Bilal Öğüt

2K posts

Bilal Öğüt banner
Bilal Öğüt

Bilal Öğüt

@bilaogut

Kelimelerini kilometrelerce milimetrik hesaplarla yazan bir filozof.

Katılım Haziran 2020
216 Takip Edilen1.2K Takipçiler
Bilal Öğüt
Bilal Öğüt@bilaogut·
Artık burada takip etmenin veya edilmenin pek bir mânâsı kalmadı. Algoritma, tivitinizi bir şekilde öne çıkarırsa tivitiniz yürüyor. Yoksa bir şey olmuyor. Az önce milyon takipçili bir hesaba baktım, 800 küsur görüntülenmiş mesela bir tiviti. İşler iyice acayip bir hâl aldı.
Türkçe
0
0
1
97
Bilal Öğüt
Bilal Öğüt@bilaogut·
Bu arada yeri gelmişken ifade edelim: Birbirimizin İngilizcesiyle dalga geçmek çok zavallıca bir hâl. Çünkü dalga geçen adam olgun, oturaklı biri değildir. Üstüne bir de zaten dünya ortalamasının altında bir İngilizce eğitimi veren bir milletiz biz. İngilizce beğenmeyişimiz zaten kendimizin İngilizce bilmemesinden kaynaklanıyor. Bu kadar basit bir dili bu kadar kötü öğrenip, yazıp çizmek bizi kompleksli kimseler hâline getiriyor ve az buçuk İngilizce öğrenenlerimiz hemen diğerlerini yargılamaya başlıyor. Orada da aslında ilerledikçe başa dönüyorsun. Hiç bilmeyen bir adam nasıl mütevazı oluyorsa çok bilen de öyle oluyor. Dalga geçiyorsan sen kendin çok iyi bilmiyorsundur. Zirveye çıktığında zaten dili eksik veya yanlış konuşmanın dil öğrenmenin tam da gereği olduğunu takdir eder ve insanlara musallat olmayı bırakırsın. Bu kadar az İngilizce bilip bu kadar çok dalga geçmemiz bir tesadüf değil yani.
Türkçe
0
2
47
3K
Bilal Öğüt
Bilal Öğüt@bilaogut·
Bir dilde aşırı ilerleyince başa dönülüyor. İlerledikçe, Türk mantığıyla yazıldığını sandığın şeylerin aslında has İngilizce olduğunu görüyorsun. Mesela readin şu mânâsını bilmeyen biri (ki İngilizlere mahsus bir kullanım olduğu için pek az kişi biliyordur sanıyorum) bir Türk'ün böyle bir şey söylediğini görse hemen dalga geçmeye başlar "Hahaha köylüyle bak, üniversite okumayı kitap okumak zannediyor" diye. Halbuki read de deniyormuş işte. Ben de yeni öğrendim. Basbayağı "Oxford'da tarih okudu" diyor. Normalde şunu yazan birini acemi bir öğrenci zannedersin ama adam meğer dilde bir tam tur attığı için başa dönmüşmüş :)
Bilal Öğüt tweet media
Türkçe
28
40
1.4K
116.1K
Bilal Öğüt retweetledi
Odak TV
Odak TV@OdakTV1·
Enis Doko: " Gizli namaz kılıp oruç tutan akademisyenler biliyorum. Türkiye'deki meşhur birkaç psikiyatrist mesela dindardır, anlamazsınız Çünkü elit olmanın, dindar olmamayı gerektirdiğini düşünüyorlar."
Türkçe
29
50
462
65.5K
Bilal Öğüt
Bilal Öğüt@bilaogut·
Bugün de karikatürdeki noktaya geldik. Ebeveynlerin çocuklarıyla az ilgilenmesinin de çok ilgilenmesinin de kendine mahsus hem faydası hem zararı var. Mesela bizim zamanımızda daha "saldım çayıra, Mevlam kayıra" şeklinde bir ebeveynlik vardıysa biz tam da bu sayede pek çok şey tecrübe ettik. Evet, sokakta tehlikeler de atlattık ama tam da bu sayede olgunlaştık. Bugünse benim çocuklarım (biri 8, diğeri 3 yaşında) sokak nedir, bilmiyor. Pek çok şeyde çekingen veya hâttâ korkak davranıyor. Geçen, küçüğü "gerekirse yere ellerini koyup öyle çık" diyerek kaldırıma tırmandırttım, o kadar hoşuna gitti ki. Hemen "bak baba, ben abi oldum" dedi. Gördüğü her yere tırmanmaya çalıştı. Şimdiki çocuklar da bundan mahrum. Çok daha emniyetli şartlarda yetişiyorlar ama tam da bu yüzden daha ürkek oluyorlar. Bir denge bulunacak mı, bilemiyorum. Ama bisikletlerle evden kilometrelerce uzaklara gidip gezen çocuklardan sokağa bile çıkmayan çocuklara gelmiş olmamız ciddi bir problem. Bu çocuklar yarın bir gün kendileri nasıl yetişkinler ve ebeveynler olacaklar, çok merak ediyorum doğrusu. Allah hepsine can sağlığı versin, bahtlarını açık eylesin.
Bilal Öğüt tweet media
Finansal Özgürlük Rotası@financialfree42

35 yaşına geldim, oğlum 6 yaşında. Onu büyütürken anlıyorum ki, bizim jenerasyondaki ebeveynler bizimle ASLA ilgilenmemişler. Bizi büyütmemişler. Yani bir bitkiye bile su veriliyor, etrafındaki otlar temizleniyor, budama yapılıyor vs. Bizle bu kadar bile ilgilenmemişler. Ne bir yönlendirme, ne günlük rutin kazandırma, ne hayata dair eğitim, insan ilişkileri vs. Anneler sadece temizlik yapıp çay içmiş. Babalar işe gidip TV izlemiş. Hemen hemen herşeyi deneme yanılma ile kendimiz öğrenmişiz.

Türkçe
0
0
9
1.1K
Bilal Öğüt retweetledi
Orhan Toker (Dijital Baba)
Orhan Toker (Dijital Baba)@dijital_baba·
Günümüzde 35 yaşına gelmiş > Erkeklerin %17'si evli > Kadınların %24'ü evli 1980 yılında bu oran > Erkeklerin %87'si evli > Kadınların %91'i evli Şeklindeydi. Plan tıkır tıkır işliyor...
Türkçe
358
1.8K
12K
672.1K
Bilal Öğüt retweetledi
Gündem 7x24
Gündem 7x24@gundem7x24·
Bakan Yusuf Tekin: Müfredatımızda 'Haçlı Seferleri' kavramını kaldırdık 'Haçlı Saldırıları' kavramını kullanıyoruz. Çünkü burada söz konusu olan bir sefer değil, bir saldırıdır. Benzer şekilde, 'Orta Asya' yerine tarihi karşılığı olan 'Türkistan' ifadesini esas alıyoruz. Aynı şekilde 'Ege Denizi' değil, 'Adalar Denizi' ifadesi yer almaktadır. Coğrafi keşiflerin başlaması diyor, coğrafi keşif değil sömürgeciliğin başlaması. Bunlar çok masum şeyler gibi gözüküyor ama bizim millet olma bilincimizi doğrudan etkileyen şeyler.
Türkçe
399
1.6K
9K
725.1K
Bilal Öğüt retweetledi
İbrahim Bahçi
İbrahim Bahçi@ibrabah_realism·
Çağdaş bilim felsefesindeki realist dönüşümü, bilimsel realizm/gerçekçilik tartışmasını Türkçe literatüre sistematik olarak taşıyan ilk kitap çıktı! Türkiye'de bilim felsefesi için devrim niteliğinde bir el kitabı. Tükenmeden sipariş edelim, yayalım. 😊 dorukyayinlari.com/kitap/bilimsel…
İbrahim Bahçi tweet media
Türkçe
15
47
163
42.4K
Bilal Öğüt
Bilal Öğüt@bilaogut·
Tır olayı üzerinden "bu kadına fazla mı yükleniyorlar acaba" diyordum ki hiç de fazla yüklenilmediğini görmüş oldum. Dünyada feministlerin bile aştığı bayat ezberleri böyle şuursuzca tekrar etmek çok zavallıca bir hâl. "Ev işi kadına mahsus değildir" propagandasını 20-25 yıl önce Çocuklar Duymasın'la gördük zaten. O gün bugündür çalışan kadın sayısı gitgide arttı ama bugün "yahu evimde prenses gibi oturmak varken ben niye bu çileyi çekiyorum" sesleri yükselmeye başladı. Aile bakanımız bu yükselen dalgayı destekleyeceği yerde feministçilik oynuyor. Yazık ki ne yazık. Allah akıl fikir versin.
Ayşe Merve Çiftçi@aysemerveyonet

Bosch reklamında anneye süpürge yerine tır veya kamyon hediye edilmeliydi, Babalar gününde de babaya mutfak robotu hediye verilmeli diyor mealen. Kadınların köpek annesi olup nüfusun ve ailenin köküne kibrit suyu dökmeleri propagandası hiç rahatsız etmemiş 'aile bakanı'mızı. Allah sonumuzu hayretsin. Neslin ifsadı projesinin taşeronluğuna freni patlamış kamyon gibi son sürat yuvarlanıyor yeşil demokratlar.

Türkçe
9
47
276
9.3K
Bilal Öğüt
Bilal Öğüt@bilaogut·
Normalde bir reklamla hiçbir şey olmaz. Tek bir reklamla insanları çocuk doğurmak yerine köpek beslemeye ikna edemezsiniz. Zaten bu reklamlar burada paylaşılana kadar bunlardan pek çok kimsenin haberi de yoktu muhtemelen. Fakat bu yapılan propaganda tam da bu yüzden mühim: Demek ki adamlar "nereden ne kadar zarar verebilirsek kârdır" mantığıyla bakıyorlar ve yapabildikleri her yerden bu propagandayı yapıyorlar. Aynı gayretkeşliği esas bizim göstermemiz lazım.
Abese İrca@Abese_irca

BOSCH markasının ve Medina Turgul DDB reklam ajansının Türkiye'de yürüttüğü algı operasyonuna bakar mısınız? Marka aynı, ürün aynı, müzik aynı, çeken reklam ajansı aynı ama Avrupa için çekilen reklam filmindeki ailenin iki çocuğu varken Türkiye'deki ailenin çocuğu yok. Hem BOSCH firması hem de Medina Turgul DDB reklam ajansı Türkiye'ye özel çekilen reklam filmelerinde niçin çocuk olmadığını açıklamak zorundalar. @BoschHomeTR

Türkçe
0
1
4
261
Bilal Öğüt retweetledi
Ebubekir Sifil
Ebubekir Sifil@EbubekirSifil·
ÖNEMLİ!! “Sana Din’den Sorarlar”ın 2. cildinde (s.324) adak kurbanının etinden kimlerin yiyebileceğini söylerken, “adak adayanın kendisi yiyemez; komşusu, arkadaşı, akrabası zengin de olsa yiyebilir” demişim. Doğrusu, Hanefî ve Şâfiî mezheplerine göre kişinin eşinin ve usûl-fürûunun adak kurbanının etinden yiyemeyeceğidir. Yerlerse bedelini tasadduk etmeleri gerekir. Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre ise adak kurbanının etinden yemek hem adak sahibine hem de usûl-furûuna caizdir. Bu hata nasıl meydana geldi, bilmiyorum. Bu paylaşımı okuyan kardeşlerimin Allah rızası için. mümkün olduğunca yaymaları hususi istirhamımdır.
Ebubekir Sifil tweet media
Türkçe
4
780
1.7K
102.6K
Bilal Öğüt retweetledi
Mahfil
Mahfil@mahfildijital·
🔴 Kahramanmaraş’ta saldırıya uğrayan okuldaki velilerden Serkan Çakmak: Sınıfın erkekleri, sıraları devirip siper yapmışlar, kızları da arkalarına almışlar.
Mahfil tweet media
Türkçe
86
374
14K
1.1M
Bilal Öğüt
Bilal Öğüt@bilaogut·
Ahirete inanmayan insan bitik bir insandır. Dünyanın en büyük katliamcıları ahiret inancı olmayan kimselerden çıkmıştır. Felsefe tarihinin en büyük isimlerinden olan Kant, ahiretin varlığına dair hiçbir şey bilemeyeceğimizi fakat bir insanın, ahirete inanmasa bile ahlaklı olabilmek için ruhun ölümsüz olduğunu farz ederek yaşaması gerektiğini söylemiştir. Allah bizi bu inançtan mahrum etmesin; abimize ve tüm diğer ailelere sabr-ı cemil nasip eylesin.
Gündem 7x24@gundem7x24

Okul saldırısında hayatını kaybeden 11 yaşındaki Adnan Yeşil’in babası: İnançlı, dürüst, vatanını milletini çok seven bir evladım vardı. Çok bilinçliydi Mekanı cennet olsun, melek oldu. Şu anda inşallah Peygamberimizin yanındadır.

Türkçe
0
0
4
218
Bilal Öğüt retweetledi
Redmaner
Redmaner@redmanerLAST·
Vallahi ahirete inanmasak çıldırmamak mümkün değil. Şu babayı "Cennete gitti, şu an mutlu" hissiyatı dışında ne tatmin edebilir ki? Çocuğun yüzüne, tatlılığına bak. Canından can gibi yetiştirmişsin. Telefon geliyor polislerden, saatlerce cesedini arıyorsun okulunda.
Türkçe
0
7
207
4K
Bilal Öğüt retweetledi
Redmaner
Redmaner@redmanerLAST·
Tek çocuğu adamın. 11 yaşında. Okul 2.'si. Başarılı. Nur yüzlü. Baba yine de metin. Gözler şişmiş, burun çekiyor ama ağlamıyor kamera önünde. "Vatana millete zeval gelmesin" diyebiliyor hala. Şu abi ve benzerleri yüzü suyu hürmetine var ve var olmaya devam edecek bu vatan da.
Gündem 7x24@gundem7x24

Okul saldırısında hayatını kaybeden 11 yaşındaki Adnan Yeşil’in babası: İnançlı, dürüst, vatanını milletini çok seven bir evladım vardı. Çok bilinçliydi Mekanı cennet olsun, melek oldu. Şu anda inşallah Peygamberimizin yanındadır.

Türkçe
20
566
8K
175K
Bilal Öğüt
Bilal Öğüt@bilaogut·
Çağdaş felsefeden inciler (1) Jijek ebevynlerin evlat sevgisini Stokholm sendromuna benzetiyor: "Çocuklar dehşetin vücut bulmuş hâlidir. Aptaldırlar, can sıkarlar, kötü kokarlar, uykumuzu bölerler. Bu yüzden, onlara olan sevgimiz 'Stokholm sendromu' denen şeyin bariz bir misalidir. Stokholm sendromu; insanların, kendilerini esir veya taciz edenlere karşı zamanla müspet duygular geliştirmesiyle ortaya çıkan, esaret veya taciz durumuna dair bir 'başa çıkma mekanizması'dır. Küçük çocuklarla başa çıkma mekanizmamız tam olarak bu değil mi?"
Bilal Öğüt tweet media
Türkçe
0
0
1
180
Bilal Öğüt
Bilal Öğüt@bilaogut·
@ProfYergin İbretlik bir âkıbet. Allah tekrar hidayet nasip eylesin, cümlemizi de öyle olmaktan muhafaza eylesin.
Türkçe
0
0
1
34
Dr. Haluk Yergin
Dr. Haluk Yergin@ProfYergin·
@bilaogut Kur'an karıştırdı Dücane Bey düzeltti... Hikmetten zerre kadar nasibi yok ama kabul edelim yükü ağır
Türkçe
1
0
0
63
Bilal Öğüt
Bilal Öğüt@bilaogut·
Halkımız arasında yaygın bir "felsefe adamı yoldan çıkarır" telakkisi var. Bu telakki bizatihi hakikat olduğu için değil de daha ziyade vidyodaki gibi "neticelere" bakarak varılan bir telakki. "Bunlar yoldan çıktıysa felsefe demek ki yoldan çıkarıyormuş" deniyor. Kısmen doğru, kısmen de yanlış. Doğru çünkü dinde bazı cevapsız sorular var ve filozoflar bu soruların peşinden gitmeyi marifet addediyor (ki tamamen faydasız bir iştir). En bilinen iki örnek "kader" ve "kötülük" meseleleri. Elbette birtakım cevaplar verilmiş fakat tartışmayı bitirebilecek nihai hükümler verebilmek mümkün değil. Bu yüzden, felsefeyle uğraşanlar bu tür cevapsız soruların peşinden giderlerse dinden çıkmaları yahut da en azından itikaden zarar görmeleri kaçınılmaz. Yanlış çünkü felsefe bu sorulardan ibaret değil. Hele bugün bir müslüman için felsefe demek din-içi tartışmalardan çok daha önce "modern ve çağdaş felsefenin tenkidi" demek. Tenkit edilecek o kadar çok şey var ki daha haberimiz bile yok. Dindar müslümanlar olarak Batı felsefesini daha yeni yeni tanıyoruz ve henüz dişe dokunur bir tenkidini yapabilmiş değiliz. O yüzden bu gibi kimselere bakarak felsefeden korkmaya lüzum yok. (Felsefe meraklısı olmaya da lüzum yok.) Neyi nasıl okuyacağını bilirsen felsefe (ki son 500 yıldır Batılıların uhdesinde bulunan bir meşgaledir) insana hakla bâtılı birbirinden ayırmak için epey seçenek sunuyor çünkü içinde epey bâtıl mevcut. Ama "neyi nasıl okuyacağını bilme" meselesi mühim. O da ancak bir bilene sormakla olur. (Dünyada rastgele okunabilecek en son kitap bir felsefe kitabıdır.)
Marlon@Ziusudras

Taha hakan alp: Kur'an meryemleri karıştırarak anakronizm (tarihsel hata) yapıyor.

Türkçe
1
0
9
2K
Bilal Öğüt
Bilal Öğüt@bilaogut·
@aiishadahir Here in Turkey we say about someone who went through a near-death experience that "he still has bites to eat."
English
0
1
110
8.9K
H’s mom
H’s mom@aiishadahir·
SubhanAllah… today I learned something that shifted my entire perspective. In class, the ustadh asked: “Why do people die?” Most of us answered: “Because their time (ajal) has come.” He said: No
English
144
2K
9.1K
1.2M
Bilal Öğüt retweetledi
Zehra ÖĞÜT
Zehra ÖĞÜT@zehra_ogut·
Son zamanların en önemli gündemlerinden biri “doğum oranlarının düşmesi.” Ama biraz derine inince karşımıza çıkan asıl mesele bence şu: ev hanımlığı. Bir çalışma vesilesiyle bir süredir bu kavram üzerine düşünüyorum ve fark ettiğim şey şu: “Ev hanımı”na dair olumlu bir temsil neredeyse yok. Ne medyada ne edebiyatta kayda değer bir olumlu temsil dikkat çekmiyor. Ev hanımlığı bugün bir gösterge gibi çalışıyor: ekonomik bağımlılığın, düşük statünün ve “gelenekselliğin” göstergesi. Daha da önemlisi, hissettirdiği şey, tabiri caizse Hindistan kast sistemindeki Dalitler’e tekabül ediyor. Toplumsal olarak gerekli ama sembolik olarak değersiz görülen bir alan. Elbette bu birebir bir eşitleme değil, bir analoji. Bu değersizleştirme çok eski değil. Özellikle Y kuşağı sonrası belirginleşiyor. Kadının evde kalmayı, yemeğini yapmayı ve çocuklarını bizzat büyütmeyi tercih etmesi ise giderek daha fazla değersizleştirilen bir konuma yerleştiriliyor. Bu değersizleştirme Althusserci bir okumayla ideolojik aygıtlar aracılığıyla sistematik biçimde üretilir. Medya ise bireyleri bu konum içinde “çağırarak” ev hanımlığını belirli anlamlarla özdeşleştirir. Bugün bu üretilme ve özdeşleştirme daha sinsi bir seviyede yapılıyor kanaatimce. Ev hanımı, kendini ailesine adamış, dış dünyada iddiası olmayan, varsa bile ancak kocasının imkânlarıyla var olabilen biri olarak çiziliyor. Peki “entelektüel ev hanımı” nerede? Okuyan, yazan, düşünen ama evinde kalmayı tercih eden bir kadın neden görünmez? Gündelik etkileşimler içinde ise bu değersizleştirme, mikro-işaretler aracılığıyla gerçekleşir. Bazen bir bakış, bazen kısa bir “hımm” bu anlamı yeniden üretmeye yeter. Ev hanımlığına dair söylemler esasen bir sembolik şizofreni de üretiyor. Nasıl? Bir yandan “annelik kutsaldır” diyerek yüceltiliyor, diğer yandan modern rasyonalite içinde değersizleştiriliyor. Daha dikkat çekici olan ise şu: Bu bakış yalnızca modern dünyaya tam adaptasyon iddiasındaki seküler kesime özgü değil. Bu kodlanma, en dindarından en gelenekseline kadar geniş bir kesimi içine almış durumda. Hatta sahada, dindar ve geleneksel kimliğiyle bilinen bir grubu bizzat çalışmış biri olarak şunu söyleyebilirim. Ev hanımlığı kategorisine en güçlü biçimde sahip çıkması beklenen bir çevrede bile bu durum açıkça görülüyor. “Ben ev hanımıyım”veya “Eşim ev hanımı” cümlesi neredeyse hiç tek başına kurulmaz. Hep bir “ama” ile gelir. “Ev hanımı ama çok çalışıyor”, “ama boş değil”, “ama lise/üniversite mezunu”,“ama aslında çalışan kadından daha çok yoruluyor…” Yani kimse sadece şunu rahatça söyleyemez: “Ev hanımıyım.” Belki de bu yüzden doğum oranlarının düşmesini sadece demografik bir mesele olarak değil, ev hanımlığının değersizleşmesiyle birlikte düşünmek gerekir.
Türkçe
122
207
1.1K
382.2K