Sabitlenmiş Tweet
Sylvara Vaelith
10.5K posts


@MhsnBeyy “İçsel savaşlara sen olarak gidersin ama eve başka birisi geri döner.”
Türkçe

Kimse farketmeden büyük acılar ve içsel kayboluşlar yaşayarak verdiğin savaşlarda bazen telef olursun bazen de bir şekilde doğrulursun. Böylesi savaşlarda muhtemelen ölüm yoktur ama asla geriye dönüş de yoktur.
İçsel savaşlara sen olarak gidersin ama eve başka birisi geri döner.
Hislerini derin acılarla kaybeden biri diğer her şeye duyarsızlaşır. Ama tarifsiz acıları içine gömüp hissizleşmek, faal bir yanardağın üstüne taşlar yığmaktan farksızdır.
Evet, gerçek acılar sessizdir ve sessizliğin feryadını duyamayanlar yalnızca bağıranları acı çekiyor sanır.
Raskolnikov@Raskolnikovsair
Gerçekten çaresiz kalanlar bilir ki çaresizlik sessizleşmek demektir.
Türkçe
Sylvara Vaelith retweetledi

Refika Birgül'ün anlatımıyla Atatürk ve portakalların inanılmaz hikayesi:
🔷 Atatürk, yetiştirilmesi için emirler veriyor.
🔷 İtalya'dan fidanlar geliyor.
🔷 Atatürk'ün böyle çok yakışıklı, bir elinde portakal tuttuğu meşhur bir fotoğrafı vardır.
🔷 Geliyor, bir tane portakalı alıyor ve kabuğunu soyuyor.
🔷 Yarısını Salih Bozok'a veriyor, yiyorlar ve tadı çok hoşuna gidiyor.
🔷 Sonra "Ne kadar ekilecek ya bunlar?" diye soruyor.
🔷 Salih Bozok bir yer göstererek, "Şu kadar bir yeri düşündük paşam" diyor.
🔷 Atatürk, "Hayır" diyor, "Buradan gözünüzü alabildiğiniz yere kadar ekeceksiniz."
🔷 Salih Bozok da, "O kadar paramız yok" diye karşılık veriyor.
🔷 Atatürk, "Hayır, bundan sonra para sorun olmayacak." diyor.
🔷 "Gözümüzün alabildiği kadar yere bu portakallar ekilecek, ben parayı halledeceğim." diyor.
🔷 Ve portakallar bolca, bereketli bir şekilde yetişiyor.
🔷 Bolca yetiştikten sonra Ruslar gelip bu portakalları almak istiyor.
🔷 Biz o dönem üretime o kadar alışmamışız ki; bir taraftan çay, bir taraftan muz yetiştirmeye çalışıyoruz.
🔷 "Bu portakalları isteyen var ama ne yapacağız, kaça satalım?" diye herkesi bir panik alıyor.
🔷 Atatürk de diyor ki: "Biz bunları parayla satmayalım."
🔷 "Karşılığında fabrikalar isteyelim, fabrika için makineler isteyelim."
🔷 "Bize aslında o know-how'ı, yani işletilmesini öğretsinler."
🔷 Bunun üzerine bu portakallarla kurulan fabrikaları söyleyeceğim, anlatırken tüylerim diken diken oluyor.
🔷 1. Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası.
🔷 2. Kayseri Sümerbank Tekstil Fabrikası.
🔷 3. İskenderun Demir Çelik Fabrikası.
🔷 4. Şişecam Fabrikası (Paşabahçe).
🔷 Aliağa Rafinerisi, Seydişehir Alüminyum Fabrikası ve Oymapınar Barajı.


Türkçe
Sylvara Vaelith retweetledi
Sylvara Vaelith retweetledi
Sylvara Vaelith retweetledi

@etkilihaberyeni Aslında hiçbir şey yasadışı değildi, çünkü artık yasa diye bir şey yoktu
Türkçe
Sylvara Vaelith retweetledi

Midem bulanıyor artık ya. Cidden hiçbiriniz hiç mi sevmediniz şu ülkeyi ya…
Haluk Levent@haluklevent
Konuşmak istiyorum, izin vermediler. Çünkü söyleyeceklerimin resmi kayıtlara geçmesini istemiyorlar.
Türkçe
Sylvara Vaelith retweetledi
Sylvara Vaelith retweetledi
Sylvara Vaelith retweetledi
Sylvara Vaelith retweetledi
Sylvara Vaelith retweetledi

I'm a big fan of the "GPS Theory" when you miss a turn, your GPS doesn't judge you, it recalculates. No matter how many detours you take, it finds another way forward. Life works like that too. You'll make mistakes, but your destination doesn't vanish. The route just changes.
𝐥𝐲𝐫𝐚@sunnkssdseraph
Hit me with the harshest reality truth.
English
Sylvara Vaelith retweetledi

If male staff are in any way distracted by children's knees, I don't think they should be allowed anywhere near a school, to be honest.
Zoya🕊️@Zoya_ki_batein
Female students at a New Zealand high school were told to lengthen their skirts to knee level in order to “create a better work environment for male staff” & avoid distracting male teachers & students. bit.ly/1YvhkcB
English

















