
Ahmet polat
5 posts






ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI VEDAT IŞIKHAN'IN , UZLAŞILAN KONULARLA İLGİLİ 20 AĞUSTOS TARİHLİ AÇIKLAMASININ ÖNEMLİ BÖLÜMLERİ AŞAĞIDADIR. Vedat Işıkhan,"...Süreç, kamu personelinin geneline ilişkin ve hizmet kollarındaki sendikalarımızla büyük oranda uzlaşma sağladığımızı özellikle ifade etmek isterim. Yaklaşık 4.2 milyon memurumuzu ilgilendiren genele ilişkin ve mali sosyal haklarda 58 maddede, hizmet kollarında da 311 maddede, yani toplamda 369 maddede uzlaşma sağlanmıştır. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’ndan çıkacak genele ilişkin artış oranları kararının da şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.. Burda en can alıcı nokta, genele ilişkin 58 maddede anlaşma sağlandığı ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nda verilecek kararın, artış oranları ile ilgili olacağı ifadeleridir. Benim bu açıklamadan anladığım, bugün Memur Sen'in 58 maddeyi riske atmadık, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na katıldık açıklaması ile, 20 Ağustos'ta Sayın Vedat İşıkhan'ın yukarıdaki açıklamasının örtüşmediğidir. 4688 Sayılı Kanun şöyle söylemektedir; "Uyuşmazlık hali[37] Madde 33 – (Değişik: 4/4/2012-6289/23 md.) Toplu sözleşme görüşme süreci sonunda toplu sözleşme imzalanamaması halinde, üzerinde uzlaşılan ve uzlaşılamayan konuları içeren toplantı tutanağı, tutanağın kamu görevlilerinin geneline yönelik bölümü Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı ve hizmet kollarına yönelik bölümleri ilgili sendika temsilcisi ile Kamu İşveren Heyeti Başkanı tarafından imzalanır." Şimdi, ortada bir metin var ve Kamu İşveren Heyeti ile, yetkili sendikalar 58'i genele ait olmak üzere, 369 maddede anlaşmış. Sayın Vedat İşıkhan'ın da ifade ettiği gibi Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna sadece oransal zammı görüşmek ve varsa başka sosyal talepler kalmış. O sosyal talepleri Kamu İşveren Heyeti Toplu Sözleşme sürecinde kabul etmediği için, Hakem Kurulundan geçmesi de imkansızdır. Demek istediğim şudur. (Bu durumu daha önce biri eski Devlet Personel Başkanı, diğeri Devlet Personel Başkan Yardımcılığı da yapmış, iki tecrübeli ve bu konularda bilgili dostlarımla da müzakere ettim.) Dedikleri şu, "Uzlaşmazlık metnindeki, uzlaşılan konuları Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna götürmek, Hakem Kurulunun görev tanımı ile uygun olmaz. Hakem Kurulunun görevi, uzlaşılan konuları görüşmek değil, uzlaşmazlık konularını karara bağlamaktır. Kaldı ki, uzlaşılan ve geçmişten gelen uzlaşma konuları ve kazanımları reddetmek Hükümet açısından, moral bakımdan, bir başka tartışmaya da sebep olur. Reddetmeleri mümkün değildir. " Memur Sen'in, genele ilişkin 58 maddedeki kazanımları riske atardık, gerekçesi ile, Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna katıldığını açıklaması böyle bir değerlendirme yapmamı gerekli kılmıştır. Memurlarımız adına en doğruyu bulmaya çalışmak gerekir. Memur Sen'in toplantıya katılma sebebi bu 58 maddedir, değildir bu ayrı bir tartışma konusudur. Bu konudaki görüşlerimi defalarca anlattım. Bence asıl sebep, bu 58 kazanımı tehlikeye atmak değildir. Sebepleri Kamu oyu takdir edecektir. 4688 sayılı Kanunun ilgili maddelerinin, bilhassa uzlaşmazlık durumunda, bir genelge ile daha açık hale getirilmesi gerekir. Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna yetkisi dışında bir görevi hiç kimse veremez. Asıl olan, Toplu Sözleşme masasıdır. Tekrar ediyorum, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu sadece, yetkili sendikalarla, kamu İşvereni arasında uzlaşılmayan hususları görüşebilir. Aksi her türlü yaklaşım, Toplu Sözleşme hakkının ihlalidir. Kaldı ki, bugüne kadar hiç denenmemis olsa da; "4688 Madde 31- ... tarafların Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurmaması halinde, kamu görevlilerine sonraki iki mali yıl boyunca uygulanacak mali ve sosyal haklar genel hükümlere göre belirlenir." hükmü, denenmeliydi. Hak elde edebilmek, ufuk sahibi ve cesur olmayı gerekli kılar. Bunun ilk şartı da, bağımsız hareket edebilme ve hür irade ile karar verebilmektir. Not: Bu yazı hiç bir sendikayı suçlama amacı taşımayan, teknik veya varsa bir uygulama hatasını tartışmak amacı ile kaleme alınmıştır.

