saygısızlığı var mı?” diye sorardı. Sonrada çocuğunun yanında “hocam etide sizin kemiğide sizin”derdi. Yakup hocam ben senden razıyım ya.

Türkçe
0
0
0
25
Serra Ay
Serra Ay@ay92219·
Kadınların her hafta yaptıkları gün yemeklerine bile gücümüz yetmez artık boş yapmayın
Türkçe
0
0
0
4
Serra Ay
Serra Ay@ay92219·
Kahvene de her gün çay kahve iciyordu evi arabayı alan tayfa. Bir tane ayakkabı alıyorsalar da en kalitelisinden alıyorlardı. Bir şey bir tane alıyorsalar da parasına kıyıp en iyisini alıyorlardı. Boş yapmışsın
victor@vctrcstl

Şunu düşünmüyorlar. Ana, babalarımız dudak nemlendiricisi kullanıyor muydu, haftada 4 kere dışarda kahve içiyor muydu, kaç kıyafeti ve ayakkabısı vardı? Yeni nesil fakirleştiğinden çok doyumsuzlaştı bunun farkında değil.

Türkçe
1
0
0
16