🅱️BEYSAR
11.7K posts

🅱️BEYSAR
@beytullahsari
لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ مُحَمَّدُ الرَّسُولُ اللهْ ☝️



Batman’da kaybolan 2,5 yaşındaki Melike, 16 saat sonra askerler tarafından bulundu.





YAKMADAN, YIKMADAN MEŞRULAŞTIRMADAN, ZARURETLERİ GÖZETEREK ISLAH Laik Kemalist rejimden razı olarak hükümet etmeyi küfür saymayan bir yaklaşım nasıl bâtıl ise, rejime razı olmaksızın, ıslah niyetiyle ve daha büyük bir fesadı def etmek için hükümete talip olmayı da aynı hükme dâhil eden yaklaşım o derece hatalıdır. Bu iki hâli birbirine karıştırmak, ne fıkhın ne de aklın kabul edeceği bir şeydir. Devlet ile rejim pratikte bir bütün olmakla birlikte, hükümet bu yapı içinde değişen bir icra makamıdır; dolayısıyla bir rejim içinde tasarrufta bulunmak, o rejimi tasdik etmek değildir. Bunu inkâr eden kimse, ya ilmin en temel tefrik kaidesini bilmiyor ya da bilerek hakikati tahrif ediyordur. “Hükümet eden = rejimi onaylayan” şeklindeki kaba genelleme, ilmî bir hüküm değil, slogandır. Bu dil, hak ile bâtılı ayırmak yerine karıştırır ve nihayetinde tekfir kapısını ölçüsüz biçimde aralar. Oysa ehven-i şer kaidesi, fıkhın sabit bir esasıdır: iki şerden daha hafif olan tercih edilir. Bu tercih, tasdik değil; zararı azaltma çabasıdır. Bunu görmezden gelen, ya fıkhın temel prensiplerini inkâr etmekte ya da meseleyi ideolojik bir dar kalıba hapsetmektedir. Şeriata muhalif olan esasları tasvip etmeyiz; bâtılı bâtıl olarak biliriz. Lâkin bu, mevcut şartlarda ortaya çıkan icraî tasarrufların tamamını aynı hükme indirgemeyi gerektirmez. Zira hüküm, sadece zahire bakılarak değil; sonuçlar, maslahat ve mefsedet dengesi gözetilerek verilir. Bu dengeyi yok sayan bir yaklaşım, hüküm değil, hamasettir. Delilsiz itham, yalan ve iftira ise ilim ehlinin yolu değildir. Niyet okumak, zan üretmektir; din ise zan üzerine değil, beyyine üzerine kuruludur. Bu sebeple insanları toptan itham eden ve tekfir eden dil, ilmî değil, aşırılıktır. Netice itibarıyla: Rejimin hükmü ayrıdır, o rejim içinde ıslah için çaba gösteren Müslümanın hükmü ayrıdır. Bu ayrımı yok sayanlar, meseleyi anlamamakta değil; meseleyi bozmakta ısrar etmektedir. Hak, ne sloganla ne de ithamla ortaya çıkar; hak, tefrik ve tahkik ile ortaya çıkar.















