Bee
35.4K posts


“Arınma” sözcüğü üstünüzdekilerden temizlenmek anlamına gelir. “Aklanmak” ise beraat etmek, masumiyetinizi göstermek anlamına gelir. Kullanılması gereken ikincisidir! Cezaevlerindeki CHP’li belediye başkanlarından umduğumuz ve beklediğimiz suçsuzluklarını göstermeleri ve beraat etmeleridir.










🌾 Sincan Germeç’teydik… Kadın Kolları Genel Başkanımız Ayten Gülsever, MYK üyelerimiz Elmas Kübra Karaca Demirci ve Dila Sayar ile CHP Ankara İl yöneticilerimiz, mevsimlik tarım işçilerinin yaşam koşullarını yerinde görmek için Germeç bölgesini ziyaret etti. 200 çadır… Yaklaşık 100 çocuk eğitimden uzak… Altyapısı olmayan yaşam alanları… Sağlıksız barınma koşulları… Ve bütün bunların ortasında hem tarlada çalışan hem de çadıra döndüğünde yemek, temizlik ve bakım emeğini tek başına üstlenen kadınlar… Soframıza gelen her lokmanın ardında görünmeyen bir emek var. Mevsimlik tarım işçileri yalnızca hasat zamanı hatırlanacak insanlar değildir. Çocukların eğitim hakkı, kadınların insanca çalışma ve yaşam hakkı, emekçilerin güvenli barınma hakkı ertelenemez. Sosyal devlet söylemde değil; tarlada, emekçinin yanında ve çocuğun geleceğinde kendini gösterir. Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak toprağa alın teri döken emekçilerimizin sesi olmaya devam edeceğiz. 🌾✊ #CHPKadınKolları #AytenGülsever #MevsimlikTarımİşçileri SosyalDevlet #EğitimHakkı #Tarımİşçileri

Son birkaç günde gündeme gelen ve kamuoyunda henüz yalanlanmayan iddialar, Kılıçdaroğlu'nun yıllardır öne çıkarılan dürüstlük imajının da bir illüzyon olduğunu gösteriyor. İddialara göre, Kılıçdaroğlu döneminde CHP'den yüz milyonlarca liralık organizasyon işi alan bir şirketin sahibi, genel başkanlıktan ayrıldıktan sonra Kılıçdaroğlu'nun ofis kirasını, siyasi harcamalarını ve personel giderlerini karşılamış. Söz konusu kişinin aynı zamanda Kılıçdaroğlu'nun öz yeğeni olduğu da belirtiliyor. Bu iddiaların doğru olduğunun ortaya çıkması, Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı döneminde parti kaynaklarının nepotistik ilişkiler üzerinden yakın çevresine aktarıldığını ve bu ilişkilerin görevden ayrıldıktan sonra da partiyi ele geçirmek için sürdürüldüğünü gösterecektir. Tahminen birçok gazeteci ve siyasetçinin vakıf olduğu bilgilerin ancak mutlak butlan kararından sonra kamuoyuyla paylaşılması çok üzücü. Kılıçdaroğlu'nun yakın çevresinde bulunan ve onunla hareket eden küçük siyasetçi grubunun da Kılıçdaroğlu döneminde belediyelerle benzer ilişkiler kurduğunu tahmin ediyorum. Partinin milyarlarca liralık Hazine yardımı alması CHP'nin bu şekilde ele geçirilmesindeki temel motivasyonlardan birini teşkil ediyor.

Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu: "Hiç kimsenin partiden ayrılma lüksü yoktur. Kendi içimizde çatışma değil, tam tersine ülkeyi bu hale getirenle bizim mücadele etmemiz lazım. Müzakere değil, mücadele etmemiz lazım."

Son birkaç günde gündeme gelen ve kamuoyunda henüz yalanlanmayan iddialar, Kılıçdaroğlu'nun yıllardır öne çıkarılan dürüstlük imajının da bir illüzyon olduğunu gösteriyor. İddialara göre, Kılıçdaroğlu döneminde CHP'den yüz milyonlarca liralık organizasyon işi alan bir şirketin sahibi, genel başkanlıktan ayrıldıktan sonra Kılıçdaroğlu'nun ofis kirasını, siyasi harcamalarını ve personel giderlerini karşılamış. Söz konusu kişinin aynı zamanda Kılıçdaroğlu'nun öz yeğeni olduğu da belirtiliyor. Bu iddiaların doğru olduğunun ortaya çıkması, Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı döneminde parti kaynaklarının nepotistik ilişkiler üzerinden yakın çevresine aktarıldığını ve bu ilişkilerin görevden ayrıldıktan sonra da partiyi ele geçirmek için sürdürüldüğünü gösterecektir. Tahminen birçok gazeteci ve siyasetçinin vakıf olduğu bilgilerin ancak mutlak butlan kararından sonra kamuoyuyla paylaşılması çok üzücü. Kılıçdaroğlu'nun yakın çevresinde bulunan ve onunla hareket eden küçük siyasetçi grubunun da Kılıçdaroğlu döneminde belediyelerle benzer ilişkiler kurduğunu tahmin ediyorum. Partinin milyarlarca liralık Hazine yardımı alması CHP'nin bu şekilde ele geçirilmesindeki temel motivasyonlardan birini teşkil ediyor.

Silkip atacaksın. Partiden, ivedilikle ihraç. .

Son birkaç günde gündeme gelen ve kamuoyunda henüz yalanlanmayan iddialar, Kılıçdaroğlu'nun yıllardır öne çıkarılan dürüstlük imajının da bir illüzyon olduğunu gösteriyor. İddialara göre, Kılıçdaroğlu döneminde CHP'den yüz milyonlarca liralık organizasyon işi alan bir şirketin sahibi, genel başkanlıktan ayrıldıktan sonra Kılıçdaroğlu'nun ofis kirasını, siyasi harcamalarını ve personel giderlerini karşılamış. Söz konusu kişinin aynı zamanda Kılıçdaroğlu'nun öz yeğeni olduğu da belirtiliyor. Bu iddiaların doğru olduğunun ortaya çıkması, Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı döneminde parti kaynaklarının nepotistik ilişkiler üzerinden yakın çevresine aktarıldığını ve bu ilişkilerin görevden ayrıldıktan sonra da partiyi ele geçirmek için sürdürüldüğünü gösterecektir. Tahminen birçok gazeteci ve siyasetçinin vakıf olduğu bilgilerin ancak mutlak butlan kararından sonra kamuoyuyla paylaşılması çok üzücü. Kılıçdaroğlu'nun yakın çevresinde bulunan ve onunla hareket eden küçük siyasetçi grubunun da Kılıçdaroğlu döneminde belediyelerle benzer ilişkiler kurduğunu tahmin ediyorum. Partinin milyarlarca liralık Hazine yardımı alması CHP'nin bu şekilde ele geçirilmesindeki temel motivasyonlardan birini teşkil ediyor.





Son birkaç günde gündeme gelen ve kamuoyunda henüz yalanlanmayan iddialar, Kılıçdaroğlu'nun yıllardır öne çıkarılan dürüstlük imajının da bir illüzyon olduğunu gösteriyor. İddialara göre, Kılıçdaroğlu döneminde CHP'den yüz milyonlarca liralık organizasyon işi alan bir şirketin sahibi, genel başkanlıktan ayrıldıktan sonra Kılıçdaroğlu'nun ofis kirasını, siyasi harcamalarını ve personel giderlerini karşılamış. Söz konusu kişinin aynı zamanda Kılıçdaroğlu'nun öz yeğeni olduğu da belirtiliyor. Bu iddiaların doğru olduğunun ortaya çıkması, Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı döneminde parti kaynaklarının nepotistik ilişkiler üzerinden yakın çevresine aktarıldığını ve bu ilişkilerin görevden ayrıldıktan sonra da partiyi ele geçirmek için sürdürüldüğünü gösterecektir. Tahminen birçok gazeteci ve siyasetçinin vakıf olduğu bilgilerin ancak mutlak butlan kararından sonra kamuoyuyla paylaşılması çok üzücü. Kılıçdaroğlu'nun yakın çevresinde bulunan ve onunla hareket eden küçük siyasetçi grubunun da Kılıçdaroğlu döneminde belediyelerle benzer ilişkiler kurduğunu tahmin ediyorum. Partinin milyarlarca liralık Hazine yardımı alması CHP'nin bu şekilde ele geçirilmesindeki temel motivasyonlardan birini teşkil ediyor.



Son birkaç günde gündeme gelen ve kamuoyunda henüz yalanlanmayan iddialar, Kılıçdaroğlu'nun yıllardır öne çıkarılan dürüstlük imajının da bir illüzyon olduğunu gösteriyor. İddialara göre, Kılıçdaroğlu döneminde CHP'den yüz milyonlarca liralık organizasyon işi alan bir şirketin sahibi, genel başkanlıktan ayrıldıktan sonra Kılıçdaroğlu'nun ofis kirasını, siyasi harcamalarını ve personel giderlerini karşılamış. Söz konusu kişinin aynı zamanda Kılıçdaroğlu'nun öz yeğeni olduğu da belirtiliyor. Bu iddiaların doğru olduğunun ortaya çıkması, Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı döneminde parti kaynaklarının nepotistik ilişkiler üzerinden yakın çevresine aktarıldığını ve bu ilişkilerin görevden ayrıldıktan sonra da partiyi ele geçirmek için sürdürüldüğünü gösterecektir. Tahminen birçok gazeteci ve siyasetçinin vakıf olduğu bilgilerin ancak mutlak butlan kararından sonra kamuoyuyla paylaşılması çok üzücü. Kılıçdaroğlu'nun yakın çevresinde bulunan ve onunla hareket eden küçük siyasetçi grubunun da Kılıçdaroğlu döneminde belediyelerle benzer ilişkiler kurduğunu tahmin ediyorum. Partinin milyarlarca liralık Hazine yardımı alması CHP'nin bu şekilde ele geçirilmesindeki temel motivasyonlardan birini teşkil ediyor.











