Ali Babacan: “Biz KHK Eylem Planını açıkladığımızda siyasi partiler ‘KHK’ demeye cesaret edemiyordu.
Biz, ‘Burada büyük bir mağduriyet var, hukuk devletine bu yakışmaz’ dedik.
O dönemde bazı siyasi parti genel başkanları bana ‘Allah razı olsun siz yaptınız, biz yapamayız. Çünkü korkarız’ dediler.”
@SibelSuicmez Kamuoyu araştırması sonuçlarına göre vatandaşların %65'i KHK mağdurlarının görevlerne iade edilmesini istiyor.Geri kalanların bir çoğuda KHK'nın ne olduğunu bilmedği gibi yaşanan mağduriyetleri de bilmemektedir.Kısacası halkta mağduriyetler giderilsin istiyor #BirKHKBinlerMağdur
@tcbestepe@RTErdogan 💫 Halkın çoğunluğu KHK sorunun çözümünü istiyor.
⚖️Her evde her mahallede her yerde birilerinin KHK ile mağdur edilmiş ayrıştırılmış ötekileştirilmiş bir yakını var.
Toplumda bozulan adaletin yeniden tesisi adına devletimize olan inancımız ilk günkü gibi tamdır.
Göreve iade .
@devapartisi KHK mağduriyetini ve kıyıda köşede kalmış bütün mağduriyetleri cesurca dile getiren Sn Ali BABACAN a ve elini taşın altına koyan herkese teşekkür ederiz
@Ahmet_Davutoglu Sn. Başkanım mazlum ve mağdurların sesi olduğunuz için sonsuz teşekkür ederiz, bizlerde uğradığımız haksızlığın son bulmasını yaş ile kurunun birbirinden ayrılmaaını velhasıl haklarımızı geri almayı istiyoruz
#KHKlılarÇözümBekliyor
Sayın Vekilim
Her daim her meselede sergilediğiniz hakkaniyetli duruş gerçekten takdire şayandır. Adalet duygusunu diri tutan, vicdanı merkeze alan bu yaklaşımınız umudunu kaybetmek üzere olan nice insan için bir ışık olmaktadır.
Bizler, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile hayatları altüst edilmiş, yıllardır haklarını arayan insanlar olarak yaklaşık on yıldır ADALET bekliyoruz. Sadece işimizi değil; itibarımızı, sosyal çevremizi, geleceğe dair güvenimizi de kaybettik. Hukuken aklanmış olmamıza rağmen sesimizin duyulmaması, yaşadığımız mağduriyetleri daha da derinleştirmektedir.
Bu noktada, KHK’lı bir polis evladı olup, aramızdan ayrılan Yusuf Tarık Gül için göstermiş olduğunuz hassasiyet ve çaba, vicdan sahibi herkesin yüreğine dokunmuştur. O masum yavrunun ardından yükselttiğiniz adalet çağrısı, yalnızca bir çocuğun hatırasına sahip çıkmak değil; aynı zamanda bu ülkede yaşanan büyük bir haksızlığa karşı güçlü bir duruşun ifadesidir. Bu duyarlılığınız, bizler için çok kıymetli ve umut vericidir.
KHK’lı binlerce insanın sesi çoğu zaman duyulmuyor, yaşanan hukuksuzluklar görmezden geliniyor. Oysa adalet, bir toplumun temelidir; yokluğunda hiçbir şeyin sağlıklı ilerlemesi mümkün değildir. Sizlerin bu yöndeki çabaları, sadece mağdur edilenlerin değil, aynı zamanda toplumun vicdanının da sesi olmaktadır.
Bu anlamda göstermiş olduğunuz adalet mücadelesi ve cesur duruşunuz için gönülden teşekkür ediyor, hakkaniyetli yaklaşımınızın daim olmasını temenni ediyoruz.
Saygılarımla.
Sayın vekilim,
KHK’lılar adına yapmış olduğunuz bu anlamlı ve vicdanlı çağrı gerçekten çok anlamlı vede çok değerli .
Adaletin, hakkaniyetin ve insanlık onurunun sesi olduğunuz bu yaklaşımınız yalnızca bir destek değil, aynı zamanda umut veren bir duruş niteliği taşıyor.
Bu duyarlı tavrınız, haksızlığa uğramış pek çok insanın kalbine dokunmakta ve yeniden bir güven duygusu inşa etmektedir. Böylesine zor zamanlarda sergilediğiniz bu adil ve merhametli bakış açısı, toplum adına da son derece değerlidir.
Bu hakkaniyetli yaklaşımınızdan dolayı sizlere gönülden teşekkür ediyor, Allah sizden razı olsun diyorum🙏
“İltisak” denilen o zehirli sarmaşık sadece insanları işinden etmiyor…
Aynı zamanda hukuk güvenliğini ve eşitlik ilkesini de zedeliyor.
Çünkü ben, hiçbir somut delile dayanmayan; hayatın olağan akışına aykırı, soyut ve subjektif değerlendirmelerle ihraç edilmiş bir polis memuruyum.
Hakkımda takipsizlik kararı olmasına ve herhangi bir örgüt bağlantımın bulunmadığı resmi olarak tespit edilmesine rağmen, tamamen soyut bir “kodlama” gerekçe gösterilerek mesleğimden uzaklaştırıldım.
Daha da çarpıcı olan ise şu:
Bugün aynı nitelikte, hatta daha ağır olduğu ifade edilen değerlendirmelerle ilgili dosyalar İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından “ceza verilmesine yer olmadığı” denilerek kapatılıyor ve meslektaşlarım görevlerine devam ediyor.
Ama bizler KHK ile işlem gördüğümüz için, aynı “iltisak” denilen bu soyut ve tartışmalı değerlendirmeler nedeniyle doğrudan ihraç edildik.
Yani ortada çok net bir çelişki var:
Aynı içerik, aynı soyut veri…
Ama iki farklı yol, iki farklı sonuç.
Bir tarafta dosyalar kapatılıyor ve göreve devam ediliyor,
diğer tarafta ise aynı gerekçelerle insanlar mesleklerinden tamamen koparılıyor ve otaya çıkan tablo bu büyük eşitsizliği gözler önüne seriyor.
Bu durum yalnızca benimle de sınırlı değil.
Benimle aynı süreçleri yaşayan, aynı gerekçelerle ihraç edilen ve aynı çelişkilerle karşı karşıya kalan binlerce polis memuru bulunuyor.
Eğer bu değerlendirmeler gerçekten bir ihraç sebebiyse, bugün neden kapatılıyor?
Yok eğer bugün kapatılabiliyorsa, o zaman geçmişte verilen bu kararlar neye göre alındı?
Sorun artık bireysel değil.
Bu, açık bir eşitsizlik ve ciddi bir adalet problemidir.
Sayın Vekilim,
Görev yaptığım süre boyunca bir kez dahi kanunsuzluk veya görev dışı bir davranışım olmamıştır. Her zaman kanunlar çerçevesinde hareket ettim; devletimin hem gücünü hem de şefkatini, bana verilen yetkiler dahilinde ve sorumluluk bilinciyle temsil ettim. Hiçbir zaman yetkimi aşmadım.
Ancak 2022 yılında, KHK sürecinin bitimine bir gün kala; hayatın olağan akışına aykırı, soyut ve subjektif bir değerlendirme olan “garson kodlaması” gerekçe gösterilerek ihraç edildim.
İdare ve bölge idare mahkemelerinde davamı oybirliğiyle kazandım. Buna rağmen, Danıştay tarafından kararlarım 3’e karşı 2 oy çokluğuyla bozuldu.
👉Üstelik bugün gelinen noktada; aynı kodlama ile, hatta daha ağır olduğu ifade edilen kodlamalara sahip meslektaşlarımın dosyaları İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından “ceza verilmesine yer olmadığı” gerekçesiyle kapatılmakta ve görevlerine devam etmeleri sağlanmaktadır.❗️
📍Sayın Vekilim, burada açık bir çelişki bulunmaktadır:
Aynı içerikte, aynı nitelikte, hatta daha ağır olduğu iddia edilen veriler için farklı kararlar verilmektedir. İki polis düşününüz; aynı veri, aynı soyut değerlendirme… Ancak biri ihraç edilirken, diğeri görevine devam etmektedir.
Üstelik bu durum yalnızca şahsıma özgü değildir. Benimle aynı süreci yaşayan, benzer gerekçelerle ihraç edilmiş ve aynı çelişkilerle karşı karşıya kalan binlerce polis memuru bulunmaktadır.
⚖️Bu durumun ne kadar adil, ne kadar vicdani ve ne kadar eşit olduğu hususunu takdirlerinize sunuyorum.
📎Ayrıca özellikle belirtmek isterim ki; hakkımda oluşturulan “garson kodlaması”nı hiçbir şekilde kabul etmiyorum. Bu değerlendirme tamamen soyut, gerçek dışı ve somut hiçbir delile dayanmamaktadır. Buna rağmen hâlen ihraç edilmiş durumdayım.
Bu çerçevede, yaşanan bu açık çelişkinin ve eşitsizliğin giderilmesi adına durumumun yeniden değerlendirilmesini saygılarımla arz ederim.
Bir polisin ihraç edilmesi bu kadar kolay mı? Bu açıklamaya ve yaşadıklarıma bakılırsa oldukça kolay görünüyor.
Ben, hiçbir somut delile dayanmayan; hayatın olağan akışına aykırı, soyut ve subjektif “garson kodlaması” gibi bir gerekçeyle 2022 yılında Süleyman Soylu imzasıyla ihraç edildim. Üstelik hakkımda verilmiş takipsizlik kararı ve herhangi bir örgüt bağlantımın bulunmadığını ortaya koyan resmi tespitler olmasına rağmen. Ayrıca açıkça ifade ediyorum ki; bu tür kodlamaları hiçbir şekilde kabul etmiyorum. Tamamen soyut ve gerçek dışı nitelikte olan bu değerlendirmelerin ihraç gerekçesi yapılmasını da hukuken ve vicdanen doğru bulmuyorum.
Daha da çarpıcı olan şu:
Bugün aynı kodlamalarla, hatta benim dosyama isnat edilenden daha ağır içerikte olduğu iddia edilen kodlamalarla ilgili dosyalar kapatılıyor ve meslektaşlarım görevlerine devam ediyor.
Eğer bu soyut kodlamalar gerçekten ihraç sebebiyse, o zaman geçmişte daha ağır olduğu söylenen durumlar neden ihraç edilmedi? Ben neden bu soyut kodlama ile apar topar KHK torbasına atıldım da, benden daha ağır karşılığı bulunan, hatta örgüt içinde yönetici olarak kodlanan kişiler o dönem neden KHK kapsamına alınmayıp yüksek disiplin kurulu kararıyla değerlendirmeye tabi tutuldu ve bugün dosyaları kapatılıyor? Üstelik bu tablo, kabul etmediğim ve soyut olduğunu düşündüğüm aynı kodlamaların, kişiler arasında farklı sonuçlar doğuracak şekilde uygulanması nedeniyle ciddi bir eşitsizliği de ortaya koyuyor.
Eğer bugün kapatılabiliyorsa, benim dosyam neden hâlâ bu soyut gerekçeyle ihraç edilmiş durumda?
Bu tablo tek bir soruyu akla getiriyor:
İhraç edilmek gerçekten hukuki ve somut kriterlere mi dayanıyor, yoksa kişiden kişiye değişebilen, keyfi bir uygulama mı?
Adalet, benzer durumda olanlar arasında farklı sonuçlar doğurmamalıdır.
Aksi hâlde sorun sadece bireysel değil, sistemsel bir adaletsizliktir.
“ZAYNAL GELMEZSE BABASI POLİS, İHRAÇ EDERİM”
Süleyman Soylu:
Dedim ki, eğer gelmezse babası polis memuru ise ihraç ederim, annesi de Dağıstanlı ise geri gönderme merkezine alırım ve bunun da hesabını sorarım.
KHK LİLAR ÇÖZÜM BEKLİYOR BİNLERCE İNSAN MADUR İRTİBAK İLTİSAK DENİLİP MESLEKLERİNDEN OLDU YARGİLANDİ BERAAT ETTİ AMA MESLEGİNE İADE EDİLMEDİ. İlkay Şimşek: KHK Mağduriyetleri Ve Öğretmenlerin Sorunları Çözülmeli
Doğru Yol Partisi Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen ve haklarında beraat ya da takipsizlik kararı verilmesine rağmen görevlerine iade edilmeyen kamu çalışanlarının yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekti.
Şimşek, hukuki süreçleri lehine sonuçlanan polis, asker, doktor ve öğretmenlerin görevlerine dönüşleri konusunda beklentilerin sürdüğünü ifade etti.
KHK MAĞDURİYETLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Doğru Yol Partisi Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, konunun kamu vicdanını yakından ilgilendirdiğini belirterek, hukuk devleti ilkesinin esas alınması gerektiğini vurguladı.
Şimşek, “Yargı süreçleri tamamlanmış ve hakkında herhangi bir suç unsuru bulunmadığı ortaya konmuş vatandaşlarımızın görevlerine iadesi yönündeki beklenti her geçen gün artmaktadır” ifadelerini kullandı.
SİCİL VE EHLİYET AFFI VURGUSU
Doğru Yol Partisi Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, sicil affı ve ehliyet affı beklentilerine de değinerek, geçmişte yaşanan bazı idari ve hukuki süreçlerin vatandaşların günlük yaşamlarını zorlaştırdığını belirtti.
Şimşek, bu alanlarda yapılacak düzenlemelerin toplumsal fayda sağlayacağını dile getirdi.
ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERİN DURUMU GÜNDEMDE
Doğru Yol Partisi Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, eğitim alanında görev yapan ücretli öğretmenlerin özlük hakları ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Şimşek, “Eğitim sistemimizin önemli bir parçası olan ücretli öğretmenlerimizin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi, eşit ve adil çalışma koşullarının sağlanması büyük önem taşımaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
TOPLUMSAL BARIŞ VE ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Doğru Yol Partisi Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, tüm bu başlıklarda yapılacak düzenlemelerin toplumsal barışa katkı sunacağını belirterek, ilgili kurumlara çağrıda bulundu.
Şimşek, kamuoyunda oluşan beklentilere karşılık verilmesi gerektiğini ifade etti. #doğruyolpartisi #genişmerkez @dypmerkez@CenkKupelii#KHKlılarÇözümBekliyor
‘İşsiz, genç işsiz, ev genci, kayıtsız, güvencesiz’ gibi tanımları geride bıraktığımız, tüm çalışanlarımızın emeğinin ve alın terininin karşılığını eksiksiz aldığı, nimetin ve külfetin “Adil Taksim” edildiği bir Türkiye temennisiyle; tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü tebrik ediyorum.
#KHKlılarÇözümBekliyor
Herkes için eşit hukuk, herkes için adil yargılama. ⚖️
Mağduriyetlerin giderilmesi sadece bireyleri değil, toplumu da güçlendirir. 🇹🇷🚔
KHK ile ihraç edilip daha sonra adli olarak aklanan BERAAT/TAKİPSİZLİK alan kamu personelinin mesleki itibarlarının iadesi, hakkaniyet gereğidir. #KHKlarİptalEdilsin
#KHKlılarÇözümBekliyor
Hiçbir somut delil yoktu.
⚖️Savcılık takipsizlik verdi mahkeme iade etti
❎ Aklanmış bir dosyadan ikinci kez ihraç edildim
✔️ Talebim ayrıcalık değil; adalet ve vicdan
Sayın büyüklerimiz; Bu mağduriyetin çözümü ile ailelerimiz, sevdiklerimiz, sevinecektir
#KHKlılarÇözümBekliyor