

𝕔𝕒𝕟𝕒𝕣𝕜𝕒𝕕𝕒ş™
92.2K posts

@canarkadasabi
Bildiğimiz her şey sandığımız hiçbir şey olmayabilir..





Migros'ta kilogram fiyatı 190₺'ye satışa sunulan çilekler sosyal medyada tartışılmaya başladı. Sizce bu fiyatlar normal mi? @ticaret




Migros'ta kilogram fiyatı 190₺'ye satışa sunulan çilekler sosyal medyada tartışılmaya başladı. Sizce bu fiyatlar normal mi? @ticaret








İzmir'de 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında Selma Yiğitalp Anadolu Lisesi öğrencileri vals gösterisi sundu.







Bakanlık ekiplerimizce yapılan denetimlerde, Ankara Gölbaşı ilçesi Hacılar Mahallesi’nde köprü yapımı sırasında oluşan atık suların arıtılmadan yağmur suyu hattına bağlanıp Mogan Gölü’ne deşarj edildiği belirlendi. Çevre Kanunu kapsamında gölün Özel Çevre Koruma Bölgesi olması nedeniyle Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne 2 katı yaptırımla 1️⃣ milyon 6️⃣7️⃣8️⃣ bin TL ceza uygulandı. Sorumlular hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.

İnsanoğlu, yaratıldığı günden beri kendinden güçsüz olana hükmetmeyi kudret sanmıştır. Oysa merhametsizlik hiçbir çağda medeniyet göstergesi olmadı. Tarih bize şunu defalarca gösterdi! Hayvana eziyet eden toplumlar, önce vicdanlarını kaybetti. Vicdanını kaybedenler ise zamanla adaleti, huzuru ve insanlıklarını yitirdi. Nuh’un Gemisi yalnızca bir kurtuluş hikayesi değildir. Aynı zamanda Allah’ın mahlukata verdiği değerin sembolüdür. O gemiye alınan canlar, yaratılmış oldukları için korunmuştur. Çünkü yaratılanı korumak, Yaradan’a hürmetin bir parçasıdır. Bugün sokaktaki canlara düşmanlık edenler, aslında bir hayvana değil, merhamet duygusuna savaş açıyorlar. Ne acıdır ki bazı insanlar, şehirlerin sokaklarını birlikte yaşamanın değil, yalnızca kendi konforlarının alanı sanıyor. Bir tas suyu, bir kap mamayı, bir gölgeyi bile çok görecek kadar katılaşan kalpler görüyoruz artık. Üstelik bunu düzen, güvenlik ya da şehircilik gibi kavramların arkasına saklayarak yapıyorlar. Halbuki mesele sokaktaki canlar değil, mesele insanın içindeki merhametin ölmesidir. Unutulmamalıdır ki; bir toplumun gerçek seviyesi, en savunmasız olana nasıl davrandığıyla ölçülür. Çocuklara, yaşlılara, mazlumlara ve hayvanlara… Eğer bir şehirde insanlar sokaktaki bir canın gözündeki korkuyu görmüyorsa, orada beton yükselse de medeniyet yükselmez. Bizim medeniyetimizde kuşlar için vakıf kuruldu. Kediler için hastaneler yapıldı. Yol kenarlarına susayan hayvanlar için taş yalaklar bırakıldı. Osmanlı vakfiyelerinde kış günü yiyecek bulamayan hayvanlar doyurulsun diye kanun maddeleri vardı. Çünkü bu coğrafyanın ruhunda merhamet vardı. Bugün o ruhu kaybedersek; geriye yalnızca kalabalık, gürültü ve birbirine tahammül edemeyen insanlar kalır. Sokaktaki canlara düşmanlık edenler tarihin hiçbir döneminde huzur bulmadı. Çünkü merhametsizlik, önce sahibini çürüten bir zehirdir. İnsan bazen bir hayvana nasıl baktığıyla, aslında Allah’ın yarattığı hayata nasıl baktığını gösterir. Mesele sadece bir kedi, bir köpek meselesi değildir. Mesele, vicdan meselesidir. Ve vicdanını kaybeden bir toplumun, akıbeti çok hayırlı olmaz. Vesselam…


