Baran Nevcanoğlu

3K posts

Baran Nevcanoğlu banner
Baran Nevcanoğlu

Baran Nevcanoğlu

@bnevcanoglu

https://t.co/Jn5lhCkxuv l Avukat

Katılım Haziran 2013
664 Takip Edilen543 Takipçiler
Baran Nevcanoğlu retweetledi
Kazım Kızıl
Kazım Kızıl@kazimkizil·
Anne-Kız, İki Yoldaş Muğla Milas’a bağlı İkizköy’de, Akbelen mücadelesi yedi yıldır yalnızca bir ormanı değil; toprağı, suyu, zeytinlikleri, köyleri ve yaşam hakkını savunuyor. YK Enerji’nin termik santrallerine kömür sağlamak için genişlettiği maden sahasına karşı İkizköylüler, şirketlerin kârına karşı yaşamı savunmaya devam ediyor. Bu mücadelenin en güçlü hikâyelerinden biri de Nejla Işık ve kızı Esra Işık’ın anne-kız yoldaşlığı. Esra Işık, 42 gün tutuklu kaldıktan sonra köyüne döndü. Nejla Işık, “Evladımla sınadılar” derken; Esra, cezaevinde kendisini ayakta tutanın annesinin gururlu bakışları ve köyde dimdik süren direniş olduğunu anlatıyor. Akbelen’de bu ilişki yalnızca bir anne-kız bağı değil; aynı toprağa, aynı geleceğe, aynı mücadeleye omuz verme hali. Nejla için Esra artık sadece evladı değil; arkadaşı, sırdaşı, yoldaşı. Esra için de annesi, bu yolda omzunu yasladığı en güçlü dayanak. Onların sözleriyle: Bu mücadele bitmedi. Şirketler bu topraklardan gidene, zeytinlikler, çamlar ve köyler özgürlüğüne kavuşana kadar Akbelen direnmeye devam edecek. Mayıs 2026, Milas/Muğla
Türkçe
4
116
521
7.3K
Baran Nevcanoğlu retweetledi
Patronların Ensesindeyiz
Hakkını arayan Panista işçileri olarak, Panista Acrloft Şubesi önünde buluşuyoruz. ALIN TERİMİZİN GASP EDİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ Tüm haklarımız; kıdem tazminatımız, ihbar tazminatlarımız, aylık ücret alacaklarımız, yol ve yemek ücretlerimiz ödenene kadar Panista şubeleri ve Doruk Un iştirakleri önünde olmaya devam edeceğiz. Doruk Un’un mağdur ettiği tüm emekçi kardeşlerimizi mücadeleyi büyütmeye davet ediyoruz. 📍Panista, Aceloft 🗓️16 Mayıs, Cumartesi 🕔 17:00
Patronların Ensesindeyiz tweet media
Türkçe
0
19
54
743
Baran Nevcanoğlu retweetledi
Patronların Ensesindeyiz
Patronların Ensesindeyiz@pensendeyiz·
Doruk Un’dan Komşu Fırın’a; Komşu Fırın’dan Panista’ya; Panista’dan HUBUDER’e (@hubuder) işçi düşmanlığının portresi: Sektör’ün “başarılı patronu” Gürsel Erbap. (@GerbapGursel )👇 patronlarinensesindeyiz.org/2026/05/14/sek… Bir yanda her fırsatta, yıllardır “büyüme”, “yatırım”, “ihracat başarısı” ve “marka dönüşümü” söylemleriyle öne çıkan bir şirket grubunun patronu olan Erbap; diğer yanda yıllardır çalışarak kazandıkları haklarını gasp ettiği işçiler. Bir tarafta içini boşalttığı şirketlerle, her fırsatta işçilerin haklarını cepleyerek zenginleşen ve utanmadan benim şirketlerle bağım yok diyen bir patron. Bir tarafta emeği, alın teri için mücadele eden, boyun eğmeyen işçiler! ❗️ENSESİNDEYİZ
Patronların Ensesindeyiz tweet media
Türkçe
1
48
94
2.2K
Baran Nevcanoğlu retweetledi
soL Haber
soL Haber@solhaberportali·
Türkiye Komünist Gençliği’nden Soma katliamının 12. yılında ODTÜ ve İTÜ’de eylem ◾️Soma katliamının 12. yılında ODTÜ ve İTÜ'de bir araya gelen öğrenciler, yaşananları "özelleştirme politikalarının sonucu olan bir katliam" olarak nitelendirdi. Türkiye Komünist Gençliği'nin çağrısıyla düzenlenen eylemlerde, madenlerin derhal ve bedelsiz olarak devletleştirilmesi çağrısı yapıldı. haber.sol.org.tr/haber/turkiye-…
soL Haber tweet mediasoL Haber tweet mediasoL Haber tweet mediasoL Haber tweet media
Türkçe
4
50
172
5.5K
Baran Nevcanoğlu
Baran Nevcanoğlu@bnevcanoglu·
Ne demez biliyor musunuz? “Türkiye’yi Amerika gibi idare ediyorlar deyince kızıyorlar. Lübnan’ı, İran’ı füzelerle vurup vatandaşını çürük patatese mahkum eden; halkı okula, hastaneye ulaşamayan hiçbir rejim asla ayakta kalamaz.” Komünizmle mücadele derneği artığı.
serbestiyet@serbestiyetweb

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu: "Türkiye’yi Sovyetler Birliği gibi idare ediyorlar deyince kızıyorlar. Kızıl Meydan’da füze yürütüp vatandaşını çürük patatese mahkum eden hiçbir rejim asla ayakta kalamaz"

Türkçe
0
0
4
117
Baran Nevcanoğlu retweetledi
İnşaat ve Kule Vinç İşçileri Dayanışma Ağı
Madenler derhal devletleştirilmelidir!
Patronların Ensesindeyiz@pensendeyiz

Soma maden katliamının üzerinden 12 yıl geçti. Kaybettiğimiz 301 maden işçisi kardeşimizin öfkesi hala taze. Patronlar göstermelik cezalarla katliamdan sıyrıldılar; ellerini kollarını sallayarak dolaşmaya devam ediyorlar. Kamu görevlileri için açılan dava ise zaman aşımı sebebiyle düşürüldü. Soma, son olmadı. Ermenek’te, Şirvan’da, Dursunbey’de, Amasra’da, İliç’te maden işçileri hayatını kaybetmeye devam etti. Soma katliamından bu yana maden iş kolunda, kamuoyuna yansıyan iş cinayetlerinde en az 780 işçi hayatını kaybetti. MADENLER DERHAL DEVLETLEŞTİRİLMELİDİR! Katliamların sebebini biliyoruz: Patronların kâr hırsı ve kamu denetiminin etkin bir şekilde gerçekleştirilmemesi. Maden sahaları üzerindeki özel sektör terörü son bulmalıdır. Madenler bir an önce ve bedelsiz olarak devletleştirilmelidir. Madenlerde gerekli iş güvenliği tedbirleri alınmalı; maden işçilerinin can güvenliği başta olmak üzere, çalışma koşulları iyileştirilmelidir. Maden işçilerinin can güvenliği holding patronlarının insafına bırakılmamalı; devlet güvencesine alınmalıdır. Maden işçilerinin ücret alacakları başta olmak üzere tüm hakları, kâr hırsıyla hareket eden holding patronlarının insafına bırakılmamalı; devlet güvencesine alınmalıdır. 🔴Kaybettiğimiz tüm maden işçilerinin hesabını mutlaka soracağız! 🔴Cezasızlıkla ödüllendirilen patronların, holdinglerin düzeninin ensesinde olmaya devam edeceğiz. 🔴Madenlerin devletleştirilmesi ve patronların madenlerden defedilmesi için sürdürdüğümüz mücadeleyi büyüteceğiz.

Türkçe
0
1
1
27
Baran Nevcanoğlu retweetledi
Patronların Ensesindeyiz
Soma maden katliamının üzerinden 12 yıl geçti. Kaybettiğimiz 301 maden işçisi kardeşimizin öfkesi hala taze. Patronlar göstermelik cezalarla katliamdan sıyrıldılar; ellerini kollarını sallayarak dolaşmaya devam ediyorlar. Kamu görevlileri için açılan dava ise zaman aşımı sebebiyle düşürüldü. Soma, son olmadı. Ermenek’te, Şirvan’da, Dursunbey’de, Amasra’da, İliç’te maden işçileri hayatını kaybetmeye devam etti. Soma katliamından bu yana maden iş kolunda, kamuoyuna yansıyan iş cinayetlerinde en az 780 işçi hayatını kaybetti. MADENLER DERHAL DEVLETLEŞTİRİLMELİDİR! Katliamların sebebini biliyoruz: Patronların kâr hırsı ve kamu denetiminin etkin bir şekilde gerçekleştirilmemesi. Maden sahaları üzerindeki özel sektör terörü son bulmalıdır. Madenler bir an önce ve bedelsiz olarak devletleştirilmelidir. Madenlerde gerekli iş güvenliği tedbirleri alınmalı; maden işçilerinin can güvenliği başta olmak üzere, çalışma koşulları iyileştirilmelidir. Maden işçilerinin can güvenliği holding patronlarının insafına bırakılmamalı; devlet güvencesine alınmalıdır. Maden işçilerinin ücret alacakları başta olmak üzere tüm hakları, kâr hırsıyla hareket eden holding patronlarının insafına bırakılmamalı; devlet güvencesine alınmalıdır. 🔴Kaybettiğimiz tüm maden işçilerinin hesabını mutlaka soracağız! 🔴Cezasızlıkla ödüllendirilen patronların, holdinglerin düzeninin ensesinde olmaya devam edeceğiz. 🔴Madenlerin devletleştirilmesi ve patronların madenlerden defedilmesi için sürdürdüğümüz mücadeleyi büyüteceğiz.
Patronların Ensesindeyiz tweet media
Türkçe
1
46
99
1.3K
Baran Nevcanoğlu retweetledi
TKG
TKG@TKGSosyal·
Soma Maden Faciası'nın 12. yıl dönümünde tüm sorumlulardan hesap sormak, madenlerin devletleştirilmesi talebimizi güçlendirmek için ODTÜ ve İTÜ’de basın açıklamaları düzenledik. Bizler ve bizden önce bu sıralardan geçenler; bugün bu ülkenin tüm zenginliklerini yaratan emekçiler olarak halkımızın zenginliği, ülkemizin gelişmesi için çalışırız ve bununla gurur duyarız. Bu ülkeye üç kuruş faydası olmayan asalak bir sınıfın emeğimizin üzerine çökmesine izin vermeyeceğiz! Ülkemizin kaynaklarının üzerine çökmesine izin vermeyeceğiz! Soma Maden Katliam'ının yıl dönümünde bir kez daha tekrarlıyoruz: Ülkemiz de halkımız da satılık değil, madenler devletleştirilmelidir!
TKG tweet mediaTKG tweet mediaTKG tweet mediaTKG tweet media
Türkçe
0
63
176
5K
Baran Nevcanoğlu retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
ABD’nin saldırganlığı karşısında Küba’nın yanındayız! Amerikan emperyalizmi Küba Devrimi’nden bugüne, 67 yıldır, Küba halkını teslim almak için akla gelebilecek her türlü kötülüğe başvurdu. 67 yıla, Domuzlar Körfezi işgalini, CIA operasyonlarını, sabotajları, tarım arazilerine dönük biyolojik saldırıları, Küba liderliğine yönelik yüzlerce suikast girişimini, paramiliter güçlerin terörist faaliyetlerini, diplomatik kuşatmayı, medya operasyonlarını, ticari, finansal ve ekonomik ablukayı, ülke içinde karşı devrim yaratma girişimlerini sığdırdı. Hepsinde başarısız oldu. Amerikan egemenlerinin Küba’yı çökertmek için koparttıkları onca gürültü, tahsis ettikleri onca kaynak çöpe gitti. Çünkü karşılarında makbul bulmadıkları bir “rejim” değil, bağımsızlığını devrimle kazanmış örgütlü bir halk vardı. Ancak yıkıcı politikalarından vazgeçmediler. Çünkü burunlarının dibinde, uyduları olarak gördükleri bir adada egemen, kamucu, planlamacı ve sosyalist bir iktidarın altmış yılı aşkın süredir ayakta kalmasını tarihsel bir yenilgi olarak görüyorlar. Çünkü Küba Devrimi, Latin Amerika halklarına başka bir yolun mümkün olduğunu gösterdi; emperyalizmin “arka bahçe” düzenine meydan okudu. Vaşington’un bitmeyen öfkesi ve kuyruk acısı tam da buradan kaynaklanıyor. ABD yönetimleri bu kuyruk acısıyla Küba karşısında başarısız oldukça vites yükseltti, saldırganlığın dozunu arttırdı. Sovyetler Birliği çözülürken de, Küba Devrimi’nin lideri Fidel Castro hayatını kaybettiğinde de Küba’yı boğabileceklerini düşündüler, ama olmadı. Bugün ABD emperyalizmi zayıflayan uluslararası hegemonyasını tahkim etmek için başlattığı saldırganlık dalgasının parçası olarak bir kez daha Küba’yı teslim almayı deniyor. İnsan hakları ve demokrasi sosuyla süslenmiş eski diplomatik dili tamamen bir kenara bırakıp vahşi bir sömürgeci ağzıyla Küba’ya tehditler savuran Donald Trump 67 yıllık “Amerikan rüyasını” gerçekleştiren başkan olarak tarihe geçmek istiyor. Trump yönetiminin Küba politikası kamuoyunca bilinmektedir. Son aylarda özellikle enerji alanına yoğunlaşan yaptırımlar, yakıt tedarik zincirlerini hedef alan müdahaleler, üçüncü ülkelere uygulanan baskılar ve finansal kuşatma araçlarının genişletilmesi; Küba’yı ekonomik felç noktasına sürüklemeyi amaçladı. Gerçekten de, uzun elektrik kesintileri, ulaşım krizleri, üretimde aksamalar ve temel ihtiyaç maddelerine erişimde yaşanan güçlükler Küba’da gündelik hayatı olağanüstü zorlaştırdı, ülke insanının sağlığını, geleceğini tehdit eder bir noktaya getirdi. ABD yönetiminin hesabı Kübalıların haklı olarak “soykırım” olarak nitelendirdiği bu politikalarla Küba halkına boyun eğdirmek, Küba’daki devrimci iktidarı bu şekilde yok etmektir. Kübalı kardeşlerimizin bu saldırganlık karşısında havlu atmak yerine, ablukanın sebep olduğu karmaşık sorunlarla var güçleriyle mücadele ettiklerini, toplumsal seferberlik ve dayanışma içinde yaratıcı çözümler ürettiklerini, günü kurtarmanın ötesinde uzun vadeli planlar çerçevesinde ülke ekonomisini ve enerji güvenliğini Amerikan emperyalizminin cenderesinden kurtaracak stratejik adımlar attıklarını biliyoruz. Küba Komünist Partisi ablukaya rağmen kamusal sağlık sistemini, eğitimini ve sosyalizmin diğer kazanımlarını savunmaya devam ediyor. Emperyalizmin beklediği toplumsal çözülme gerçekleşmedi. Küba halkı diz çökmedi. Bunun en açık ifadesi milyonlarca Kübalının imzasını verdiği “İmzam Vatan İçin” kampanyası ve Adanın her yerinde halkın kararlı direnişini gösteren kitlesel 1 Mayıs mitingleri oldu. İstediği sonucu elde edemeyen Trump yönetimi bu kez doğrudan askeri müdahale tehdidini daha şiddetli dile getirmeye başladı. Özellikle siyasi kariyerini Küba düşmanlığı ile şekillendirmiş Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve çevresinde kümelenen Küba düşmanı çevre, Amerikan devletinin zaten tarihsel olarak saldırgan olan Küba politikasını daha kontrolsüz, daha intikamcı ve daha savaşçı bir çizgiye itmektedir. Miami merkezli ilhakçı çevrelerle, Cumhuriyetçi Parti’nin aşırı sağ kanadıyla ve devlet bürokrasisi içindeki müdahaleci odaklarla iç içe geçmiş bu yapı; ekonomik soykırımın yetmediği yerde doğrudan askerî seçeneklerin tartışılmasını teşvik etmektedir. Amerikan gericilerinin Küba’ya askeri bir saldırıya yeltenmesi durumunda, Küba halkı devrimin bütün tarihsel birikimiyle, örgütlülüğüyle ve anti-emperyalist bilinciyle ülkesini savunacaktır. Böyle bir saldırı durumunda, Amerikalılar karşılarında yalnızca Küba’nın silahlı kuvvetlerini değil, devrimci anavatanlarına sahip çıkan milyonları bulacaktır. Biz Türkiye Komünist Partisi olarak bu konuda en küçük bir tereddüt taşımıyoruz. Dün olduğu gibi bugün de Küba’nın yanındayız. ABD emperyalizminin her türlü saldırısına, kuşatmasına ve askeri müdahale tehdidine karşı Küba halkıyla dayanışmayı büyütmeyi tarihsel bir görev kabul ediyoruz. Ve açıkça ilan ediyoruz: Emperyalist bir saldırı durumunda, Küba’nın savunulması için elimizdeki tüm siyasal, örgütsel ve toplumsal imkanları seferber etmeye hazırız. Küba’yı yalnız bırakmayacağız. Emperyalist zorbalık, insanlığın onurunu ve sosyalizmin bayrağını taşıyan Küba halkının direncini aşamayacak. TKP, dünyanın dört bir yanında bu direnci desteklemek için büyüyen enternasyonalist dayanışmanın öncü kuvvetlerinden olmaya devam edecek. Yaşasın Küba!
 Kahrolsun emperyalizm!
TKP tweet media
Türkçe
2
255
515
17K
Baran Nevcanoğlu retweetledi
Patronların Ensesindeyiz
ALIN TERİMİZİ PATRONLARA BIRAKMAYACAĞIZ! 🔴Bizler Doruk Un A.Ş. bünyesinde faaliyet yürüten Kile Unlu Mamülleri şirketinin markası olan Panista işçileriyiz. Eski adı Komşu Fırın olan işyerlerimizde patron Gürsel Erbab( @GerbapGursel ) haklarımızı gasp etti. İşten çıkarılmamıza rağmen kıdem tazminatımız, maaşlarımız, fazla mesailerimize ödemedi. Biz de mücadele etmeye karar verdik. Patronların Ensesindeyiz Dayanışma, Haberleşme ve Mücadele Ağı’yla bir araya geldik ve Panista İşçileri Dayanışma Ağı’nı kurduk. Haklarımızı almak için tüm işçi arkadaşlarımızla birlikte mücadele ediyoruz. Biz haklarımızı almak için mücadele ederken, patron kârını arttırmaya devam ediyor. Usulsüzlüklerle işlerini yürütüyor. Komşu Fırın tabelasını indirip Panista(@panistabakery ) tabelasını asıyor, hukuku kendi çıkarı için kullanıyor. Biz bu oyuna dur diyoruz. Hububat Tedarikçileri Derneği Başkanı da olan Panista patronu Gürsel Erbap'ı uyarıyoruz. Emeğimizle çalıştık, şimdi hakkımız olanı istiyoruz. Sizler ise suç işliyorsunuz, alın terimiz üzerinden kârınızı artırmayı düşünürken bizi açlık ve yoksullukla baş başa bırakıyorsunuz. Tüm haklarımız ödenene kadar ensenizde olacağız. ARTIK YETER❗️ Talebimiz net: Kıdem tazminatımız, maaşlarımız, fazla mesailerimiz, tüm alacaklarımızın ödensin. Haklarımız ödenmediği her gün tüm Panista önlerinde, Doruk Un fabrikasında, başkanlığını yaptığınız HUBUDER (@hubuder ) önünde bizleri göreceksiniz. 📣Doruk Un ve onun iştirakleri altında çalışıp mağdur olan tüm işçi arkadaşlarımızı da bu mücadeleyi büyütmeye davet ediyoruz. Kendi ellerimizle ürettiğimiz zenginliği patronlara bırakmamakta kararlıyız. Bir araya gelirsek kazanacağımızı biliyoruz. İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız!
Patronların Ensesindeyiz tweet mediaPatronların Ensesindeyiz tweet media
Türkçe
4
46
117
1.8K
Baran Nevcanoğlu retweetledi
Baran Nevcanoğlu retweetledi
Boyun Eğmeyen Hukukçular
İşçilerin Örgütlenme Hakkına, İfade Özgürlüğüne Sahip Çıkıyoruz! 🔴Tüm meslektaşlarımızı görülecek duruşmaya davet ediyoruz. 📍Gaziantep 38. Asliye Ceza Mahkemesi 🗓️12 Mayıs, Salı 🕚11:15
Boyun Eğmeyen Hukukçular tweet mediaBoyun Eğmeyen Hukukçular tweet media
Türkçe
0
14
72
1.2K
Baran Nevcanoğlu
Baran Nevcanoğlu@bnevcanoglu·
Bir avukat olarak bu soruların cevabını merak ediyorum @adalet_bakanlik @abakingurlek ?
Patronların Ensesindeyiz@pensendeyiz

Haber pandemi döneminden. Bahsi geçen fırının ismi KOMŞU FIRIN. Patronları Doruk Un sahipleri. Küçülme bahanesiyle işçileri işten atıp, tabela değiştirdiler. Yeni açılan fırın zincirinin adını ise biz söyleyelim: PANİSTA. Spiker haberi anons ederken söylüyor: Kiminin 10, kiminin 15 yıllık tazminatı yandı. Mahkeme işçileri haklı buldu. Ama yasal boşluktan yararlanan şirket onlara bir kabus daha yaşattı. 🔴ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI’na @csgbakanligi SORUYORUZ: Aynı filmin tekrar etmesine izin verecek misiniz? Bu ülkede patronlar düzenli olarak, işçilerin tazminatlarına el koyacak ve yoluna yeni bir tabela, yeni bir isimle devam edebilecek mi? 🔴ADALET BAKANLIĞI’na @adalet_bakanlik SORUYORUZ: İşçiler hakkını mahkemede arayacak, hem de davalara, icralara, avukatlara para harcayarak davayı kazanacaklar. Ama iş parayı tahsil etmeye geldiğinde patronun ayak oyunlarıyla yola devam etmesine ses çıkarmayacak mısınız? Dışarıdan gözle bile anlaşılan bir hile ile 10-15 yıl kıdem tazminatı hiç edilmiş işçilere; boşa uğraşmayın, hakkınızı, hukukunuzu aramaya mahkemeye gelmeyin mi diyeceksiniz? Haberde işçiler anlatıyor: İlk başta kıdem tazminatınızı ödeyeceğiz dediler, bu esnada da şirketi başka bir şirkete taşımışlar. Sadece tabela değişikliğine gidilmiş. Ticari ünvan aynı şekilde kalmış. İsmi değiştiriyorlar, çıkarılan işçiler mağdur oluyor. Battık diyorlar ama hayır batmadılar yola devam ediyorlar. Belki yine isim değiştirecekler, o zaman da mevcut çalışan işçiler mağdur olacak. Spiker ekliyor: Savcılığa suç duyurusunda bulundular, Dava açıldı. Mahkeme de onları haklı buldu ama tazminatlarını hala alamadılar. ❗️PATRONLAR AYNI. AYAK OYUNLARI AYNI. YAŞANAN MAĞDURİYET AYNI. ŞİMDİ DE PANİSTA İŞÇİLERİNİN HAKLARINI GASP EDİYORLAR. 🔴HUBUBAT TEDARİKÇİLERİ DERNEĞİ’ne @hubuder SORUYORUZ: Başkanınızın yaptığı usulsüzlüğe ses çıkarmayacak mısınız? Yoksa bir yolunu bulsak da biz de kendi işçilerimizin kıdem tazminatına çöksek mi diyorsunuz? 🔴PATRON GÜRSEL ERBAP’a @GerbapGursel SORUYORUZ: Panista işçilerini muhatap alıp, haklarımızı ödeyecek misiniz? Yoksa yine telefonu suratımıza mı kapatacaksınız?

Türkçe
0
0
0
40
Baran Nevcanoğlu retweetledi
soL Haber
soL Haber@solhaberportali·
Patronun tehdidi işe yaramadı, Pandista işçileri mücadeleyi büyüttü: 'Alın terimizi bırakmayacağız' haber.sol.org.tr/haber/patronun…
Türkçe
0
21
80
3.1K
Baran Nevcanoğlu retweetledi
Patronların Ensesindeyiz
Patronların Ensesindeyiz Panista Dayanışma Ağı olarak, ilan ettiğimiz gibi, Panista Akatlar Şubesi önünde buluştuk. 🔴Talebimiz açık ve net: Haklarımızı derhal ödeyin. Haklarımızı alana kadar mücadeleyi büyüterek sürdüreceğiz. Bilinsin ki kararlıyız! Tüm Panista Şubeleri, Doruk Un iştiraklerinin tamamı ve Hubuder merkezi, fuarları, etkinlikleri hakkımızı arayacağımız alanlardır. İşçilerin haklarını ödemek yerine, gece arayıp işçileri tehdit eden Doruk Un patronu, Hubuder Başkanı Gürsel Erbap’a da sesleniyoruz: Kimseden sadaka istediğimiz yok. Ayak oyunları yapmayı, tehditleri bırak; hakkımızı öde! @hubuder @GerbapGursel
Patronların Ensesindeyiz tweet mediaPatronların Ensesindeyiz tweet mediaPatronların Ensesindeyiz tweet media
Türkçe
3
62
169
9.1K
Baran Nevcanoğlu
Baran Nevcanoğlu@bnevcanoglu·
Şirketleri el değiştir, iflas ettir, ismini değiştir, başka isimle paraları cukkalamaya devam et. Yok öyle yağma! İşçiler cebinden para versin, mahkeme kapılarında yıllarca sürünsün değil mi? 14 yıl çalıştırdığınız işçiler, çöktüğünüz haklarını aramaz sanıyorsunuz değil mi?
Patronların Ensesindeyiz@pensendeyiz

❗️ ALIN TERİMİZİN GASPEDİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ Doruk Un’dan tüm haklarımızı almak için mücadelenin startını veriyoruz. 📍Panista Akatlar Şubesi 🗓️10 Mayıs Pazar 🕙Saat 10:00 Bize ulaşmak için👇 ☎️0541 940 05 14

Türkçe
0
0
0
85
Baran Nevcanoğlu retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
Ülkemiz de Halkımız da satılık değil! Madenler Devletleştirilmelidir Türkiye doğal zenginlikleri ve mineral çeşitliliği bakımından dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Bu minerallerin üretimi ile sanayiden imara, tarımdan enerjiye ve sağlığa kadar birçok alanda kullanılan hammaddelerin arzı sağlanıyor. Doğal kaynaklarımız ve madencilik faaliyeti ülkemizin ekonomik bağımsızlığı, kalkınması ve halkımızın refahı açısından hayati önem taşıyor. Bugün ülkemizde adına serbest piyasa ekonomisi denilen, sermayenin ihtiyaçlarını ve kârlılığını esas alan bir düzen hüküm sürmekte. Madenler ve madencilik de arama faaliyetlerinden çıkarma ve zenginleştirme aşamalarına kadar neredeyse tüm süreçleriyle piyasa düzeninin akılsızlık ve plansızlığı tarafından belirlenir durumda. Cumhuriyetin ilke edindiği devletçi ekonomi politikaları uyarınca Türkiye sanayi alt yapısının gelişiminde önemli etkileri olan Etibank, Türkiye Kömür İşletmeleri, Demir Çelik fabrikaları gibi devlet işletmeleri kurulmuştu. Bu işletmeler piyasacılığa kurban edildi. Ya tamamen özelleştirildi ya tasfiye edildi ya da küçültüldü; fiilen güçsüz ve işlevsiz hale getirildi. Türkiye’de maden işletmeleri insan hayatını hiçe sayan paragöz holdinglerin, çokuluslu tekellerin ve onların merdiven altı faaliyet yürüten taşeronlarının eline teslim edildi. Geldiğimiz yer ortada: Doğası yıkıma uğratılmış, kaynakları yağmalanmış, çarçur edilmiş bir ülke; her tür bilimsel tanım ve teknik olanak mevcutken maliyet ve kâr hesaplarına kurban edilen, hiçe sayılan işçi hayatları, sefalete mahkum edilen madenciler… Ülke topraklarının yarıdan fazlasını kapsayan maden arama ruhsatları ile binlerce işletme ruhsat ve izninin sermayeye devredildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu durum, doğal zenginliklerimizin fiilen ipotek altına alınması anlamına geliyor. Türkiye’de madencilik faaliyetinin milli gelir içersindeki payı ise hala %1’ler civarında. Belli ki maden arama ve işletme ruhsatları sermayedarlar için bir rant kapısı olarak kullanılıyor. Halka ait olan madenleri daha toprağın altındayken alıyorlar, satıyorlar, servetlerine servet katıyorlar. Yasaları, yönetmelikleri değiştiriyor, arkalarından dolanıyor, pek çok durumda ne yasa ne de kural tanıyorlar. Köy, tarım alanı, orman, zeytinlik, yerleşim çevreleri, tarihi veya doğal sit alanı demiyor talan ediyorlar. Türkiye Komünist Partisi halkımızı bu arsızlığa dur demeye, doğal kaynaklarımıza, madenlerimize, emeğimize sahip çıkmaya çağırıyor! Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığı, kalkınması ve halkımızın refahı için madenler derhal ve bedelsiz olarak devletleştirilmelidir! 1. Çokuluslu tekeller ve holdingler başta olmak üzere her tür özel sermayedar ve şirkete verilmiş olan tüm maden arama, işletme ve zenginleştirme ruhsat ve iznler bedelsiz olarak iptal edilmeli, tüm maden ve işletmelere el konmalıdır. 2. Bütün madencilik faaliyetleri devlet eliyle ve merkezi bir planlama doğrultusunda gerçekleştirilmelidir. Bu yapılırken tüm ilişkili sektörlerin ihtiyaçları dikkate alınmalı, kapsamlı bir planlama ile hammadde arz güvenliğinin sağlanması, dışa bağımlılığın azalması, yerli sanayiye düşük maliyetli ve kaliteli girdi sağlanabilmesi esasıyla hareket edilmelidir. 3. Doğal kaynakların halk sağlığı ve çevreyle uyumlu, verimli kullanımını esas alan; bilimsel verilere dayalı bir madencilik politikası oluşturulmalı ve etkin biçimde uygulanmalıdır. Bu kapsamda maden havzaları, faaliyet gösterdikleri bölgelerde tarımsal ve sınai üretim, su kaynakları, orman varlığı ve halk sağlığı gözetilerek bütüncül bir planlama anlayışıyla ele alınmalı ve işletilmelidir. 4. Madencilerin çalışma ve sendikal örgütlenme hakkı güvence altına alınmalı, eksiksiz mesleki eğitim alabilmeleri sağlanmalı, insanlık onuruna yakışan, sağlıklı ve güvenli çalışma şartları yaratılmalı ve korunmalıdır. 5. Değerli madenlerin sadece hammadde olarak çıkarılıp ihraç edilmesine son verilerek uç ürünlere dönüştürülmesi, yarı mamul ve mamul maddelerin üretimi için planlı bir sanayi hamlesi yapılmalıdır. 6. İnşaat sektörüne hammadde sağlamaya odaklı, plansız ve denetimsiz bir madencilik endüstrisi yerine mühendislik kalitesi yüksek, katma değerli üretim yapabilen bir madencilik endüstrisi kurulmalıdır. 7.  İşletmesi tamamlanan maden sahalarında kapatma, rehabilitasyon ve rekültivasyon (toprak ıslahı ve yeniden bitkilendirme yoluyla alanın ekolojik dengeye uygun biçimde doğaya kazandırılması) faaliyetlerinin, gerekli çevresel önlemler çerçevesinde eksiksiz olarak gerçekleştirilmesi zorunlu kılınmalı ve etkin biçimde denetlenmelidir. 8. Madencilik faaliyetlerinde kullanılan makine ve ekipmanların yerlileştirilmesi sağlanmalı; verimli, halk sağlığına ve çevreye uyumlu ileri teknolojilerin geliştirilmesine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürütülmelidir. 9. Madenlerin ve madencilik faaliyetlerinin devletleştirilmesi sürecinin tamamı madenlerde örgütlü işçi sendikaları ve madencilik faaliyeti ile bağlantılı meslek odalarının aktif katılım ve denetimi ile gerçekleşmelidir.
TKP tweet media
Türkçe
4
374
726
16.8K
Baran Nevcanoğlu retweetledi
soL Haber
soL Haber@solhaberportali·
ODTÜ’deki operasyonun arkasındaki İstiklal Kadınları Hareketi kimdir? 💬”Belli ki ‘ajan’ damgalı bu ekip, yeni bir operasyon için talimat almış, onu yerine getirmeye çalışıyor. Bunu da kendilerine yakışan şekilde, paraya çevirmeyi ihmal etmeyerek yapıyorlar, IBAN vererek…” haber.sol.org.tr/haber/umit-ozd…
Türkçe
375
268
1.2K
334.9K