Batu
10.8K posts

Batu
@benmbs
acı kök reyonunda https://t.co/3PM8r0APvr


george lakoff ile mark turner'ın, metaforların şiirden gündelik dile uzanan bilişsel gücünü emily dickinson'dan shakespeare’e, dante’den t.s. eliot’a kadar pek çok önemli şairin dizelerini inceleyerek ortaya koyduğu eseri "metaforun doğası" boğaziçi üniversitesi yayınlarından çıkmış


Eskiden, FAKİR AMA MUTLU insanlar vardı ve olabiliyordu. Neden? FAKİRLERDİ ama, AYBAŞI gibi bir dertleri de yoktu. Yani, o zaman FAKİRLİK, elde ettiğin GELİR ile yetinebilmekti. Fakat, burada yanlış anlaşılmayım. Şimdiki insanlar yetinmiyorlar mı? Tam tersi, şu anda YETİNME şansı kalmadı insanların. MAAŞIN yarısını KİRA yutuyor. Kalan kısım, GIDA ve asgari diğer ihtiyaçlara zar zor yetiyor. Eskiden, FAKİR insan, en kötü KAHVEYE ya da ÇAY BAHÇESİNE oturabiliyordu. Ya da, PİKNİĞE gidebiliyordu. Yeni dönemin FAKİRİ, beton bloklar arasında sıkışmış durumda. Ne gidebileceği bir ÇAY BAHÇESİ, ne de IZGARA yakabileceği bir PİKNİK alanı yok. Evi, kendi HAPİSHANESİ durumuna gelmiş durumda. Eskiden FAKİR olmak, sadece bir SOSYAL SINIF idi. Şimdi FAKİR olmak, AYBAŞINA asla PARANIN yetişmemesi demek. Çünkü, asgari şekilde harcasa bile; yetmiyor. Eskiden, MAAŞINA göre, UCUZA oturabileceğin EVLER vardı. Şimdi onlar yok. UCUZ yok. PAHALI ya da AZ PAHALI var. Eskiden, AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZATMAK mümkün idi. Şimdi, YORGAN; ne yaparsan yap; kısa. Çok kötü bir çağa girdik. İnsanların TOPRAĞA dönme şansları da kalmadı. KÖYDEN koptuğun ya da kopmak zorunda kaldığın an, ŞEHİR KÖLESİ oluyorsun. KÖY KÖLESİ olmaktan farkı ise, en azından KÖYDE dağ taş senin. FAKİR ama ÖZGÜRSÜN. ŞEHİR KÖLESİ, evinden çıkamaz halde. İŞE gitmek hariç... İşte bu sebeple, herkesin yüzü düşük. İşte bu sebeple, gözlerinin içi gülen insan kalmadı. Artık ÇOCUKLAR bile EVE MAHKUM, çünkü dışarısı güvenli olmaktan da çıktı... Evler küçüldü. Özel alanlar küçüldü. Herkesin TV'si artık elinde. YAŞAYAN AZINLIĞI seyrediyor insanlar. Belki bu şekilde, gelmeyen AYBAŞINI bir nebze unutuyorlardır...



Yapay zeka ile binlerce içerik üretip otomasyona bağlamak gibi işlere para kazandırma ihtimali olsa bile karşıyım. İnterneti çer çöp içerikle doldurmak bir yana, bu tip işlerin en kötü tarafı kişilerin mindset'ini bozması. Sürekli değersiz bir şeyleri binlerce adet üretip otomasyona bağlamayı düşünen biri, zaman içinde değer üretebilecek kaslarını kaybediyor. Kafa tamamen kısa yoldan işler kovalamaya kayıyor... Yapay zekanın asıl gücü bu olmamalı. Rutin işleri azaltıp insanın daha iyi ürün, daha iyi fikir, daha iyi çözüm üretmesine ve işlerini büyütmesine yardım etmesi lazım. Ha mesele işleri büyütmek de değil. Çöpü mü büyütüyorsun, yoksa gerçekten değerli bir şeyi mi? Düşünce yapımız her şeydir. Onu temiz tutalım, katma değer üretmeye çalışmaktan vazgeçmeyelim.



Yeni yazı! İki arkadaşın acil para kazanma ihtiyacı ve arzusundan yola çıkarak vasatlığını ve bu vasatlıkta koca bir memleketle paydaş olduğunu üzülerek keşfettiği ve son çare bu inkisarı kağıda geçirdiği yazıdır efendiler: benmbs.blog/dusunce/bizim-… En az 5 yazıdan oluşacak, muhtemelen daha fazla yazıyı da ihtiva edecek bir denemedir.

Mesele zemzemi istemekte değil, sa'yi göze almakta. Allah, zemzem suyunu Hz. Hacer, Safa ve Merve tepeleri arasında yedi tur sa'y yaptıktan sonra verdi. Hedefin doğru olması yetmez. Aynı zamanda kalpte recâ (umut), dilde dua, bedende çaba olmalı ki zemzem nasib olsun.




AVUKATLARA ÖZEL... ▫️12. Yargı Paketi'nde avukatlarımıza özel düzenlemelerin çalışmalarını yapıyoruz. ▫️Özellikle avukatlarımıza maddi anlamda fayda sağlayabilecek düzenlemeler yapmak istiyoruz. ▫️Tapu işlemlerinde 30 bin lira üstü işlemlerde iki taraf için avukat zorunluluğu getirilecek.












