Bazı arkadaşlar "yalnızca eleştiri yapıyorsunuz, çözümü söylemiyorsunuz diye yazıyor.
Oysa defalarca söyledim: Önemli olan beklentileri olumlu hale getirebilmektir. Bunun için atılması gereken ilk adım hukukun üstünlüğü ve güçler ayrımına dayalı demokrasiyi yeniden hayata geçirmektir. Bu tür yapısal reformlar yapılmadan tek başına faizle ya da vergiyle bu sorun kalıcı olarak çözülemez.
Çoğu insan bir hamlede çözüm getirecek mucizeler beklediği için bu tür zaman alacak önerilere dudak büküyor ve öneri getirmiyorsunuz diye bizi eleştiriyor.
Tekrar söyleyeyim: kalıcı çözüm sabırla yapısal reformları yapmaktan geçiyor. Bunları yapmadan sağlanacak iyileşmeler geçicidir ve bozulmaya mahkûmdur.
Gerçekten beni çok üzüyorlar. Amerikancı diyen mi istersin, Atatürk'e hakaret etmek için Kamalist diyen mi istersin, Babam Urfalı olduğu için Urfa'ya hakaret eden mi istersin, Annem Selanik göçmeni olduğu için Selanik göçmenlerine hakaret eden mi istersin, Laik görüşte olduğum için ona saydıran mı istersin. Henüz ÇİN ajanı diyen çıkmadı. İleride orada beğendiğim bir politika olsa onu yazsam onu da cımbızlarlar ve Çinci de derler.
NE diyeceğimi şaşırdım. Ben her görüşüm doğrudur ASLA demiyorum. Ama fikirlerimi yazarken gerçekten SAMİMİ olduğumu söylüyorum. Eksik anlattığım veya anlatırken hata yaptığım yerleri de hemen düzeltiyorum.
O yüzden uzun zamandır Türkiye hakkında yazmayı bıraktım zaten.
x.com/AliFehmiTuran/…
6 Ekim 2025'de yeni seçilen Fenerbahçe Yönetimine bu açık mektubu yazmıştım. Haklı çıkmak her zaman iyi bir şey değil.
mahfiegilmez.com/2025/10/fenerb…
İlk vesikalığı 1971 yılında olan.
Ve 55 yıl sonra öğrenemediği çok şey olan biri…
Zamana yayılan o hüzün de bir yanda;
Kendini yıpratmak,
kendini yormak,
fazla iş yüklenmek,
sağlıklı olmayı ihmal edip kendine hep kızmak,
fazla hayalperest olmak,
dünyaya üzülmek,
memlekete üzülmek,
21. Yüzyılda varılan saçma duruma üzülmek,
Yozlaşmaya üzülmek,
çaresiz durumdaki insanlara, toplumlara üzülmek,
Doğanın yok oluşuna,
sokak hayvanlarına üzülmek…
Suyun azalmasına üzülmek,
Sesimizin duyulmamasına içerlemek,
artık fazla da “ses” olmayacağını kabullanmek zorunda olmaya üzülmek…
Tüm bunları, özenle, not defterine yazıp, çizip, düşünüp, “üzme tatlı canını” demeye bile üzülmek.
Ve bu paylaşımın altında gelen yorumlara, şu ilk fotoğrafına 3 saniye bakıp geçmiş, “iyi niyetli bir kalp bırakmış”, o yorumlara
ve bunca zamana yayılan ve kaybolan tonla üzüntüyü paylaşmayı da nasıl olsa okumadan geçen 1,3 milyon kişilik bu sayfada,
ve AMA işin aslı, “yani şu beklentilerinin bir yere varamayışına ayrıca üzülmemeyi bile 55 yıl sonra hala öğrenmemiş olmaya” da üzülmek.
Bu yazdıklarını yazmış olmaya kızmak,
kızmaya üzülmek…
…
…
…
Tüketim ve üretim verileri değerli, Üreticinin ne üreteceğine birilerinin karar vermesi doğru değil. Üretici en iyi verimi hangi üründe alıyorsa onu üretmeli. Üreticiyi başa koyarak ihracat ve ithalatı sürekli açık tutup fonlarla dengelememiz lazım. Örnek en büyük büyükbaş hayvan varlığına sahip olan Brezilya hem ihracatçı hemde ithalatçı
Gıdayı pahalı kılan sebep ile çiftçiyi batıran sebep aynı. Doğal olarak çözüm de net. Merak ediyorsanız son çektiğim videoyu izleyin. 8 dakikada anlayacaksınız. (1,5x 6 dak 😂)
youtu.be/eqmna4xgv_M?si…
Osmaniye’de kaynak yapan sürücüler güvenlik kameraları ve Drone destekli denetimlerle tespit edilerek teker teker para cezası yazıldı!
Bu uygulamanın oturduğunuz il ve ilçede yapılmasını uygun buluyor musunuz?
@sencer_s Algı ile nereye kadar sürdürülebilir bilemiyorum ama sorunları ve çözümleri bizden daha iyi bilen bir yönetim olduğunu düşünüyorum. Sorun sadece üç beş kişiye çıkar sağlayacak şekilde düzen kurmak bence.
Bursa’damızık birliği’nden istifa ediyorum. Üreticinin çığlığını daha gür bir sesle dile getirebileceğim yeni bir mecraya katıldım. Gaye salt eleştirmek değil çözüm önerilerinde net bir şekilde masaya koyabilmektir ve memlekete faydalı olmaktır.
Yazıma benzer ülkelerin GSYH ve kişi başına gelir artışı karşılaştırmalarını da ekledim. Başarı olup olmadığı daha net görülebilir oldu:
mahfiegilmez.com/2025/12/ne-pah…
Sokak köpekleri ile ilgili en çok eleştiri, servise binme imkanı olmayan öğrencilerin tedirgin olması ile ilgili.
Neden benim çocuğumun okula ulaşım imkanı yok diye hesap sormak yerine “köpeklerin sokakta ne işi var” diye sormak!
Sokak hayvanları dahil her konuda doğru düzgün pokitikalar olsa bunların hiçbiri sorun olmazdı.
Bugün bu ülke; eti, mısırı, pamuğu ve pek çok hububat ürününü ithal eden bir ülke duruma düştü.
Çünkü iktidar tarıma gerekli desteği vermiyor. Aksine bu ürünleri ithal edenlere imtiyazlar veriliyor.
Çiftçi kan ağlarken ithalatçılar parayı koyacak yer bulamıyor.
@celal__koc İlk satırda, 2. rakamı 1 ile çarp, 1. rakamı ekle= 5
İkinci satırda, 2. rakamı 2 ile çarp, 1. rakamı ekle = 12
Üçüncü satırda, 2. Rakamı üç ile çarp, 1. Rakımı ekle= 21
Dördüncü satırda 2. Rakamı dört ile çarp, 1. Rakamı ekle= 52
Yanlışım nerede?
Bir çocuğun beslenme çantasına bir bakalım:
1 adet yumurta 10 TL
5 adet zeytin 9,60 TL
1 dilim peynir 33,66 TL
1 paket süt 15 TL
1 adet domates 10,26 TL
1 adet salatalık 3,59 TL
1 adet mandalina 4,95 TL
1 adet pop kek 18 TL
Ekmek 15 TL
1 adet su 15 TL
1 adet muz 37,12 TL
TOPLAM: 172,18 TL
Aylık 3440 TL!
Aileler çocukların beslenmesini bile karşılamakta zorlanıyor.
Çocuklar okula aç geliyor, beden hem zeka gelişimleri zayıflıyor.
#eğitim #yusuftekin#yusuftekini̇stifa
Mansur Yavaş:
"Allah nasip ederse 1000 yeni otobüs alıp, Ankara halkını bedava taşıyacağım. Trafiği böyle çözeceğiz.
Hükümet enerji maliyetini kaldırsın, suyu da bedava veririz."
@mahfiegilmez Hocam yazılarınızı genelde takip ediyorum. Olaylara bakışınız, düşünceleriniz, görüşleriniz ve önerileriniz çok hoşuma gidiyor iyiki varsınız.
@mahfiegilmez Kesinlikle katılıyorum hocam ağzınıza sağlık her zaman vergi oranlarının düşük beyanların gerçek olması lazım. Çalışanlarda da böyle olmalı
Medyaya yansıdığı kadarıyla hükümet, çok tepki çeken emlak vergisi ve değerli konut vergisi rayiç değer tespitleriyle ilgili yeni bir düzenleme yapmaya hazırlanıyormuş. Eski rayiçlerin yeniden değerleme oranı kadar artırılmasıyla sorunun çözüleceği konuşuluyor. Kanımca rayiç değerlerin güncel değerlere yükseltilmesi doğrudur. Emlak fiyatları son yıllarda kat kat arttı. İnsanları düşük rayiçlere göre beyanda bulunarak yalan söylemeye yöneltmek devlet politikası olamaz. Bu çerçevede rayiç değerlerin bugünün koşullarına göre belirlenmesi doğrudur. Bununla birlikte bu rayiç değerler ve bu emlak vergisi oranlarıyla bu vergilerin kabulü mümkün değildir. Çözüm önerilerimi sıralayayım: (1) Emlak vergisinin oranları mevcut oranların dörtte birine düşürülmelidir. (2) Aynı konuttan emlak vergisine ek olarak değerli konut vergisi adı altında ikinci bir vergi alınması yanlışlığından vaz geçilmelidir. (3) Emlak alım satımlarında alınan tapu harcının oranı da yine mevcut oranın dörtte birine düşürülmelidir.
mahfiegilmez.com/2025/09/ikinci…
Ben lisedeyken (Ankara Atatürk Lisesi) bizim 45 kişilik sınıfta biri takdire biri de teşekküre geçen iki kişi vardı. Sınıfın yarıdan fazlası bütünlemeye kalırdı. Şimdi bakıyorum da takdir, teşekkür getirmeyenler azınlıkta kalıyor, bütünlemeye kalan neredeyse hiç yok.
Mülkiye'de okurken (1968 - 72) çevremizde Mülkiye'den, ODTÜ'den, Hacettepe Tıp'tan atılmış arkadaşlarımız vardı. Şimdi öyle bir şey yok, bir kez girdin mi mezun olup çıkmamak mucize.
Herkesi üniversite mezunu yapmaya yönelmiş bir eğitim sistemi kendisini mühendis, iktisatçı, hukukçu zanneden bir sürü mezun çıkarıyor ve bu insanlar iş bulamayınca hayata küsüyor. Daha kötüsü iş bulurlarsa da bizi hayata küstürüyorlar.