Ayşe Alan

4.3K posts

Ayşe Alan banner
Ayşe Alan

Ayşe Alan

@ayse_alan

Eğitimci | Yazar | Radyo Programcısı | ODTÜ Tarih & Bilkent Eğitim Bilimleri

Katılım Temmuz 2011
1.1K Takip Edilen1.4K Takipçiler
Ayşe Alan retweetledi
BirGün Gazetesi
BirGün Gazetesi@BirGun_Gazetesi·
Bu sayfa senin için İsmail! Yurttaşlar sana, gazeteciliğine, dürüstlüğüne ve temizliğine kefil İsmail. Elbette biz de öyle… Seni özlüyor, aramıza döneceğin günü sabırsızlıkla bekliyoruz birgun.net/haber/bu-sayfa… #Seninleyizİsmail
BirGün Gazetesi tweet media
Türkçe
17
560
1.9K
66.9K
Ayşe Alan retweetledi
Bağımsız Maden İş
Bağımsız Maden İş@bagimsizmadenis·
Madenci çocuklarını dinleyin: "Okulda gösterim vardı ama ben babamın yanına geldim. Babam burada bayıldı, hastalığı var. Kaç gündür yürüyor, açlık grevinde." #HakkımıVerDorukMadencilik
Türkçe
223
7.5K
24.3K
549.8K
Ayşe Alan retweetledi
Bağımsız Maden İş
Bağımsız Maden İş@bagimsizmadenis·
Oyuncu dostumuz Tülin Özen'e Doruk Madencilik işçileriyle dayanıştığı için teşekkür ederiz. @tulinozenn "Yürüyen, dirayet gösteren, inat eden, "Açız, çıplağız, burdayız!" diyen madencilerin yanındayım!" #MadencininEliniTut #HakkımıVerDorukMadencilik
Türkçe
37
1.5K
13K
252K
Ayşe Alan retweetledi
Veysel BOZKURT
Veysel BOZKURT@vbozkurt55·
OKUL SALDIRGANLARI ANALİZİ Peter Langman, yıllarca okul saldırganlarının günlüklerini, mektuplarını, adli raporlarını okumuş. Vardığı ilk sonuç rahatsız edici derecede sade. Tek bir okul saldırganı profili yok. Tek bir neden yok. Tek bir saldırı tipi yok. Bu basit görünen cümleler, medyanın onlarca yıldır tekrarladığı klişeyi çürütüyor. Ergen, yalnız çocuk. Şiddet içerikli video oyunları oynuyor. Zorbalığa uğruyor. Bir gün dayanamıyor ve kendisine eziyet edenleri vuruyor. Langman diyor ki bu hikâye yanlış. Sadece eksik değil, yanlış. Üç Psikolojik Tip Langman saldırganları üç kategoriye ayırıyor. Her biri farklı bir iç dünyanın fotoğrafı. PSİKOPATLAR. Aşırı narsisizm. Ahlakın reddi. Empatinin, suçluluğun, pişmanlığın yokluğu. Sadizm. Kendilerini hep kurban olarak görüyorlar, hiçbir şey onların hatası değil. Çabucak öfkeleniyor, kendilerini her şeye hak kazanmış sayıyorlar. PSİKOTİKLER. Halüsinasyonlar. Paranoid sanrılar. Dağınık konuşma ve davranış. Derin bir yalıtım. Daha başarılı akranlarına karşı kıskançlık. TRAVMATİZE OLMUŞLAR. Dağılmış, kaotik aileler. Ebeveynde madde bağımlılığı, suç geçmişi. Fiziksel, cinsel, duygusal istismar. Sık taşınmalar. Değişen bakım verenler. Bu Tipoloji Bize Ne Söylüyor? İlk ders, tekil nedenselliğin çöküşü. Medya bir saldırı sonrası hep aynı soruyu sorar. Video oyunları mı, silahlar mı, zorbalık mı, ruh sağlığı mı? Langman'ın verisi bu soruya tek bir cevabın olmadığını gösteriyor. Bütün saldırganları aynı çerçeveyle açıklayamazsınız. Biri narsist bir avcı. Öteki yaralı bir çocuk. İkisi de öldürdü ama motivasyonları, iç dünyaları, acıları aynı cinsten değil. İkinci ders daha rahatsız edici. Psikopati, psikoz ya da travma tek başına saldırıyı açıklamıyor. Langman bunu açıkça söylüyor. Bu özelliklere sahip insanların büyük çoğunluğu hiç kimseyi öldürmez. Saldırı çok etkenli bir olay. İçsel yapı artı toplumsal tetikleyici. Kim olduğun artı başına ne geldi. Tetikleyiciler listesi tanıdık. Akademik başarısızlık. Disiplin sorunları. Romantik reddedilme. Hukuki sorunlar. Akranlarla çatışma. Gelecek algısının çökmesi. Kariyer hayallerinin bitmesi. Hepsi sıradan ergenlik krizleri aslında. Fark şu. Psikopatik, psikotik ya da travmatize bir zihin, sıradan bir başarısızlığı kozmik bir adaletsizliğe dönüştürebilir. Diğerlerinin atlattığı şeyler, bu zihinlerde farklı yankılanır. Hedef Meselesi ve Zorbalık Miti "Okul saldırganı kendisine zorbalık yapanı vurur" anlatısı yanlış. Saldırganların büyük çoğunluğu personeli vuruyor. Öğretmenleri, yöneticileri, güvenlikçileri. İkinci sırada kadınlar var. Romantik reddedilme, cinsel hınç, yapısal misoji. Sonra aile. Zorba en altta. Demek ki saldırı bir intikam eylemi değil büyük ölçüde. Bir otorite, cinsiyet ve aile meselesi. Bu, sosyolojik olarak ayrıca incelenmesi gereken bir örüntü. Tehdit Değerlendirmesi ve Uyarı Sinyalleri Saldırganlar büyük çoğunlukla ne yapacaklarını önceden birilerine söylerler. Böbürlenmek için. Birini uyarmak için. Bir arkadaşı dahil etmeye çalışmak için. Hayran oldukları başka saldırganları taklit etmek için. Sosyal medyada, günlüklerde, sohbetlerde. Verinin Sosyolojik Okuması Veri bize ne söylüyor? Birkaç katman var. Birincisi, psikolojik indirgemeciliğin sınırı. Üç tipoloji (psikopat, psikotik, travmatize) önemli ama olayın bir boyutunu ortaya koyuyor. Bu tiplere sahip milyonlarca insan var, çok azı öldürüyor. Demek ki bireysel patolojiyi, toplumsal düzenin reddettiği, küçük düşürdüğü, seçeneksiz bıraktığı koşullarla birlikte düşünmek gerekiyor. Saldırganlık bir karakter değil, bir kesişim noktası. İkincisi, erkeklik ve hınç meselesi. Hedeflerin dağılımı tesadüf değil. Kadınların ve otorite figürlerinin öne çıkması, reddedilmiş erkekliğin şiddete dönüşümü hakkında kuvvetli bir sinyal veriyor. Üçüncüsü, sızıntının sosyolojisi. Saldırganlar izole değil aslında. Çoğu önceden konuşuyor, paylaşıyor, ima ediyor. Demek ki sorun sadece "yalnız kurt" değil. Sorun çevrenin sinyalleri işleyememesi, kolektif inkar, ve raporlama altyapısının çalışmaması. Bu bir bireysel psikoloji sorunu kadar bir kolektif dikkat sorunu. Dördüncüsü, cezalandırıcı mantığın iflası. Uzaklaştırma, atma, sert disiplin, hiçbiri problemi çözmüyor. Hatta büyütebiliyor. Bu, Türkiye'deki güncel çocuk suçluluğu tartışmalarında dikkate alınması gereken bir konu. Cezanın yaşını indirmek ya da sertleştirmek, önleme değildir. Önleme, erken tespit ve müdahale sistemidir. Bu sistemi kurmak hem pedagojik hem kurumsal bir iştir. Özetle Langman'ın çerçevesi bize şunu söylüyor. Okul saldırganlığı çok etkenli bir olgudur. Bireysel patoloji (psikopat, psikotik, travmatize) toplumsal tetikleyicilerle (akademik, romantik, ailevi, hukuki başarısızlıklar) buluştuğunda, ve çevre sızıntı sinyallerini göremediğinde, ve kurumlar ceza-merkezli düşündüğünde, saldırı olasılığı büyür. Önleme mümkündür ama disiplin değil, dikkat ister. Tehdit değerlendirmesi statik bir karar değil, süreklilik gerektiren bir süreçtir. Ve en önemlisi, bu çocuklar genellikle söylüyorlar. Biz duyamıyoruz.
Veysel BOZKURT tweet mediaVeysel BOZKURT tweet media
Türkçe
31
376
1.2K
141K
Ayşe Alan retweetledi
BirGün Gazetesi
BirGün Gazetesi@BirGun_Gazetesi·
‘1,20 metre fayans döşeli’ okulda çocuklar yaşatılamadı ✍️Ülkede her üç evden birinde silah var. Her yıl 3 binden fazla kişi bireysel silahlarla öldürülüyor. İsteyen istediği anda internetten silah sipariş ediyor. Kolaylıkla alıyor. Erkekliğin tanımı silahla, tespihle, şiddetle çiziliyor. Ekranda bütün erkek ‘makbul’ karakterler, ‘esas kadının’ beğendiği erkekler hep bağırarak konuşuyor, hep öfkeli, eli her an tetikte. “İyiler”in kazandığı filmler de yok artık. Şimdi tüm bunları siyasi iklimden, toplum mühendisliğiyle hazırlanan bu atmosferden bağımsız görebilir miyiz? birgun.net/makale/1-20-me… Semra Kardeşoğlu yazdı
Türkçe
0
22
74
6K
Ayşe Alan retweetledi
BirGün Gazetesi
BirGün Gazetesi@BirGun_Gazetesi·
Gazetemiz BirGün 22 yaşında: Buradayız, tam karşınızda, her zaman olduğumuz yerde. Dokunuyor, okuyor, izliyor, dinliyorsunuz bizi. Birlikteyiz, bir aradayız. Olması gerektiği gibi. Biliyoruz ki birlikte aşacağız tüm zorlukları. Bir gün mutlaka dedik ya daha ilk adımızda. Ne zaman görülmüştür kavlimizden döndüğümüz. Güzel günler, umutlu günler bizi bekliyor birgun.net/haber/birgun-m…
Türkçe
10
158
668
28K
Ayşe Alan retweetledi
Onur Öncü
Onur Öncü@onuroencueonuer·
İsmail Arı’nın cezaevinden gönderdiği mesaj: “Aile ziyaretinde gözaltına alındığım an kalemimi kırdıklarını anladım. Son bir yıldır beni tutuklamak istiyorlardı. Yani kurt kuzuyu yemeye çoktan karar vermişti. Ancak ben susmayacağım. Beni tutuklayanlar suç işledi. Gazetecilere ve iyi gazeteciliğe sahip çıkın. Herkese bolca selam. Gazetecilik kazanacak!” birgun.net/haber/tutuklu-…
Türkçe
121
2.7K
14.4K
171.9K
Ayşe Alan retweetledi
BirGün Gazetesi
BirGün Gazetesi@BirGun_Gazetesi·
BirGün'den kamuoyuna çağrı Muhabirimiz İsmail Arı, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla dün akşam Tokat’ın Turhal ilçesinde gözaltına alındı. Arkadaşımız, sabah saatlerinde Ankara’ya getirildi. Arı’nın gözaltına alınması, gazetecilere yönelik bir gözdağıdır. Haber ve habercilerle ilgisi olmadığı savunulan Dezenformasyon Yasası, bir kez daha gazetecilere dönük yargı sopası olarak kullanılmıştır. Ancak bilinmelidir ki ülkedeki yoksulluk, yolsuzluk ve adaletsizlik giderek derinleşirken rüşvet ve rant çarkı hızla dönmeye devam ederken gazeteciler susmayacaktır. İnatla, ısrarla anlatmaya, yazmaya devam edeceğiz. Arkadaşımızın bayram günü aile ziyaretinde olduğu evi basarak alelacele neden gözaltına alındığını da iyi biliyoruz. İsmail yolsuzluk dosyası haber yapmasın, depremde yakınlarını kaybedenlerin yaşadığı haksızlığı görmezden gelsin, kamu kaynaklarıyla semiren tarikat-cemaat-vakıf karanlığını yazmasın isteniyor. Arkadaşımız İsmail’in gözaltına alınmasının tek bir nedeni var, halkına ve mesleğine duyduğu sorumlulukla hakikatin peşinden gitmesi… Hiçbir baskı ve gözdağı bildiğimiz yoldan gitmemize engel olamaz. BirGün Gazetesi’nin her bir çalışanı ve her bir meslektaşımız ve yurttaşlar, Arı’ya yönelik haksız hukuksuz tutuma karşı duracaktır. Bu ablukayı dayanışma ile aşacağız. Ankara'da saat 15.00’te Yüksel Caddesi’nde, İnsan Hakları Anıtı önünde, İstanbul'da saat 16.00'da Taksim Tünel'de “İsmail Arı’yı serbest bırakın” demek için bir araya geleceğiz. Tüm kamuoyunu, “Haber hakkına sahip çıkmak” ve “Hukuksuzluklara dur” demek için Yüksel Caddesi’ne ve Taksim Tünel'e bekliyoruz. BirGün Gazetesi
BirGün Gazetesi tweet media
Türkçe
32
673
2.8K
52K
Ayşe Alan retweetledi
Ayşe Alan
Ayşe Alan@ayse_alan·
@korayhoca2012 @turgaypolatt Okullar sınav için oldu evet. Bu tespitte bir yanlış yok. Yapay zeka destekli açık uçlu soru değerlendirmesi diye bir uygulama yok okullarda. Belki belli okullarda deneniyordur . Sınavlar açık uçlu yapılmak zorunda, evet. Bunda haklısınız. LGS ve YKS’de ise test devam.
Türkçe
0
0
0
37
Koray Ayan
Koray Ayan@korayhoca2012·
@turgaypolatt Hepsi. Sadece bir örnek; “okullar sınav için oldu” sizin aktif eğitimin içinde olduğunuz ve çalıştığınız kurumunuzun dönemiydi. Şu an bağlam temelli eğitim yapılıyor. Çocuklar yapay zeka destekli açık uçlu sorularla değerlendiriliyor. Dinleme, konuşma gibi ölçmeye tabi tutuluyor.
Türkçe
8
0
1
1.7K
Turgay Polat
Turgay Polat@turgaypolatt·
Bir eğitimci olarak artık neresinden tutup neresini konuşacağımızı şaşırdık. Üstelik bizim söylediklerimiz umurlarında da değil. Ama gerçek şu “Türkiye’de eğitim sistemi çöktü” İşte çöken sistemin 10 açık göstergesi: 1-Okullar okul olmaktan çıktı. Eğitim diye bir şey yok her şey sınav için oldu. Okullar sınava hazırlık merkezi oldu. 2-Çocuklarımızın 3’te 1’i okula aç gidiyor. Okullar “başarılı” “zengin” ve “yoksul” okulları olarak kategorik olarak ayrılmış durumda. 3-Okullar yetmediği için herkes ikinci bir okula gidiyor: dershane. O da yetmiyor özel ders alıyor. 4- Ortaokul LGS’ye, liseler YKS’ye hizmet ediyor. Öğretmensiz ve okulsuz sistem yaratıldı. 8. sınıf ve 12. sınıf öğrencileri sadece sınava hazırlanıyor. 5-Ekonomik kriz başka ilde üniversite okumayı imkansız hale getirdi. Üniversiteler çöktü. Umut olmaktan çıktı. Üniversitelerin özerklik ve yaratıcılığı “0” seviyesinde. 6-Öğretmenler müfredatı bilmiyor. Evrak üzerinde iş yapılıyor. Beceri dersleri yok edildi. 7-Okul öncesi eğitime erişim 3 yaşta %17, 4 yaşta %37 5 yaşta %78 de kaldı. Okul öncesi eğitim alabilenler büyük oranda varlıklı aile çocukları. 8-Üniversite diploması var ama iş yok. 9-Okullar arasında dev bir eşitsizlik var. 10-CİO verilerine göre 7-17 yaş aradı zorunlu eğitimde olması gereken 1.2 milyon genç nerede belli değil. 11- Ne okulda ne işte genç sayısı 6.5 milyonu buldu. Sistemde kimse mutlu değil. Öğrenci mutsuz. Öğretmen yorgun. Veli endişeli. Bir sistem düşünün: İçindeki herkes şikâyetçi ama sistem hiç değişmiyor. Belki de artık şu soruyu dürüstçe sormak gerekiyor: Sorun çocuklarda mı? Yoksa eğitimi yönetenlerde mi?
Türkçe
62
298
1.4K
94.1K
Ayşe Alan retweetledi
BirGün Gazetesi
BirGün Gazetesi@BirGun_Gazetesi·
♀️ BirGün 8 Mart özel sayısıyla pazar günü bayilerde! 8 Mart'ta gazetemizde kadın mücadelesine dair birçok tartışmanın yanı sıra kadınların hikayesini, umudunu, direncini okuyacaksınız. Gazetenizi bayinizden alıp 8 Mart alanlarına taşımayı unutmayın!
Türkçe
0
28
81
12.1K
Ayşe Alan retweetledi
Elif Ilgaz
Elif Ilgaz@elifilgaz·
“Laikliği birlikte savunuyoruz” açıklamasının imzacıları ifadeye çağrılıyor birgun.net/haber/laikligi…
Elif Ilgaz tweet media
Türkçe
1
23
150
2.4K
Ayşe Alan retweetledi
Berkant Gültekin
Berkant Gültekin@GultekinBerkant·
Laikliğe neden ihtiyacımız var? İktidar bloku konuyu eski siyasi gerilimlerin güncellenmiş bir versiyonu olarak tanımlayarak gerçeği perdelemek ve ülkenin içinde bulunduğu durumu toplumdan gizlemek istiyor. Oysa bugünkü meselenin, 28 Şubat süreciyle uzaktan yakından ilgisi yok. Laiklik, 90’lı yıllarda, devlet yönetimine hâkim olan güçlerin birtakım şekilci uygulamaları ve yüzeysel yaklaşımıyla özdeşleştirilemez. Laiklik “yasakçılık” değildir; Aydınlanma sayesinde özgürleşen insan aklının ve iradesinin güvencesidir. İnsan onuruna yaraşır bir düzen için demokrasiyi akla, mantığa ve bilime teslim etmektir. Laikliği 28 Şubat ile eş anlamlıymış gibi yorumlamak, laiklikten söz açılınca konuyu 28 Şubat’a getirmek, bu ilkenin varlığından rahatsız olanların en belirgin refleksidir. Laiklik, toplumu inançlıların yüzünü güldürmek için yola çıkıp finansçıların yüzünü güldüren iktidarlardan korur. Laiklik, emeğiyle geçinenleri patronların azgın sömürü hırsından ve buna yol veren adaletsiz düzenlerden korur. Laiklik, çocukları niteliksiz eğitime ve sabun konulmayan okullara mahkûm edip kendisini Ramazan üzerinden aklamaya çalışan bakanlardan korur. Dahası laiklik, Allah ile aldatanlara karşı imanı da kirlenmekten korur. İşte bu yüzden daha önce hiç olmadığı kadar memleketin laikliğe ihtiyacı var. birgun.net/makale/laiklig…
Türkçe
7
42
119
3.3K
Ayşe Alan retweetledi
Emre ER
Emre ER@emreerytu·
Okullarda davranışsal bir anomali var ve eğitimcilerin eli kolu bağlı. Olağanüstü zamanlarda olağan yöntemler işe yaramıyor. Öğretmen ve yöneticileri güçlendirmeden yol almamız çok zor. Saygı için ön şart itibar. Zorbalığa nezaket diyerek çözüm arayanlara duyrulur.
Emre ER@emreerytu

" 11. sınıfta okula gitmeyen, başarısızlık veya disiplin suçundan sınıfta kalan 22 bin öğrenci, hiçbir şart aranmadan 12. sınıfa geçirildi" Bunun yaşandığı bir ülkede akran zorbalığının ve şiddetin önlenmesi ile ilgili bilimsel proje yapılması oldukça iyimser bir bakış.

Türkçe
3
43
515
41.6K
Ayşe Alan retweetledi
Timur Soykan
Timur Soykan@timursoykan·
Faşizme inat kardeşimsin Hrant.
Timur Soykan tweet media
Türkçe
55
561
8.3K
91.4K